girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (23346)
  • medya (135)

23346. Gazi öğrenci girişi sen beni sinir hastası ettin

bugün 10:02

23345. uzun bir yazı olacak sanırım. insanlara hayır demeyi öğreniyorum, sırf yalnız kalmamak için bana hiçbir yararı olmayan insanlara katlanmamayı öğrendim. son birkaç gündür kendimi yalnız hissediyorum ama iyi anlamda bir yalnızlık bu. yani tercih ettiğim bir yalnızlık. daha geçen haftaya kadar her gün evden çıkmak isterdim, şimdi evde oturup kitap okumak, spor yapmak, film izlemek, güzel müzikler dinlemek istiyorum. daha geçen gün yağmur sesi açıp kitap okudum. bu çok normal bir eylem ama bana o kadar iyi geldi ki. çok huzurlu hissettim.

twitter ve instagram kullanmıyorum, sadece facebook hesabım var. hedefim hesabımı dondurup kendimle kalmak. elim sürekli telefona ve facebook'a gidiyor çünkü. interneti kapatıp telefonu bıraktığım an bana bir hayat kalmalı. telefonu bıraktığım an yaşamıma devam edebilmeliyim.

güzel bir çocukluk geçirmemiş, ailesinden sevgi görmemiş biriyim. bir erkekten ilgi görünce ya da hoşlanınca hep taviz verirdim, hayır diyemezdim. hep kaybetme korkusu yaşadım. şu an o halimi hatırlayıp kendime kızıyorum. prim verdiğim insanları düşündükçe sinirleniyorum. kendime sürekli "her an her şey yarım kalabilir" cümlesini hatırlatıyorum. bunu hatırladıkça kimseye bağlanmamam gerektiğini de kabullendim.

birkaç haftalığına flört ettiğim, vakit geçirdiğim, bir şeyler yaşadığım erkekler oldu ama tam anlamıyla hiç sevgilim olmadı. sadece bir tanesini çok sevdim. o daha en başından bana çok fazla umut vermişti. zamanla çok sevdim ve sevgimi de belli ettim. tabii sonra beni elde edince uzaklaştı ve soğudu. bana çok iyi bir ders oldu. bir erkeğin her söylediğine inanmamayı öğrendim. taviz vermemem gerektiğini de anladım. sonra da hiçbir erkek samimi gelmemeye başladı. hiçbirinden bir şey ummamayı, beklentiye girmemeyi öğrendim.

artık görüşmek istemediğin bir insanı hayatından çıkarmak meğer ne güzel bir şeymiş. benim için müthiş bir özgürlük bu.

kafama taktığım insanları, beni sinirlendiren olayları düşünmemeye çalışıyorum. bazen düşünmekten ve içten içe kinlenmekten uykum kaçıyor. nefret öyle yorucu ki. kimseyi affedemiyorum.

kendimi öyle yıpratmışım ki. keşke saçma sapan insanlara muhtaç hissetmeseydim kendimi.

bugün 05:59 bugün 06:06

23344. Yıllarca hayalini kurduğum bir erkek profiliyle kendi kasvetli dünyamın en güzel ilişkisini yaşıyorum. Içimdeki o güzeller güzeli kadını görmemi ve tanımamı sağladığı için ona minnet borcum var.

O kadar mutluyum ki ilk defa, mutluluğumu dağıtmak istiyorum. Dua ediyorum her kadın en az benim şuan olduğum kadar mutlu olsun. Her kadın içindeki o güzeller güzeli kadını bir gün böyle görebilsin. Çünkü kimse üç günlük dünya da kötü bir ilişkiyi hak etmiyor.

bugün 04:40


23343. türk kadınları sahiden boş mu yoksa bir kaçış mı?

oldum olası bir şeyleri analiz etmeye yönelimim olmuştur. hatta bu ilgimi besledim ve profesyonel olarak analizler yapıyorum şu anda.

sözlükte sol frame'de gördüğüm başlıklar:

süslü sözlük itiraf

süslülerin sevgilileriyle 'bizim şarkımız' dediği şarkılar

sabah duş almak vs gece duş almak

yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi

ufak tefek cinayetler

instagram'da korkunç pedofili tuzağı

yazarların bugünkü mutluluk sebebi

efsane çiftler

ince ayak bileği

duygu özaslan

ece targıt

kova burcu erkeği

erkekleri çekici yapan detaylar

tabii sözlüğün sanırım %95'ini oluşturan kadın ahali bu konuları konuşmakla meşgulken dünya 1930'lu yıllarda yaşanan buhrana doğru ilerliyor.

ülkemizde sanat bitmiş, batıda bilim, kültür, sanat, almış başını gitmiş. hemen kapımızda savaşlar var, ekonomimiz gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor.

fakat kadınların gündeminde bambaşka konular var. genelleme yapıyorum evet, zaten sol framedeki başlıklar da genelleme yöntemi ile sıralanıyor :)

soru-cevap kısmındaysa sevgilisinin babasına hoşlantı besleyenler, dedikodu arayanlar falan var.

şu başlıkları incelediğimizde sadece "instagram'da korkunç pedofili tuzağı" başlığı belki bir şeyler ifade ediyor bana.

bu, sadece sözlükte gözlemlediğim bir durum değil. dışarıda da böyle. bütün olay dedikodudan ibaret. kim ne yapmış, kim kime ne demiş, erkekler şöyle böyle.

yabancı kadın arkadaşlarım da var bir sürü. bir onlarla konuşuyorum, onların konuştuğu ve ilgilendiği şeylere bakıyorum, bir de memleketimin kadınlarına bakıyorum. gerçekten garip bir milletiz.

türk erkekleri için de elbette söylenecek çok söz var fakat gözlemlerim bana gösteriyor ki kadınların vurdumduymazlığı 10 üzerinden 9'sa erkeklerinki 5 veya 6.

mühendislik alanında mesela türk kadınları çok geride. yok mu? var. oranı nedir? bunu sormak lazım. varsa yoksa boş işler.

sözlükte bile bilgi içerikli girdi sayısı yerlerde sürünüyor ürün incelemeleri haricinde...

kültür, sanat ile alakalı bir girdi de yok. bir film hakkında, tiyatro hakkında, kitap hakkında bir kritik sayısı da bir elin parmaklarını geçmiyor. 

üniversitede, lisede, sokakta her yerde böyle. türkiye'deki kadınların genelinin öncelikleriyle dünyanın gerçekleri arasında büyük bir fark var.

bütün olay kimle nasıl flört edilir, sevgilim böyle yaptı, hoşlanılan kişi, burçlar, aşk. erkekler, kadınların erkekleri konuştuğu kadar kadınları konuşmuyorlar bir erkek olarak teminatını verebilirim arkadaşlar.

beklentim bile bu girdinin eksi manyağı yapılması yönünde mesela.

şimdi o yüzden soruyorum, türk kadınları aslında bu sorunlardan bir şekilde kaçmak için mi böyle davranıyorlar yoksa gerçekten çok mu boşlar?

bugün 03:50

23342. Yorgunum,üşüyorum.

Yanındayım ama yalnız, ne çare?

Yalnızlık bugün ücretsiz nev konseri olması ama, arkadaşsızlıktan gidememektir....

bugün 03:33

23341. Bu benim 1000. Girdimmiş. Bakıyorum da yazar olduğumdan bu yana, mutlulukların yanısıra hiç umamayacağım kadar da büyük acılar yaşamışım... umarım bundan sonraki girdilerimi hep mutlulukla yazarım sözlük... çok dik durdum, daha doğrusu durmak için çok çabaladım. Bundan sonra bütün güzellikler kendiliğinden gelir inşallah. Yorulmasın bir daha ruhum, lütfen...

bugün 03:15

23340. Tüm o kız kardeşlik kazanacak laflarının sosyal hayatta pek bir yeri olmadığını ancak sosyal medyaya özgü olduğunu her gün daha iyi fark ediyorum, bir de en çok da bu role en uzak olanların sanki gerçekten öyleymiş gibi davrandığını. Bu o kadar üzücü ki...

bugün 02:19


23339. bir şeye bağımlı olma arzusundan nefret ediyorum. birine ya da sigaraya olabilir bu. bu saatte üşüyerek sigara içmekten nefret ediyorum, tüm hücrelerimle. bırakmak istemeyişimden. ne onu ne de sigarayı. oysa şimdi ne çok isterdim kollarında olmayı, dudağının kenarından öpüp kafamı boynuna sokup mükemmel kokusunu içime çekerek uyumayı. yakın o günler. hissediyorum. ne tür bir pislik olursa olsun ya da ne kadar sorunlu olursa olsun onu tüm benliğimle, tüm kalbimle seviyorum. ona yaptığım tüm şeylerden ve onun bana söylediği tüm şeylerden sonra. telefonda bağıra bağıra birbirimize sövmemizden sonra bile hala aşığım ona.

bugün 02:12

23338. Bakımlı olmak çok zor ve asla sürdüremiyorum. Fön çektiriyosun o sıra tırnakların iğrenç durumda oluyor, manikür pedikür oje moje süreyim diyosun orayı kotarırken bi bakmışsın siyah noktalar artıyor, cilt bakımı yapayım günlük duş alayım derken fön falan kalmadı zaten, fön çektirip kaşlarını aldırıyosun O sıra tırnakların dipten uzamış yarım yarım ojeler falan iğrenç görünüyo, tekrar bir tırnak bakımı oje falan derken bi bakıyosun saçların kırılmış onu kestir fön çektir,bakım yaptır falan regl oluyosun sonra bakıyosun kaşın uzamış, kılların çıkmış. ağdaydı lazerdi kaş aldırdın bi bakıyosun tırnaklar yine rezil durumda. sonsuz bir döngü. Ha bi de her gün her gün ne giycem makyajı nasıl yapıcam davası var. Sonra eve geliyosun her gün o makyajı temizlemesi falan var.

Valla yolda avmde kafede denizde bile barbie bebek gibi geziyosunuz sürekli. nasıl beceriyosunuz kızlar helal olsun. Bende bunu 1 aydan uzun sürdürecek enerji yok. 

bugün 01:11 bugün 01:12

23337. süslü, delireceğim!

bugün işten 3-5 arkadaşla merkezde bir pub’a oturmuş muhabbet ediyorduk. yan masada benim iş alanımı duyan kişi muhabbete dahil oldu, ben de benim meslekten anlayan biri çıktı diye aldım elime sazı, konuştum da konuştum. Neyse konuştuk ettik, güldük falan. Derken adam bana nerde çalıştığımı (gizlinot: şu an para kazanmak amaçlı çalıştığım iş, 1 haftaya master’ına başlayacağım daldan yani asıl mesleğimden aşırı alakasız birşey) sordu, ben de söyledim. Sonra adam bana, ismini ve soyismini söyleyince donakaldım. Çünkü adam, 5 senelik kariyer planımın sonunda, olur da şansım yaver giderse çalışmak istediğim yerin unmüdürü çıktı. ismen kendisini biliyordum çünkü bizim meslekte Tanrı konumunda biri evet ama, gerçekten tipini yüzünü bilmiyordum açıkçası. adam benden yarın öğlen aramda mutlaka kendisini ofisinde (gizlinot: ki gerçekten kapısından bırakın kendisiyle tanışmayı, çalışma imkanıyla girebilitemin bile hedef, hatta hayal olduğu biryerden bahsediyorum) ziyaret etmemi istedi ve beni kadrosunda görmek isteyeceğini, kendisinin kim olduğunu bilmediğim halde (gizlinot: dediğim gibi kendisi bizim çevrede ismen biraz ilah olarak bilinir) bu kadar ateşli bir şekilde mesleğini savunan birini ekibinde mutlaka istediğini söyledi. Cep telefonu numarasını verdi, adımı, soyadımı ve telefon numaramı alıp, yarın beni mutlaka beklediğini tekrar tekrar söyledi. Sonra da kalktı zaten. 

Şu an olanlara inanamıyorum sözlük. Gerçekten. Ben şanslı değilim, benim şansım dönmez, şu dünyada benim adıma ters gidebilecek ne varsa ters gider. Beni ve hayatımı biraz olsun tanısaydın, bu söylediklerimin absürtlüğüne inanırdın. Bunun bana oluyor olması, benim başıma geliyor olması 27 senelik hayatım boyunca yaşadıklarıma çok ters. Hala biri bana şaka mı yapıyor acaba diye düşünüyorum. Öyle ki, adam gider gitmez hayatımda ilk defa adamın resmini Google images’da arattım (gizlinot: DAha önce hep akademik başarılarına ve internetteki diğer yazılarına bakmıştım, resmi hiç dikkatimi çekmemişti) ve gerçekten o. 

Süslü delireceğim. Hayatıma Ne oluyor?

bugün 00:37