sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (25319)
  • medya (157)

25319. Kimsenin beni benim onu sevdiğim gibi, ihtirasla sevemeyeceğini unutup yaşama sevincimi kaybettim. Hala çok seviyorum. Kaç gündür görememek içimi acıtıyor. Bana istediklerim değil, başkaları sahip oluyor. Benimse aklım hep onda.

5 dk önce

25318. Sevgilimi çok özledim. Yedi ay geçti ama şu bir ay geçmek bilmiyor. Teşekkürler Einstein teşekkürler Görelilik teorisi.

36 dk önce

25317. Bir arkadaş edindim, belki zamanla dost olacak bilmiyorum. Ama o hayatıma girdiği günden beri, ona umutsuzluk içinde ne anlatsam çok zaman geçmeden o şeyle ilgili umut verici bir gelişme yaşanıyor. O hep olsun istiyorum, hep.

39 dk önce

25316. sağlık konusunda takıntılı biri vs. hiv konulu girdime hoş geldiniz. size başımdan geçen küçük bir hikayeyi anlatacağım. bu kadar dramaya ne kadar var niye bu kadar acıklı anlattın demeyin, dramatize etmedim. sadece bazı olayları çok ağır atlatan bir insanım. gerçekten bunları hissettim.

hayatım boyunca sonradan hasta olan veya başına bir şey gelen insanların kendi suçları olduklarını düşünürdüm. yanlış beslenme, hareketsizlik, dikkatsizlik... aklıma hiç kazaların olabileceği ve insan olduğumuz gelmedi. mükemmeliyetçi bir insan olarak da en küçük hatalarında insanlardan soğurum, her zaman her şeyin doğru yapılmasını isterim. hiv mi? benim için kesinlikle cahillik. neden korunmamışlar? neden bu cahillik? diye düşünürdüm. hiv demek benim için aids demekti. asıl cahil kimmiş acaba?? bu konuda yalnız olmadığımı ve çoğu insanın çok önyargılı olduğunu düşünüyorum. hiv pozitif misin? e sevişmişşin ahlaksız hak etmişsin işte. 

ilk belirtiler şüpheli ilişkiden tam 2 ay sonra başladı. sabah uyandım, kahvaltı yaptım sağlığım gayet yerindeydi. sonra bir anda yatakta yatıp dizi izlerken ateşim yükseldi. ama hava 25 derece ben kazak ve yorganın altındayım. duşa gir ateşin düşsün diyor annem. ama titremekten hiçbir şey yapabilecek durumda değilim. ilaçlara başlıyorum. bir işe yaramıyor. ertesi gün uyanıyorum, durum yine aynı. bu defa günde titreye titreye 3 kez duşa girerek ateşimi düşürmeye çalışıyorum. yine işe yaramıyor. hayatımda hiç bu kadar üşüdüğümü hatırlamıyorum. hastalığımın 2. günü, en son yemek yememin üzerinden de 2 gün geçmiş. ertesi gün pazar, arkadaşlarım kahvaltıya çağırıyor. gücümü toplayıp gidiyorum ve kendimi hasta olmadığıma inandırmaya çalışıyorum, çünkü bu havada önceden hiçbir belirti göstermeden böyle bir anda hasta olmamın hiçbir açıklaması olamaz. kahvaltıdan sonra tekrar bir şey yiyememeye başlıyorum. salı günü tekrar ayağa kalkabildiğimde tekrar yemeye de başlıyorum yavaş yavaş. iyileşip oh be diyorum.

aynı hafta cuma günü tekrar hastalanıyorum. bu defa ateş değil. kafamı dik tutmakta zorlanıyorum. iki saat yataktan çıksam o günlük enerjim bitiyor. google'da arıyorum bütün semptomları, hiv çıkıyor. reddit'ten insanların nasıl hiv pozitif olduklarını anlattıkları girdileri okuyorum. tam benimkinin aynısı. youtube'da video izliyorum. ahanda aynı valla. allahım diyorum böyle nasıl yaşayacağım?? bunda sonra partnerlerime bunu nasıl söylerim? veya hayatımda bir daha beni birisi böyle kabul edecek mi? süslüsözlük'te bir soru vardı hoşlandığınız kişi cinsel yolla bulaşan hastalık taşısa diye, cevaplar hep eğer çok ileri seviyede hoşlanmadıysam vazgeçerim gibiydi. ben de mi artık böyle olacağım?

sadece yatarak ve uyuyarak geçiriyorum günleri yanımda da annem var. 3 aydan sonra ilk kez görüyorum ama yine de yataktan çıkamıyorum. pazar günü ishalim başlıyor ve dilimin üzerinde beyazlıklar çıkıyor. diyorum ki tamam artık gerçekten ölümüm geldi heralde. tekrar ilaçlara başlıyorum ve etki etmiyorlar. günde 4 ilaç alıyorum. artık bir yerde ilaçları bırakmam gerekiyor. hala google'da aramaya devam ediyorum. istatistiklere bakıyorum yaşadığım yerin istatiklerini çarpıp bölüp yaşadığım şehirde kaç kişi hiv pozitif diye hesaplıyorum. çok iyi görünüyor rakamlar ama hastalığım geçmiyor. kan vermeye korkuyorum çünkü sonucu bilmek istemiyorum. sonra birkaç günlüğüne tekrar iyileşiyorum. ve hemen geri hastalanıyorum. bu defa da yutmakta zorlanıyorum ve lenf bezlerim şişiyor. googlelamaya devam bu arada. öğreniyorum ki hiv pozitif insanlar günde bir hap alarak hayatlarını "normal" bir insan gibi sürdürebiliyorlar. normal ne peki? insanların tecrübelerini okuyorum, artık o kadar korkunç gelmemeye başlıyor bu hiv. cinsel yolla bulaşmayan bir hastalık olmasa hiv pozitif insanlara bakış çok farklı olabilirdi. kendimden biraz utanıyorum çok basit bilgileri bilmediğim için.

bu arada hastalığımın gidişatını kontrol etmekte çok zorlanıyorum çünkü bahar aylarında partiler, gece kulüpleri derken asla iki gün arka arkaya ayık kalmıyorum. sonunda aidshilfe'ye gitmeye karar veriyorum. buradaki pozitif yaşam derneği gibi bir şey. danışmanlık hizmeti verip test yapıyorlar. hastalığımın 4. haftası dolmuş ama son 4-5 günde kendimi daha iyi hissediyorum. yolda düşünüyorum ya başıma daha kötüsü gelseydi diye. daha birkaç hafta önce böyle nasıl yaşarım diye düşünürken o hafta hiv pozitiflerin toplantısına giderim belki arkadaş edinirim diye seviniyorum. üniversitede zor insanlarla tanışmak.

son bir aydan tek bir dileğim var, gerçekten tek bir dileğim: iyileşmek ve sağlığımın yerinde olması.

kapıdan giriyorum. insanlar çok güler yüzlü. o kadar güler yüzlüler ki kötü bir haber vermek gerekirse nasıl verecekler diye düşünüyorum. bir odada form dolduruyorum. iki tane türk adam daha var kendi aralarında konuşuyorlar. anladığım kadarıyla adamlardan birisi bir hayat kadınıyla birlikte olurken prezervatif yırtılmış. ikinci adam diyor ki: "zaten aranızda çok bir şey geçmemiş ben içini rahatlatmak için burdayım. benim kardeşim hiv'nin varlığına bile inanmıyor. ilaçlar pahalı diye ekonomiyi canlandırmak istiyorlar. hiv diye bir şey uydurmuşlar." bir sessizlik oluyor. adam devam ediyor: "ya bunun doğalı varken nasıl eşcinsel ilişkiye giriyorlar iğrenç bir şey, tiksinç bir şey vs. vs.... bana alman vatandaşı olurken de belge imzalattılar i**neliğe karşı değilim diye kabul ettim. " bir de gülüyor üzerine. beni bir teolog içeri alıyor. içimi rahatlatıyor. sorular soruyor. sonra kan veriyorum. kan alan hemşireye gününün nasıl geçtiğini ve birine pozitif olduklarını en iyi nasıl söylediklerini soruyorum. bizimle birlikte bekleyen başka birisini birkaç kez çağırıyorlar. türk adam "heralde bunda bir şey çıktı." diyor. bekliyorum, zaman aşıyor, beklemeye devam ediyorum. testimde bir problem çıktı heralde diyorum. sonra beni tekrar içeri çağırıyorlar ve lütfen oturun diyorlar. neden oturayım? uzun mu konuşacağız? teolog bana diyor ki: testiniz reaktif değil. "???" yani negatifsiniz.

en son ne zaman bir şeye bu kadar sevinmiştim hatırlamıyorum. kendimi o kadar inandırmışım ki hiv pozitif olduğuma, adam bunu söylediği anda yutabilmeye başlıyorum.

o akşam bir parti var. hoşlandığım çocuk da orada. ona iki kez yürümeye çalışıyorum. ikisinde de çok ilgisiz davranıyor. tam diyeceğim ki allahım keşke benle ilgilense. o anda içimdeki ses diyor ki: secret bir dur dilek hakkını baya uzun bir süreliğine doldurdun...

buraya kadar okuduysanız çok teşekkür ederim, kimseyle konuşamadığım bir konuyu buraya yazmak istedim. testlerinizi yaptırmayı ihmal etmeyin. korunun, sevişin, hayat kısa. 

hiv öldürmüyor, ama önyargı...

43 dk önce

25315. Az önce işten çıkarıldım, çalıştığım kurum maddi durumlar nedeniyle küçülmeye gitmiş. Tek bekar bendim onlarda beni seçmiş, ben bekarım çünkü 7 Yıldır birlikte olduğum sevgilim mezun oldu ve 2 yıldır işsiz iş bulabilse bu yaz nişan yapacaktık.  Söyleyecek çok şeyim var ama yazacak gücüm yok. 

55 dk önce 54 dk önce

25314. Süslü sözlük benim kafamı dağıtmak bilgi sahibi olmak ve kendimce bilgi vermek icin kullandığım bir yer. Bugün kozmetikte tasarruf önerilerine bir girdi yazmıştım allıkla alakalı. Ve 2 kisi bana allık hediye etmek istediklerini mesaj atmışlar. Aksam aksam cok duygulandım çünkü hic beklemiyordum ve tanımasak bile birini mutlu etmek ne kadar kıymetli bunu anlamış oldum. Teşekkürler süslüler:')

1 saat önce

25313. biraz veryansın edeceğim, 

bugün mezun olduğum üniversitede yıllar sonra davetli olarak bir seminer yaptım ve gerek meslek adaylarının gerekse ve en önemlisi meslek insanı yetiştiren öğretim üyelerinin düşünsel kapalılıkları ile çok büyük bir hayal kırıklığı yaşadım. öğrencinin kendi fikrini belirtmesine baskı ile düzeltmede bulunan hocanın sunacağı öğretimden korktum, "öğretmeninin" tepkisinden çekinen öğrencinin kendini ifade etmesinden çekinmesinden ayrıca korktum. 

maalesef ki üniversiteler böyle ortamlar olduysa ilkokulların ve liselerin durumunu düşünmek ürkütüyor. 

1 saat önce

25312. Bu ulkede hakli olanlar hakkini medeni bir sekilde ve naiflikte aradiginda asla bir donus alamazken haksiz insanlar cirkefleserek her istedigini elde edebiliyor. Son zamanlarda ben de hakkimi ararken ciddi anlamda karakterimin disina ciktigimi fark ediyorum. En basitinden bir giyim firmasindan aldigim urunu begenmeyip iade etmistim ve bana 7-14 gun icerisinde para iadesi gerceklestireceklerini soylediler, oldu 20 gun unutsam kalacak, duzgun bir mesaj attim durumu anlatan donus yapacagiz dediler bilmem ne. Gecti 3 gun, instagram hesaplarinda son attiklari postun altina saydim agzima geleni, okuyan ve ayni seyleri yasayan diger insanlar da toplasti tabii yorumumun altina, abartmiyorum 5 dakika gecti dm atti firma yorumunuzu siliyoruz ve iadenizi gerceklestiriyoruz diye, ayni gun aktarma gerceklesti. Artik cakal saticilara “tuketici hakem heyeti” demeden ya da yasal haklardan bahsetmeden muhatap bulamiyorsunuz. Konusurken ne kadar sert ve hararetli olursaniz karsi taraf o kadar indiriyor yelkenleri. O “hanimefendilik” versus “cingenelik” dengeleri bayagi degismis durumda. Surekli apartmanimin acik park yerinde duran arabamin arkasina gelip park eden bir hoduk vardi misal, defalarca gec kaldim ise ve defalarca uyardim herifte tik yok. Bir gun arabasina biraktigi numarayi aradim dedim siz hic zahmet etmeyin ben su an trafik polisini ariyorum, adam abla cekerler simdi dur geliyorum dedi daha da park etmedi. Ama nasil bagiriyorum adama. Sonra dondum dedim bu ben degilim, ama artik kim kim ki. Yasamak icin cirkeflesmek durumunda kalan bir ben miyim ya da bir diyalogda guzellikle anlatma evresi defalarca ters teptigi icin direkt saldirma evresine gecen? Tahammulsuzluk ve sert cikis kombinasyonu eskilerde bir insani “cingene” diye yaftalatirken bence su an “survive edebilmek” icin tek care. 

2 saat önce

25311. şu an tek isteğim evimde camış gibi yatmak

bugün 17:34

25310. Kendimi biraz fazla seviyorum. 

bugün 16:12