girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (199)
  • medya (1)

199. İlkokulda bilgisayar dersinde hocaya "babaa" diye seslenmem ve hocanın dönüp "ben baban kadar yaşlı mıyım " demesi ardından benim de dönüp " yok benim babam sizden daha genç" demiş olmam.

Çok hastayım bir kış. İşe gidiyorum sanırım. Büfeye uğradım akbil doldurtacağım. Bu sırada paramı cüzdana koyma alışkanlığım da yok tabii. Cebimde para arıyorum. Adam akbili doldurdu bana verdi ve hapşırdı. Bilin bakalım ben ne verdin adama? Sümüklü mendil!

Çok sevdiğim bir erkek arkadaşımla bir gün kadıköyde bir şeyler içiyoruz. Hava soğuk. Yaşım 18.yaşımı unutmam çünkü annem kaza geçirmiş hastanede yatıyor. Ben artık bunalmışım bir kaç saatliğine arkadaşımla çıkacağım. Nasılsa hastane yakın. Neyse barda oturuyoruz bilen bilir varın adı trip. Kaloriferler tam gaz bir tanesi de yanımda döküm petek ibanılmaz ısıtıyor. Arkadaşıma da doğum günü hediyesiydi sanırım kitap almışım o okuyor üstüne konuşuyoruz falan. Ben bir bardak vodka içtim. Ardından başka marka vodka daha söyledim. Fakat bana bir şeyler oluyor. Ve ben asla kusamam sayılıdır yani. Önce ben ortalığa baya çıkardım. Çocuk habire temizliyor. Ağzımı burnumu sildi. Sonra ben orda bir kaç saat uyu, uyan bir daha çıkart, yine uyu, uyan " haydee tuvalete gideliiiiğğğğğmmm" diye naralar at. Garibim beni hem temizledi, hem tuvalete götürüp kapımda dikildi. Arada bir bağırıyordu "kankaa düşmedin dimii? " canım kankam :)

12 temmuz 00:36

198. maket bıçağı almaya gittiğimde kırtasiyedeki beye jilet var mı diye sormam

11 temmuz 23:33

197. 10 yaşında falanken arkadaşım "aa bak bu tester dene" dediğinde "benim en sevdiğim marka zaten tester" demem uekdsjdjwlkejdjıked

not: o arkadaşımla uzun zamandır görüşmüyoruz

11 temmuz 23:27


196. Hesabı istediğimde tost makinesiyle ödeyeceğim dediğim an

11 temmuz 23:26

195. Bak aklıma geldi şimdi. 8. Sınıftayim. dershaneye gitmiştim.

Bembeyaz bir eşofman takımım var puma marka. Kendime de nasıl yakıştırıyorum. Onu öyle seviyorum ki elimdeki üç beş markalı şeyden bi tanesi de o eşofman.

Alt üst takım giymişim bir de kar beyazı geziyorum. Hani şimdi düşünüyorum da şimdi sokakta o kılıkta birini görseniz baya gülersiniz.

O gün de onu giymişim. 

asıl rezalet bu değil tabi. Ben O gün adet oldum. Hissetmemişim de. Dışıma çıkmış. Ve öyle gezmişim gün sonuna kadar. Aralarda dersanenin olduğu sokağa çıkmışım, derse girmişim. Taa dersane bitmesine yakın ben mi farkettim biri mi söyledi hatırlamıyorum.

O anki utancımı anlatamam. Tabi aptal ben eşofmanın içine bişey de giymemişim, sadece iç çamaşırı. Belime bağlayacak bir şeyim de yok. kızın biri sağolsun hırkasını vermişti al beline bağla diye de öyle eve gidebilmiştim. ne günlerdi ya, kadın olmaktan nefret etmiştim o gün ergen aklımla. Eşofman da mahvolmuştu :)

5 temmuz 18:11

194. ben bu rezil anımı senelerce kafamın içinde silmeye çalıştım ve aslında bir dereceye kadar başarılı olmuştum ta ki dün arkadaşım yeniden hatırlatana kadar. güzel sanatlar fakültesi için çizim kursuna gidiyorum o dönemler, kursun sahibi olan adam atarlı, egoist manyağın biri hiç bir şeyi beğenmeyen tiplerden. genelde her sabah gözüne bir kurban kestirip gün boyu onunla ve çizimleriyle uğraşırdı. o sabahta kendine kurbanı olarak kursa daha 3-4 hafta önce başlamış bir kızı kestirdi. işte başladı, vay efendim böyle güvensiz çizgiler atılır mı, buraya gölge yapılır mı, perspektifte hata var diye konuşmaya. sonra kalk sen bir bakayım diyip kızın taburesine oturup başladı karalamaya bir yandan da söylenmeye devam ediyor. bende yanımdaki arkadaşa eğilip "öfff ne konuştu yine çen çen valla" gibi bir şeyler mırıldadım. tam o anda plastik 2 liralık tabure hocanın ağırlığına dayanamadı çat diye kırıldı. adam baya bir gümbürtüyle yere yapışınca ben kontrolsuz bir şekilde kahkaha attım. ama tutamıyorum kendimi çığ gibi büyüyordu kahkaham derken zort diye daha kuvvetli olan bir ses geldi benden. herkes köşesinde sinsi sinsi hocaya gülerken bütün gözler bana döndü. evet ossurmuştum, hem de bütün sınıfın duyabileceği şekilde. kahkaham kesildi, hoca yerden kalktı ve "bir yerlerimize sahip olalım arkadaşlar" dedi. bırak o an yer yarılmasını magmaya kadar bile insem yetmezdi.

20 haziran 13:29

193. facebookun facebook olduğu zamanlar, hoşlandığım çocukla oturuyoruz. ama ne entrika dönmüş o zamana kadar, o noktaya tırnaklarımla kazıya kazıya falan gelmişim hatta tırnaklar kırılınca dişimle bile kazımış olabilirim. bayağı iyi arkadaşız ama biliyor bir hoşlantı durumu olduğunu, ben alttan alttan öğrendiği kaynağı baltalamışım çok da bilmiyor yani.

böyle bir vaziyet içinde elimde telefon facebooka girdim, yanımda telefonuma bakıyor. 

şu gruplara ekleme olayı vardı ya, biri beni porno sitesinden hallice bir gruba ekleniş. açtığım anda "bam" efektiyle bacakları açık bir abla belirdi. kıpkırmızı oldum alta kaydırdım hemen, daha da pornografik bir fotoğraf.

ağlamak üzereyim, biri eklemiş desen sıkıntı sussan sıkıntı. gözler konuşabilir ancak ama ben utancımdan şuracıkta ruhum havalansın falan diye yukarıyla iletişim içerisindeyim.

ana sayfadan kaçayım derken arama çubuğuna girdim, orada da adı en üstte eski sevgilisi de biraz daha aşağıda bir yerlerde çıkmasın mı? ki eski sevgilisiyle en ufak bir alakamız yoktu.

olay nasıl sonlandı şu an cidden hatırlamıyorum, ben bayıldım mı, telefonu mu fırlattım, öpüşmeye mi başladık, koca bir boşluk var. o zamandan beri de sosyal medya kullanmam.

19 haziran 21:01


192. Arkadaşımla tatile gittik. Kaldığımız otelin koyu var ve botu kullanan bir ağabey var. Koya gitmek istediğimizde o ağabeyi arıyoruz, gelip bizi küçük bir tekneyle alıyor, koya götürüyor. Biz arkadaşımla koya gitmeye karar verdik. Ağabeyi aradım açmadı. 5 dk kadar sonra telefon çaldı. Numaraya bakmadan telefonu açtım ve biz x marketin önündeyiz gelip bizi alır mısınız? Dedim. Karşıdaki ses "tabi alırım da neden?"

Ben: "koya gitmek istiyoruz"

Telefondaki: "hangi koy?"

Ben biraz sert bir sesle "hep gittiğimiz koy"

Telefondaki: "ne zaman koya gittik?"

O an ben kiminle konuşuyorum diye sorguladım ve ekrana baktım. Arayan jandarmaymış, bir gün önce yaptığım kazanın tutanağını teslim etmek için arıyormuş.

19 haziran 20:35

191. herşeye hemde herşeye midem bulandığı için bir defasında kendimi tutamayıp kusmuştum. ama ne kusmak 4 - 5 part yani en sonunda sevgilim poşeti at semeri gibi kulaklarımın arkasına sıkıştırıp beklemişti. üstüne bir de uyudum. - (gizlinot: rahatlığı kes) (gizlinot: anonim olabilsem daha neler yazardım da :D)

19 haziran 17:48

190. 7-8 sene önce polonya da bir kongreye katıldım, türkiyeden gelenlerle bir noktada buluşup otobüs ile kongrenin yapıldığı merkeze yolculuk ediyoruz, herkes ilk kez tanışıyor, sosyalleşme olsun diye otobüste herkes herkesle sırayla sohbet ediyor, aramızda bir "abi" yaşta adam var öğretim görevlisi, benim bu sene son kongrem yeter kız kaldırdığım gibi bir zihniyet ile gelmiş, bilirsiniz öyle tipleri. neyse konu bi anda bu adamın "mutsuzum yav, bu kongrelerden bile mutlu olamıyorum" diye mızmızlanmasına gelince ben de " mutluluk çubuğu kullan" diye haykırdım. tabi aslında laf ağzımdan çıkarken gerçekten bir cinsel obje değil laf gelişi demiştim ama bir anda bende jeton düştü, etraf bir anda sessizleşti ve herkes önüne döndü adamın yüzünde utançla karışık bir tebessüm kaldı. Ama ben ciddi rezil hissettim kendimi. unutamam bu potu.

19 haziran 17:38