yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (799)
    • medya (20)

    799. Nilüfer Devecigil’in Işığın Yolu kitabı yeni bitti. Her anne adayının / annenin mutlaka okuması gereken bir kitap. Ben ikisi de değilim gerçi; fakat anne kaynaklı travmalarımın köküne inmek için iyi bir başlangıç kitabı oldu benim adıma.

    13 temmuz 15:34

    798. En son Sabahattin Ali'nin değirmen isimli öykü kitabını bitirdim. Okurken tek tek bilmediğim kelimeleri çevirdim. Hem Sabahattin Ali'yi daha iyi anlamamı hemde yeni kelimeler öğrenmemi sağladı.

    8 temmuz 18:41

    797. yaşar kemal- nuhun gemisi(bu diyar baştanbaşa 1)

    yaşar kemal'in gezilerinden oluşan romanı. 50'li yıllardaki türkiyeyi baştan başa anlatıyor. bu kitabında doğudan başlıyor. serinin devamında "yanan ormanlarda elli gün" adlı kitabı var, başlamak için sabırsızlanıyorum

    8 temmuz 13:50


    796. Aslında bu entryi yazmadan önce çok düşündüm. Ben bu başlıktan çok faydalanıyorum. Özellikle bazı yazarlar düzenli olarak girdi yayınlıyolar ben hepsini zevkle okuyorum. Fakat ne yazık ki beğeni sayıları çok az. Birkaç yazar arkadaşla da irdeledim bu konuyu. Yazsam çok kişiye ulaşamam dedim ama belki benim gibi bu başlığı düzenli takip eden vardır ve bir kişi bile faydalansa çok mutlu olurum. O yüzden hayatımı değiştiren kitaplar kategorisine girebilecek bir kitapla başlığa girişimi yapıyorum. Bu kitabı tam anlamıyla sindirebilmek için 3 kez baştan sonra 2 ay boyunca okudum. Ben kitaplardan en çok alıntı anlamında etkileniyor ve ediniyorum genelde. O yüzden bu kitapta da beni etkileyen alıntıları paylaşacağım.

    Platon – sokrates’in savunması

    *uzmanların gerçek bilgiye dayanarak vereceği ölüm kararını, cahil çoğunluğun hayatta kalmayı öneren kararına yeğlerim.

    *yaşam boyunca saygı duyduğu kurallar, hatalı bir yorumlamayla da olsa aleyhine döndüğü zaman bile saygı duyulmayı hak eder.

    *o hiçbirşey bilmediği halde birşeyler bildiğini sanıyor, oysa ben hiçbirşey bilmemekle birlikte bunun bilincindeyim. Bu durumda hiçbirşey bilmediğimi bildiğim için, az da olsa onlardan daha bilgeyim sanırım.

    *ey mükemmel insan, gücü ve bilgeliğiyle bütün kentlerin en büyüğü ve en şöhretlisi olan atina’nın yurttaşı olmana rağmen, sağduyuyla, gerçeklerle ve ruhunu daha iyi kılmakla hiç ilgilenmediğin ve uğraşmadığın halde, daha çok para, şan ve şöhret kazanmak için çabalamaya utanmıyor musun?

    *kamu görevleri üstlenerek erdemli bir yurttaşa yaraşır şekilde haklıların yanında yer alsaydım ve yapmam gerektiği gibi buna en büyük önemi verseydim, bunca yıl hayatta kalabilir miydim sanıyorsunuz? Kesinlikle kalamazdım atinalılar, ne ben ne de herhangi biri!

    *sınanmamış bir hayatın yaşamaya değer olmadığını söylesem…

    *ölümden sakınmak o kadar zor değildir, zor olan kötülükten sakınmaktır, çünkü kötülük ölümden daha hızlı koşar.

    *tanrılar katına yükselmek felsefe yapmayanlara ve fani dünyadan ayrılırken tamamen arınmayanlara yasaktır, bu sadece öğrenmeyi sevenlerin hakkıdır.

    *her zaman güzel öten kuğular, ölümlerinin yaklaştıklarını hissettiklerinde, belki de hizmetinde bulundukları tanrının yanına gideceklerine sevindiklerinden daha çok ve daha güzel ötmeye başlarlar.

    *insan ruhunu yabancı süslerle değil, ruhun kendine özgü bilgelik, ölçülülük, adalet, yüreklilik, özgürlük ve hakikat gibi süslerle süsledikten sonra, alın yazısı onu çağırdığında hades yolunu tutmak üzere hazır bekler.

    8 temmuz 01:17 8 temmuz 01:19

    795. haziran ayında okuduğum kitaplar sırasıyla;

    * mustafa kemal atatürk - geometri : atatürk'ün bizzat yazdığı kitap. üçgen, açı, daire, kare alan vb. birçok terimi türkçeleştirip dilimize kazandırmış . atatürk'ün yetenekli olmadığı bir konu sanırım yok.

    * cahit sıtkı tarancı- otuz beş yaş : şiirlerin yer aldığı ince bir kitap. severek okudum.

    * montaigne - denemeler : yazarın birçok konuda

    düşüncelerini yazdığı kitap. mesela aile , aşk, sağlık, kitap.... kitabın türü ne olarak belirtiliyor bilmiyorum ama bence felsefe kitabıydı. durağan, aksiyonsuz bir kitap olduğu için pek sevemedim.

    * Hector Garcia & Francesc Miralles - ikigai Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı : youtube'da bi ara baya karşıma çıkmıştı . klasik bir kişisel gelişim kitabı olacak diye korkmuştum ama çok severek okudum. ikigai kelime anlamı olarak hayatın amacı demek. ve japonlar mutlu ve uzun yaşamalarının sırrını, hayatlarını bir amaca bağlamak olarak görüyorlar. uzun ve mutlu yaşamak için bu ve bunun gibi birçok ipucu kitapta mevcut.

    * özdemir asaf - lavinia : yazarın şiir kitabı. severek okudum.

    * ilhamı algör - fakat müzeyyen bu derin bir tutku : çok popüler diye okudum ama beğenmedim . pek bişey anlamadım zaten.

    * mevlana - mesnevi'den seçme hikayeler : ince bir kitap. birkaç sayfalık hikayeler var. hepsinde de öğüt verme amacı var. birkaç hikayeyi çok beğendim . ayrıca meb'in ilköğretim için belirlediği 100 temel eserinden biri.

    * sabahattin ali - kuyucaklı yusuf : çok güzeldi. yusuf'un başından geçenler anlatılıyor. çok beğendim .

    * cemal süreya - üvercinka : çok kısa bir şiir kitabı. birkaç tanesini çok sevdim.

    * nancy h. kleinbaum - ölü ozanlar derneği : kitabın ismini defalarca duymama rağmen daha bu ay okudum. ismini ilk duyduğumda ağır ilerleyen , sıkıcı bi kitap olacak diye düşünmüştüm ama akıcıydı. konuşu da, liseye giden bir grup öğrencinin yaşadıkları anlatılıyordu. çarpıcı bi son beklerdim .

    * peyami safa - yalnızız : yarım kalmış bi kitaptı. çok seveni var ama ben sevemedim . psikolojik analizler çok fazla .

    * gary small - bir psikiyatristin gizli defteri : bu da yarımdı. düşündüğüm kadar heyecanlı bi kitap değildi .

    * reşat nuri güntekin - çalıkuşu : kalın bir kitap ama çok akıcı. çok güzeldi. konusunu iyi kötü hepimiz biliyoruz zaten.

    * dostoyevski - suç ve ceza : kalın bir kitap diye sürekli erteliyordum ama akıcıydı. bu da güzeldi.

    * mark twain - tom sawyer : çocuk romanı olduğunu bilmeden okumaya başladım ama beğendim:) tom adındaki ilkokula giden çocuğun yaşadıkları anlatılıyor.

    28 haziran 13:36

    794. **** Işık tanrısı - roger zelazny (ithaki) 1968 hugo edebiyat ödülü sahibi

    Öncesinde mutlaka hint mitoloji hakkında okumalar yapılmalı. Enikonu bilmeden bodosloma başlanılmamalı.

    Siddharta hakkında bilgi (link: https://sentezfikir.wordpress.com/2018/04/21/budizmin-felsefesi-ve-siddhartha-gautama/ için tık)

    Hint mitolojisi için (link: https://hindistanadair.blogspot.com/2017/11/hindu-tanrilari.html?m=1 link)

    Hint mitoloji popüler öyküleri için youtube(link: https://youtu.be/Ygfwi1wjP9M linki)

    Temasında bilim kurgu, fantastik, felsefe, budizm-hinduizm öğeleri yer alıyor. İthaki Bilim kurgu klasiklerinden benim için en farklı düşünce yapısına sahip olan kitaptı. Tabii yazar Roger zelazny olunca din konusu üzerine tartışılmaması imkansız oluyor. Öncesinde hint mitolojisi hakkında bilgilerimi tazeleyip okumaya başladım ve çok zevk aldığım bir okuma gerçekleştirdim. Zamanınız varsa bu kitabı bir kaç gün içerisinde zamana çok yaymadan okunmasının çok daha iyi olacağını düşünüyorum. Herkese hitap etmeyecektir. Bu tür konulara (tanrıların yaşamı- beden değişimleri) ilginiz varsa çok beğenebilirsiniz. Onun dışında bilim kurguya başlamak için uygun olmayacaktır.

    Ek olarak, kıtap george r.r. martin'in favori 5 bilim kurgu kitabı içerisinde yer aldığını ve kitaptan esinlenerek sam ve ışık tanrısı karakterlerinden etkilendiği için got'a eklemiş. Ben sam karakteri ve yama'yı çok sevmiştim. Okurken eğlendiğiniz derin harika bir eser.

    Not: tuvalet icadı sahnesi aklıma miracle workers dizisini getirmiştir (gizlinot: baya güldüm hahahaha)

    "Benim de senin gibi acı vermekten zevk aldığımı öne sürmüştün. Haklıydın, çünkü her insan yüreğinde hem karanlık hem de aydınlık olanı taşır. İnsanoğlu birçok parçanın bileşkesidir..." S.171

    "Evrenin kendisi bir vahiydir," dedi rahip. "Her şey değişir, yine de her şey aynıdır. Gün geceyi izler... Her gün farklıdır, yine de hepsi gündür. Dünyanın büyük kısmı yanılsamadan ibarettir, yine de bu yanılsama kutsal gerçeğin bir parçası olan düzene göre biçimlenir." S.37

    **********

    **** Önceki günün adası - umberto eco (can)

    "Davulun sesi uzaktan hoş gelir" olmalıydı ismi (gizlinot: bunu bir düşünün)

    Eco okurlarına göre eco'nun en zor kitabıymış. Bunu biliyor olsaydım eco'ya bununla adım atmazdım (gizlinot: yazar burada ağlıyor) ben kitabı çok beğendim ve zor gelmedi. (gizlinot: en yavaş okuduğum kitap musil'e ait) Oldukça akıcıydı.

    Siyaset, sevgi, epikürizm, varoluşçuluk, tarih, insan ilişkileri üzerine kurulu bir eser.

    (gizlinot: Roberto'ya üzüldüm açıkçası)

    "Yaşama sevinci; gerek sevincin, gerek kederin kısa süreli olduğunu bilmekten doğar. Sonsuz bir mutluluğu yaşamak mı, tanrı göstermesin!" S. 502-503

    *

    “Çok fazla roman okumuşsunuz,” dedi Saint-Savin, “bunlardan birini yaşamaya çalışın, çünkü bir romanın görevi eğlendirerek öğretmektir, öğrettiği şey ise dünyanın tuzaklarıdır." s.99

    *

    "Eğer aşk, iki ruhun birleşmek üzere yaratıldıklarını anlamak demekse, ruhlardan biri ötekinin kulak vermediğini fark ettiğinde ölmekten başka bir şey gelmez elinden. Venüs ve ancak ucu ucuna canlı olan bedenimde, ruhum ondan ayrılarak ölümü haber veriyor." S. 144

    ******

    **** Başkanın öldürüldüğü gün - necib mahfuz

    (gizlinot: yazarken yorulmaya başlıyorum burada habshss)

    "Kalben şeytanla yarışıyor sonra da tövbe ediyorsun." S.51

    *

    İlk okuduğum mahfuz eserim. Oldukça başarılı buldum. Enver sedat döneminin son zamanlarını ele alıyor. Mısırı soktuğu (infilah) zor durumları çifte kumrular üzerinden ele alıyor. Üç asıl karakterimiz var. Ravza, nişanlısı elvan ile bir türlü bitmek bilmeyen, insanın en büyük (sağlık sonrası) dünyevi derdi olan 'para yokluğu' sebebiyle evlenemiyorlar. Bu sürede geçen bir kaç ayı anlatıyor bize mahfuz. Çevirisi başarılı. Tavsiye ederim. Bir günde okuyabileceğiniz kadar ince.

    ""Bu yeni bir doğuşu işareti olabilir

    ya da yeni bir ölümün." dedi müstehzi bir ifadeyle.

    "Ölümü değilde, hayatı temel alalım konuşmamıza" diye bağırdım.

    "Ölüm aynı zamanda hayattır." diye diklendi o da.

    Kulaklarımda o muhteşem sure yankılanıyordu: kime ki yol gösterilir, sadece onun kendi iyiliği içindir kim ki başıboş dolaşır, zararı kendinedir."

    ********

    ****Budala - dostoyevski

    En sevdiğim dostoyevski kitabı oldu. Okumayan bir ben kaldığım için hakkında yazmayıp altını çizdiğim sayfaları paylaşıyorum (gizlinot: daha suç ve ceza okumadım...) (gizlinot: popüler bir çok kitabı hala okumadım mesela şeker portakalı, yabancı, fahrenheit...) (gizlinot: elbet bir gün alıp okuyacağım hahahabs)

    *

    "Hayatımın başlıca niteliği insanlar hakkında yanılmak ve gereksiz düşüncelere kapılmak galiba." S.247 (gizlinot: üzdü)

    *"Çünkü kalp başta gelir, geri kalan her şey saçma. Akıl da gerekli tabi... Belki, en önemlisi de akıldır...Kalbi olup da aklı olmayan bir aptal kadın, tıpkı aklı olup da kalbi olmayan bir aptal kadın kadar mutsuzdur." S.114

    *

    "Seni görmediğim bu üç ay içinde sana karşı her dakika öfke duydum. Tutup bir şeyle zehirlemek istiyordum seni. İşte böyle. Şimdi yanımda oturalı on beş dakika olduğu hâlde bütün öfkem geçmiş bulunuyor. Seni yine eskisi gibi seviyorum." S.288 (gizlinot: Çok tanıdık...)

    ******

    **** Yaban diyarlarda yabancı - heinlein (ithaki) hugo en iyi roman ödülü / promethus şeref kürsüsü ödülü

    Akıllara bu şarkıyı getirmektedir (link: https://youtu.be/UJsl-bB7lmk tık)

    "Yenilgideki zafer, bundan daha yücesi yoktur." S.534

    700 sayfalık oldukça kalın bir eser. Okurken bazı yerlerde yorulduğumu hissettim. 400-500 sayfada bitecek bir eseri 700 sayfa yazmış heinlein. Uzatılmış olsa da beğendim en sevdiğim heinlein eseri olmadı tabii.

    Provakatif bir bilim kurguydu.

    Zamanın ötesinde buluyorum bir çok bilim kurgu klasiğini bu da onların içerisinde.

    Groklamak(kitaba ait bir terim), dogmatikliğin sorgulanması gibi konular üzerinde yoğunlaşılmış. Finalini başarılı buldum. Sadece orta kısımda temposu düşüyor. O kısımları atlattıktan sonra güzel bir eseri tamamlamış oluyorsunuz.

    "Başkalarının işine burnunu sokmamak insanın sahip olabileceği bilgeliğin yüzde seksenidir..." S.295

    "Gerçek basittir ama insanların yolu zorludur...Kendini bilen ve kontrol edebilen kişi kutsanmış kişidir çünkü dünya onundur; sevgi, mutluluk ve barış, gittiği her yere onunla birlikte gelir." S.696

    Sayfa 424'de yarısından itibaren uzunca bir paragraf var buraya kopyalamak istemedim çünkü epey uzun. Kitapçılara yolunuz düşerse okumanızı öneririm. Spoiler içermiyor.

    Okuduğunuz için teşekkürler süslüler umarım faydalı olmuşumdur. (gizlinot: kalpli emojiler)

    19 haziran 12:57 19 haziran 12:57

    793. İvan İlyiç'in Ölümü- Tolstoy

    Kitap yaşamının son günlerinde olan ve mutlu bir ömür geçirmediğini fark edip, son günlerinde kendi iç dünyasına dönen bir adamın hikayesini anlatıyor. Tolstoy, İvan İlyiç’in Ölümü’nde insan psikolojisini çok iyi yansıtıyor, okurken İvan İlyiç’in yaşadığı korkunun pek da yabancı olmadığı hatta zaman zaman kapımızı çalan bir duygu olduğunu fark ediyoruz. Korkusunu bastırmak için her insanın düştüğü hataya düşüp kendini herkesten apayrı bir varlık olduğunu ve başkalarının ölümünün normal ama kendi ölümünün imkansız olduğunu düşünüyor. Ama ömrünün sonuna doğru anlar ki “Hayat, çoğalan bir yığın ıstırap, daima artan bir hızla sona, en korkunç ıstıraba doğru tepetaklak inmektir: “O da iniyordu.”

    18 haziran 21:30


    792. jose saramago-körlük. bir toplumun kör olup karantinaya girmeleri ve devamındaki olayları anlatıyor. fiziksel körlükten ziyade beyinde olan bir körlük bu. kitabın felsefik yanları da var ve ben çoğu zaman atladım. olayların arasında felsefik yorumlar yapıyor yazar. baya uzun bir kitap. daha sonrasında ise gözleri gören tek bir kadının insanlara nasıl yardım ettiği ve toplumsal dayanışma da anlatılmış ayrıca. bazı yerleri kaldıramadım hızlıca geçtim. şimdi insanlar nasıl bir şeylerin farkına varıyorsa, kitapta da öyle. tavsiye ederim.

    18 haziran 19:47 18 haziran 19:48

    791. Özgürleşebilmek, guy finley.

    Yazarın vazgeçebilmek ve sevebilmekten sonra çıkardığı kitap. Ben anlatabileceği her şeyi vazgeçebilmek adlı kitapta anlattığını düşünüyorum. Bu kitabı çok zorlama buldum, bir kaç örnek üzerinden bir şeyler anlatmaya çalışmış ama sevemedim. bunun yerine vazgeçebilmek kitabını tekrar okusam daha yararlı olurdu benim için.

    18 haziran 19:46

    790. Tolstoy- kroyçer sonatı bitirdim dün , gerçekten o kadar akıcıydı ki kitap bir günde bitirdim.

    Kıskançlıktan dolayı karısını öldüren manyak bir adamın hikayesini anlatıyor. O dönemin koşullarındaki yanlışlıklardan ve adamın evlilik, aşk hakkındaki fikirlerinden bahsediyor. Sanki bi dedikodu dinler gibi heyecanla okuyup bitirdim.

    18 haziran 19:14