girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (203)
  • medya (1)

203. metroda bayılmıştım. hani öyle fenalaşmak falan değil, ciddi ciddi bayılmıştım. insanlar ambulans çağıracak kadar endişelenmiş ama benim için uyanıp durumu fark ettiğimde oldukça utanç verici bir andı. ambulansa gerek olmadığını söyleyip ilk durakta inip koşa koşa kaçmıştım.

17 eylül 21:23

202. gratis kartınız var mı sorusuna "hayır ama sahip olmak istiyorum" demek... hala utanırım.

sarhoşken tanımadığım insanlara sarılıp (gizlinot: sarıldığım birisiyle şu an sevgiliyim), tanımadığım erkeklerin göbeklerine vurup "kilo ver spor yap biraz" demek (gizlinot: utancımdan öleceğim kendimden nefret ediyorum), içinde çimento kalıntıları olan el arabasına binip kot şortumu kirletmek.

17 eylül 21:11 17 eylül 21:12

201. ben ilkokula giderken o zamanlar üniversiteli ablam eve çok yakın bir arkadaşını getirmişti. ikisi sürekli gülüp eğleniyorlardı, dikkatlerini çekmeliydim. (gizlinot: çocuk aklı işte) yanlarına gidip bakın nasıl ip atladığımı göstereyim derken, ipin üstünden zıplamamla beraber osurmuştum. ehehehe bayağı utandığımı hatırlıyorum ama çok da gülmüştük.

17 eylül 20:09


200. Söyler misiniz lütfen benden başka hangi salak sevgilisiyle konuşurken YANLIŞIKLA TELEFONUN CEBİMDE KALMASI ESERİ eski flörtünü konferans konuşmasına alır ki?

17 eylül 19:30

199. lisedeyken o zamanki çok sevdiğim erkek arkadaşımla sinemaya gitmiştik bir korku filmine. Normalde korku filmi izlemeye bayılırım ve etkilenmem ancak herhalde o anın da büyüsüyle anlık bir refleksle sıçrayarak sevgilimin koluna sarılacağım diye diğer taraftaki adamın koluna yapıştım, adam da ne oluyor diye sıçrayıp elindeki içeceği üzerine dökmüştü şu an gülüyorum ama çok çok utanmıştım.

14 eylül 02:22

198. Geçen sabah Sarı dolmuşa bindim işe gitmek için. Şoförün yanındaki iki kişilik koltukta cam kenarında oturuyorum. Kulağımda kulaklık var. Yol uzun, köprü trafiği filan. Uyuyakalmışım.

Yanımdaki konuşmalar ve kibarca bir dürtmeyle uyandım. O sırada dolmuş durdu. Ben de şoförle aramda oturan bey inecek sanarak yol vermek içln indim.

Ama adam inmedi. Aramızda geçen saçma diyalog sonrasında(gizlinot: Bunu paylaşırsam daha da rezil olurum ) tekrar yerime oturdum. Meğer uyuyakaldığımdan ineceğim yeri kaçırmamam için uyandırmışlar beni.(gizlinot: İnsanlık ölmemiş, sizi gidi minnoşlar)

Bu da böyle saçma ve gereksiz bir anımdır.

14 eylül 01:10 14 eylül 01:12

197. Çoğumuzun kıyıda köşede eski, kullanmadığı, ama hala iyi durumda ve kullanılabilecek bir telefonu vardır. Benimde vardı. Samsung s4 mini. 2 yıl önce kullanıyordum. Sonra yok yavaşlayınca içindeki resimleri, uygulamaları falan yedekleyip bir güzel sildim. O aralar da yeni telefona geçtiğim halde harıl harıl eski telefonuma kendi hayatımdan ilham alarak ürettiğim bir kitap gibi birşey yazıyorum. Biraz açık yerler de var kitapta. (gizlinot: Aslında konusu da güzel oldu. Arkadaşlarıma bir kitap buldum deyip özetini yazıp attım “oha çok güzelmiş” demişti hepsi. Sonra gerçeği söylemiştim tabi) her neyse bir gün otuzlu yaşlarda yakın ve sık görüştüğümüz bir akrabamız telefonunu tamire verdiğini, Tuşlu telefon kullandığını ve işlerini halledemediğini, o yüzden whatsapp’ta atılan mesajlara cevap veremediğinden yakınıyor. İyilik meleği annem de gidip benim telefonu veriyor ama ben telefonu bir yıldır açmamışım ve kitap yazmayı da bırakmışım. Bu yüzdende aklımın ucunda yok. Aradan zaman geçiyor “sağ olun ya telefon çok işime yaradı. Bir aya teslim ederim, ama en sevdiğim de notlardaki hikaye oldu.” Demesiyle ben en ala kırmızı renge bürünüyor, başımdan dökülen kaynar suları hissediyorum. “Ehe ehe o çok sevdiğim yazarın kitabının bir bölümü yaa. Sıkılınca okumak için kaydetmiştim.” Diye sıyrılmaya çalışsam da yememişti bence. (gizlinot: Ulan vicdansız, okey oku da niye rezil edip boş boş konuşuyorsun o kadar insanın önünde?)

14 eylül 01:02


196. ortaokuldayken beden dersinde koşu yarışı yapıyorduk. ben de kendimi aşırı kaptırmıştım yarışa birinci olacam ya :d neyse ben bayağı at yarışı yapar gibiyim, bacaklarım falan da çarpıktır içe basarım. sen ayaklarım birbirine takıl, ayakta 5 saniye çırpın sonra güm. gözlük mözlük uçtu, eşofman hep yırtıldı. millet yanıma gelmiş soruyor nasılsın falan diye ben de eşofmanın yırtılan yerlerini kapamaya çalışıyorum çünkü her yerden oluk oluk kıl fışkırıyor. hiç unutmam en yakın arkadaşlarım bile yarılmıştı hahahshdahd :d o gün bugündür bu çarpık bacaklarla koşmam

14 eylül 00:32

195. Lisedeyim, yağmurlu bir kış günü ve ben ne akla hizmetse her yer çamur olduğu halde yeni aldığım ayakkabıları giymişim (çünkü yeni aldım hemen giymeliyim) bi de eteğimle çok güzel duruyor diye okul eteğini de geçirmişim altına soğuk kış günü demeden. Neyse boş dersti ben mal mal geziniyorum koridorda boş yapıyorum falan derken karşımdan birkaç tane üst dönem oğlan geliyordu (o zamanın cool görünmeye çalışan soğuk nevaleleri) ben tabi hiç bakmıyorum (çok da umurlarındaydı, lütfen bak bowie diye kapımda kul köleler) umrumda değilsiniz ki ehhehh havalarında yürüyeyim derken yerin hayvan gibi çamurlu kaygan olduğuna dikkat etme sen, bir güzel yere yapış, çıkan sesle (kafamı vurduğumdan ötürü) dağları yeri göğü inlet, oğlanlar bağırmadığım halde sırf bu sesi duyup dönüp baksınlar, sadece hafifçe bir gülerek yürümeye devam etsinler yardım etmeyi geçtim zaten (hayvan gibi kişneseler bu kadar koymazdı) , ben dıştan kısık sesle bildiğim bütün küfürleri sayarken biri beni kaldırmaya çalışsın o sırada, o kişi de müdür yardımcısı olsun ve söylediğim küfürleri duyduğu için üzerine alınıp kıpkırmızı olup yüksek sesle kızım ne diyosun sen diye beni azarlamaya başlasın, adamı duydukları için çocuklar dönüp bir daha baksın, çorap zaten boydan boya gitmiş, saç baş çamur içinde, müdür yardımcısı ağzıma sıçmış, o veletlere o an bakamıyorum bile utançtan, ayakkabılarımı anneme 2 ay yalvararak zor aldırmışım pert durumdalar, düşerken eteğim açıldı mı hiçbir fikrim yok... Neyse o gün bu gündür bir ayakkabı alırken dikkat ettiğim önceliklerimden biri tabanının kaygan olup olmamasıdır. 5-6 yıl geçti rahat, fakat hala benim için önemli bir kriter olma özelliğini koruyor.

Not: Bir tanesi yürüdü birkaç yıl sonra, gördüğü manzarayı anca unutabildi herhalde

29 ağustos 03:46

194. İkinci veya üçüncü sınıftayken beden dersinde okul bahçesinde arkadaşlarımla oynuyoduk. Benim de eşofmanım inanılmaz bol geliyor. Durmadan çekiştiriyorum.  Sonra top çok uzak bir yere gitti. Ben de almak için koşarken eşofmanım ayak bileğime kadar düştü. Kenarda oturan büyük kızlar gülmeye başladı. Fark etmemiş gibi yaparsam daha az salak durumuna düşeceğimi düşünüp hiçbir şey olmamış gibi o şekilde koşmaya devam etmiştim. Arkadaşlarım gülerek yanıma geldiler. Eşofmanımı yukarı çekip garip bir şey yaşanmamış gibi yaptım 

29 temmuz 22:01