yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (100)
    • medya (8)

    100. bugün dolaptan aldığım bere elime ulaştı ve satıcı kendi el yazısıyla içine "güzel günlerde kullanmanız dileğiyle..." diye bir not bırakmış ve bunu görmek beni mutlu etti.

    bilmiyorum durumum aşırı vahim de bu kadar küçücük şeylerle mutlu olup, iyi hissedebiliyorum yoksa bu kadar küçük bir şeyle bunları hissedebilmek güzel bir şey mi?

    24 ocak 21:08

    99. geçen ay kuaförümden bir orkide aldım. daha önce kendisine hediye gelmiş 3 dallı bir orkideymiş ama caanım orkidenin dalları ağaç kabuğu gibi kupkuru kalmış. ben orkideyi gördüğümde heyecanla "youtube da orkideler için tüyolar gördüm. çiçekleri dökülen orkidemi videodaki gibi budayınca yandan dal verdi." falan deyince "al benimkini de götür ben bakamıyorum zaten" demişti. durur muyum aldım tabi :) dallar budamakla filan kurtulacak gibi değildi. dediğim gibi resmen ağaç kabuğu gibi olmuş. onları kestim önce. köklerinin çoğu fazla sulanmaktan çürümüş onları da temizledim. hatta yapraklarının da bazı yerlerini kesip toz zencefil sürdüm kestiğim yerlere. ta taaa nur topu gibi mini minnak bir dal geliyor! diğer tarafında da yeni taze bir hava kökü patlamış! çok mutlu oldum :) kendi orkidem de aldığımda tek dallıydı. çiçekleri birkaç ay durmuştu ama sonra kaçınılmaz bir şeklde döküldü tabi. üstelik ben orkideler konusunda pek bilgili değildim ona rağmen iyi durmuştu çiçekleri. neyse budayınca aynı dalın bir alt boğumundan dal verdiğini söylemiştim zaten. o orkidem de yeni bir dal verdi geçen ay. şuan iki dallı bir orkide oldu ve çiçekleri açmaya başladı :) bir tane de minik çift renkli bi orkidem var o canımı sıkıyor. şuan pek umut vaad etmiyor ama bakalım kısmet.. sabırla bekliyorum :)

    edit: buarada merak edenler için, ben haftada bir suluyorum ve bir hafta pirinç suyu (gizlinot: pilav yaparken pirinci yıkadığınız suyla da olur ama ben neredeyse hiç pirinç pilavı yapmadığım için pirinci biraz tavada kavurup sonra makinede toz haline getirip bir kavanozda saklıyorum. orkideleri sulayacağım zaman bi bardak kaynar suya bir yemek kaşığı bu tozdan ekleyip dinlendirip soğuyunca çiçeklere pay ediyorum üzerine de dinlendirilmiş su ilave edip süzüp kaldırıyorum) , bir hafta yumurta kabuğu (gizlinot: yumurtayı da omlet falan yapacağım zaman kabuklarını atmıyorum bir kase suyun içine atıyorum. zarlarından ayırmanız lazım çünkü. suyun içinde biraz bekleyince daha kolay ayrılıyor. zarlarını temizlediğiniz kabukları atmayın kuruduktan sonra bir kavanoza koyun çiçeklerinizi sulayacağınız zaman onları da toz haline getirin yine sıcak su ile karıştırıp dinlendirip süzüp kullanın. ) , bir hafta soğan sarımsak suyu (gizlinot: aslında sarımsağı hiç tek başına vermedim onu geçen hafta pirinç suyu verirken o suya ilave edip vermiştim. demek ki en etkilisi o olmuş. zaten en kolayı bence soğan veya sarımsak sonuçta her zaman elimizin altında bir tane iri bir diş sarımsağı rendeleyip sıcak suyla karıştırıp özünü alın süzün suyunu kullanın.) falan veriyorum. bi ara da muz kürü (gizlinot: muz kabuklarını bir kavanoza koyup üzerine geçecek şekilde dinlendirilmiş su ilave edip kapağı kapalı kavanozu bir gece bekletip ertesi günü süzüp suyunu veriyorsunuz. bence en zahmetlisi buydu. bi daha uygulamam sanırım bunu) uyguladım ama evdeki diğer çiçeklere de vermek gibi bir hata sakın yapmayın. sineklenme başladı evde asdfg güzelim telgraf çiçeğimi atmak zorunda kaldım bu yüzden. neyse ki hızlı uzayan çok arsız bir çiçek olduğu için birkaç sağlam dalını alıp yeniden köklendirmeye başladım. valla çok güzel orkide coşturan vitaminler de varmış bugün bir arkadaş linklerini paylaştı. ilgilenenlerle paylaşabilirim. şahsen ben şuan alabilecek durumda değilim o yüzden kendim yapıyorum birşeyler.

    ha bir de.. sulayıp suyu içinde bırakmayın sakın. o şeffaf saksıya delikler açın bir kaç tane yanlardan filan da. sulayıp süzüp kaldırın. suyun içinde durunca kökler çürüyor. kuaförümün yaptığı hata buydu. o yüzden çürümüş kökleri.

    ilgili medya:
    3
    17 ocak 15:08 17 ocak 15:40

    98. kedimin mırıldayarak koşa koşa yanıma gelmesi ve fıtı fıtı karnımı yoğurması. ne kadar mutsuz olursam olayım bütün derdimi tasamı unutuyorum...

    12 mart 2022 13:44


    97. bu aralar benim bıdıkları lazerle oynatırken şöyle bir yöntem izliyorum. kedili süslülere tavsiye edilir. (öncelikle kedi karşıdan size dönük pozisyonda duruyorsa lazeri yere daha dik açıyla tutmaya gayret edin ki gözüne gelmesin)

    benimkiler patisiyle lazeri tutmaya çalıştığında lazeri kapatıyorum ve onların lazer ışığını yakaladıklarını zannetmelerini sağlıyorum. bu şekilde deneyin çok mutlu oluyorlar badi badi patileriyle :)

    edit: ayrıca beni en çok güldürenlerden biri de kaygan zeminde koşarken patinaj çekmeleri asdfgh

    12 mart 2022 12:01 12 mart 2022 12:02

    96. kedimin kendini sevdirmek için avcuma kafasını yerleştirmesi... 

    bu anlar için yaşıyorum...

    27 nisan 2020 12:24

    95. an itibariyle (link: https://youtu.be/iTkvg0ffy7U şu) video. evcilleştirilmiş bir tilki kahkaha atıyor resmen (gizlinot: swh)

    27 nisan 2020 00:16

    94. ahh en son 18 ekim 2019da doldurulmuş başlık olduğunu eklemeden geçemeyeceğim. tam da benim yazacağım şeyi destekledi.

    azönce facebookta bir yakınımın yazdığı şey beni çok güldürdü sizlerle de paylaşmak istedim.

    "dünyanın 2020 versiyonu virüslü çıktı. silip yeniden yüklemek lazım"

    bi de geçen birisi şey demişti. "markette herkes makarna ve kolonyalara yüklenmiş ben 2 tane bira aldım bana bakıyorlar dedim mikrobu kırmak lazım" tabi bu 1 hafta 10 gün falan önce gördüğüm birşeydi.

    25 mart 2020 20:04


    93. Toplu taşımada gülen bebek, herkesin yüzünü güldürüyor bayılıyorum o ana

    18 ekim 2019 21:02

    92. Oğluşum bugün anneannesine geldi,bahçede tavukları gördü ilk defa gördüğü için ne diyeceğini bilemedi önce hovhov dedi hayır oğlum onlar havhav değil tavuk dedim "tabuk tabuk" diye dolanmaya başladı. :) dedesi gelince pencereden "dede burdayım" demeye çalışarak bağırdı sevinçten :) içeri geldiğinde de "tabuk gördüüm" diye anlatıyordu dedesine :) henüz 21 aylık olup bu kadar konuşmaya çalışması beni çok mutlu ediyor  :)

    19 nisan 2019 19:23

    91. alttaki dörtlük yüzümü güldürmüştür (gizlinot: swh)

    s e v i y o r u m a m a k i m i

    e n t a t l ı b i r i s i n i

    n a s ı l a n l a t a y ı m s a n a

    i m a m h a t i p l e r k a p a t ı l s ı n

    19 nisan 2019 08:26 19 nisan 2019 08:27