girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (31)
  • medya (0)

1. biliyorum çok eksi alacağım ama bazı " x mağazası çalışanları" başlıklarında yazılanlardan o kadar rahatsız oldum ki bu başlığı açma ihtiyacı hissettim. büyük ihtimalle aramızda gratis, watsons, rossman vs çalışanı satış görevlisi arkadaşlar vardır. tamam hırsız muamelesi yapanlar, aşırı rahatsızlık verenler falan sinir bozucu oluyor kabul ediyorum.

ama çalışanların da insan olduğunu, kötü bir gün geçiriyor ya da hasta olabileceğini, o an arkadaşlarıyla görev paylaşımı yapmış ve görevi müşterilerle ilgilenmek değil raf düzenlemek ya da başka bir şey olabileceğini, üstleri tarafından öyle davranması istenmiş ve aksini yaptığında azar işitebileceğini düşünmeden saygısızca ve karşındaki köleymiş gibi davranışlarda bulunan ve bunu burada gerine gerine "ay ilgilenmediler benimle/hırsız muamelesi yaptılar bana inanabiliyor musunuz? sinirden elim ayağım titredi" şeklinde yazan süslülerden çok rahatsız oldum.

birkaç ay önce -direk isim de verebilirim sanıyorum-, nişantaşı mudo mağazasında iç mimar olarak çalıştım. görevim ise evini yenilemek için mobilya almaya gelen müşterilere iç mimari danışma ve projelendirme hizmeti vermekti. ancak eleman eksiği nedeniyle arada sırada karşılamada durup gelen müşterilere "hoşgeldiniz" diyordum. bir gün bir kadın geldi ve bana "koltuk örtülerinde indirim var mı" diye sordu. bildiğim kadarıyla mudo'da, en azından o mağazada koltuk örtüsü satılmıyordu ancak tüm ürünler için belirli modellerde değişen oranlarda indirim vardı yani bi örtüde hiç indirim yokken bi başkasında %20, başkasında %50 indirim vardı. bu bilgiyi verip o reyonla benim ilgilenmediğimi ama isterse o alanla ilgilenen arkadaşı çağırabileceğimi söyledim. bunun üzerine kadın başladı, nasıl bilmezsin, nası çalışansın sen, adını söyle seni şikayet edicem, daha ne sattığını bilmiyosun falan diye bağırmaya. dayanamadım güldüm,daha da çok sinirlendi, adımı söyledim ve müdüre şikayet edildim. türkiye'nin en iyi sayılabilecek üniversitelerinden birinde mimarlık bölümünü bitirmiş biri olarak bu muameleyi çekemeyeceğime karar verip istifa ettim. ama demek istediğim kimse bu muameleyi çekmeyi hak etmiyor. kimseye eğitimi, parası, yaşı başkalarını aşağılama hakkı vermiyor.

restorana gittiğimde yemeğim bittikten sonra çatal bıçağımı, peçetemi kendim toplar, garsonluk yaptığım günlerden kalma bir alışkanlık olarak çıkarken mutlaka bahşiş bırakırım. mağazalarda da öyle, gelip ısrarcı olan bir satıcı varsa sadece bakacağımı söylerim ve kendi zevkime göre bakınırım ya da yardıma ihtiyacım varsa bir çalışana yardıma ihtiyacım olduğunu uygun birinin bana yardım edip edemeyeceğini sorarım ve mutlaka birisi bana yardım eder. yani genel olarak nazik davranırım. şimdiye kadar da hiç öyle aşırı kötü muameleye maruz kalmadım.

demem o ki biraz abartmıyor muyuz süslüler? tamam kimse kozmetik alışverişine giderken süslenmek zorunda değil ama siz o mağaza müdürünün yerinde olsaydınız çalışanları tembihlemez miydiniz "hırsızlık çok oluyor dikkatli olun" diye (hem zaten illa bakımsız olan hırsız olacak diye bir şey yok ki, bi ton zengin ama hırsız insan var bu ülkede) , ya da karın tokluğuna bir maaşla prim sistemiyle çalışan bir görevli olsaydınız insanları gözlemleyip kim daha çok ürün alma potansiyeline sahipse ona yönelmez miydiniz? hepimiz yaparız bunları, hadi itiraf edin hiç mi mesai saatlerinde arkadaşlarınızla muhabbet edip oyalanmıyorsunuz? insanız hepimiz.

kısacası ne olur biraz daha empati ve nezaket. her iki taraf için...

27 mart 2016 18:47

2. iyi davranana iyi, kötü davranana kötü. adamına göre muamele. net.

27 mart 2016 19:19

3. Valla eğer ben kendimi mutlu etmek için çıktığım alışverişte, çalışanın kendi günü kötü geçiyo diye benim de ağzıma s*çmasına tepki vermeyip üstüne bi de para harcıycaksam ne anladım ben bu işten. Tamam o da insan. Tamam canı sıkkın olabilir. Tamam yorgun olabilir. Ama bu beni aşağılaması, hırsız muamelesi yapması ya da adam yerine koymaması hakkını vermez kimseye.

27 mart 2016 19:31


4. Ne sephorada ne macte calisanlarca hirpalandim. Urun hakkinda detayli bilgi sahibi olunca ve calisanlara net ve açık bir sekilde yardim istenmediği ya da onerdigi markayla ilgilenilmedigi soylendiginde cogu kez sorun yasamiyorum. Ama su boyner ve ykm makyaj reyonundaki calisanlarin afrasi kimse de yok.

27 mart 2016 19:41

5. başlığı açan yazar arkadaşımız güzel tespitler yaparak konuya çok güzel bir noktadan yaklaşmış özellikle nezaket ve empati kısmına katılmamak mümkün değil. tabii ki iki tarafın da birbirine saygılı davranması işin altın kuralı. bütün gün insanlarla uğraşmak hiç kolay bir şey değil hele ki yoğun günleri hesaba katınca. şunu da ekleyeyim bu tarz girdilerin, sosyal medya aracılığıyla bildirilen istek ve şikayetlerin çok işe yaradığını düşünüyorum ben mesela. eskiye oranla çalışanlarını bu tip konularda doğru yönlendiren firma sayısı hiç de az değil . bütün bunlara karşılık abartılı müşteri davranışları yok mu tabii ki de fazlasıyla mevcut. bazen o şekilde davranan müşteriye ben bile dayanamayıp araya giriyorum yani yalan değil.

genel anlamda bizde satış danışmanlığı basite indirgenen bir meslek maalesef. bu konuda her iki tarafın da müşteri ve çalışan olarak yanlışları var onu da kabul etmek gerek. gelişen hizmet anlayışıyla birlikte sen malı sattın ben de aldım gitti şeklinde öde parasını çık değil artık beklenilen. hizmet satmak dünyada en zor şeydir belki malı satarsınız iş biter ama müşterinin tekrar o mağazaya geri dönüp de sizden alışveriş yapmasını sağlayan malınızın kalitesi kadar çalışanın yaklaşımı, tavrı kısaca sunduğu hizmettir . girdiğim mağazada önceden iletişim kurabildiğim , ilgisinden memnun kaldığım bir personel var ve onu göremediysem buna rağmen illa ismiyle o kişiyi soruyorsam demek ki işini en azından benim açımdan doğru yapabilmiş demektir. zaten özellikle ki satış danışmanlığı profesyonel açıdan düşünüldüğünde müşteriye en iyi hizmeti en iyi şekilde sunmak değil midir? çalışan kötü gününde olabilir, kendi ya da bir yakını hasta olabilir ya da o ayki primi düşük geleceği için ekonomik sıkıntı yaşıyor bile olabilir. her türlü nedene saygım var ama bir yere kadar. nasıl ki ben o mağazadan içeri girdiğimde dış dünyayla ilgili sıkıntımı çalışan kişiye yansıtma hakkına sahip değilsem aynı şekilde görevli kişiler de müşteriye bunu yansıtıp yaşadıkları kötü olayların faturasını kesmek zorunda değiller. nezaket her ilişkide, her meslekte çok önemli. herkes çalıştığı yerdeki her konuya hakim olamaz bu gayet doğal tabii ama bunu müşteriye aktarmanın da bir yolu yöntemi var. buz gibi bakışlar ya da anlamsız imalar değildir bunun şekli. (tanık olduğum manzaraları kastederek belirttim)

sonuçta çalışan kişi de mesaisi bitip , çalıştığı mağazadan çıktığı andan itibaren başka bir mağaza için müşteri oluyor. kısaca süreç bu sefer o kişi açısından farklı bir şekilde ama aynı mantıkla işlemeye devam ediyor. sektörel anlamda ayırmadım davranış her yerde aynı ölçüde olmalıdır ama kozmetik sektöründe iş biraz daha farklı gelişebiliyor bazen. cilt ve ürün yapısının müşteriyle bütünleşmesi , sunulan ürünün gelişigüzel değil de müşteri istek ve ihtiyaçları doğrultusunda verilmesi ve belki de en önemlisi müşteriye tercih yapabilmek için gerekli ortamın yaratılması işin kapsamını biraz daha geliştiriyor sadece.

27 mart 2016 20:58 27 mart 2016 23:19

6. ben nasıl okulda öğretmenlerime veya iş yerinde patronuma saygısızlık yapamıyorsam mağaza çalışanları da bana saygısızlık yapamaz. onlarca farklı gratis,watsons mağazasına girmişimdir belki. aralarında güler yüzle elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışan çok kişi tanıdım. bir o kadar da hırsız gibi sürekli göz hapsine alan, kenarda köşede arkadaşlarıyla müşteri dedikodusu yapan, yardım isteyince duymazdan gelen de tanıdım. (yazar: nitiell) 'e katılıyorum adamına göre muamele ederim. o bana ne kadar iyiyse o kadar iyi olurum. kaba bir çalışanı aman canım kötü gün geçiriyordur diye görmezden gelemem maalesef. ben nasıl canım sıkkın olduğunda hırsımı çevremden almıyorsam onlar da sinirini benden çıkaramaz. şamar oğlanı değiliz sonuçta.

he hakikaten saygısız müşteriler de yok değil. istediği ruj yok diye mağaza birbirine katan bir kadınla karşılaşmıştım. işte öyle tiplere ne kadar saygısızlık yapılırsa hakediyorlar.

27 mart 2016 21:04 27 mart 2016 21:04

7. tamamen karşımdakinin tutumuna göre değişiyorum. zaten mağazaya adımımı atar atmaz yanımda illa ki biri bitiyor, bakıyorum ona, bana nasıl yaklaşıyorsa ben de ona göre davranıyorum. güler yüzlü mü, melek gibiyim ben de. hırsız muamelesi mi yapıyor, anasından emdiği sütü burnundan getiriyorum. suratsız mı, aynı şekildeyim. karşımda bana hizmet etmek, ürün tanıtmak için bulunan bir kişi, üstelik de bundan para alan bir kişi var. bana mahlukmuşum gibi davranıyorsa kimse kusura bakmasın ben onu orada harcarım. ama güler yüzlüyse, cana yakınsa, yardımseverse ondan bile daha iyi olurum. bu böyle.

27 mart 2016 21:18


8. Kozmetik hakkında birikimi fazla olan süslülerin beklentilerini karşılayamayan mağaza çalışanlarına karşı gösterdikleri tavır. İşi sadece iş olarak görüp günü kurtarmaya çalışan elemanlar yüzünden genel olarak bir sıkıntı yaşanıyor.

Aslında bütün iş dalları için geçerli olan bir durum var. Çalışan konusunda kötüyse, davranışlarında sıkıntı varsa eninde sonunda müşteri ile sorun yaşar. Eğer müşteri karakter olarak sıkıntılıysa nereye giderse gitsin sorun yaşar.

Uzun lafın kısası herkes için geçerli olan kural ne yaparsan yap iyi yap. Sen iyi yaptığın halde karşındaki çemkiriyorsa o onun öküzlüğüdür. Ama sen ne yaptığını bilmiyorsan maalesef karşıdaki öküz de olsa haklı olur.

27 mart 2016 21:41

9. O gün hususi olarak ters günümde değilsem hizmet Sektöründe çalışan hiç bir çalışana ters davranmam. Üniversitenin ilk yıllarında bir markette kasiyerlik yaptım kısa bir dönem, sabah 8de açıyorduk ve bekar tek çalışan benim diye sabah mesaileri hep bana veriliyordu. Işe gidebilmek için 6da kalkıyordum. Her sabah bütün müşterileri günaydın, bu gün nasılsınız diye karşılıyordum. Müdüre bir Sürü teşekkür iletmişler Hakkımda, ne kadar Güler yüzlü diye. Olması gereken her zaman budur bence. Metrodaki güvenlik görevlisine, Kantinci amcaya, Üniversitede tuvaletleri temizleyen ablayaya her sabah kolay gelsin, günaydın demeye dikkat ediyorum. Çalışan aksi değilse benden bi problem çıkmaz yani.

28 mart 2016 02:08

10. Gunluk hayatimda da sakin ve sabirli biri oldugumdan sokulan laflari da gulumseyerek gecistirebiliyorum. Oncelikle ben musteriyim o calisan, benim bizim satin alacagimiz urunle ayakta duruyor o is yeri. Bize kopek cekemez kimse. Tabi biz de para bende deyip insanlari kucumseyemeyiz. O bana musteri her zaman haklidir polikitasiyla guler yuzle yaklasacak. Bana 21 yasimda 30 yas ustu krem satmak icin owwww man look at your undereye area demeyecek. Ben kapatici ararken allik gostermeyecek. Dogal olarak surat asarim! Ama edecegi terbiyesizlige karsi adam yerine koyup cevap bile vermeye tenezzul etmem.

Turkiye'de calisanlarini sevdigim 1 elin parmagini gecmeyecek kadar mekan var.

Birincisi marmara forum sephora.

Ikincisi ak merkez bobbi brown

3. watsons ve gratis olivium subesi.

5. Bakirkoy sevil parfumeri.

6. Marmara forum tekin acar.

29 mart 2016 01:16