girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (22716)
  • medya (127)

22716. Bütün bir yıl özlemle beklediğim tatil sonunda geldi. Yarınki yarım günlük çalışma sonrasında nihayet bir deniz kenarına gidebileceğim. Ama anlamadığım birşey var. Neden tuhaf şeyler yiyerek midemi bozmaya çalışıyorum? Mesela yiyemeyeceğimi bildiğim halde 1 büyük boy pizza söylüyor, yiyor ve mide bulantısından bir hal oluyorum. Ya da et ve tatlıyla midemi karıştırıyor ve akşamına mide bulantısından yatıyorum. Neden böyle şeyler yaptığımı anlayamadım. Hasta mı olmaya çalışıyorum ne dersin sözlük? ama neden bilemiyorum.

26 dk önce

22715. Cuma akşamı memleketime geldim, ailemin yanına.

Ve 2 gündür hayattan bezdim.

Kilo vermişsin, ölü gibisin, bak şu şöyle kilo almış, onu ye bunu ye diye istisnasız karşılaştığım herkes bunu konuşuyor. Okey anladım konuştun vs. ama sürekli ama sürekli konuşulmaz artık. Bayramdan sonra ekstra 1 hafta daha kalacaktım ama buna dayanamayacağım artık. Bayramın son günü dönüyorum.

1 saat önce

22714. Sözlüğü sırf şikayet etmek için kullananlar oldugunu düşünüyorum,bazıları için sözlükte bile hırs var heralde.

1 saat önce


22713. 3 gündür sıcaktan uyuyamıyorum ve gün içinde terlemekten saçlarım ıpıslak oluyor.

zaten isteğim iyice azalmışken bir de sıcağın etkisiyle ders hiç çalışamıyorum. kitap okuyum desem yine terliyorum.

sonbahara geliyoruz allah aşkına ne bu sıcak?y az bitsin de artık normal yaşantıma dönebileyim.

2 saat önce

22712. Sözlükteki urun yorumlarini durmadan okuyup makyaj videoları izleyince bir anda makyaj ustası kesilip harika makyajlar yapmaya başlayacağım düşüncesine kapılıyorum ama sonra gerçekler yüzüme çarpıyor:)

2 saat önce

22711. Dün koca bir makyaj hatası olarak gezdim. Komple ama tüm vücut. Yüzümü güneşten koruduğum için beyaz, kollarımın rengi hafif dönmüş, bacaklarım hiç güneş görmediği için peynir gibi. Kolumla bacağım, yüzümle kolum farklı renkti.(gizlinot: swh)

2 saat önce 2 saat önce

22710. Gebelik bunalımında mıyım bilmiyorum. Eşim dahil etrafımda kimseyi istemiyorum. (Annem ve babam dışında.) Sürekli yatıp uyumak istiyorum. Hep bir yorgunum. Evimiz üç katlı ve beni birazda yoran bu. Ikinci ayımda merdivenlerde ayağım kaydı g.t üstü düştüm. Iki yıl önce evimizi döşedik. Aslında 80m2 aşmayan kutu gibi evdi hayalim. Yatak odası için sadece bir baza ve bir gömme dolap istemiştim. Olmadı. Salonlardan nefret ederim. Kocaman bir salonum var en alt katta, evin orası bize ait değil gibi. Sadece oturma odasına büyük sandıklı bir köse koltuk ve kenara bir yere yemek masası istemistim, o da olmadı. 4. Ayda olduğumdan daha ağırlaşmadım ama çok yorgun hissediyorum. Oturma odasında uyuyorum, merdivenleri sadece tuvalete çıkmak için kullanıyorum. Eşimin bazen çok kaba ve anlayışsız olduğunu düşünüyorum. Maalesef çok dağınık biri. Üstünden çıkardığı herşey yerlerde ve benim inanın toplayacak gücüm yok. Evimizi alırken ailemden maddi olarak destek aldık. Eşim bu borcu unutmuş durumda ve saçma salak yatırımlar yapmak peşinde. Son zamanlarda eve geç geliyor ve pazar günleri dahil çalışıyor. Para hayatımızı idame ettirmemiz için bir araç ama eşim için yaşam amacı haline gelmiş durumda. En kötüsü aramızdaki aşkın bittiğini hissedebiliyorum. Zaten aşk dediğimiz şey baki olan birsey değil. Bir süre sonra yerini sevgiye bırakıyor, ben o sevgiyi kaybetmekten korkuyorum. İkinci evliliğimi altı yıl sonra yaptım şimdi geri dönüp bakınca keske biraz daha bekleseymişim diyorum. Doğduğum, büyüdüğüm şehri bıraktım. Akrabalarımı, dostlarımı... burada dertleşecek tek bir arkaďaşım yok. güzel bir işim vardı, burada işsiz kaldım. Apayrı kültürden biriyle evlendim. Birbirinizden o kadar farklıymışız ki... aşık olduğum dönemde herşey daha mümkün, aşılabilir geliyordu fakat hiç de öyle değilmiş. Zaten bu evliliğin bitmesi gibi birşey söz konusu bile değil. Boşanan kadınların yaşadıkları zorlukları biliyorum, ikinci defa bunları yaşayacak taakatim yok. Şimdi bir bebeğimiz olacak. Hayatımın amacı o artık. Onu en iyi şekilde yetiştirmeyi istiyorum. Ona sımsıkı sarılacağım ve onu çok seveceğim.

2 saat önce


22709. Sıkıntı yaşayıp sevgili değiştirene "kaşar", bir erkekle sıkıntı yaşayıp da devam edene "namuslu" gözüyle bakan hemcinslerim siz hayırdır?? Iffetin anlamının ömrünü sıkıntılı da olsa bir adama harcamak mı olduğunu sanıyorsunuz?? Yoksa bu bakış açısı sizin takıntılı olduğunuzu göstermiyor mu? Şu kadının sevgili değiştirince ikinci el eşya muamelesi gördüğü zihniyete çanak tutmayın lütfen. Bir kadın da deneyip olmuyorsa zorlamak yerine ayrılıp başka birini deneyebilir. Herkes ilk aşkıyla evlenecek diye bir şart yok.

bugün 14:28 bugün 14:34

22708. Allam bugün kendimi çok güzel hissediyorum nolur görmek istediğim herkesi göreyim amin

bugün 14:15

22707. Lisede sınıfımda bir kız grubu vardı. Nedensizce bana karşı nefret besliyorlardı. Yaklaşık 3 sene boyunca kelimenin tam anlamıyla zorbalığa uğradım. Hiç arkadaşım olmadığı için sürekli kendi kendimi teskin etmek durumunda kalıyordum. Değiştiremeyeceğim fiziksel kusurlarımla alay etmeler, ailemin maddi durumunu küçümsemeler, harçlığımı çıkartmak için çalıştığım yere gelip fotoğraflarımı çekip kahkahalara boğulmalar, dedikodular, iftiralar ve daha nicesi. Beynim uyuşuk bir şekilde okula gidiyordum her gün. Her gün en az 2 , 3 kez bu zorbalıklara maruz kalıyordum. Çok konuşkan biri olmama rağmen sınıfta sesim çıkmıyordu çünkü sınıfımız 13 kişilikti ve o grup zaten 7 kişiydi geriye kalanlar da onların destekçisi. Dersime giren öğretmenler ile bile konuşamıyordum çünkü öğretmenler de çoğunluğu tutuyordu, onlarla iyi anlaşıyorlardı. Ben onlar için kenarda köşede takılan bir öğrenciydim. Halbuki hepsinden başarılıydım bunu onlar da çok iyi biliyordu. Sınıfta umursamaz gibi görünsem de ders çıkışı adeta koşarak kaçıyordum o okuldan. Eve gidiş yolunda, evde, okula giderken sürekli ağlıyordum. Öyle böyle derken lise bitti. Benim için sadece karanlıktan ibaret dönem ve yine benim için " kötü" ama gerçekten" çok kötü" insanlar. Şimdi o insanlar ne yapıyor biliyor musunuz? Sosyal medyalarında Yunus emre minvalinde " sevelim,sevilelim bu dünya kimseye kalmaz" gibi paylaşımlar yapıyorlar. Hepsi hümanist ve feminist olmuş. Hepsi iyilik meleği olmuş ve tek dilek hakları olsa eminim dünya barışını isterler... Aklımda tek bir soru var: Gerçekten hepiniz büyük bir değişim yaşayıp iyi insanlar mı oldunuz yoksa ikiyüzlülükte ödül almaya devam mı ediyorsunuz?

bugün 12:48