sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (190)
  • medya (1)

190. Geçen hafta “Klasikler Haftası” kapsamında dünyaca ünlü klasik eserler Ankara’da sahnelendi. Ben de “Windsor’un Şen Kadınları”, “Fareler ve İnsanlar” ve “Elektra” isimi oyunları izledim. Üçü de turneyle gelmiş oyunlar.

-Windsor’un Şen Kadınları/William Shakespeare

Antalya DT oyunu. Antalya DT’nu daha önce iki oyun ile (gizlinot: İbiş’in Rüyası ve Zümrüdüanka) yine Ankara turnelerinde izlemiştim ve o zaman da çok sevmiştim. 3/3 yüksek beğeni oranıyla Antalya DT ekibine hayran olduğumu söyleyebilirim.

Windsor’un Şen Kadınları modern sitcomun öncesi olarak adlandırılıyormuş. Daha önce hiçbir tiyatrodan bu denli keyif almamıştım. Konu zaten keyifli ve komik. Dialoglar yerel bir formata sokulmuş. Yani karakterler, mekan ve isimler Shakespeare’in ama dialoglar sanki olaylar günümüzde anadoluda yaşanıyormuş gibi. Bunun yanısıra oyuna Ankara ile ilgili espriler eklemişler, söyledikleri şarkılarda ankara’da olduklarını belirtiyorlar; bunlar da çok hoşuma giden detaylardı. Oyun esnasında olay örgüsü kesilip oyuncular birbirlerine laf atıyorlar, şakalar yapıyorlar. Özetle Şarkılı danslı esprili çok keyifli bir oyun.

Oyuncuların hepsi erkek ve çoğu oyuncu birden fazla karakteri canlandırıyor, bu karakterlerin bazıları kadın. Yani bir oyuncu hem kadın hem erkek rolünde yer alabiliyor, hatta bazen oyuncular sahnede kostüm ve rol değiştirebiliyor. Kostüm ve kadın rolündeki erkek oyuncuların saç ve makyajlarını da oldukça beğendim. Antalya DT ekibinin hayranı olduğumu zaten belirtmiştim (gizlinot: Özellikle Remzi Kürşad Süren ve Ömer Alper İzci isimli oyuncuları çok beğeniyorum.) , bu oyunda bir de Selim Bayraktar (gizlinot: namı-diğer Edip öğretmen J) yer alıyor. Kendisinin yeteneğine söylenecek sözüm zaten yok fakat müziğe de yeteneğinin olduğunu görmüş oldum. Başta Selim Bayraktar olmak üzere tüm oyuncular eğlendiklerini hissettirdiler ve seyirciyi eğlendirdiler.

Keşke oyun Stüdyo Sahne’de değil daha çok kapasiteli bir salonda olsaydı ve daha çok kişi izleyebilseydi.

-Fareler ve İnsanlar/John Steinbeck

Adana DT oyunu. En çok etkilendiğim romanlardan birisidir zaten Fareler ve İnsanlar. Beğenmeme ihtimalim zaten yoktu. Oyuncular (gizlinot: Özellikle Lennie rolüyle Barış Özkan) çok başarılıydı. Dekorlar çok emek verilmiş ve çok güzeldi. Bir de Şeker isminde dünya tatlısı bir oyuncusu vardı ki, çıt çıkmayan salondan Şekerin sahneye girişiyle kendini engelleyemenlerin “yaa”,”ay çok tatlı” sesleri yükseldi.

Bu oyunla ilgili olumsuz eleştirilerim ise şöyle: Öncelikle silah sesleri ani ve yüksek olduğuyla ilgili bir uyarı göremedim, bu uyarının bulunması gerektiğini düşünüyorum. (gizlinot: hamile, yaşlı, kalp hastaları için biraz tedirgin edici olabilir) İkincisi, oyunun çevirisi benden dublajlı film izliyorum etkisi yarattı. Acaba biraz daha farklı bir çeviri olsa daha iyi olur muydu diye düşündürdü. Üçüncüsü ise, salonun ışıklandırması. O kadar loştu ki (arada ve oyun başlamadan önce) yerlerimizi zor bulduk, ki tiyatro görevlisi hanımlar da bunun kendileri için zor olduğu, seyircileri yerleştirirken zorlandıklarını birine söylerlerken duydum

-Elektra/Sophokles

İstanbul DT oyunu. Elektra rolünde Özlem Öçalmaz’ı çok başarılı buldum. Nuri Harun Ateş’i ise bu oyunla tanıdım ve tanıdığım için çok mutlu oldum. Nasıl bir ses. Kıyafetler saç/makyaj da çok iyiydi fakat genel olarak oyunu çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Sebepleri ise şöyle: oyun 1 saat 50 dk ve tek perde. Ben bazı yerlerde oyundan kopmaya başladım, biraz daha kısa tutulsaydı veya iki perde yapılsaydı daha çok severdim. Bunun yanı sıra dekor yoktu, sadece bir platform vardı ve platformun iki kenarı kapalıydı. Ön sıra köşelerde oturanlar (gizlinot: mesela ben) için sahnenin bir kısmı yoktu yani. Muhtemelen turne olduğu için, Akün sahnesine uyarlanmamış. Dekorun zayıflığına da anlam veremedim. O güzel kostümler saçlar bence yarım kalmıştı.

dün 11:51

189. kürk mantolu madonna. fecaatti, parama ve zamanıma acıyorum. devlet tiyatrosunda bir şey bulamayıp özel tiyatrolara yönelmeyi düşünenlere tavsiye etmiyorum.

edit: ekşi sözlükteki "istanbul tiyatro topluluğu" başlığını şimdi okudum. keşke bunu bilet almadan önce yapsaymışım, başrol oyuncusunun twitter hesabından ne kadar terbiyesiz bir adam olduğu belli oluyor. bunlar da sanatçı diye geçiniyor, nitelikli dolandırıcılık yaptıkları.

19 ocak 20:18 19 ocak 20:44

188. “Gökkuşağının Altında” adlı bir çocuk tiyatrosu. 

Düzenli olarak ( haftada bir ) tiyatroya gidiyorum oğlumla birlikte. İşin garip kısmı şu; inanılmaz heyecan duyuyorum ve çocuklarla birlikte regrese oluyorum onlarla birlikte eğleniyor, gülüyor, tiyatroculara hayran hayran bakıyorum. Yetişkin tiyatrosuna gidemiyor olmak rahatsız etmiyor. Aksine oğlumun çocukluğu ile kendi çocukluğumu da yeniden inşa ettiğimi, içeride bir şeylerin onarıldığını hissediyorum ve tiyatro bunun için harikulade bir araç.. 

17 ocak 23:58

187. İstanbul şehir tiyatroları Reşat Nuri sahnesi'nde "matruşka" adlı oyunu izledim. 65 dakikalık tek perde bir oyun. Kadın erkek ilişkilerini anlatan, klişeleri yüzümüze vuran bir oyundu. Tavsiye ederim.

17 ocak 14:25

186. Dün akşam ankara cüneyt gökçer sahnesi'nde, turneye gelen adana devlet tiyatrosu oyuncularından john steinbeck'in fareler ve insanlar'ını izledim.

gerçekten çok sevdiğim, beğendiğim bir oyun oldu. Kitabı daha önce okumuş olmama rağmen; replikler, cümleler bazı yerlerde kitapla bire bir aynı olmasına rağmen oyunu final sahnesine kadar heyecanla ve ilgiyle izledim. Oyun hakkındaki tek eleştirim, müziklerin daha kısık sesle yayınlanması olabilir, çünkü Cüneyt Gökçer Sahnesi gibi küçük sahnelerde ses kötü akustikle birleşince telli/üflemeli çalgıların baskın olduğu müzikler rahatsız edici olabiliyor. Bunun haricinde her şey çok güzeldi. Özellikle oyunun "sürpriz oyuncusu" çok sevimliydi. Reji bu oyuncuyu kadroya dahil ederek çok güzel bir detay yakalamış bence, çok hoşuma gitti.

Tüm oyuncuları performanslarından ötürü tüm ekibi ise bize izlettikleri keyifli performanstan ötürü can-ı gönülden tebrik ediyorum. Oyuna genel puanım 9/10.

17 ocak 10:02 17 ocak 10:19

185. dün akşam ankara cermodern'de sermet Yeşil'in tek kişilik performansı ile kör baykuş'u izledim.

Tek kişilik bir oyuna göre oldukça başarılı bulduğum, Sermet Yeşil'in oyunculuğuna eleştiride dahi bulunamayacağım (gerçekten müthişti), çok keyif aldığım bir oyun oldu. Müzikler, kukla ve perde oyunu kullanımı çok güzel olmuş; sadece anlatım tekniği kullanılarak seyircinin bunaltılması bu şekilde önlenmiş bence. Kitaptan cümlelerin ve duyguların birebir yansıtılmasını da beğendim ama kitaptaki çok önemli bir konunun, önemli bir unsurun oyuna yansıtılmaması sebebiyle kitabı hiç okumayan bir kişi, bence izlerken bu performanstan aynı keyfi almayabilir. Bundan ötürü, kitabı önceden okumuş olarak gitmenizi tavsiye ederim. Oyunda katkısı geçen tüm ekibin ellerine, emeklerine sağlık diyorum. Oyuna genel puanım 8/10.

16 ocak 10:24

184. cimri.. ankara devlet tiyatrosu

gayet keyifliydi

11 ocak 09:35

183. dünyada karşılaşmış gibi- krek

bilet bulabilen herkese gitmesini tavsiye edebilirim. çok farklı bir deneyim yaşatıyor.

metin iyi, oyunculuklar şahane. özellikle öner erkan'ın performansı takdire değer. hatta bu oyun ile ödül bile alabilir, hakkıdır. fikir çok ilginç ama yazarsam heyecanı kaçabilir. bu nedenle spoiler uyarısı veriyorum.

------spoiler ihtimali ---------

krek'in oyunlarında sahnede bir cam vardır ve oyuncular bu camın arkasında oynar. onları duymak için seyircilere kulaklık verilir. böylece diğer oyunlarda olmadığı gibi nefes vb. küçük sesleri de duyabilirsiniz.

bu oyunda biraz daha farklı bir şey denemişler. yine cam ve kulaklık var ama seyircileri ikiye bölüp iki farklı kapıdan alıyorlar. iki grup farklı sahneleri görüyor ve ilk perdede farklı oyunları izliyor. ikinci perde de yer değiştiriliyor ve gruplar izlemedikleri diğer sahnedeki oyunu izliyor. ancak oyunlar eş zamanlı ve iç içe geçmiş durumda. sahneler arasında da geçişler oluyor.

-------spoiler ihtimali----------

10 ocak 21:27 10 ocak 21:40

182. Fosforlu Cevriye.

10 ocak 14:14

181. Gercek.neslihan yeldan, levent uzumcu, ozge ozder ve kubilay tuncer oynuyo.2 cift ve birbirleri arasindaki degisik iliski.. ben cok begendim, hos ve bikac laf sokmasi disinda cok abarti komik bi yanini gormedim. Bunu soyluyorum cunku tiyatroda sanki hayatinda ilk defa espri duymus gibi gulen 2 kisi vardi ve gulduklere seyler o kadar basit dialogtu ki.ama iyi ki gitmisim dedirtti yine.

10 ocak 10:39 10 ocak 17:51