girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (605)
  • medya (2)

605. Duygu Özaslan bence güzel değil.

dün 00:05 dün 12:22

604. sadece youtube,instagram gibi mecralardan tanıdıkları kişileri video veya fotoğrafların altında ölümüne savunan,onların en ufak bir eleştirilmelerine dahi katlanamayan ,eleştiren kişilere saldıran insanları anlayamıyorum .Düşünüyorum da ailelerini ,arkadaşlarını bu denli savunuyorlarmıdır acaba?

7 kasım 20:06

603. insan hayatı, hayvan hayatından kıymetli değildir. hiçbir hayat, hiçbir can bir diğerinden daha kıymetli değildir. bir ağaç mesela, benden daha kıymetsiz değildir. sapla saman karışmasın lütfen.

hepimizin bu dünyada bir yeri var. bitkinin, hayvanın, insanın, böceğin. insan hayatının diğerlerinden kıymetli olduğunu düşünmek, insan egosunun bir yansımasıdır.

bunun dışında, insanlar bebek sevebilir, hayvan sevebilir, ikisini de aynı anda çok sevebilir. bir annenin bebeğine olan sevgisi, bir insanın kedisine ve ya başka bir hayvana olan sevgisi bunlar çok kıymetli şeyler. zaten bir anneyi çocuğuna çok düşkün diye yermek de yine insan egosunun bir yansımasıdır. herkes aynı olmak zorunda değil, yıllarca kariyeri için çocuk sahibi olmak istememiş kadınlar da var, en büyük hayali anne olmak olan kadınlar da. hayvan dostuna çok düşkün bir insan olsun, evladına çok düşkün bir anne olsun, ikisine aynı anda çok düşkün bir insan olsun, bunlar insanı insan yapan, bizi birbirimizden ayıran farklılıklardır. hangi taraftan olursanız olun, kimseye kendi fikrinizi dayatamazsınız. birine zorla bebek sevdiremez, zorla hayvan sevdiremezsiniz. bırakın, zarar vermediği sürece kim nasıl yaşarsa yaşasın.

ha bu arada, kendi adıma neden evimdeki hayvanlara "evlat" dedigimi de anlatayım, sütten kesilmemiş annesiz bir kedi yavrusu mesela. bakan bilir. aynı bebek gibi geceleri ağlar, kalkıp beslersin tek gözün kapalı, sonra yanında uyumak ister, zaten ayrı yerde uyutamazsın o kadar küçüktür ki... hep gözünün önünde olsun istersin. bebegin altını değiştirmekten daha fenadır mesela, tuvalet olayını öğrenene kadar bulduğu her kuytuya tuvaletini yapar. kendini temizlemekten acizdir, siz onun poposunu temizlersiniz. sonra da kuytudaki marifetini :) narindir, hemen hasta olur, sesi hiç kesilmez, ayaklarının üstünde durabilmeye başladığı zaman sürekli peşindesiniz mesela. her şeyi merak eder. bebekte bu süreç birkaç yıl sürer, yavru bir kedide birkaç ay ama sonuçta aynı süreç, aynı annelik ve koruma iç güdüsü.

bir bebeğim olursa onu da çok seveceğim, onu da her koşulda koruyacağım, kedilerime, köpeklerime yaptığım gibi. bana göre sevginin sınırı olmamalı, başka insanlar için varsa da, bu bizi hiç mi hiç alakadar etmez.

buraya kadar okuduysanız teşekkür ederim, uzun oldu kusura bakmayın...

edit : ekleme.

6 kasım 22:24 6 kasım 22:26


602. Hayvanseverlik adı altında bazıları resmen show yapıyor. Ozellikle son zamanlarda ciddi bir trend halinde bu. Kedi baslığında ki ağdalı vıcık vıcık cmlelerden de anlaşılabilir kolaylıkla. Bir anne, çocuğuna orda yazılan şiirsel cümleleri kursa ya da konu dışı sekmesinde kedilerinı anlattıkları gibi evladını anlatsa "ayy avam bu kadın tam bir kro. Sanki bir tek o doğurdu" diye aşağılar, kendinde bu haddi bulur. Hele hele kendi canını tehlikeye atıp bir insan yavrusu doğuran kadına, sırf bebeği için hayatının önceliklerini düşünüp ona göre hareket etmek istedi diye insanlık dışı cevaplar verenlere bırakın hayvan emanet edilmesini böyle muhakeme yeteneğinden yoksun olana poşet emanet edilmez. annenin bebeğini kediden daha değerli ve önemli bulmasını linç edip laf edenlerin ciddi bir problemleri olduklarını düşünüyorum .

Hayatları boyunca çocuk doğurmamış kadınlar gelip burda "ama kedi ile bebeği nasıl bir tutamazsın ya o da senin bir evladın olmalıydı madem öyle yapmayacaktın çocuk(oha!!)" yazdıklarını görünce elim ayağım buz tutuyor böyle insanlar gerçekten var mı diye. İster kabul edilsin ister edilmesin malesef ki

Bebek>kedi

Bebek>kedi

Bebek>kedi

Hatta insan yaşamı > hayvanların yaşamı. Evet ayila bayıla yediğiniz etlerin haricinde o evlerinizde yaşayanlar da dahil.

Bir de şu var. Süslü sözlük anneliği çocuğunu seven kadını değil, çocuk doğurduğu için pişman olan ve çocuğunu sevmediğini söyleyen kadınları seviyor ve alkışlıyor.özellikle aradığı bu. Diğeri türlü kadinlar konuşamıyor burda. Resmen baskı ortamı var. Gerçekten ibretliksiniz.

6 kasım 21:29 6 kasım 23:45

601. Aldatılan insanların 3. kişiyi suçlamasını asla anlayamıyorum/anlayamayacağım. Kendim de aldatılsam, annem de, ablam da aldatılsa bu böyledir. Size karşı sorumluluk duyması gereken, size güven veren ve hatta sizi düşünmesi gereken asla 3. kişi değildir. Evet, evli bir adamla asla beraber olmam ama sebebi eşini düşünmem değil, 2. kişi olmayı kendime yakıştıramamam ve eşini aldatan bir insana hiçbir koşulda güven duyamayacak olmamdır. Yoksa eşini düşünmek benim sorumluluğumda değil. Bizzat kendi sorumluluğunda. Hatta artırıyorum eşini aldatan biriyle arkadaş dahi olmam çünkü bu onun düşüklüğüdür. Eşine, hayat arkadaşına, bir ömür geçireceği insana bunu yapan bana neler neler yapmaz. Ama defalarca söylediğim gibi bu tepkim de eşini düşündüğüm için değil kendimi düşündüğüm için. Bu sebeplerle bu sitedeki yazarların kocamadokunma kampanyasında başı çekmesi beni şaşırtmakla kalmayıp epey de güldürüyor.

5 kasım 18:13

600. “Kadın geri dönmüş. Kötülük görseydi geri dönmezdi ve Müslüm gürses hakkında keşke ölmeseydi demezdi.” gibisinden düşünceleri saçma buluyorum çünkü gayet şiddet yaşayıp da bunu normal olarak gören kadınlar var. Kadınların bu kabullenişini baz alırsak zaten ayıplayabileceğimiz çok az şiddet olayı kalır elimizde. Bir de yaşanan kötü olayları bahane olarak kabul etmiyorum. Çok fazla insan çok fazla kötü şey yaşamış olabiliyor. Sırf bu yüzden bazı şeyleri affedilebilecek olarak görürsek kadına şiddeti durdurma yolunda hiç yol alamayız ki. Bahane olarak kabul edebileceğim bir şey var ki o da cahilliktir. Sadece kadınların algısı değil erkeklerin de algısı toplum tarafından körleştirilebiliyor. Zaten Müslüm Gürses ve eşi eski insanlar. O zamanlar bu tür şiddet olayları konusunda insanlar şu anki gibi bilinçli değildi. İletişim bu kadar kolay değildi. Büyük ihtimalle Müslüm Gürses yaptığı şeyin normal olduğunu düşünüyordur. ‘Her erkek yapar. Evin normali bu zaten’ şeklinde. Bu affedilebilecek bir şey bu sebepten dolayı bence. Toplumun daha da bilinçlendirilmesi lazım. Bu bilince kolaylıkla ulaşabilecek olan ve kadına şiddet karşıtlığı hakkında da haberi olduğuna emin olduğum Ahmet Kural ise direkt canidir bence.

3 kasım 01:25

599. süslü sözlükte okuduğunu anlayan, düz mantık düşünmeyen insanlara daha çok ihtiyaç var . bazı hassas konularda insanlar düşünmeden, daha okuduğunu anlamadan sinirleniyor hemen. çünkü konu hassas . önce bi anla yani okuduğunu. direk aa bu böyle deme. her birey farklıdır, her hikaye farklıdır. saldırınca olmuyor malesef oradan buradan . müslüm baba ve ahmet kural aynı kişi değil.:d herkesi tek tipleştirmeyelim. aynı kefeye asla koyulamazlar. öyle olsaydı sonuçta kadın mutluyum demezdi. keşke onun yerine ben ölseydim diyor her yerde. bari buradan anlayın. adamın kafasında plaka var, ağrıyor. babası annesini ve kardeşini gözü önünde öldürmüş. yetmemiş bir de diğer kardeşinin ölümüne neden oluyor. adam iyi insan olacam diye her şeyi bastırmış . hayatı bitmiş. içince de patlıyor. şimdi şiddet yanlısı mı olmak demek bunları söylemek ? eşi de önce terketti sonra döndü ve birbirlerine iyi geldiler. eşi terketseydi müslüm gürses zaten toparlayamazdı kendini. kadın da mutlu olamazdı. onların hikayesi farklı . kadın ölmeseydi diye her gün ağlıyor. ölmüş birinin arkasından linç yapmaya çalışanlar var, yazık diyorum. kimsenin kimseye hadi birbirimizi dövelim dediği yok yani. not : off soru-cevap aparatına döndü buralar . müslüm gürses bu durumun normal olduğunu düşünmüyormuş, çok üzülüyormuş. sonradan da mutlu olmayı öğreniyor, kendini suçlamayı bırakıyor eşi sayesinde ve atlatıyor. bu kadar.

3 kasım 00:47 3 kasım 01:30


598. Kabul edelim, sözlükteki bazı kişiler soru cevap aparatını çok saçma kullanıyor kolay erişimden olsa gerek.kendimi ciddi anlamda kadınlar kulübünde gibi hissediyorum bazen. İnsanlar azıcık düşünerek çözümüne ulaşabilecekleri veya karşısındakiyle konuşarak anlaşabilecrği en küçük şeyi bile buraya yazıyor. Mesela bizden fikir alıyor, istediği cevabı alamayınca hemen üslubunu bozup hakaret ediyor.?? Ne derseniz deyin... Bu böyle

2 kasım 16:49 2 kasım 16:52

597. burası müslüman bir ülke denmesini doğru bulmadığım kadar laikliğin alkolle, özel yaşantıdaki birtakım hal ve hareketlerle ilişkilendirilmesinden de nefret ediyorum. 

1 kasım 19:53

596. ensesi kıllı (gizlinot: ensesi gelmiş) erkeklerin sokağa çıkması yasaklansın

1 kasım 19:32