girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (519)
  • medya (2)

519. Anne o baklavayı yeme.

2 saat önce

518. İnstagram feministleri midemi bulandırıyor. Ya biz regl olunca düğün yapıyorlar mıığ diye ortalıkta gezinen, bayan değil kadın diye bir tarafını yırtan ama tek hayali evlenip çocuk yapmak ve koca parası yemek olan, tek derdi çeyizime ne renk yemek takımı alsam olan herkesi bir çukura atıp yakmak istiyorum.

Edit: Ben feminizim midemi bulandırıyor demedim, feminizim böyle olmuyor dedim. Ama bakıyorum ki sözlük instagram feministi doluymuş.

2 saat önce 2 saat önce

517. cevizli ev baklavası dünyanın en abartılmış yiyeceği olabilir... şimdi yine bayram da geldi, ağır şerbetli ev baklavalarını ısrarla yedirmeye çalışan ev sahiplerine hiç hazır değilim.

bugün 12:30


516. Zaten hayatları çoğumuza göre çok daha yolunda giden insanların her gün instagramda orda burda yok evrene olumlu mesaj yok efendim kötü olaylara bile iyi pencereden bak onda bile güzel şeyler gör edebiyatından gerçekten çok sıkıldım. 

Zaten üç aydır tatildesin canını sıkan en büyük şey güneş lekelerin falan ve her sabah kahveni ve denizi arkana alarak attığın "pozitif vibes" nutukları gerçekten çok itici oluyor ve bir çoğumuzun ilgisini çekmiyor.

bugün 11:48

515. sinirli hayvanseverler beni deli ediyor.

evimde dört yavru, üç yetişkin yedi tane kedi var. bahçemde bir tane istismar kurbanı köpek. hepsi çok zor durumlardan kurtarılmış yavrucaklar ve kimsenin istemediği çocuklar. bunun dışında kapımda beslediğim bir sürü kedi ve köpegim var, hepsi isimlerini bilir ve beni tanırlar. ayrıca birçok hayvana da geçici yuva oldum, nakil desteği verdim vesaire.

tipik bir hayvanseverim. onların mutluluğu benim için çok önemli çünkü başlarına neler geldiğini anlatamıyor ve yardım isteyemiyorlar. bazı tipler var, sosyal medyada falan görüyorum aman yarabbi. özellikle hayvan sahiplendirme sayfalarında insanlar çeşitli sebeplerden hayvan sahiplendiriyorlar. kiminin alerjisi çıkmış, kimisi bakamıyor vesaire. alttaki yorumları okuyorum, kendini "hayvansever" addeden tipler nasıl saldırıyor o insanlara. yahu bırak, ne sebeple olursa olsun, yeter ki sokağa atmasın, götürüp ormana bırakmasın da sahiplendirsin. ve ya birisi hayvanı ile alakalı bir soru soruyor, hemen linç. ne laflar ne laflar. ben de biliyorum hayvanın alıştığı yerden ayrılması psikolojisine ağır geliyor, psikolojisi bozuk hayvanları düzeltme yolunda çok defalar yaralandım bizzat, ama bakamıyor işte adam, ne yapacaksın şimdi ? küfür edince ne oluyor yani yardımcı mı olmuş oluyorsun ?

ya ben hayvana hayvan dediğim için linç yemiş insanım. "can" diyecekmişim. sokaktaki bütün hayvanatı kurtardık, hayvan istismar ve cinayetlerine çözüm bulduk da "can" demek kaldı. manyak mısınız ? bırakın allah aşkına.

bugün 05:00

514. Dudaklarına Kahve-gri mat ruj sürülmüş bir yüze bakamıyorum.

dün 23:37

513. aslında bunu "koca koca yalanlar" isimli dizinin başlığı altına yazacaktım. sonra yazdıklarım biraz o dizinin dışına çıkmaya başlayınca buraya taşıyım dedim. Öncelikle şunu söylemeliyim ki diziyi ben de çok sevmedim (gizlinot: bilmeyenler için aldatma üzerine bir dizi) Erkeklerin kendi aralarındaki kız muhabbetleri, ve metres kızın "karısı da kadınlığını bilseymiş kocasına sahip çıksaymış" demesi falan çok rahatsız etti beni. sebebiyse ilişkiler konusunda karamsarlık yükledi bana biraz. zaten son dönemde bu işlere çok karamsar yaklaşıyorum ondan değiştirdim kanalı. Sonra sözlükte dizinin başlığına yazılanlara bakıyım dedim herkes hunharca eleştirilmiş tabiiki konu aldatmak olunca. bahsetmek istediğim konu şu ki Tv'de üretilen içeriklere sürekli bir "ahlak" baskısı yapılmasını doğru bulmuyorum. Sözlükte de herkes aldatmanın normalleştirilmesi yanlış, böyle şeyler tv'lerde gösterilmemeli yazmış...

E bu sözlükte sabah akşam aşkı memnu konuşulmuyor mu ? orda olan ne ? o bayıldığınız Bihterin yaptığı ne ? Valla bir ilginç oldu buralar...

Televizyon içeriklerinin ahlaka uygun, insanlığa örnek olması fikrine katılmıyorum. Bana kalırsa Türkiye'de de yapımcılar içerik üretme konusunda Avrupa ya da amerika'dakiler kadar özgür olabilmeli, kimse kimseye örnek olmak zorunda değil. Şahsiyet dizisini izlerken farkettim ki usta oyuncular olduğunda küfür de (normal hayatta asla sevmem), şiddet de dizinin gidişatında gerekebiliyor. tabiiki de alakasız yerde edilen bir küfürden bahsetmiyorum ama şahsiyet polisiye bir diziydi ve özellikle bazı karakterler çok sert mizaçlı kişilerdi olayı daha vurucu kılmak için bu tarz unsurların olması gerekiyordu bence. Amerikan dizilerini bu kadar sevmemizin nedeni de bu bence. adamların rtük ya da toplumsal baskı diye bir derdi olmadığı için özgürce üretiyorlar ve karakteri de olayı da sansür ve ahlakçı tutum dertleri olmadan özgürce tasvir edebiliyorlar. dolayısıyla her şey daha bir vurucu, daha etkileyici ve daha tam geliyor bize. 

özet olarak dizilerde aldatma, şiddet, alkol vs gösterilebilir bence. Burda sorumluluğu olan kişiler aileler. çocuklarını bunlardan uzak tutmak onlara düşüyor. Televizyon çocuklara örnek olmak amacıyla icat edilmiş bir şey değil aksine daha çok biz yetişkinlere yönelik. o yüzden içeriğin de bize göre ve daha özgür olması gerekiyor bence. Sırf çocuklar etkilenmesin ya da toplumda bazı şeyler normalleşmesin diye diye de tv'de el ele tutuşunca yüzü kızaran çiftler görmek zorunda değil bu kadar yetişkin diye düşünüyorum. Ayrıca bazı konularda sorumluluğun bizlerde olduğuna inanıyorum. sırf tv'de gördü diye bu toplumda aldatma, şiddet normal görülmeye başlayacaksa sorun bunu gösteren dizide değil bu kadar zayıf ahlak temeli olduğu için toplumda bence. 

dün 18:34


512. şeyma subaşı’nın sephora ile işbirliği yapması neden bu kadar tepki çekti? kadının kişiliği veya seçimleri ön planda olan bir çalışma değil, yüz güzelliği ön planda olan bir çalışma. marka tarafından güzel bulunmuş ki çalışılmak istenmiş. siz nefret ederek stalkladığınız şeyma’yı “şeyma subaşı” markası haline getirdiniz. son iki yılda aldığı nefret mesajlarıyla eleştirilerle popüler oldu, bizim suçumuz bu. böyle popüler bir isimle çalışılmak istenmesini normal buluyorum. reklamın iyisi kötüsü olmaz, öyle ya da böyle bir kaç gündür gündemde sephorada bu işten faydalanıyor, şeyma subaşı da, fenty beauty de..

dün 18:18

511. Linç edilme değil fakat tartışmaya girmemek için söyleyemediklerim var.

Sosyal medyada (facebook,instagram,süslü,ekşi vb.) Insanların her * (sansür) biliyormuşcasına ahkam kesmesi, bir tek kendisi haklı gibi cümleler kurması beni deli ediyor. (Bildiğimiz tek şey hiç birşey bilmediğimiz olmalı). Söz gelimi burada yazılan bir fikir; kimseye hakaret etmiyor, kendi tecrübesini sunmuş, kesinlik arz etmediğini ifade etmiş aşağıda hemen laf yetistireyim, laf sokayım çünkü en iyisini biliyor.

Senin dışında herkes cahil bir sensin en iyi olan.

Bir dur, anla,düşün. Bilhassa yeni nesilde daha fazla bu durum. En sevmediğim konudur, kesinlik arz etmeyen,ispatlanamayan konularda budur! Böyledir! Hayır yanlış! Ben biliyorum! demek. Doğru değişken olabilir.(bakın olur demiyorum). Herneyse şu genellemelerim dahil bütün genellemeler yanlış olabilir?

dün 14:29

510. Her türlü fal çeşidine para döküp inanan hatta hayatını ona göre şekillendiren insanların aklından şüphe duyuyorum..

17 ağustos 19:16