yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (2168)
    • medya (7)

    2168. tue old guard.

    charlize theron'a düştük yine.

    bugün 15:30

    2167. Bu haftasonu filmlerle geçti. İzlediğim üç filmi de yazmak istedim. 

    "Suspiria 2018"

    1977 (ya da 1979) yapımı kült korku filminin remake'i. Başrolde fifty shades of gray'den bildiğimiz Dakotacığımız da var. Orjinal suspiria'yı izlemedim, çoğunluk orjinal filmden saptığı için hiç beğenmemiş. Ben o karanlık yapısını, karlar altında Berlin temasını, cadılık tedirginliğini çok sevdim. Rahatsız olabileceğiniz bedensel görüntüler içeriyor, uyarayım. Filmin başlarında bir beden deformasyon sahnesi var aman allahım canınızdan can koparıyor sanki. Çok başarılı. Sonunu sevmedim lakin belirteyim. 

    Bu filmi hiçbir olatformda bulamadım illegal sitelerden izledim. Uzun da bir film olduğu için beni yordu. 

    It follows 

    Netflix'te var, güzel haber. Bunu çok sevdim. Her şeyiyle tam bir gerilim filmi. Çok bssit bir şey ile tüylerinizi diken diken ediyor. Konusunu da ben ilginç buldum. Lakin film durum anlatısı gibi. Olayın gizemi çözülmüyor ya da sona ermiyor. Benim öyle içim rahat etmez havada kalmasın derseniz önermem ama ben sevdim. 1.5 saatlik filmi 40 dakikalık dizi bölümü izler gibi izledim. 

    The vvitch

    Bu da netflix'te var. Ne zamandır da izliyim diyordum. Suspiria'dan sonra bir cadı merakı gelince açtım. Bunu çok sevmedim. Çok rahatsız edici bir film, korku filmi kategorisinde bakarsak başarılı. Çok korkuttuğu birkaç sahne oldu. Korku filmi severseniz bir bakın derim. 

    dün 23:46

    2166. "Tenet"

    Sanırım izlediğim en iyi filmler arasına girdi. Yorumlara baktım, bu filmi seven çok sevmiş sevmeyense hiç sevmemiş arasını göremedim. Filmin başında adaptasyon sorunu yaşasam da uzun zamandır izlediğim farklı ve güzel bir film oldu benim için. Film bittikten sonra çoğu şey kafamda oturmadı bu sebeple araştırma yaparak oturtabildim ve daha çok şaşırmama sebep oldu. Zaman yolculuğu olan filmleri hep sevmişimdir.

    dün 23:18


    2165. the danish girl. çıktığı zaman çok ses getirmesine rağmen niye bu kadar geç izledim diye kendime kızıyorum şu an. mutlaka izleyin beni çok duygulandırdı.

    dün 17:44

    2164. 1976 model bir arzu film yapımı ''öyle olsun''. ayşen gruda'nın meşhur ''hello çıldır'' ve ''idealim yok, televizyonun taksidi bitsin onu da alacağım'' (link: https://www.youtube.com/watch?v=NpHZ32NJKWo replikleri)nin olduğu film aynı zamanda. tarık akan'ın kazanovayı oynadığı filmleri (gizlinot: ah nerede, yalancı yarim, tatlı dillim) sevemiyorum. internette okuduğum yorumlarda herkes filmi çok sevmiş ama ben (gizlinot: ayşen gruda'yla şevket altuğ'un sahneleri ve güreş sahnesi dışında) rahatsız olarak izledim. film boyunca yapacağını yapıyor, romantik bir sonla da seyirciye mutlu son yutturuluyor gibi hissediyorum. bu filmde de dürüst gazetecilikten bahseden kepçe, tanımadığı bir kadına, kadının babasına gıcık olduğu için iftira atmakta beis görmüyor. özür dilemek, tekzip yayınlamak aklına bile gelmiyor ve yanlışa yanlışla devam ediyor. (gizlinot: zaten şurasını da anlayamadım. ferit'le alev yakalansa bile, dava daha önce yapılmış haberi kapsar. orada iftira olan şey alev'in aile dostları olan adamla ilişkisi olduğunun iddia edilmesi değil mi? klasik yeşilçam işte.) ayşe'nin duygularıyla oynayarak onunla evleniyor, uludağ'da karşılaştıklarında alev'i zengin kızı diye aşağılıyor, sonra kıza aşık olduğu için gazetenin kapanmasını göze alarak kahramanlık yapıyor. aşağılık kompleksi temelli bir fakir edebiyatı da cabası. alev'in cinsiyetçi replikleri (gizlinot: evde kalıp kokuşmayacağım ya, çay demlemek erkeğin işi değildir vb. dönemine göre normal olabilir, kötü niyet olmayabilir ancak bugünün gözüyle izleyince rahatsız ediyor haliyle.) bu duruma tüy dikiyor. duyar kasasım tuttu bugün kusura bakmayın. (gizlinot: her türlü gideri olan bir film, sıkmadan izletiyor kendini, oyunculara çekimlere laf yok ama yazdığım bu noktalar beni rahatsız etti.)

    gereksiz bir iki bilgi: alev karakterini canlandıran müjde ar'ın annesi aysel gürel'i ayşe'nin annesi rolünde genç haliyle izleyebilirsiniz. ferit'in evi ah nerede'deki evken, alev'lerin evi en son acele koca aranıyor filminde gördüğüm meşhur ev.

    dün 16:58 dün 16:59

    2163. Nocturne

    Prime video' da gördüm dün gece bugün izledim. beğendim biraz aslında ama Bir gerilim filminde daha fazla korku unsuru görmeye alışmışım heralde çok etkilemedi beni.

    dün 13:29

    2162. comme un chef, 2012 yapımı bir fransız komedi filmi. dilimize ''şeflerin savaşı'' diye çevrilmiş ama kötü bir çeviri olmuş bence. hiçbir işte tutunamayan ve sevgilisi hamile olan çokbilmiş bir aşçının yolu, yozlaşmış modern düzene karşı direnen bir şef alexandre lagarde ile kesişir ve olaylar gelişir. filmin süresi çok kısa ancak bunun hem avantajı var, hem dezavantajı. film sizin sıkılmanıza imkan vermeden bitiyor, derdini hızlıca anlatıp sizi bırakıyor. ancak bazı olaylar çok hızlı gerçekleşiyor ve bu filmin etkileyiciliğini düşürüyor. patronun oğlunun karakter gelişimi o kadar hızlı gerçekleşti ki mesela, ne ara niye değişti pek anlayamadık. baba-kız ilişkisinin anlatıldığı bir film izlemek isteyen olursa bu filmde o da mevcut. kadroda meşhur oyuncu kontenjanından jean reno var, michael youn iyi bir komedi aktörü ve filmi sırtlamış. gönül rahatlığıyla izleyebilirsiniz, çok tatlı bir film.

    dün 11:57


    2161. I care a lot: çok bir şey beklemeden vakit geçirmek için izlenecek güzel bir film bence. Filmi izlettiren kesinlikle marla grayson karakterini oynayan rosamund pike. 

    Spoiler: sonunda keşke hukuki yollarla hakettiğini bulsaydı...

    24 şubat 17:33

    2160. 14 şubattan beri sosyal medya detoksuna girmiştim o yüzden sıkıldıkça film izledim. (gizlinot: hayır hayır 14 şubatta kimse yazmadığı için değil sadece bir tesadüf swh)

    Netflix'te:

    -El Bar

    -Contratiempo

    -i care a lot

    Neflix'te olmayanlar:

    -The girl on the train

    -La habitación de Fermat

    -El cuerpo

    -Los ojos de Julia(gizlinot: Evet ispanyol sineması ve Oriol Paulo ile kafayı bozdum)

    Hepsi iyi filmlerdi. Ama favorim Contratiempo oldu diyebilirim.

    24 şubat 13:48

    2159. -savaş vadisi: savaş filmleri pek tarzım değil açıkçası ama bir sahnesinden bile sıkılmadan izledim. yaşanmış bir hikayeyi anlatıyor. konusu: ''tek bir kurşun sıkmadan 75'e yakın kişiyi kurtaran kahramanın hikayesini ele alıyor.'' beni çok etkileyen filmlerden biri oldu

    -ı care a lot: 2 saatim çöp oldu diyebiliriz. ilk 35-40 dakikası güzeldi sonrası aşırı saçmaydı ya. izlemeye değmez bence

    24 şubat 01:04