girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1231)
  • medya (2)

1231. aslında son izlediğim (gbkz: mr. nobody)

arkadaşımla beraber başlamıştık. film çok uzundu arkadaşımın ilgisini çekmediği için yarıda kestik dün devam edip bitirdim. son film bu sayılır o yüzden. güzel filmdi. konusu tahmin ettiğimiz gibiymiş.

kesintisiz başlayıp bitirdiğim son film ise (gbkz: mother!)

enteresan bi filmdi. spoiler vermek istemiyorum. izlemezseniz bişey kaybetmezsiniz ama fena değildi.

16 nisan 15:21 16 nisan 17:23

1230. Kaybedenler kulübü yolda.

Yaanii ben çok beğenmedim açıkçası, gidecek başka film bulamayınca gitmiştim zaten. Oyunculara veya yapıma lafım yok ama vasat ve gereksiz geldi, ne bileyim. Sadece sarp akkaya ve rıza kocaoğlu sahnelerinden zevk aldım,o kadar.

16 nisan 15:19

1229. Dün yalnizliktan yapacak bisey bulamayip Torium’a taytim spor ayakkabilarim ve sapkamla sifir makyaj gidip Pacific Rim Uprising’i izledim. İlkinden asla haberdar olmayip televizyonda denk geldigim bir filmdi ama ikincisini de oldukca sevdim. Kafam dagildi en azindan, transformers ne bileyim iron man gibi filmleri severseniz pacific rim’de tam size gore. Oldukca keyif aldim size de onermek istedim.

16 nisan 13:18


1228. (link: http://www.imdb.com/title/tt6644200/ sessiz bir yer) ismiyle gösterime giren, (gbkz: the office) severlerin yakından tanıdığı john krasinski'nin yazımına katkıda bulunduğu, yönettiği ve güzel,yetenekli eşi emily blunt'ı da oynattığı, harika bir gerilim filmini izledim. 2. kısım gerilimden yerimde duramadım, dram noktasında da çok başarılıydı, beni bayağı ağlattı. oldukça iyi bir iş olmuş, gerilim, bilim kurgu ve dram severler gitsinler bu filme. konusunu hiç bilmeden, hiç fragman izlemeden sadece iyi bir gerilim filmi duyumuyla gittim, bence siz de öyle yapın.

16 nisan 12:36

1227. *kelebekler

aşırı kaliteli bir prodüksiyon değil ama sıcak ve samimi bir film.

güldürüyor gerçekten

14 nisan 12:04

1226. (gbkz: three billboards outside ebbing missouri): bu yılın oscar adayları arasında en beğendim film oldu ama yine de vurucu değildi benim için.

(gbkz: the shape of water): bu filmin en çok atmosferini beğendim amelie'yi anımsattı bana.

(gbkz: darkest hour): her ne kadar the crown'dan john lithgow'u winston churchill olarak görmeye alışmış olsam da garry oldman müthiş bir şekilde churchill'e hayat vermiş. yakın avrupa tarihine ilgim olduğu için filmin konusu çekti beni. dunkirk'in pratik kısmını gördükten sonra teorik kısmını ayrı bir filmde izlemek güzel oldu.

(gbkz: grand budapest hotel): çok keyifli bir filmdi, bayılıyorum (link: https://mrspeabodyinvestigates.files.wordpress.com/2014/04/the-grand-budapest-hotel-wes-anderson-01-personnages.jpg bu) atmosfere.

(gbkz: danny the dog (unleashed)): oldukça dokunaklı bir film, izleyene kadar uzak doğu dövüş filmi sanıyordum alakası yokmuş.

(gbkz: green street holigans) 1: futbol, holiganlık ve şiddet konulu bir film. üçünden de hoşlanmadığım halde çok seviyorum bu filmi, 3. kez izledim. elijah wood ve charlie hunnam yan yana rüya takım resmen.

13 nisan 23:02

1225. mother! imdb:6.7 

başrolde jennifer lawrence ve javier bardem yer alıyor. film yaklaşık 2 saat ve oldukça stresli, adeta baştan sona kadar geriliyorsunuz. fazlaca hristiyan kavramlar içeriyor.

işin içinde aronofsky olunca beklenti yükseliyor tabi ama ben bazı diğer filmleri kadar başarılı bulamadım. (gizlinot: black swan) (gizlinot: requiem for a dream) fakat jennifer lawrence seven biri olarak sıkıntıya gerilime gelebiliyorsanız tavsiye ederim. 

13 nisan 22:40


1224. inception başlığına yazamadım içimde kaldı, başlık açamadım ben de buraya yazıyorum.

inception. 10/10

yıllar sonra tekrar izlemişken taze taze fikirlerimi yazmak istedim.

öncelikle, izlememiş olanların en kısa zamanda sakin bir kafayla izlemelerini öneririm diyerek sözlerime başlıyorum.

christopher nolan üstadın 2010 yapımı; içinde (gbkz: tom hardy), (gbkz: leonardo dicaprio), (gbkz: ellen page), (gbkz: cillian murphy), (gbkz: joseph gordon-levitt) (gbkz: marion cotillard) (gizlinot: yazarken yoruldum) gibi birbirinden başarılı oyuncuların rol aldığı; şimdiye kadar hiç duyulmamış tarzda bir hikayeyi bizlere aktardığı, aşmış sinema filmidir.

tanımı da yaptıktan sonra yardırabilirim. öncelikle itiraf etmeliyim ilk izlediğimde 14 yaşındaydım bir halt anlamadım. tamam bir leonardo dicaprio var tanıdığım, o cepte. ama ne yönetmenin ismini duymuşum ne diğer oyunculardan haberdarım. dümdüz izledim filmi(gizlinot: lisede bir hocamız derste izletmişti tüm sınıfa) sonra arkadaş ortamlarında birkaç kez daha izledim her seferinde tekrar hayran kaldım. long live the nolan.

kısa bir özet geçeyim filmi hatırlayalım. başrolümüz cobb bir rüya hırsızıdır. bir şekilde insanların rüyalarına/bilinç altlarına dalar ve oralarda casusluk yaparak patronunun istediği bilgileri toplar. rüyalar aynı bildiğimiz gibi. yani biz bir rüya görürken saatler geçiyormuş gibi hissederiz ama aslında birkaç dakika bile geçmemiştir işte bu zamandan yararlanarak çok rahat bir şekilde insanların rüyalarında dolaşır cobb.

bir rüya gezgininin rüyada mı gerçek hayatta mı olduğunu anlamasına yarayan totem denilen herkesin kendine özgü oluşturduğu küçük bir cisim vardır, bu eğer çevrildiğinde/dokunulduğunda devrilirse bu demektir ki gerçek hayattasınız; eğer devrilmez dönmeye devam ederse geçmiş olsun rüyalar alemindesiniz.

daha önceden yaptığı rüya içinde rüya gördüğü yolculuklarında(gizlinot: ki bu çok çok riskli bir şeydir, arafa düşme olasılığı yüksektir) acı bir şekilde karısını kaybetmiştir. karısı senelerce rüyalarda yaşadıktan sonra gerçek yaşama döndüklerinde bunu kabul edemez ve uyanabilmek için kendini öldürür. cobb'ın karısı kendini öldürmeden önce avukatına bir mektup yazarak kocasının onu ölümle tehdit ettiğini söyler böylece kadın öldükten sonra cobb artık bir cinayet zanlısı olmuştur, çocuklarını bile göremez devamlı bir kaçış halindedir.

en son patronu buna bambaşka bir görev verir, o da "inception" yani fikir ekme(gizlinot: filmin türkçesi neden başlangıç hala anlamış değilim). patronunun söylediği kişinin zihninin derinliklerine dalarak bu sefer fikir çalmak değil fikir ekmek zorundadır. bu görevi yerine getirdiği zaman onun üzerindeki bütün suçlamaları kaldırabileceğini ve çocuklarına kavuşabileceğini söyler patronu. o da bu görevi kabul eder ve ekibini kurarak rüyalara dalmaya başlar ve olaylar gelişir... demek isterdim ama pek öyle olmuyor. başlarına beklenmedik pek çok iş geliyor, pek çok kez ölümle burun buruna geliyorlar. en sonunda görevi başarıyla tamamlayıp evine dönüyor cobb, çocuklarına kavuşuyor.

filmin en havada kalan noktası tabii ki son sahnesi: totem devrildi mi devrilmedi mi. bunu ben de çok merak ettim ama deli gibi araştırmadım, gerçekliğe dönmüştür ya yazık deyip geçtim. ama sağdan soldan da duyduğum bir şey vardı o da şu: cobb bütün rüyalarında alyans takıyor çünkü o rüyalarda karısı hala hayatta ve beraberler. ama gerçeklikte hiçbir zaman alyans takmıyor bunu sahneleri izlerken çok net görebiliyoruz. üşenmedim sırf bunu kendim takip edebilmek filmi baştan izledim gerçekten de öyle. yani cobb şu an bir yerlerde çocuklarıyla beraber ve bu beni istemsiz bir şekilde mutlu ediyor.

filmin en hoşuma giden yeri daha doğrusu oldukça düşündürücü bulduğum yeri gerçek hayatı rüyalarda yaşayan insanlardı. bir oda dolusu insan hepsi uyutulmuş ve rüya görüyorlar; o rüyaların gerçek olduğunu sanıyorlar gerçeklik algıları değişmiş. burası beni çok ürpertmişti.

not: şimdiye kadar yazdığım en uzun girdi bu oldu sanırım. daha üzerine söylenecek çok şey var. kesinlikle insanın beynini mikserden geçiren bir film. her sahneyi nefesimi tutarak izledim ilk kez izlemememe rağmen. mutlaka mutlaka mutlaka izleyin. çok uzattım buraya kadar okuyanlara teşekkür ederim.

13 nisan 21:41 13 nisan 21:48

1223. Shape of water

Konusu güzeldi, hem fantastik hem de dönem filmi olması güzeldi, oyunculuklar güzeldi ama sadece bu kadar. Sonuna kadar izledim ama sıkıldım. Aradaki bazı sahneler birazcık gereksizdi. Sanki film kısa gelmiş de bunları da koyalım demişler gibi. Ama her şeye rağmen ressam adamın kalbimdeki yeri ayrı

11 nisan 23:04

1222. -Lion

Konusunu uzun uzun anlatmayacağım. Sadece izleyin. Pişman olmazsınız

11 nisan 18:31