girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (23408)
  • medya (134)

23408. etkilediği için çoğunlukla kafein tüketmemeye çalışıyorum ama iki gündür ardarda kahve içtim ve şu an titreme çarpıntı halsizlik bayılacak gibi olma ve panik atak halleri içindeyim, dua edin çabucak geçsin ya çok pişmanım kahve içtiğim için neden böyle oluyorum:( 

2 saat önce

23407. ilk defa sls olmayan şampuan bakayım dedim o yok diye tüm zehirli kimyasalları basmışlar içine. tam da sevinmiştim ama kimyasal hiçbir şey masum değil anlaşılan. saç derim mahvolmuş durumda. no poo akımına kapılıp gitmeyi düşünüyorum ciddi ciddi. saçlarım kuru, saç derim yağlı. bu zıtlıkta çok dikkat çekmem herhalde.

2 saat önce

23406. Her fırsatta kimsenin insanların tepkilerini önemsememesini öneririm ama bazen burada soruma azıcık muhalefet bir cevap gelince, eksilenince veya "şu ergenler 16 17 yaşındakiler bozdu burayı" şeklinde sitemler görüce alınıp üzülüyorum.

bugün 01:56


23405. Korkağım o kadar çok korkağım ki zarar gördüğümü bile bile inatla devam ettiriyorum bazı şeyleri. Günlüğümü yaktım yazmaya korktuklarım yüzünden yıllarımın kül oluşunu izledim.Korkmak istemiyorum artık. Korktuğum şeyi eninde sonunda yapmak zorundayım ve o gün için bana dayanma gücü ver Allahım

bugün 01:41

23404. Annelik güdümün olmadığını düşünüyorum. Bir bebek görsem neşeyle gülümserim, izin alırsam severim, biri bebeğini emanet etse bakarım. Yine de, anne olmak için duyulan o yoğun duygu yok bende. Tüp bebek tedavisi olan, yıllarca dış gebelikle ya da düşüklerle kahrolan, bebeğine kavuşunca mutlulukla yaşadığı tüm tedavilerin acısını unutan kadınlara da güç diliyorum. Umarım hak eden herkes o duyguyu tadar. Çocuk bende korku yaratıyor. Ya iyi bakamazsam? Her ihtiyacını alamazsam, düzgün bir insan yetiştiremezsem, yaşadığı şartlarda mutlu olmazsa... ya ben çocuğumla mutlu olmazsam? Boşanırsam ve o yarayla büyümek zorunda kalırsa ne olacak? Allahım, kocaman bir kumar.

Aslında birçok insan gibi, aile geçmişinden gelen travmatik olayların sonucu bu. Bir de tabii ki çevremdeki kötü ailelerin yetiştiremediği, bakamadığı mutsuz çocukların. Bir komşumuz var, çok da hanımefendidir. Şahane bir insandır, harika öğretmendir. Kocası da çok mesafeli, efendi duruyordu. Bir çocukları varken tedavilerle ikinciye hamile kaldı. Zaten çocuk için evlenmek isteyen biriymiş. o çekirdek aileye bakardım, içim ısınırdı. Bir gece kardeşim duymuş, adam kadını dövüyormuş. Kadın "geçen gün de şu yüzden vurdun" demiş. Ufak çocuğu ağlıyor, büyüğü babasını durdurmaya çalışıyormuş. Baba, bu seferde büyük oğlanı yakalamaya çalışmış. İçim acıdı. Öyle iyi kadın, pırıl pırıl ev, iki güzel çocuk. Komşumun yüzüne bakamıyorum.

Umarım her çocuğun mutlu olduğu bir ailesi olur. Hepsi bunu hak ediyor.

bugün 01:39 bugün 01:41

23403. Evlilik meraklısı biri olmadığım için, düğünlerden hoşlanmadığımdan düğün istemediğim için, hayallerim var onları yaşamadan evlenmem dediğim için çevremdekiler tarafından uzaylı ilan edildim. Bilmiyorum ama günümüz ilişkileri bana yapmacık geliyor, insanlar evcilik oynar gibi evleniyor, anı yaşamaktansa sosyal medya için yaşıyor. Dış çekim yapıyorsun mutluluklar tamam ama neden zibilyon tane fotoğraf atıyorsun instagrama be kardeşim. Neden her gün kocişine pembe tencerelerinde yapıp pembe tabaklarında sunduğun yemeği paylaşıyorsun bundan bana ne, bize ne? Kedisi çok tatlı diye takip ettiğim bir Blogger kadın var, evleneli 2 yıl oldu 4 kere falan gelinlikle/beyaz elbiseyle dış çekim yaptı. Ben mi bu konularda çok tahammülsüzüm bilmiyorum ama bu kadarı sizce de fazla değil mi?

bugün 01:34

23402. Ben de kimseyle konuşamadığım bir şeyleri buraya yazmak istiyorum. Çok kişisel bir şey, okumasanız da olur kızlar, içimi boşaltmak istiyorum. Sonra belki silerim giriyi.

Baba, kendimi bildiğim yaşlardan beri sorumsuz, fevri bir adamdın. Çocukluk anılarım psikolojik şiddet içerikli genelde, böyle bir yönün de vardı. Yetim büyümüştün, bundan mı diye düşünüyorum ama etrafımda aksi örnekler de bolca olduğundan, bu yüzden böyle davranıyorsundur deyip faturayı babasızlığına kesip, içime su serpemedim. Zira annene oğul olmayı becerebilirdin hiç olmazsa, oysa pek hayırlı bir evlat olduğun söylenemez. Ne iyi bir evlat, ne iyi bir baba oldun kısacası, sen de biliyorsun.

Sonra bir dönem oldu, az biraz düzeliyor gibi oldun. Kısa süren bu dönemden sonra nörolojik bir rahatsızlık geçirdin. Sonra zaten tepetaklak oldu her şey. 6 senedir hastasın, bu süreçte bizi çok yıprattın. Sürekli hâle gelen psikolojik şiddet, zaman zaman uyguladığın fiziksel şiddet, aramızdaki hâli hazırda güçlü olmayan bağları iyice koparttı. Senden nefret ettim, çünkü sana yalnızca iyilik veren anneme yaptıkların, iyi kötü yardımcın olan bizlere yaptıkların beni delirtti. Defalarca ölmen için dua ettim. Hatta çok azıttığın zamanlarda, sürünerek ölmeni diledim içten içe. Ya da hayal ettim. Karşıdan karşıya geçerken araba çarpıyor, ne bileyim başına bir şey düşüyor, artık bu dünyada olmuyorsun ve ben rahatlıyorum.

Böyle senaryolar kurdum hep kafamda ölümünle ilgili, gidiş yolu ne olursa olsun sonucunda ben hep rahatlıyordum.

14 Eylül cuma günü ameliyat oldun. Doktor risk %4 demişti. Ama bir damarında daha problem olduğunu ameliyat sırasında fark etmişler ve bir kısım komplikasyonlar gelişmiş. Bunun sonucu olarak yoğun bakımdan çıkamadın. 10. Güne girdik, sen hâlâ orada yatıyorsun. Ve ben rahatlamadım. Mutlu değilim. Hatta üzgünüm. Bu satırları doğru düzgün yaşayamadığımız baba-kız ilişkisine ağlayarak yazıyorum. 10 gündür de şunları düşünüyorum ve müthiş bir pişmanlık içindeyim:

-baba, zaten sağlıklıyken de çok iyi değildi huyun, az önce de söyledim, sen de biliyorsun. Ben senin karakterinin iyice çekilmez hâle gelmesini hastalığın nörolojik olmasına rağmen, hiç hastalığına vermeyi denemedim. Kolaya kaçtım diyeceğim ama iyi niyeti de çok suistimal eden ve zaten iyi niyete falan kıymet vermeden canın sıkılırsa küfür kıyamet giden bir adamdın. Yine de diyorum, haksızlık mı ettim ki sana? Kendi kendime cevabını vermeye korkuyorum bu sorunun.

-anne... Sen bir yandan babamla ilgilenip bir yandan çalışırken, aslında senin nasıl da bunaldığını, dertli olduğunu göremedim. Babamın hastalığına kadar geçmişi ortaya dökmeyen sen, hastalığından sonra para kazanırken getirmedi, kadınlarla yedi paraları, bi keresinde de böyle yapmıştı falan demeye başlamıştın. Ve bizim muhabbetimiz hep babama söylenmek şeklinde geçiyordu, hastalık sonrası yaşananların da etkisiyle. Ama şu anda fark ettiğim bir şey var ki annecim, galiba bizi biraz da sen nefret ettirdin babamdan. Sana kızmıyorum ve bilinçli olarak yapmadığını biliyorum. Ama kadınlara gitmesi aslında sizin meselenizdi ve benim hatırlamadığım tarihlerde eve para getirmediğini bize anlatmanın bir mantığı yoktu. Bunları anlatmamalıydın ve anlatmama sebebin babamı korumak falan değil, benim kalbimi nefretle çürümekten ve bunun getireceği mutsuzluktan korumak olmalıydı.

Daha yazacak çok şeyim var ama baba, ameliyattan evvel sen o zayıf hâlinle ve çok ciddi bir ameliyat geçirecek olmanın gerginliğiyle beklerken, sana sarılmadığım için hayatım boyunca pişman olacağım sanırım. Nolur bir kez sarılamadan ölme,orada yatarken sarılamıyorum. Bir keresinde annemi dövmüştün, ilerleyen günlerde benden yemek istediğinde yemeğine tükürmüştüm ben de sinirden. İnancım yok ama daha senden onun helalliğini isteyemedim. Ben ameliyat sonrası böyle olacağını düşünmemiştim. Doktor %4 demişti. Ama şimdi orada yatıyorsun. Böyle olunca benim aklıma nadir de olsa güzel geçirdiğimiz anlar geliyor. Tuhaf bir hayat yaşadık ama sonu böyle olsun istemiyorum. Bilincin geri gelsin nolur. Seni seviyor muyum inan hâlâ bilmiyorum ama içimde pişmanlıksın zaten, böyle gidip de yara olarak kalma.

Son bir şey, öleceksen de daha fazla çekme, sürünerek ölmeni dilediğim her saniyeye lanet ediyorum, azat ediyorum seni, acı çekmemeni istiyorum. Kimden istiyorum bilmiyorum ama daha fazla acı çekmemeni dilerim baba.

bugün 01:26 bugün 01:30


23401. ben yaşamıyorum sadece bomboş yıllar geçirip hayatı izliyorum.ve en acısı da düzelmek için motivasyon bulamıyorum 

bugün 01:23

23400. Düzenli dinleme alışkanlığım olmasa bile ahmet kaya çok özel bir sanatçı bence. Şuan farkettim de öyle bir söylüyor ve siz o duyguyu öyle derin hissediyorsunuz ki, muazzam. Vakitsiz gitti...

bugün 01:17

23399.  yarın eski sevgilim evleniyor. 

ona karşı hislerimin başladığı andan itibaren birçok şeyi buraya yazmışım, evlendiği için duyduğum acıyı paylaşmak da varmış:)

ne diyelim;

"yol seni karşılamaya çıksın,

rüzgar hep arkanda olsun.

güneş ışığı yüzünü ısıtsın,

yağmur, tarlalarına nazikçe düşsün.

yeniden karşılaşana kadar, 

tanrı seni avcunda korusun..."

(gizlinot: bir irlanda duası ile kapattık bu defteri)

bugün 01:04