girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (70)
  • medya (0)

70. ''isimler, insanların varoluş kalelerine uzanan köprülerdir''

20 mayıs 00:49

69. “insanlarla oynamamalı. Bir yerleri var, bir ince yerleri, işte oraya değmemeli.“

“Dünyanın bütün kötülüklerine başkaldır. Bazen senin iyiliğin başkasının kötülüğüne de olabilir. Kendi iyiliğine de başkaldır…”

Yaşar Kemal- ince memed 

19 mayıs 23:57

68. yaşamında şunları da yaşayabileceksin:

-birisini, ona söyleyecek bir şey bulamadığın için aramak

-birisini, onu artık görmeyeceğini söylemek için beklemek

-birisini, onu görmemeye dayanamadığın için terk etmek

neler yaşamayacaksın ki?

de ki işte/oruç aruoba

19 mayıs 19:55


67. "Develere çöl gemileri derler bilirsin, bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan dikenle karışınca bu tat devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve. Bunun adı haresedir. Demin de söyledim, hırs, ihtiras, haris gibi kelimeler buradan gelir. Bütün Ortadoğu’nun âdeti budur oğlum, boyunca birbirini öldürür ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz. Kendi kanının tadından sarhoş olur."

çerçeveletip asmak istediğim sözlerden. ahh keşke anlayabilsek, aslında sadece kendimize zarar verdiğimizi.

19 mayıs 17:29

66. "iyi bir kalça sahibi olmanın, iyi bir kafa sahibi olmaktan daha fazla prim yaptığı bir ülkeden ne bekliyordunuz ki? Kafasını çalıştıranların kafasını koparırken kalçasını çalıştıranları baş tacı eden bir toplumda, çocuklara nasıl, “Göğsünü değil, kütüphaneni büyüt,” öğüdü verebiliriz ki?"

19 mayıs 17:19

65. "ülke sallanıyor, iktidardakiler sallanıyor. herkes bir şey bekliyor. ben günsel'i bekliyorum."

"fen-edebiyat fakülteleri'nin çeşitli dallarından büyük ozanlar, yaratıcı yazarlar, yeni kuramlar peşindeki düşünürler, dâhi matematikçiler, fizikçiler, şimdi nerdedirler? Ne var bilmeyecek? düzen görevlisi bürokrasinin köhne basamaklarında damla damla biriken aylıklara bağlandılar. Akşamları sıcacık yuvalarında yorgunluk kahvelerini yudumlarken kızlı oğlanlı döllerinin yarınlarını düşünüyorlar tedirgin tedirgin."

Vedat türkali - bir gün tek başına

18 mayıs 16:05

64. “Bir kitabı okurken geçen iki saatin, ömrümün birçok senelerinden daha dolu olduğunu fark edince insan hayatının ürkütücü hiçliğini düşünürüm”

18 mayıs 15:28


63. "kendisiyle meşgul, başkalarının acılarına duyarsızlaştırılmış, farkında olmayan asalaklardan oluşan bir toplumda yaşıyoruz. dikkatlerini çekmek için lanet suratlarına vurmanız lazım bunların."

tami hoag - 9. kız

16 mayıs 22:35

62. "insanlar ekleniyor hayatına, insanlar eksiliyor, sen bir kalabalıktan bir başka kalabalığa çok da fark etmeden geçiyorsun, birileri senin hayatından çıkıyor, sen birilerinin hayatından çıkıyorsun."

-ahmet altan, içimizde bir yer.

Bugün üye olduğum bir mail grubundan düştü mailime. Sizinle de paylaşmak istedim.

4 mayıs 00:06

61. Ölüyorum. Kimse bana söylemedi ama yüzlerinden belli. Hüzünlü, yumuşak ifadeler var herkesin yüzünde. Arada bir, benim fark etmediğimi düşünerek bakışıyorlar. Ben de hissedebiliyorum ölüyor olduğumu.

Hızlanmak.

Zamanın dışına kayıyorum. Hayatım boyunca gözlemlediğim hudutlar artık anlamsız; dakikalar, saatler, günler, hepsi basit birer kelime. Anlamsız kelimeler. Artık tek sahip olduğum anlar.

Kate morton ~ riverton malikânesi

29 nisan 00:09