yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (26310)
    • medya (191)

    26310. Yağmurda gökyüzüne bakmak isterdim. Kaç damla gözümün içine girerdi acaba? Kaçı aralık ağzımın içinden geçip de boğazıma yapışıverirdi? Kulağımda dilini hiç bilmediğim bir şarkı... kanımda thc. Önümde inmem gereken merdivenler. Hiç bitmeyecek gibi gelecek ama her zaman bir şekilde düzlüğe ulaşırsın işte. Her zaman düzlüğe ulaşırsın ve sigarandan bir iki nefes daha alır ayağının altında ezerek söndürürsün. Sanki en iyi anlaştığın o değilmiş gibi, evet. Yeni hedefe doğru koyulursun. Bir başka düzlüğe? Ya da bir başka yokuşa? Bu sırada müzik ciğerlerine dokunuyordur, omuzların ise biraz düşük. Her an eve dönüp kendini mor çarşaflarının kollarına bırakabilirsin, hadi beni biraz daha sar... ama sorumluluklar var, yapman gerekenler. Beyninde düşüncelerin çarpışıyordur bir sürü bir sürü düşünce, gizli kalan onca şey. Seni huzursuzlandırıyordur ama inan bana anlayamayacağın bir güçle beynin bunları geriye itecek ve müthiş boş vermiş hissedeceksin. Sabret. Sana biraz uzun gelecek ama dakikalar sonra aslında. Sabret. O sırada çevreyi gözlemleyeceksin. Kafası boş olan insanlara üzüleceksin. Neden yaşıyor ki bunlar? Bunlar neden yaşıyor? Nasıl tahammül ediyorlar her şeye? Nasıl motive ediyorlar kendilerini? Sen ise bulutların üstündesin, sadece senin dünyan. Sana ait bir şenlik içerisi ancak Zaman aleyhine işliyor, beynin normalini istiyor... senin normalinin bu olduğunu organların da dahil kimse kabul etmiyor. Ama bak ben buyum. Bu kadar. Her şey bitip de şenlik sona erdiğinde... bunlar diye ötelediğin bizzat kendin oluyorsun. Neden yaşıyordun ki sen? İki gram mutluluk kovalayan bir zavallı olarak ne başarmayı nereye varmayı planlıyordun ki?

    bugün 17:43

    26309. Bir insan herkesle iyi, yakın, can ciğer kuzu sarması olamaz. Ben herkesle arası çok iyi olan insandan korkarım. Bana göre bu samimiyetsizlik.  Gerçeklikten uzak bir durum. Çünkü hepimiz birbirimizden çok farklı karakterleriz. Enerjimizin tuttuğu insanlar olabilir. Bazıları bu konuda daha iyidir, bu yüzden daha sosyaldir. Ama iş "Herkes beni sevmeli ve herkesle aramı iyi tutmalıyım. İlgi hep benim üstümde olmalı."  Noktasına gelince Bunun altında korkunç bir egoistlik yattığını düşünüyorum. Böylesiyle muhattap olmak zorunda kaldığım  için de müthiş rahatsızım özellikle son zamanlarda. 

    bugün 17:32

    26308. yine aşırı meşgul ve kimseye vakit ayıramadığım bir pazar yaşıyorum. mesela hiç duymadığım bir film serisi varmış, onu izledim: twilight.

    nerden baksan bir sürü mantık hatası var. mesela her geceyi bella'yla geçiren edward, adet günlerinde nasıl dayanıyordu? allah aşkına, akıl var, mantık var. insan yeri geliyor; zırıl zırıl kanıyor. stephanie meyer bunu gözden kaçırmamalıydı.

    aynı filmleri, dizileri tekrar tekrar izlemek, insanın bildiklerinden şaşmayıp güvenli bir liman arama ihtiyacındanmış. sanki 22 yaşımdan beri yeni hiçbir şey izlememiş gibiyim.

    ve sürekli insanları düzeltme ihtiyacı, çocukken anne/babamızın yanlışlarını asla düzeltememizden kaynaklıymış. bu bilgi bir ok olup beni vurmuştu.

    insan yaşlanınca yüz kaslarının kontrolü zorlaşıyor. bu yüzden yüz yogasını şiddetle tavsiye ediyorum. kendime. her neyse uzatmadan konuya geleyim:

    ankara'da girmemin yasaklı olduğu şantiyeler var. şaka değil.

    geçenlerde bir adana'cı keşfettik. tadından ziyade, mezeleri çok başarılı. önden aldığım lavaşla mezelere dalıyorum, öldürülmüş soğan sumaklı ve domatesli meze çok lezzetli bir acıyla önüme geliyor. bir yandan politikacıları tartışırken, bir yandan ayranı açmalı mıyıım diye düşünüyorum.

    ve bu yazının ortasında yarıda bırakılıyorum.

    bugün 13:11


    26307. ilhami abi sen söyle ben başka bi ülkede miyim?

    dün 04:25 dün 04:35

    26306. Çocukluğumdan ödün verdim ders çalıştım, gençliğimden ödün verdim tıp kazandım, köpek gibi çalıştım, sürüne sürüne eşşşşşek gibi altı yıl okudum. Son yıl 36şar saat nöbet tuttum,  Bu süreçte belki 10 kez intihar mı etsem diye eşikten döndüm. Fakülteye başlayan ve bitiren aynı insan değildi. Kendimden eksilttim. Hala aldığım maaşı diline dolayanlar var hayret ediyorum. 

    Sen benim dengim değilsin. Ben de senin dengin değilim. Bu haddi nerden buluyorsunuz ya? Bir kez olsun ulan pratisyen hekimle hemşire nerdeyse aynı parayı alıyor diye bunun derdine düşmedim.  

     Çok istiyorsanız, aha sınav, aha fakülte. Gidin okuyun. Siz de yapın psikolojiniz ve zekanız kaldırıyorsa.

    Neymiş, hemşireler doktor olsunmuş da sınava girsinlermiş. Enayi miydik peki biz? Sen antidepresan nedir bilmezken çocuk yaşımda sınav stresinden psikiyatri kliniğinden çıkmıyordum ben. Doktorun işini ben de yaparım diyorsunuz, hekim tanıyı koymasa, ameliyatını yapmasa, tedavi prosedürünü oluşturmasa ne iş yapacaksınız tam olarak?  

    Damar yolu açamıyor diye hekim boklayan var. Yahu bu benim işim değil ki? 

    Ben de memnun değilim tıp fakültesinin öğretme sisteminden. Kimse değil. Ben de isterdim sınav başına boyum kadar kitap ezberleyeceğime periferde karşıma gelecek hasta prototiplerine adapte olmak için daha klinik ve pratik üzerine bi eğitim almayı. 

    Hadi sağlık çalışanınıgeçelim, sokaktan geçen insana dönelim. Herkesin dilinde bir laf, hekimler devlette 30 40 bin para alıyor, aldıkları yetmedi mi, yata yata para kazanıyorlar???? 

    Kim yahu o hekimler? 

    Adamın fikri yok, zikri var.  Bekara karı boşamak kolay olurmuş. Çocuk oyuncağı geliyor herhalde millete. Biz sizin zora düşünce kapısında yatıp canınız sıkılınca stres atmalık kum torbanız değiliz.  Gün gelecek, hastanıza bakacak hekim bulamayacaksınız. Bulsanız da mesleğinin koşullarından usandığı için, nöbet ertesi olduğu için bu işi layıkıyla yapamayacak. 

    Bunu söylemeye utanıyorum, siz utanmıyorsunuz ama haset dolusunuz. Neyi kıskandığınızdan, mevcut durumumuzdan haberiniz bile yok ama kin dolusunuz.  

    Bizim maaşımıza dil uzatacağınıza, asgari ücretle kıyaslayacağınıza dönün de memleket niye bu hale düştü diye bi düşünün.

    Tiksiniyorum. Bu ülkeden, bu insanlardan, bu yıllarda türk olmaktan, bu koşullarda hekimlik yapacak olmaktan. Mesleğimden tiksinmiyorum ama koşullarımdan tiksiniyorum. İnsan yerine konulmuyorum.

     Allah da belamı versin,meslekteki şansımı önce amerikada sonra almanya'da deneyeceğim.  O da olmazsa gidip yurtdışında garson olurum, tuvalet temizlerim, yine de böyle ezdirmem kendimi.  Ne umutlarla kazandığım şu okuldan bu düşüncelerle mezun oldum. Emeği geçen herkesin hortumunu. 

    dün 03:45

    26305. Ailemden çok uzak bir yerde çalışıyorum. Çalıştığım ortamdan hiç ama hiç memnun değilim ama çabalamaya devam ediyorum edeceğim. Buralara gelmek için çok çalıştım. Çünkü hayallerim vardı. Ekonominin şu durumuyla tüm hayallerim suya düştü. Bırakın hayalleri maaşım anca kirama ve giderlerime yetiyor. O kadar üzgünüm ki. Hem bir sürü kötü şeye maruz kalıyorum, hem aile özlemi çekiyorum hem de kazandığım para anca günü kurtarmaya yetiyor.

    3 aralık 22:34

    26304. Dandik 1+1ler olmuş 3bin, aidatı faturası etti en az 4bin, ulaşıma gitse ayda 700-800, bir de yemek denen fizyolojik bir olayımız var, ben ayda 6 bin tl'mi sadece ve sadece hayatta kalmak için mi vereceģim? Bunun içinde kiyafet alisverisi yok, disari cikip bir çay kahve içeyimi yok,bir tiyatroya sinemaya gideyimi yok, o ay cikabilecek ekstra bir ödemesi yok.Yalnızca canlı olarak var olmak için ben bu kadar para mi vermek zorundayim?Ve bu parayi kazanmak için gençliğimi paralıyorum, gercekten yazıklar olsun

    3 aralık 21:19


    26303. O kadar profesyonel bir iş kadını oldum ki bütün günü masamda çalışırken ağlayarak geçiriyorum ve rimelim bile bozulmuyor, açık ofiste olmamıza rağmen kimse oturduğum yerde ölmek istediğimin farkında değil.

    İşin sırrı gözler dolunca göz kırpmamak ve mendili göz pınarına dayayıp biriken damlaları emmesini sağlamak.

    Sonra eve gidip evdeki zavallı insanlara durduk yere hönkürüyorum, onlar da haksız yere olay yarattığım için benden o kadar bıkıyorlar ki onlar da fark etmiyor :)

    öldüğümde de kimse fark etmeyecek, kimse eksikliğimi hissetmeyecek hatta bir kısmı rahatlayacak sanırım. Bu ferahlık ne biri cam mı açtı filan diyecekler.

    3 aralık 10:29

    26302. Dhy tamamlandı yazısını görmek için can atıyorum...

    3 aralık 08:33

    26301. Kendim ikinci üçüncü sınıf kalitesiz gıdalarla beslenmekle hiçbir sorunum yok ama kedilerime en iyisinden alamadığım için kendimi çok kötü ve suçlu hissediyorum.

    2 aralık 23:09