yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1587)
    • medya (14)

    1587. Merhaba sevgili günlük, sana aslında 1 hafta önce yazmalıydım ama anca aklıma geldi buralar. (gizlinot: Sözlüğü unutacak kadar meşgul olmak shsshs )Çünkü ben teyzeee olduum. 1 hafta önce miniğimiz doğdu. Üstelik isim anneside benim kuzumuzun. O yüzden ekstra mutluyum. Teyzelik bambaşkaymış. Hayatınıza hoş geldin canım yeğenim benim🙏❤

    21 kasım 11:58

    1586. Adamın tekiyle kavga edip karakolluk oldum bugün. Yeminle toplumda terapi alması gereken insanlar almadıkları için terapi alacak duruma gelip doktor doktor geziyoruz. Olaya dair hatırladığım son düşüncem "demek insanlar böyle cinnet geçiriyormuş" diye içimden geçirmiştim sonrası yok. Neyse sakinim.

    16 kasım 17:53

    1585. Normalde sesini dahi yükseltmeyen, her şeyi konuşarak çözen,çözmeye çabalayan bir insan olarak dün gece on yılın öfke patlamasını yaşadım. İçimde ne varsa bağırdım, çağırdım, haykırdım. Yıktım, geçtim. Birikmiş ne kadar taşım varsa döktüm. Bu sefer ağlayan ben olmadım. Kırdım döktüm. Üzüldüm mü? Çok fazla ama dayanamadım. Yorulmuştum kendi kendime bir şeyleri düzeltmeye çalışmaktan, olan şeyleri göz ardı etmekten. İnsanların kendi hatalarını görmemesinden. Suçu hep başkalarında aramalarından. Rahatladım ama çok rahatladım. Buna ihtiyacım varmış. Ne olur,eskisi gibi olur muyuz,olsak bile ben eskisi gibi olur muyum? İnanın bilmiyorum. Şapkayı önüne koyup düşünme sırası bende değil artık. Bende Gündüz, gece kavramı kalmadı. Sersem gibiyim ama rahatladım biraz. Ben düşünmeyeceğim. Beni bu hale sokanlar düşünsün artık.

    8 kasım 18:21


    1584. Bugün de yazmadı.

    8 kasım 18:00

    1583. Evde süper verimli geçirmeyi planladığım pazar günüm dün lens çıkartmaya çalışırken oyduğum gözüm ve hangover yüzünden boş boş duvarlara bakarak geçiyor.

    8 kasım 15:38

    1582. sevgili günlük,

    bugün içim o kadar dolu ki. neye üzüleceğimi şaşırdım. iki gündür kaybettiğim bir hocamın arkasından ağlıyordum, bugün deprem haberi. korona desen aldı başını gitti. en yakınlarıma kadar geldi. artık bütün bu kötü günler bitsin istiyorum. bizi ülkece gülümsetecek haberlere uyanalım istiyorum ama olmuyor bir türlü. çok fazla da isyan etmek istemiyorum, 2020 çok kötü diye ağlamak istemiyorum. çünkü 2021in hatta bundan sonrasının da daha kötü olacağından korkuyorum. lütfen artık güzel bir şeyler olsun lütfen.

    31 ekim 01:22

    1581. 1 aydır kendimi toparlayamadığım saçma sapan bir haldeyim.kendime de hiç yakıştıramıyorum,elimden de hiçbir şey gelmiyor.kolumu kaldıracak halim yok.

    hayatımdan şikayet etmek istemiyorum, biliyorum ki bu hayatta çok büyük acılar var.her gün çok şükür ki sağlıklıyım diyorum ama içimdeki diğer sesleri de susturamıyorum.sonra kendime kızıyorum şükürsüz biri gibi hissettiğim için.

    bu ülkenin adaletsizliği,ekonominin rezilliği,cehaleti, her şeyi sabah uyanır uyanmaz burayı terkedip gideceğim günleri hayal ettiriyor bana.ama dedim ya halim yok.böyle devam edersem gidemeyeceğimi de biliyorum,yine de bu halimi değiştiremiyorum.insanın sadece normal bir hayat standardına sahip olmak için kendi ülkesini bırakıp gitmek zorunda hissetmesi çok kötü.

    ben 18 yaşında gencecik ve idealist bir kızdım.5 senede ne oldu ne bittiyse içimde akademik anlamda hiçbir heves kalmadı.mesleğimi yapmak bile istemiyorum artık sanırım.bunu da bu gün farkettim, başka neler yapabilirim diye düşünüyorum sürekli,alternatifler arıyorum,klişe pastane açma hayalleri kuruyorum ve hatta koltukların rengine bile karar veriyorum.

    eskiden insanlığa bir katkıda bulunabileceğimden emindim, şimdi işim benim için sadece bana para kazandıracak bir araç gözümde.çok üzülüyorum böyle olduğu için ama böyle.

    pandemi de beni mahvetti.zaten evde vakit geçirmeyi çok seven biriyim ama artık hiç dışarı çıkmak istemiyorum.değişen şey ise artık evde olmanın beni mutlu etmemesi.dışarı çıkmıyorum ama evde de mutlu değilim hiç.

    ben ki 18 yaşında ağrı kesici bile kullanmayan insandım.şuan düzenli kullandığım 3 tane ilacım var.insan 23 yaşında yaşlanmış hisseder mi ya?ben hissediyorum.

    insanlar için çok sıradan olan hafta sonu sevgiliyle kaçamak yapma planları benim içimde öyle büyük burukluk ki.ben sevgilimle aynı ülkede bile yaşamıyorum,bugün kendimi kötü hissediyorum akşam sinemaya gidelim mi diyemiyorum, kabus gördüğüm gecelerde gelemiyor yanıma.başından beri böyle değilmiş gibi bir de kolay alışıyorum ki yanımda olmasına, sanki hiç sabah yalnız uyanmamışım gibi üzülüyorum her sabah. neden burada değil diyorum ya da benim burada ne işim var?

    bizim birbirimizi görmek için yaptığımız her plan koca bir seyahat planı. spontane planlar yapmayı çok istiyorum.keşke evlerimiz yürüyerek 5 dakika olsa,işten çıkınca beni arayıp ben çok yorgunum hiç halim yok sen yemek yaptın mı dese, keşke yüz yüze kavga edebilsek, keşke beraber dışarı çıkmaya üşenip eve pizza söyleyebilsek.

    biri bana bunları söylese ben de şımarık bulurdum,hayatında hiç mi dert görmedin derdim.yine de insanın bu kadar basit şeylere özlem duyması çok acı.

    bu ülkede ölüp gidersem beni öldürenler cezasını çeker diyebilmek.

    paranın her gün ellerinde eriyip gitmemesi.

    göç etmenin bir zorunluluk değil bir seçenek olması.

    23 yaşında olması gereken gibi hayat enerjisiyle dolu olmak.

    aylar öncesinden tatillerimi planlayıp uçak bileti almak zorunda olmadan sevgilimi görebilmek.

    en azından aylar öncesinden aldığım biletin ateş pahası olmaması.

    sevgilimle pijamalarımı giyip pizza yerken film izlemek.

    isteklerim oldukça basit aslında.

    tüm bunlar 1 aydır birikti birikti,bugün almak istediğim çizmenin sonuncusu satıldı diye bir ağlama tuttu beni.artık yepyeni bir ağlama sebebim var; her gün gencecik yaşta yaşam beklentisi olmadığı için, son günlerini acı çekmeden yaşasın diye kemoterapisi kesilen hastaları görmeme rağmen beğendiğim çizmeyi alamadım diye ağlayacak kadar şımarık ve şükürsüz bir insan olmam.

    yarım saat sonra annem arayıp ben aldım sana sürpriz yapmak için dedi.anneler iyi ki var.

    15 ekim 01:13


    1580. cehennem gibi iki gün geçirdik. hatay’ın ilçeleri yanıyor ve kimsenin umru değil, elimizden hiçbir şey gelmiyor. Soluyacak havamız kalmadı. terör örgütü ormanları kundaklıyor, evlere molotof atıyor. bir sürü hayvan yandı, bir sürü ev yandı, fabrika yandı... 8-9 ayrı noktada yangın çıkıyor hepsi de alakasız yerler. sesimizi duyurmak için napalım bilmiyorum. başıma ağrılar giriyor, her yer mahvolmuş, halk nöbet tutuyor teröristler için kimse uyumuyor. sonumuz hayrolsun. sebep olanların da allah belasını versin.

    10 ekim 23:02 10 ekim 23:47

    1579. O aramıza ördüğün duvarlar sadece benim üzerime yıkılıyor ve sen sadece arkanı dönüp gidiyorsun. 

    24 eylül 13:03

    1578. Aşırı mutsuz ve gergin bir gece oluyor sözlük. Gece yarısından beri canımın tatlı çekmesinden ötürü hayatımda ilk kez profiterol yapmaya giriştim, bir sürü tarif karıştırdım ve en sonunda yapmaya başladım. Tarif 3 kısımdan oluşuyordu hamur, krema ve çikolata sosu. Ben (gizlinot: Evet kendim. Ben.) Hepsini berbat etmeyi başardım. Hamuru birebir tarife uygun yaptım, fırından çıkan şey sönmüş ve yayılmış bulut omletti. Bu süreçte pastacı kremasını ve sosu yaptım. Krema demeye bin şahit isteyen devasa bir un pütürcüğü oluştu. Beyaz, şekerli, cıvık bir un pütürcüğü. Evet, krema içinde unlar pütür pütür kalmadı, un baloncukları arasında krema kaldı. Yenir dedim(gizlinot: Bu kararı vermek hiç kolay olmadı, kendimi 10dk ikna etmeye çalıştım ). Bu sırada inat edip 2. Kez baştan hamur yaptım (gizlinot: Saat Gece 1-2 suları ) hamur çıktığında hâlâ omlet kokusu devam etti, minik hamurcuklarıma 1 bakış atmak yetti zaten nasıl olduklarını anlamak için. Neyse dedim (gizlinot: Bu da zordu). Doldurdum içlerini kremayla, sos da üstüne geldi. Ağzıma attığım anda kremalı bir omlet poğaça yediğimi anladım. Daha da önemlisi ilk lokmayla birlikte diş etime batıp orada bir yara yaptı, kanadı.. sadece 2-3 Saat içinde bir sürü malzeme harcadım, sinir krizlerine girdim çıktım, 2 porsiyon berbat tatlı yedim(gizlinot: Saat 03.00), diş etimi kanattım ve uykusuz kaldım. Gece yarısı birkaç tane negro yemeyen aklıma sövüyorum.

    23 eylül 04:05