sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (35)
  • medya (0)

1. Benim en buyuk tasarrufum okul zamani yemek icin okul yemekhanesini tercih etmek. Eger bir hafta onceden kartinizi doldurursaniz gunlugu 2 liraya geliyor. Onceden degilde yerken doldurursaniz ozamanda gunluk 4 lira. Super para birikiyor. Yemekhaneyi kesfetmeden once butun param yemege gidiyordu resmen. Simdi kafam rahat. Yasasin dokuz eylul yemekhanesi. Yemekler hem bol hemde lezzetli :) okul yemekhanesi candir dostlar.

22 temmuz 2015 21:45

2. En güzel önerim, yürünebilecek ya da bisikletle gidilebilecek mesafeler için ulaşıma para vermeyin. Sizi kurtarmaz belki ama en azından spor olur.

Ayrıca evden su şişemi doldurup taşımak beni baya tasarrufa soktu. Çünkü aldığım sudan bir yudum alıp biryerde unutuyordum ve tekrar susayınca gidip tekrar su alıyordum.

Bunun yanında şimdi yapamasamda lisede yemek için sandviç taşımak da iyi oluyordu, hem ne yiyeceğim derdim olmuyordu hem de param cebime kalıyordu.

22 temmuz 2015 21:53

3. Alis verise cikarken elimin ustune "lazim degilse alma" yaziyorum. Elimi bi urune atinca goruyorum ikinci kez dusunmus oluyorum. Sacma ama bende ise yariyor.

11 ağustos 2015 01:22

4. 1. elma sirkesinin gücünü keşfedin. hemen her türlü temizlik malzemesinin yerini alıyor bir daha da domestosun falan yüzüne bakmıyorsunuz.

ben kedimin patisi kimyasal temizleyicilerden dolayı tahriş olunca keşfettim elma sirkesini, o gün bugündür başka bir şeye gitmiyor elim. hem içim rahat hem de şişesi 1,5 lira falan. bu aralar yumuşatıcının yerine bile kullanır oldum, sentetik kokulardan gına gelmişti.

2. kediniz varsa, kirlenmiş kumunu bekletip toptan temizlemek yerine günlük olarak tortulaşmış parçaları almak hem kumun daha uzun süre gitmesini sağlıyor hem de kokuyu minimuma indiriyor.

*küçük bir postmarksistin köşeyi dönme tüyolarını okudunuz (gizlinot: dkçfgjdf)

11 ağustos 2015 02:32

5. Açken alışverişe cikmamak kesinlikle, şahsen benim gözüm dönüyor. Bir de alisverise çıkarken liste hazırlayıp o listenin dışına cikmamak ilk aklıma gelenler. Haa kredi kartı değilde nakitle alışveriş yapınca daha cimri oluyorum kredi kartını hayatımızdan cikarsak en büyük tasarrufu yapmış oluruz bana kalırsa.

23 ağustos 2015 20:40

6. Öncelikle (bkz: tüketmiyoruz kampanyası) ve (bkz: ekonomik boykot) başlığına bir göz atmanızı öneririm. Çok mantıklı ve tatmin edici açıklamalar var.

Orada da yazdığım gibi tüketmemek bir yere kadar mümkün. Tanımı "hayatını idame ettirmek için kendi kendine yetebilen" olan köylü sınıfının dahi bugün bir şeyler satın almadan yaşamasının imkanı yok. Babaannem bırakın ekmeğini peynirini kullandığı mumu sabunu bile kendi yapan, kendi halılarını dokuyan bir kadınmış. Şimdi kaç tane köyde kaldı bunlar.

Köylerde malesef hayvan kalmadı. Eskiden benim köyümde atından tutun tavuğuna kadar hayvanı olmayan ev yokken şimdi olan evler parmakla gösteriliyor. Tarım mahsullerinin değerini alıcının belirlemesi gibi saçma bir dayatma yüzünden tarımın da beli büküldü, insanların dalda çürümesin diye emeğini üç kuruşa satmak zorunda kalıyor. Köylünün hayvanı yok, tarım artık cepten yemeye başladı neredeyse, köylünün köyü bile kalmadı hepsi mahalle oldu. İnsanlar orada geçimini sürdüremeyince ucuz iş gücü olarak şehirlere gidiyor. Köylü sınıfı kasıtlı şekilde yok ediliyor ve bunun sonuçlarını ileride çok daha acı hissedeceğiz. Şehirlerin kapasitesinin çok üstünde dolmasının getirdiği altyapı sorunları ile sosyolojik sorunlar ayrı, üretimin durup yiyeceğimizin bile ithal edilmesi ayrı. Mis gibi köy ürünleri şimdi zartorganik.com gibi sitelerde ederinin 5 katına ittiriliyor. Bunun suçu hepimizin aslında. Örgütlenip birbirimize sahip çıkamadık. Neyse çok dağıtmayayım konuyu.

hiçbir zaman geç değildir ben buna inanıyorum. İhtiyacımız olandan fazlasını ve lüksünü tüketmemekle birlikte mecburi tükettiğimiz ürünlerde de bilinçli seçim yapmamız gerekiyor artık.

Biz talebi nereye yönlendirirsek orası büyür. Ben artık evimde ve hayatımda bir şeyleri değiştirdim içim daha rahat. Bir kaç madde ile paylaşmak istiyorum.

- naneden sumağa bütün baharatları köyden getirtiyorum. Salça, zeytinyağı, nar ekşisi, sirke de köyden geliyor.

- evet yer silme suları çok güzel kokuyor, yumuşatıcı hayatta en sevdiğim şeylerden biri ama artık kullanmıyorum. Bir çok temizlik kimyasalının yerine beyaz kalıp sabunu koydum. Parlatıcı yerine sirke koyuyorum bulaşık makinesine. Hem daha ekonomik hem daha ekolojik.

-marketten satın aldığım son sabunu kullanıyorum. Eşimin annesinden rica ettim kendine yaparken bize de bir tekne sabun yapıp gönderecek. Bir çok yerde köy sabunu var eğer yapan bir tanıdığınız yoksa da o şekilde edinebilirsiniz. Evet hazır sabun kadar güzel kokmuyor ama alışılır.

-mutfakta daha dikkatliyim artık. Eskiden maydanoz, dereotu, nane gibi yeşillikler ihtiyacım oldukça alır bir kaç dal kullandıktan sonra kalanı buzdolabına koyardım. Bir dahaki kullanıma kadar en az yarısı çürürdü. Şimdi bunları alır almaz bir güzel yıkayıp kurulayıp kıyıyorum ve buzdolabı poşetlerine koyup buzluğa atıyorum. Hem israftan ve daha fazla harcamaktan kurtuldum hem de yemek yaparken çok daha pratik bir yöntem oldu benim için.

Yine mutfakta, mantar çorbası yaparken tepeleri kullanır sapları atardım, artık atmıyorum. Bulgur pilavına koyuluyor, ayrı yemeği yapılıyor. Değerlendirmenin bir sürü yolunu buldum.

-çok aşınan çoraplarım var, öyle ki altı artık incelemiş, üstünün rengi solmuş. ama atmıyorum. Bir kenara ayırdım evdeyken sadece onları giyiyorum. Yırtılana delinene kadar da giyeceğim.

- dışarıda yemek yemiyorum eskisi kadar. Çok çok azalttım. Onun yerine evde kendim yapmaya çalışıyorum. Hem daha ekonomik hem daha tatmin edici.

-dışarıda yine eskisi kahve içmiyorum ki bu benim çok para harcadığım bir şeydi. Bir arkadaşla buluşulur, kırk yılda bir keyif yapmak istenir o ayrı tabi. Ama ben adet haline getirmiştim eskiden, dışarı adım attıysam o kahve mutlaka içilirdi.artık özel bir durum yoksa aman boşver evde içerim diyorum.

-kozmetik alışverişlerimi azalttım, zaten kozmetiğe taksitin kaldırılmasından sonra gerçekten ihtiyacım olmadıkça mağazalara girmiyorum bile. Artık ihtiyacım olan şeyleri de zebramo üzerinden ya da buradan takasla almayı düşünüyorum. Böylece

bir değil iki kişi gereksiz para harcamaktan kurtulmuş olacak.

-aynısı kitap için de geçerli. Büyük bir kitaplığım vardı ve neredeyse tamamını zebramo ve letgo ile sattım. Hatta insanlar okuyabilsin diye çoğunu sembolik fiyatlara sattım. Hem onlar karda hem ben, yeni kitaplar için bütçem oldu.

-bu yıla kadar ayda en az bir kere sinemaya giderdim. Artık gitmiyorum. Sırf bu ay çok merak ettiğim iki film geldi ama Cinemaximum'un fahiş bilet ve büfe fiyatları yetmezmiş gibi bir de üzerine kırk dakika reklam izletmesi yüzünden gitmeyeceğim. Şaka gibi ama biraz bekleyip dvd almak çok daha ucuza geliyor. Veya netflix gibi yasal platformlar üzerinden izlemek çok daha ekonomik.

-alışverişe çıkarken liste yapıyorum ve onun dışına çıkmıyorum pek. Aldığım ürünleri de büyük boy almaya çalışıyorum daha ekonomik oluyor. Bir de üşenmiyorum iki üç marketi karşılaştırıyorum deterjan alacağım zaman falan.

-bulaşık makinesi ve çamaşır makinesini gece ondan sonra çalıştırıyorum. Evde açık lamba bırakmamaya çok dikkat ediyorum.

-bu tasarruf ile ilgili değil ama ekleyeyim yine de. Emekçiye saygısızlık eden markalardan alışveriş yapmıyorum. Sütaş mesela. Eğer markette bakkalda başka marka yoksa inanın almadan çıkıyorum. Mado da aynı şekilde. Kızılkayalar benim için 2013'de bitti. Torunlar inşaatın Mecidiyeköy şantiyesindeki iş cinayetinden sonra torium avm ye adımımı atmadım. Gitmek isteyen annemi ve anneannemi de engelledim her seferinde. Koç grubu hakkında çoğu kişi yanılgıya düşüyor, muhalif sandıkları için koç grubu markalarını satın alıyorlar ama koç grubu Rasim Ozan kadar falan muhalif ancak. İsteyen yine alsın saygım sonsuz. Ama sırf sendikaya üye oldu diye işçilerini (divan pastanesi) çıkaran bir holdingin markaları benim ilk tercihim değil. Zor işimiz evet ama dikkat edebildiğim kadar ediyorum işte.

-almak zorunda olduğum şeyler için önce internete bakıyorum. Telefonum için harici şarj bataryası lazımdı, Sony marka 5000 mah. 'lık batarya teknosa' da 99 lira iken biz bire bir aynısını 45 liraya aldık İnternetten. Kuşum için de petburada gibi sitelerden alışveriş yapıyorum, petshop'ta 10 lira olan yem orada 3,5 lira. Aynı boy aynı marka.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar. Cimrilik giriş 101 gibi oldu sanki ama idare edin. Kolay kazanılmıyor para süslüler, hem doğru kişileri desteklemek için, hem tasarruf etmek için hem de boykot için dikkatli tüketmeli, para verip aldığımız malı maksimum verim alacağımız şekilde kullanmalıyız.

Edit: eklemeyi unutmuşum eğer alışverişinizi küçük esnaftan yapmayı tercih ediyorsanız lütfen ama lütfen fiş almayı unutmayın. Biz hem maaşımızın hem her aldığımız ürünün üzerinden vergi verirken ticaret yapan insanların vergi kaçırmasına göz yummayalım. Sonra "ehonomi çoh eyi" diye kafa ütülüyorlar. Önce bir vergisini vermeyi öğrensin de ekonomiyi o zaman konuşuruz.

1 kasım 2016 15:59 1 kasım 2016 17:10

7. Hâlâ giyecek kıyafetiniz varken alışveriş videolarına aldanıp şuyum buyum yok demeyin. Aynı şekilde makyaj malzemelerini de. Hepimiz süslüyüz diye burdayız evet hepimiz makyaj yapıyoruz ama blogerlara özenip bir ton makyaj malzemesine ihtiyacımız yok. Ha bi de en büyük tasarruf bilgiye yatırım yapmaktır bence :)

7 kasım 2017 17:35

8. Abur cubura; vücuda, zihne zararı olan her türlü şeye para yatırmayı bırakmak. Hiç çok çok beğenip anlık hevesle çok pahalıya alıp kenara attığım bir şey olmadı (belki o kadar param olmadığı içindir ama bilemedim :d) 

Ya da ben son zamanlarda şöyle bir şey yapıyorum tasarruf değil de birikim yapıp harcama gibi. Mesela keyfi olarak almayı istediğim bir şey var örneğin far paleti olsun 70 tl’lik. Kavanozuma her gün 1 lira bazı günler fazla bozukluklarımı da atıp biriktiriyorum. Gün içinde eksildiğini hissetmediğim ama birikince işe yarayacak miktarda oluyor. Bi anda cebinizden 70 tl çıkınca çok gelebiliyor ama bu şekilde bence daha bi hileli mileli :d

8 kasım 2017 00:39

9. Çok ekstrem bir yokluktaysanız Bir şey almadan önce "Bunu almazsam ölür müyüm" sorusunu sorun. Cevabınız hayırsa alamazsınız, yasak. Aldıysanız o masraftır.

8 kasım 2017 00:44

10. okulumda yemekhane ve kantin aşırı pahalı olduğu için bir haftalık abur cubur stoğu yapıyorum yaklaşık 10 tl’lik. her gün bir tane seçip götürüyorum çünkü günlük ders sayım epey az. en azından bir gofrete 3 lira vermemiş oluyorum...

8 kasım 2017 00:51