yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (943)
    • medya (6)

    943. Bugün tesadufen önüme Nur bozar'in bir videosu çıktı ve ben yarışmada popüler olduğu günlerde kendisini beğenirdim. Bugün videoda görünce şok oldum. Kadının gözleri şehla, kaşları aşırı koyu, yüz hattı aşırı keskin, çenesi bir garip ve 24 yaşında olmasına rağmen yüzü en az 35 gösteriyordu. Ünlü olduğu dönem insanların nasıl beğendikleri, hayran oldukları geldi aklıma gerçekten estetik algı çok tuhaf bir şeymiş. Çok sıradan ve yanlış tarza sahip ve yanlış makyaj yapılan bir kadınmış oysa.

    5 mart 18:44 dün 08:18

    942. Sosyal medyada her mutluluğu , her üzüntüyü, sevgili ile yapılan her kavgayı, kocasının sevgililer gününde aldığı hediyeyi vs. Paylaşmanın psikiyatrik bir belirti olduğunu düşünüyorum, öyle insanlardan kaçım kaçım kaçıyorum. Aynı evde yaşayan insanların birbirlerine söyleyebilecekleri şeyleri sosyal medyadan söylemeleri aşırı saçma geliyor.

    5 mart 15:25

    941. inditex ürünlerin çok fazla abartıldığını düşünüyorum.

    4 mart 22:03


    940. İşsizlik azalsın, alım gücü artsın, sosyal devlet olsun kimse gelecek kaygısı yaşamasın gibi temel isteklerin kıskançlıkla hasetle suçlanmasının düşük zekâ belirtisi olması. Kimsenin hedefinde değilken kendini düşman bellemenin 30 iq'a tekabül etmesi. Ve avrupa'yı kendileri keşfetmişçesine kimsenin hiçbir şey bilmediğini zannetmek de sanırım anensefaliye kadar gider. Turistik amaçla bulunduğumuz zamanlar da birçok fikir edinebiliyoruz ikâmetimizi taşımamız gerekmiyor. Ama 10 paragraf yazıdan çıkan sonuç düşük zekânın ötesinde aşağılık kompleksi, kendi vatandaşına bazı şeyleri çok görmek. biz de burada sıkıntıdayız oturun oturduğunuz yerde standartlarımız neredeyse eşit diye ağlayıp durmak. Herkesin kızgınlığının nedeni belli 18 yıldır yerinde duruyor. Yandaş olmayan biri neden kendini hedef olarak algılar ki komik. Bol bol ütüleyin eurolarınızı he o kadar ağlıyorsanız da kapı açık buyrun.

    4 mart 19:07

    939. almanya 'da yaşayan süslünün üzerine çok fazla gidilmiş. sanki biz burda yaşamaya bayılıyoruz gibi anlaşılmasın. yada anlayın umrumda değil. yabancı programları izlerseniz.(emlak ile ilgili)(benim izlediğim almayayı anlatıyordu) ordada ucuza tuttuğunuz ev güvenli olmayacaktır. sanki avrupa'da hiç suçlu yokmuş gibi davranmanız komik. dünyanın neresine gidersen git güvenli,geniş,işe yakın bir ev tutmaya kalktığında pahalı bir ücret ödersin. burdakilerin algısına bakarsan avrupa'da yaşayınca herşey çalışmadan ayağınıza geliyor.

    4 mart 13:31

    938. avrupa'da yaşamamış insanların avrupa'yla ilgili bu kadar net fikirlerinin olmasının komikliği. internet pahalı olabilirmiş ama sınırsız ve aşırı hızlıymış. ehehe. almanya'nın genelinde internet ağı inanılmaz eski ve problemli. bu sadece bir örnek, gerçi siz daha iyi bilirsiniz almanya'da ikamet etmemiş insanlar olarak. üzerine gidilen yazar gayet haklı, diğer kişiler de anlamamakta ısrar etmiş. avrupa olağanüstü bir cennet değil, burada da olumsuzluklar var demek türkiye'ye aşığım ama işte burda kurulu düzenimiz var yeğenim demekle aynı şey değil. yakınından bile geçmiyor ama işte çıkışmak, tartışmak, bilmediği konuda konuşmak olsun insanımıza.

    4 mart 12:46 4 mart 12:49

    937. dünyada milyonlarca ailesiz çocuk varken ve dünya nüfus yükünü kaldırmakta zorlanırken sırf kendi kanından olsun diye 10 kere tüp bebek tedavisi için uğraşıp milyona yakın para dökmeyi, düğünlerde akrabalar kuruyemiş yesin diye eşek yüküyle borca girmeyi, birini bile düzgün besleyemiyorken 5 çocuk yapmayı, sırf akrabalar evde kalmış demesin diye yapılan sevgisiz evlilikleri, depresyonu basit bir şey sanan ve bu konuda ahkam kesen insanları, atanmış rektörleri, öğrencileri kyk kredisine muhtaç bırakmayı, ahırdan bozma evlerine 1000 lira istemeyi, üniversite sınavında dereceye girip de cimri patronlar yüzünden asgari ücrete mahkum kalmayı yanlış buluyorum ve buna sebep olanlardan nefret ediyorum.

    4 mart 11:17 4 mart 11:17


    936. “ama avrupa’da ev kiraları çok pahalığaaa türkiye çok ucus dua edin” diye ağlayanları  sahibinden kiralık evlere bakmaya yönlendirmek istiyorum. özellikle bir yazar 600 euro kira verdiğinden bahsetmiş. evet türkiyede de çok ucuza kiralık evler bulabilirsiniz. 500 tlye de bulursunuz ancak o ev ahırdan bozma olur, ısıtması olmaz, lokasyon olarak böbreğinizin gideceği bi bölge olur, komşularınız türkçe bilmeyen mülteciler olur. mutfak alışverşinden bahsetmiyorum bile. kendinize lüks hiç bişey alamazsınız zaten. evet bi faruraya 100 euro ödeyebilirsiniz örneğin internete ama o internet sınırsızdır nerdeyse, indirme hızı falan türkiyeyle kıyaslanamaz bile. burda zaten en ucuzu 80 tlden başlıyor. diğer faturalar 100 den aşağı gelmiyor. avrupa bu kadar kötüyse neden hala orda yaşamaya devam eder bu insanlar hiç anlamıyorum. zira ben türkiyeden gitmek için herşeyi yapıyorum şuan. 2-3 seneye gidicem zaten. kısacası karşılaştırırken biraz mantıklı olun. asgari ücretle zaten türkiyede de yaşayamazsın. memnun olmayan herkesin geri dönme hakkı var biliyorsunuz ki...

    edit: yazarımız türk insanın kendisini eziklemesinden bahsetmiş ama kendisinin yaşadığı avrupa ülkesini eziklemeye çalışması farklı bi durum sanırım. tipik “ucu bana dokunmayan yılan bin yaşasın” yazın tatile türkiyenin ege kıyılarını gezmeye gelen herkese türkiye cennettir.

    4 mart 09:59 4 mart 10:06

    935. Her yerde Yeşilin Kızı Anne adlı kitabı görmekten illallah geldi, yakındır kusacağım. Her üç kişiden beşi bunu okuyor. İçeriğine hiç lafım yok, güzele de benziyor ama cidden o kadar çok gördüm ki okuma isteğim sıfır. 

    4 mart 04:20

    934. kendimi yırtarak girdiğim, neredeyse her gün (yasal karşılığını almayarak) fazla mesai yaptığım işten 4800 birim maaş alıyorum. evin kirası 1750 birim, faturalar 400 birim, market alışverişi 1000 birim. üniversiteye binde birlik dilimde girmeme rağmen kredi aldığım için ödemem gereken meblağ 600 birim. bana kalan meblağ aylık 1050 birim. 120 euro ediyor sanırım. en ucuz kağıt gibi araba 100000 birim, en ucuz telefon 2000 birim, en ucuz evi söylemek istemiyorum yaşadığım yerde. çektiğim trafik, pislik, burada yaşamanın verdiği korku, verdiğim vergi de cabası. Ponçik miyim neyim.

    Bu arada haset filan duymuyorum, ezikleme de değil asla kendimi bunlari ifade etmemin sebebi. Kendimi niye ezeyim bir şekilde var olmaya ve kendime bir hayat kurmaya çalışıyorum, deli gibi çalışarak. Kendi şartlarımıza ve bizden çalınanlara, daha insancıl şartların mümkün olabildiğini gördüğümüzde öfkelenmemiz niye başkasına haset oluyor.

    3 mart 23:54 4 mart 00:01