yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (186)
    • medya (2)

    186. seri eksilensin diye başlık acılmış hadi hayırlısı

    14 ocak 03:57

    185. ben daha önce hiç high end marka ürün almadım. sephoradan iki ürünüm var sadece onu da indirimle almıştım. açıkçası high end ürünleri alan insanlara da hiç kötü gözle bakmadım, daha doğrusu hiçbir duygu beslemedim. benim almayış sebebim maddiyat, açıkçası yüksek kazançlarım olsa ben de önce high end markalara bakarım. aslında herkes için durum böyle. ben sanmıyorum öyle aylık ortalamanın üstünde bir geliri olup da, gidip drug store alışverişi yapacak birinin olduğunu. istisnalar illa ki vardır o ayrı. kedinin uzanamadığı ciğere murdar demesi gibi, çoğu kişi high end markalara ya da bu markalardan ürün alanlara laf atıyor ama ellerine imkan geçse ilk önce onlar gider koşup alırlar. ki bunda da hiçbir sakınca yok zaten gerçekten kaliteli bir ürünse fiyatını hak ediyordur ve paran varsa gider alırsın bu kadar basit.

    13 ocak 22:04

    184. (bkz: süslülerin hayata karşı nefreti)

    (bkz: seri eksilemek)

    13 ocak 17:36 13 ocak 17:40


    183. söylenecek bir sürü şey olan bir konu bence bu. bu platformda her iki uçta da duran bir sürü kişi vardır çünkü burası da toplumun küçük bir tezahürü. içeriğe bakmadan eksilemek, bu tarz platformlarda anonim oluştan alınan bir güçle rahatlıkla yapılabilen bir eylem sonuçta.

    high end meselesi farklı görüşler barındırabilir bu da çok doğal. herkesin her gider kalemine ayırdığı bütçenin aynı olması mümkün değil, bu kimseyi kötü/sığ vb. yapamaz, yapmamalı. kendime gelince içerik ve ihtiyaç temelli gitmeye çalışıyorum kozmetik konusunda. cüzi olması benim için önemli, ölçütüm maddi değil bu konuda. aradığımı bulabiliyorsam ne ala. sonuçta tüketim malı, kullanacaksın bitecek. sağlığa aykırı bir durum olmadığı müddetçe en uygunu başımın tacı. ben de puzzle , takı ve kitaba harcıyorum normalden fazla mesela.

    statü göstergesi olarak nitelendirilen çok tehlikeli ürün kalemleri var. kişiliği oturmuş yetişkin biri bütçesi doğrultusunda etikete bakmadan hareket edip bunu mesele etmeyebilir ama bu tarz platformlar kişiliği gelişme ve oluşma aşamasında olan genç ve ergenlerin de erişimine açık. bu nedenle herkesin daha hassas davranması daha güzel olabilir. harçlıkla geçinen , maddi durumu el vermeyen kişilere karşı duyarlı olunabilir, bu kişilikten ödün vermek olarak algılanmamalı. alın terinizle kazandığınız parayı nereye harcayacağınız sadece sizi ilgilendirir tabi ki ama sosyal adaletsizliğin çok yoğun olduğunu da unutmamalıyız gelir dağılımında makas çok açık. çakma ürün alma gibi sağlıksız meselelere doğru gidiyor konu sonra, bu çok tehlikeli.

    biz ne anlam yüklersek o olabilecek kavramlar bunlar. sözlükteki mac başlıklarına da normal üstü ilgi var mesela. drugstore ürünlere de okumadan eksi basanlar da mevcut. söylediklerim her iki taraf için de geçerli. uçta durmak değil ılımlı olmakta fayda var fikrimce.

    13 ocak 16:32

    182. Bizlerin orta halli olarak (gizlinot: Tabi orta hallilik de kime göre neye göre?) yaptığı alışverişler, aktiviteler, gittiği yerler, yediği yemekler de bir başkası için lüks belki. Yaşım ve kazancım arttıkça, aldığım şeylerin de kalitesi ile fiyatının arttığını fark ettim. Dolayısıyla Kimseyi bunun için yargılamam yargılayamam. Gelirim arttığında benim de isteklerim ve ulaşabildiklerimin skalasi genişler muhakkak. Bugün 2000 TL kazananın da 15000 TL kazananın da ay sonunda eline birşey kalmıyor olabilir çünkü yaşam kaliteniz ve harcamalariniz genelde gelirinizle doğru orantılı olarak artar. Birbirimizi kınamak yerine "sanane" ve "banane" demeyi öğrenince rahatlarız heralde. Ha görgüsüzlük ve göze sokmacılık başka tabi. Benim lüks tüketimden kastım kaliteli ve az öz tüketmek. Yoksa bir önceki süslüm tüketim çılgınlığı kısmına çok güzel değinmiş, imzamı atarım.

    12 ocak 22:48 12 ocak 22:49

    181. orta halli biriyim. gratis/watsons'ın ucuz markalarından, ara sıra ödül olarak nyx'ten alışveriş yapıyorum.

    açıkçası daha fazlasına alım gücü yeten insanlara karşı hiçbir duygu beslemiyorum. iyi veya kötü gerçekten umurumda değil. neden olsun ki? alan alabilir sonuçta, beni ilgilendirmez.

    eğer bir gün benden daha çok imkanı olan insanların hangi markadan alışveriş yaptıkları beni ilgilendirmeye başlarsa kendimi sorgularım, "niye bu kadar boş işler düşünüyorum ben, bunun bana bir faydası var mı, insanlığa bir faydası var mı, neden zararsız birşeyden dolayı sinirleniyorum?" derim. aynısını herkese öneririm

    beni ilgilendiren tek şey aşırı tüketim. gereksiz yere, keyfi bir şekilde tonlarca ürün alan, her indirimde alışveriş sepetini tıka basa dolduran insanlar beni, şahsen ilgilendiriyor. çünkü küresel ısınma diye bir gerçeklik var. evet, dünyevi kaynaklarımız sınırlı ve bu konuda acil birşeyler yapmamız gerekiyor.

    zengin, orta, fakir fark etmez, hepimizin bu açıdan bir sorumluluğu var, ve aşırı tüketim gördüğüm yerde insanları bilinçlendirme hakkını kendimde görüyorum. çünkü bu durum hepimizi ve gelecek nesillerimizi etkiliyor. onun dışında kimin hangi pahalı markadan alışveriş yaptığı zerre kadar umurumda değil.

    12 ocak 20:28

    180. high end markalar kadar high end markaların indirime girmesine de duyulan nefrettir. her markanın doğasında olması gereken pr ve marketing çalışmalarına, influencer, blogger vs iş birliklerine duyulan öfkeden bahsetmeme gerek bile yok zaten.  kısacası bu high end markalar ağzıyla kuş tutsa süslü sözlüğe yaranamazlar. asıl sorun bu markaları kullananlara duyulan nefrette bence. kaldı ki böyle şeyleri tabu haline getirmeyi de aşırı saçma buluyorum.(gizlinot: sene olmuş 2020, hala pahalı diye ürün yorumu eksilenmesi yani ne bileyim) en ucuz markayla da en pahalı markayla da çok güzel makyajlar, cilt bakımları yapılabiliyor.(gizlinot: yapan yapıyor yani çok da takılmamak lazım) keşke herkes istediği fondöteni, parfümü bütçesi etkilenmeden alabilse ama hayat.

    12 ocak 18:40


    179. Keşke sadece high end nefretiyle sınırla kalsa, yaşam tarzından, eğitiminden, statüsünden ve tabi ki maddi durumundan bile nefret ediliyor burada. Herkes hayata nasıl bu kadar dar bir pencereden bakıyor anlamıyorum. Zengin olsa buraya yazmazmış, hayır yazar vakti çoktur veya işi bitince biraz kafa dağıtıyordur emin olun imkansız değil. Nefret çok bariz her yerde kendini gösteriyor zaten var-yok tartışması oldukça gereksiz belki genç kızlar çoğunluktadır ondan oluyordur bunlar ama hayat böyle ne kadar erken kabul ederse herkes o kadar iyi, hayat adil değil ve olamaz. 

    12 ocak 18:01

    178. Gerçekten böyle bir şey var sözlükte. Sanırım bu kendi alamadığı şeyi başkası alınca doğan kıskançlıkla ilgili. şahsen alabilecek durumum olmasına rağmen cilt bakım ürünleri hariç high end kozmetik tercih etmiyorum. Açıkçası şu anki mevcut fiyatları vermek bana enayilik geliyor, sonuçta para kolay kazanılmıyor. Dermokozmetik ürünlere verdiğim paraya acımam ama örneğin kötü içerikli bir fondötene 250 lira para versem kalpten giderim herhalde.(gizlinot: Swh)

    Tabii bu demek değil ki kimse almasın. Herkesin tercihi farklı, bütçesi farklı. Kim ne istiyorsa onu kullanır.

    12 ocak 16:58

    177. Bu biraz sosyolojik ,sosyo ekonomik bir olay galiba. Elbette herkes en iyisini veya temizini almak istiyor. Ancak ülkemiz ekonomisinin geldiği durum da ortada.Özellikle taksitler varken biraz daha elimiz rahattı. Şunu unutmayalım hepimiz kendimize bakmayı seviyoruz iyisi kötüsüyle ve daha önemlisi bunu menfaatsiz yapıyoruz. Dikkat ediyorum çekiliş kazanan süslülerimiz bile hemen yorum yapmıyor denemeden incelemeden.Burası en pahalısından en düşüğüne gerçek bir yorum platformu. Eksilenme olayını gerçekten ben de anlayamıyorum. İnce eleyip sık dokunan bir platformda ,bazen niye eksi alıyorum demiyor değilim. Ben kıskançlık olayına da inanmak istemem, Bu bloggerlar instagrammerler da bizi buna teşvik ediyor olabilir bazen. Uzatmak istemem burası aile ortamı gibi olduğu için en iyisini de en kötüsünü de menfaat yaşamadan devam ettiği için saygı duyulması gereken bir sözlüktür süslü ailem.

    12 ocak 15:42