girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (62)
  • medya (0)

1. biliyorum çok eksi alacağım ama bazı " x mağazası çalışanları" başlıklarında yazılanlardan o kadar rahatsız oldum ki bu başlığı açma ihtiyacı hissettim. büyük ihtimalle aramızda gratis, watsons, rossman vs çalışanı satış görevlisi arkadaşlar vardır. tamam hırsız muamelesi yapanlar, aşırı rahatsızlık verenler falan sinir bozucu oluyor kabul ediyorum.

ama çalışanların da insan olduğunu, kötü bir gün geçiriyor ya da hasta olabileceğini, o an arkadaşlarıyla görev paylaşımı yapmış ve görevi müşterilerle ilgilenmek değil raf düzenlemek ya da başka bir şey olabileceğini, üstleri tarafından öyle davranması istenmiş ve aksini yaptığında azar işitebileceğini düşünmeden saygısızca ve karşındaki köleymiş gibi davranışlarda bulunan ve bunu burada gerine gerine "ay ilgilenmediler benimle/hırsız muamelesi yaptılar bana inanabiliyor musunuz? sinirden elim ayağım titredi" şeklinde yazan süslülerden çok rahatsız oldum.

birkaç ay önce -direk isim de verebilirim sanıyorum-, nişantaşı mudo mağazasında iç mimar olarak çalıştım. görevim ise evini yenilemek için mobilya almaya gelen müşterilere iç mimari danışma ve projelendirme hizmeti vermekti. ancak eleman eksiği nedeniyle arada sırada karşılamada durup gelen müşterilere "hoşgeldiniz" diyordum. bir gün bir kadın geldi ve bana "koltuk örtülerinde indirim var mı" diye sordu. bildiğim kadarıyla mudo'da, en azından o mağazada koltuk örtüsü satılmıyordu ancak tüm ürünler için belirli modellerde değişen oranlarda indirim vardı yani bi örtüde hiç indirim yokken bi başkasında %20, başkasında %50 indirim vardı. bu bilgiyi verip o reyonla benim ilgilenmediğimi ama isterse o alanla ilgilenen arkadaşı çağırabileceğimi söyledim. bunun üzerine kadın başladı, nasıl bilmezsin, nası çalışansın sen, adını söyle seni şikayet edicem, daha ne sattığını bilmiyosun falan diye bağırmaya. dayanamadım güldüm,daha da çok sinirlendi, adımı söyledim ve müdüre şikayet edildim. türkiye'nin en iyi sayılabilecek üniversitelerinden birinde mimarlık bölümünü bitirmiş biri olarak bu muameleyi çekemeyeceğime karar verip istifa ettim. ama demek istediğim kimse bu muameleyi çekmeyi hak etmiyor. kimseye eğitimi, parası, yaşı başkalarını aşağılama hakkı vermiyor.

restorana gittiğimde yemeğim bittikten sonra çatal bıçağımı, peçetemi kendim toplar, garsonluk yaptığım günlerden kalma bir alışkanlık olarak çıkarken mutlaka bahşiş bırakırım. mağazalarda da öyle, gelip ısrarcı olan bir satıcı varsa sadece bakacağımı söylerim ve kendi zevkime göre bakınırım ya da yardıma ihtiyacım varsa bir çalışana yardıma ihtiyacım olduğunu uygun birinin bana yardım edip edemeyeceğini sorarım ve mutlaka birisi bana yardım eder. yani genel olarak nazik davranırım. şimdiye kadar da hiç öyle aşırı kötü muameleye maruz kalmadım.

demem o ki biraz abartmıyor muyuz süslüler? tamam kimse kozmetik alışverişine giderken süslenmek zorunda değil ama siz o mağaza müdürünün yerinde olsaydınız çalışanları tembihlemez miydiniz "hırsızlık çok oluyor dikkatli olun" diye (hem zaten illa bakımsız olan hırsız olacak diye bir şey yok ki, bi ton zengin ama hırsız insan var bu ülkede) , ya da karın tokluğuna bir maaşla prim sistemiyle çalışan bir görevli olsaydınız insanları gözlemleyip kim daha çok ürün alma potansiyeline sahipse ona yönelmez miydiniz? hepimiz yaparız bunları, hadi itiraf edin hiç mi mesai saatlerinde arkadaşlarınızla muhabbet edip oyalanmıyorsunuz? insanız hepimiz.

kısacası ne olur biraz daha empati ve nezaket. her iki taraf için...

27 mart 2016 18:47

2. iyi davranana iyi, kötü davranana kötü. adamına göre muamele. net.

27 mart 2016 19:19

3. Valla eğer ben kendimi mutlu etmek için çıktığım alışverişte, çalışanın kendi günü kötü geçiyo diye benim de ağzıma s*çmasına tepki vermeyip üstüne bi de para harcıycaksam ne anladım ben bu işten. Tamam o da insan. Tamam canı sıkkın olabilir. Tamam yorgun olabilir. Ama bu beni aşağılaması, hırsız muamelesi yapması ya da adam yerine koymaması hakkını vermez kimseye.

27 mart 2016 19:31


4. Ne sephorada ne macte calisanlarca hirpalandim. Urun hakkinda detayli bilgi sahibi olunca ve calisanlara net ve açık bir sekilde yardim istenmediği ya da onerdigi markayla ilgilenilmedigi soylendiginde cogu kez sorun yasamiyorum. Ama su boyner ve ykm makyaj reyonundaki calisanlarin afrasi kimse de yok.

27 mart 2016 19:41

5. ben nasıl okulda öğretmenlerime veya iş yerinde patronuma saygısızlık yapamıyorsam mağaza çalışanları da bana saygısızlık yapamaz. onlarca farklı gratis,watsons mağazasına girmişimdir belki. aralarında güler yüzle elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan çok kişi tanıdım. bir o kadar da hırsız gibi sürekli göz hapsine alan, kenarda köşede arkadaşlarıyla müşteri dedikodusu yapan, yardım isteyince duymazdan gelen de tanıdım. (yazar: nitiell) 'e katılıyorum adamına göre muamele ederim. o bana ne kadar iyiyse o kadar iyi olurum. kaba bir çalışanı aman canım kötü gün geçiriyordur diye görmezden gelemem maalesef. ben nasıl canım sıkkın olduğunda hırsımı çevremden almıyorsam onlar da sinirini benden çıkaramaz. şamar oğlanı değiliz sonuçta.

he hakikaten saygısız müşteriler de yok değil. istediği ruj yok diye mağaza birbirine katan bir kadınla karşılaşmıştım. işte öyle tiplere ne kadar saygısızlık yapılırsa hakediyorlar.

27 mart 2016 21:04 27 mart 2016 21:04

6. tamamen karşımdakinin tutumuna göre değişiyorum. zaten mağazaya adımımı atar atmaz yanımda illa ki biri bitiyor, bakıyorum ona, bana nasıl yaklaşıyorsa ben de ona göre davranıyorum. güler yüzlü mü, melek gibiyim ben de. hırsız muamelesi mi yapıyor, anasından emdiği sütü burnundan getiriyorum. suratsız mı, aynı şekildeyim. karşımda bana hizmet etmek, ürün tanıtmak için bulunan bir kişi, üstelik de bundan para alan bir kişi var. bana mahlukmuşum gibi davranıyorsa kimse kusura bakmasın ben onu orada harcarım. ama güler yüzlüyse, cana yakınsa, yardımseverse ondan bile daha iyi olurum. bu böyle.

27 mart 2016 21:18

7. Kozmetik hakkında birikimi fazla olan süslülerin beklentilerini karşılayamayan mağaza çalışanlarına karşı gösterdikleri tavır. İşi sadece iş olarak görüp günü kurtarmaya çalışan elemanlar yüzünden genel olarak bir sıkıntı yaşanıyor.

Aslında bütün iş dalları için geçerli olan bir durum var. Çalışan konusunda kötüyse, davranışlarında sıkıntı varsa eninde sonunda müşteri ile sorun yaşar. Eğer müşteri karakter olarak sıkıntılıysa nereye giderse gitsin sorun yaşar.

Uzun lafın kısası herkes için geçerli olan kural ne yaparsan yap iyi yap. Sen iyi yaptığın halde karşındaki çemkiriyorsa o onun öküzlüğüdür. Ama sen ne yaptığını bilmiyorsan maalesef karşıdaki öküz de olsa haklı olur.

27 mart 2016 21:41


8. Üniversite 1. Sınıfta ihtiyacım olduğu için pazar tipli kurumsal bir firmada işe girdim. bazen 11.00-23.00 çalışıyordum saatlerimi doldurmak için. O gün içerisinde hava çok güzelse ben de dışarıda olmak isteyebilirdim, elbet bu bahane olamaz ama ben de insanım, adet dönemim de olabilir, belki yastığıma sarılıp ağlamak isterim, sinirli olurum, sancım olur. kabinde sarılı pedle ya da ped şişenin içindeki çişle muhatap olmak istemem mesela. Koltuk altın silinmiş iğrenç tişörtleri iadeye yollamak beni zaten yeteri kadar yıpratıyor. Bir de sürekli bir düzeltme peşindesin. Tam sen düzeltiyorsun, başka birisi bozuyor, ordan birisi sesleniyor. Herkesi tatmin etmek zorundasın. Müdürü, müşteriyi, reyon yöneticini, bölge müdürünü.... Her neyse 1 yıl idare ettim sonrasında okuluma engel oldu, çıktım. 2.sınıfın yaz dönemi yeni açılacak olan makyaj firmasına girdim avm içinde. 6 gün boyunca 12 saat çalıştım mağazayı açabilmek için. Açtığımız zaman hiçbir ürün eğitimi de vermediler. Binlerce ürünü kendiniz öğrenmeye çalışıyorsunuz. Robot moduna geç, İşe git, yerleri sil, reyonların tozunu al. Eşyaları yükle, reyona çıkar. Neyse benim sorumluluğum bunlarken aynı zamanda reyonların güvenliğinden de sorumluyum. Hırsızlık olursa kapılar kapandığında hakaret yiyen de benim. Eminim ki herkesin üstü var, burada bir hiyerarşi söz konusu. Herkes azar yememek, küçük görülmemek için bunları yapıyor ve öyle bir konuma geliyorsunuz ki kimsenin olmadığı bir noktada çantasının içine 20 tane diş macunu atan kadını görüyorsunuz. İğrenç bir durum. Birisinin hırsızlığına şahit olmak. Ve bu yüzden yine biz azar yiyoruz. Ayrıca marka temsilcileri hariç kimse babasının hayrına peşine takılmaz. Onun üstü demiştir, boş bırakma ilgilen diye. Demek istediğim aslında herkesin duyguları var, herkesin bireysel istekleri var. Ben işimi yine de severek yaptım, kimsenin de peşine yapışmam. Ama şartlar çok kötü arkadaşlar, kimse mutlu değil mağazacılık sektöründe. Mutlu olmayan kişi sizi de mutlu edemez. Ben Kant estetiği, güzel nedir diye okurken işteyken offff peşimde dolaşmak zorunda mısınız özgür bıraksanıza yeaaaa triplerini çektim ki dediğim şey sadece hoşgeldinizdi. 12 saat ayaktayken düşündüğüm tek şey oturup ayaklarımı uzatmak. Ya eve geldiğimde yorgunluktan yürüyemediğimi hayırlıyorum indirim dönemlerinde. Sistem o kadar iğrenç işliyor ki umarım herkes istediği konumda, istediği hayat şartlarına sahip olur. Her şey sevmek ile başlayacak. Her şeyi hem de! Yadırgamayın çalışanları, hepimiz insanız. Güler yüz elbette ki önemli ama ben büyük dedem vefat ettiği gün eleman eksikliği yüzünden çalışmak zorunda kaldım. O gün benden tam verim kim bekler? Ben zaten içimde acı yaşıyorum, senin bulamadığın ruj yüzünden beni azarlamanı güler yüzle nasıl karşılarım? Başkasının penceresinden bakmak işte olaya....

Edit: fazla yazmışım bir yeri.

28 mart 2016 01:33 ed.29 mart 2016 09:13

9. O gün hususi olarak ters günümde değilsem hizmet Sektöründe çalışan hiç bir çalışana ters davranmam. Üniversitenin ilk yıllarında bir markette kasiyerlik yaptım kısa bir dönem, sabah 8de açıyorduk ve bekar tek çalışan benim diye sabah mesaileri hep bana veriliyordu. Işe gidebilmek için 6da kalkıyordum. Her sabah bütün müşterileri günaydın, bu gün nasılsınız diye karşılıyordum. Müdüre bir Sürü teşekkür iletmişler Hakkımda, ne kadar Güler yüzlü diye. Olması gereken her zaman budur bence. Metrodaki güvenlik görevlisine, Kantinci amcaya, Üniversitede tuvaletleri temizleyen ablayaya her sabah kolay gelsin, günaydın demeye dikkat ediyorum. Çalışan aksi değilse benden bi problem çıkmaz yani.

28 mart 2016 02:08

10. Tamamen karşımdakinin bana karşı olan tavrıyla alakalıdır. Mağaza çalışanıda, taksicide, arkadaşımda olabilir. Ne kadar kibar, güler yüzlü davranırlarsa bende aynı şekilde davranırım. Ama genelde bunu pek göremiyoruz. Sanki bedavaya veriyorlarmış gibi bir tavırları oluyor.

28 mart 2016 21:03 27 mayıs 2016 22:23