girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (514)
  • medya (5)

514. Sabah sosyal medyada gördüğüm, iğrenç küfürlü bir şarkı söyleyen teyzenin videosu :(

bugün 02:44

513. Kardeşim üniversite sınavına girecek. Ne zaman konusu açılsa "abla ben ne yapacam, ne yazsam? Bitse de rahatlasam." diyor ama sistem değişiyor sınav erteleniyor. Abla olarak içim acıyor. Onu belki de ilk defa bu sene bu kadar düşünceli ve sıkıntılı görüyorum. Yine aklima geldi öyle. Allah sınava girecek tüm öğrencilerin yardımcısı olsun.

dün 13:45

512. Keşke insanlar Cin olmadan adam çarpmaya çalışmasa çok salakça ve komik bi duruma düşüyorlar yazık acıyorum.

dün 12:31


511. 80 milyon kişiyiz. herkesten 5 tl toplasak malum şahısa versek, söz versek yargılanmayacaksın hiç diye acaba bizi bırakır mı? 

dün 09:18

510. "Yaz geliyor hadi zayiflayiiiin yoksa o bikinilere giremezsiniiiiiiz!!!11" mesaji veren saglikcilar var. Dusundukce sinirleniyorum. Ya sen nasil kilo verme isini guzellik algisina gore dayatabilirsin? Bu dayatmalar yuzunden gencecik insanlar sok diyetlere girip kalp krizinden hayatini kaybediyor. Dun yaza kac hafta kaldi farkinda misiniz diyen bi diyetisyen gordum. Ee evet farkindayim nolmus? Napsin mesela 40 kilo fazlasi olan insan? 5-6 haftada o bikiniye girmesi icin 40 kilo mu versin? 

Guzellik algisi dayatmalarina, bizi utopik bir kaliba sokmaya calisan her seyden midem bulaniyor. Kadin olmak ne zormus arkadas ya. 

dün 08:30

509. ders çalışmaya kpss den sonra başlamayı düşünüyorum herhalde. dur ya erken olur daha.

18 nisan 18:32

508. bence kadınlar hiç sorgu sual olmadan direkt cennet'e gitmeli.

her ay regl ağrısı çekiyoruz kafadan.

üstüne;

ağda,

doğum,

selülitlerle bitmek bilmez savaş...ve daha nicesi...

bence bu dünya'da gereğinden fazla çile çekiyoruz.

öldükten sonra bari biraz rahat edelim.

(evet sözlük,bildin. regl ağrısı ile boğuşup var oluş sancıları çekiyorum an itibariyle... )

17 nisan 23:42


507. bugün bir anda aklıma geldi, o kadar genç nüfuslu ülkeyiz, onca avantajı arasında anca instabloggır, yuğtubır, influğınsır tayfa bunun kaymağını yiyor. çocuklar ülke nüfusunun %23'ünü oluşturuyor, 30 milyon çocuk cepte. 15-24 yaş arası genç nüfus da ülkenin %16'sını oluşturuyor, hadi buradan da 16 milyon genç, etti mi toplamda 46 milyon 24 yaşaltı birey.

e sonra bakıyorum mesela 4-5 yıldır makeup işine kendini adamış toplamda 10 milyon nüfuslu isveç'ten çıkan bloggerın takipçisi hepi topu 25k'larda. (bkz: killer colours) bizim makyajdan anlamayan cansular falan 500k. duygu vs zaten 850k'ya yaklaşmış. hatta tv faktörünü de arkasına almış "oyunculuk" da yapan popi sahibi şahıslardan bahsetmeye bile gerek yok, handeler falan 7-8 milyon takipçiye ulaşmış. vay be.

genç nüfus diyince insan ne biliyim üretime, iş gücüne katılma falan bekliyor ki tuik'in verileri ortada.

ne diyeyim ilk kez türkiye'de doğmanın hayata 1-0 önde başlattığı bir alana şahit olmuş oluyoruz, çok sosyal medya annecim.

17 nisan 19:45

506. hiçbir zaman kimseye üstten bakan bir insan olmadım. hiçbir konuda asla bunu yapmadım. kimseyi küçük görüp, dalga geçme gafletinde bulunmadım. fakat çok yanlış anlaşılmaya müsait bir huyum var. benim iyi bildiğim bir şeyi bilmeyen varsa hemen sazan gibi atlayıp "bak şöyle yapılıyor." diye anlatmaya, öğretmeye, göstermeye başlarım. ben biliyorum ya bilmeyen birileri varsa mutaka onlar da öğrenmeli, ben o şeyi öğrenene kadar çok çektiysem onlar zorlanmasın hemen öğrensinler diye yine güya işlerini kolaylaştırmaya çalışıyorum. bu davranışım çeşitli yaş ve cinsiyet kategorilerinde çok güzel sonuçlar verse de kendilerine yapılmış bir "hakaret" gibi algılamak isteyen kişi sayısı da fazla. belki amacım değil ama o an ki vücut dilim veya ses tonum itici geliyor bilemiyorum. fakat niyetimin iyi olduğu kesin ve ben bu huyumdan vazgeçmek de istemiyorum.

hal böyleyken bazen ( hangi durumlar tam adını koyamıyorum, çünkü bazen memnuniyetle karşılıyorum) bilmem gerektiğini düşünüp de yanlış bildiğim bir şey ortaya çıktığında ve birisi de bana "bak şöyle yapacaksın" diye tıpkı benim gibi anlattığında "bazen" hem o kişiyi çok itici buluyorum hem de çok utanıyorum. neden bilmiyorum ki. bir de savunma mekanizmam devreye giriyor (ama bazen); aslında şöyle oldu da o yüzden, aslında biliyorum da falanca sebepten olmadı diye kendimce geçerli sebepler bulmaya çalışıyorum. aslında karşımdaki çok güzel bir şey yapıyor, eksik olduğum ve sürekli yanlış yaptığım şeyi düzeltiyor. ben ise o sırada doğrusunu öğrenmek yerine kendimi nasıl savunurum derdine düşüyorum.

ben de dahil insanlar kendisine bir şey öğreten insanlara karşı neden ön yargılı? "öğreteceğim" başlığı altında bilmeyen kişiye kendisini kötü hissettirecek davranışları olan, mimik ve jestleri ile, ses tonu ile kendimizi kötü hissettiren insanların varlığı mı buna sebep? hani okulda bile bazı hocalara soru sorduğumuzda bazıları "bunu bile bilmiyor musun?" bakışı atar da bazıları detaylı olarak anlatır. çürük elmaları ayırt etmek denir ya aynen öyle. biz aslında çürük elmaların yanında sağlamları da harcıyor olabiliriz.

17 nisan 11:22 17 nisan 11:31

505. Bu parasızlıkla nasıl oluyor da böyle lüks zevklere sahip olabiliyorum hiç bilmiyorum. Cebimde kalmış üç kuruş hala mmmmmhhhhh yarın sabah avokadolu tost, öğlen de porçini mantarlı parmesanlı kremalı güzel bi makarna yerim diyorum. Avokado, dışarıdan söylenen makarna ne kadar haberin var mı kendim????

16 nisan 22:04