yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (25944)
    • medya (179)

    25944. Bir şekilde hayatım, bedenim, karakterim, düşüncelerim ve etrafımdaki kişilerin bana karşı hareletleri değişti. Bu değişimden sonra başka bir yere gidip yeni bir başlangıç yapmak gibi bi istek doğdu içimde.

    Kendi oluşturduğum güvenli alandan çıkmayı seven bir insan değilim, hiç olmadım. Her zaman sınırlarım ve sevgiyle bağlı olduğum yerler ve nesneler oldu. Mutsuz veya ümitsiz değilim. Zor zamanlar geçirdim hala geçiriyorum. Kaçmak istemiyorum ben, sadece artık bırakmak istiyorum sanırım. 22 yılımı geride bırakıp büyük bir değişim yaşamak çok cazip geliyor artık. Çünkü hala buradaki hayatımın içindeyken hep aynı şeyleri yaşayacağım. Hep aynı şeyleri anlatacağım, hep aynı yalanları söyleyeceğim. Yeni olan şeyleri bu hayatıma katamayacağım.

    Bilmiyorum belki de yanlış düşünüyorum. Geçmiş peşini bırakmaz gibi bi söz vardır o da aklıma geliyor bunları düşündükçe. Ama bir yandan da buradaki hayatım için yapacağımı yaptım diyorum. Burada vaktim doldu artık gitme zamanı geldi diyorum. Kafam o kadar karışık ki sanırım hayatımdaki insanları artık istemiyorum.

    12 dk önce

    25943. Ben küçükken denge bilekliği satılırdı (görsel ekleyeceğim).Bu bilekliğin, öyle dengede tutacağına inanmışım ki ...çocukluk aklıyla bahçemizde uzun olan bina duvarının üstüne çıkıp, yürümeye çalışmıştım .evet düşmüştüm !dizlerimde oluşan morluklar ,bileğimin burkulması. Ha bir de o kadar salakmışım ki hala bileklikte değil kendimde sorun bulup diğer güne 1 tane daha denge bilekliği alıp bu eylemi defalarca denemiştim :(

    ilgili medya:
    1
    43 dk önce

    25942. birkaç gündür içimde sebepsiz bir acı var. durup durup ağlamak geliyor içimden. yaklaşık 3-4 yıldır hayatım hiçbir yöne ilerlemiyor. öylece yerimde sayıyorum. ilerlemesi için aşmam gereken bazı engeller var, ne kadar uğraşsam aşamıyorum. sanki bir bilgisayar oyununun aynı bölümünde sıkışıp kalmış gibiyim, her yıl aynı bölümü oynayıp duruyorum. işin kötüsü kimseden yardım da isteyemiyorum çünkü öyle biri yok. kendimi her şey için çok geç kalmış gibi hissediyorum. karantina sürecinde bana daha da vurdu tüm bu düşünceler. hayatlarımızın normale dönmesi belki 1 yılı bulacak ve benim hayatımdan 1 yıl daha gitmiş olacak. gerçekten nasıl yapacağımı, bu cendereden nasıl çıkacağımı bilmiyorum artık.

    bugün 18:30


    25941. Aylardır hiçbir youtuberı izlemiyorum ve ne yaptıklarıyla ilgilenmiyorum kafam aşırı rahat

    bugün 17:50

    25940. yaklaşan sınavlarıma çalışmamak için seri bir şekilde girdi yazmaya başladım. bu da kanıtı...

    bugün 17:23

    25939. Mutlu hissedeceğim şekilde giyinip süslenip evden çıkmayı özledim. Hayır karantina değil, çalışmaya devam ediyorum. 

    işten çıkınca işin bittiği, kafam rahat istediğimi yaptığım, geleceğe dair yüksek heves, motivasyon ve enerjimin olduğu günleri istiyorum. ama nasıl elde edebileceğimi hiç bilmiyorum. 

    bugün 16:57

    25938. bu günlerin artık bir an önce bitmesini istiyorum. evde oturmaya zaten alışkındım sıkıntı yok ama ülkede hala salgının devam etmesi ve hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı düşüncesi canımı çok sıkıyor. arkadaşlarımdan uzak kaldım, hislerimden uzak kaldım, insanlar birbirinden uzak, her şey çok soğudu. öte yandan bir türlü huzur bulamadığım aile evinde sınavlarla uğraşmaya çalışıyorum. her şey artık fazlasıyla yorucu gelmeye başladı. 2020ye ne umutlarla başlamıştım, okul hayatımın da en güzel en eğlendiğim dönemlerini yaşıyordum. tamam bu durumu şu an herkes yaşıyor ama ne biliyim, her şey bir yük olarak gelmeye başladı. keşke bir mucize olsa, aşı bulunsa, ya da virüs tamamen gitse... 

    bugün 01:00


    25937. Bir daha kimseye iş bulması para kazanması için aracı olmayacağım. Eşim aracılığıyla tanıştığım ve çok yakın arkadaş olduğum bir aile var. maddi durum olarak kaymağın da kaymağı bir tabakadan, üstelik aileden gelen bir varlığa sahip oldukları halde sıfır görgüsüzlüğe sahip, çok insan canlısı ve kibar bir aile. Birkaç aylık ikizleri için evlerinde kalacak bir dadı arayışındalardı. anlamanız için detay veriyorum, haftanın 5 günü sabah 7 akşam 6 arasında çalışacak, haftasonu 2 gün ve tatil dönemleri kendisine ait, sadece bebeklerin bakımıyla ilgilenecek, çocuk bakımı tecrübesi olan, sigara içmeyen, virüs sonrası çocuklar biraz büyüdüğünde onları oyun gruplarına ve parklara götürebilecek, evin içinde kendine ait bir kata (gizlinot: çatı katında bir yatak odası, oturma odası ve çamaşır makineli kurutmalı banyo şeklinde) sahip olacak ve bu aileyle beraber ailenin cornwall'daki okyanusun önündeki şahane evlerine yada diğer ülkelerdeki konutlarına gitme problemi bulunmayacak birini istiyorlardı. evde ayrıyetten temizlik ve yemek işlerini yapan çalışanları olduğu için AU pair'lik gibi evde hem hizmetçi hem bakıcılık yaptığınız bir iş değil. buna karşılık ödeyecekleri miktarları bu ülkede kazanınca zengin sayılıyorsunuz, öyle diyeyim. benim diyen mimarlar mühendisler zor kazanıyor. Benim yıllık kazancımın yaklaşık 2 katı.  buradaki kayıtlı olduğum Türklerin kurduğu whatsapp gruplarından birinde biri aylar önce yazmıştı, child minding(gizlinot: oyun ablalığı gibi birşey) yapıyorum, okul öncesi öğretmenlik mezunuyum, maddi olarak çok zordayım, lütfen yardımcı olun diye. Tanıdığım bir kaç aileye yönlendirmiştim kendisini ve çok memnun da kalmışlardı. Oradan hareketle bu aileyle buluşmalarını sağladım kasım ayında. Hep beraber oturduk hatta, birbirlerine çabuk da ısındılar, zaten kız şeytan tüylü, samimi, bıcır bıcır birşey. kızın ücreti duyunca gözleri parladı. Ve işe başladı. Aileyle seyehatler yaptı, gezdi etti. Hayatında ölene dek çalışsa da gidemeyeceği yerlere gidip, kalamayacağı lükste yerlerde kaldı ve yaşadı. kendisiyle arada konuşup keyfin yerinde mi diye soruyordum, tipik Türk mantığı, "bizim kız" ya, aklımca koruyup kollayacağım. O da hep sırf bebek bakıyorum dünyanın en keyifli en basit işi diyip telefonda şükürler sıralıyordu bana. O dönem Türkiye'deki arkadaşlarıma anlatmıştım da, ah ulan keşke ben gelseydim diyen 5-6 kadın arkadaşım olmuştu. 

    bugün o arkadaşım beni aradı. Başta kondurmak istemeseler de, Önerdiğim çalışan kızın kendilerinden bu süreçte ortalıkta bıraktıkları bozuklukları ve paraları, kocasının kullanmadığı eski telefonunu, kendisinin birkaç kıyafetini ve değerli takısını çaldığını, odasında sürekli camını açıp sigara içtiğini, ellerini yıkamadan bebeklere dokunduğunu ve sigara içtiğini ilk defa sigara kokusu bebeklerin kıyafetine sinince farkettiklerini, sigara konusunda uyarılmasına rağmen, coronavirus sürecinde ailenin yeni dadı bulamayacaklarına güvendiğinden evde sigara içmeye devam ettiğini, aile hırsızlık konusunda da yüzleşince de "beni bununla suçlayamazsınız" diyip kapıyı vurup çıktığını anlattı. Hırsızlığı evdeki kameralar sayesinde tespit etmişler. Polise haber vereceklerini ve polisin benden de ifade almak isteyebileceğini söyledi. yerin en en en dibine girdim, saatlerdir çarpıntım var, yaşadığım utancı anlatamam. birinin referansıyla, kira fatura ödemeden, benim ve benden bile çok daha kalifiye insanların dahi almadığı bir ücreti alıp, hayatında yemediğin kalitede beslenip, görmediğin yerler görüp, sana ailenin bir bireyi gibi davranılan bir evde böyle birşey yapabildiğine inanamıyorum. birine resmen zengin olma fırsatı veriyorsunuz ve aç gözlülüğü baskın geliyor ya aklım havsalam almıyor. Sen 3 kuruşa çalışmıyorsun ki ortalıkta bırakılan paraya tamah edesin ulan pislik, kimsenin sahip olmadığı şartlarda çalışıyorsun, dünyanın en kolay en konforlu işlerinden biri ve bu kadar aptalsın. Arıyorum, açmıyor da. Nasıl zan altında hissediyorum kendimi şu an. Elim ayağım boşaldı, çarpıntım başladı yemin ederim sinirden. inşallah yakalanır da hapsi boylarsın. bok kafalı. 

    yerinde olmak isteyecek, kümes gibi odalara 700-800 pound verip elinde geriye kalan 3 kuruşla hayatta kalmaya çalışan kaç tane kadın var burda, keşke şu fırsatı algılayabilecek biri nasiplenebilaeydi, ne ben mahcup olsaydım, ne aile mağdur olsaydı, ne de verilen onca maaş kıymet Bilmez birine gitseydi. bundan sonra kimseye ama kimseye kefil ve aracı olmam. Bu da bugünün dersi olsun bana. 

    dün 21:24

    25936. Haberlerde Ankara'yı görünce ağlayasım geliyor resmen.

    Çok özledim. Daha yeni gitmiştim,dogru düzgün gezemedim bile ama bağlanmıştım.

    Dönünce her yerini gezmek istiyorum.

    Yakın arkadaşım kalmadı ama tek başıma da gezerim,çok kötü olmaz herhalde.

    dün 13:08

    25935. Ah tanrımm ! Sonunda yazarlığım onaylanmış, çok mutluyumm.

    dün 11:12