yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (45)
    • medya (0)

    45. Artık senelerce giyilebilecek kalitede modası hiç geçmeyecek zamansız basic parçalar alıyorum mesela zara tüllü balon kollu kazaklar bu sene moda ama seneye başka şeyler moda olacak sonra onu al tüllü kazağı dolabın dibine at,mantıklı değil.bir şey alırken internetten almıyorum şehirde olan mağazalardan kalitesini görerek bu fiyata değer mi aynı kalitede daha ucuz şeyler bulabilir miyim diye düşünüyorum.

    Makyajı minimale indirdim.buna tetradox ve sonrasında roaccutune kullanmam vesile oldu.zaten az olan makyaj malzemelerimi gözden geçirerek kullanmadıklarımı arkadaşıma verdim ya da sattım satmaya çalışıyorum.kısa bir not mesela bronzer,allık,aydınlatıcı benim için hemen bitmeyen ürünler bu yüzden tekrar alacak olsam mini boy tercih ederim kesinlikle hem skt geçmeden bitirme imkanım olabilir hemde gramajı az olduğundan fiyatları daha düşük.

    Kullanmadığım krem,peeling gibi ürünleri elimden çıkardım ve yenilerini almadım.kişisel bakımımda yeni ürünler denemek yerine memnun kaldığım dermokozmetik ürünlerle yoluma devam etmeye risk almamaya karar verdim.sanırım şuan en fazla para ayırdığım kısım dermokozmetik eğer cildim hassas ve akneye meyilli olmasaydı kesinlikle drugstore ürünler kullanırdım.

    Okuldaki kantin ve otomatlar bu sene iyice pahalı oldu.ben çok su içen biriyim ve okulda 1.5 lt suya 3₺ vermek yerine bimden veya marketten 90 kuruşa alıyorum.öğle yemeği için sandviç,tost götürüyorum eve gelemediğim günlerde.çay-kahve tüketen biri değilim eğer tüketseydim kesinlikle termos kullanırdım.

    Okuldan evim 30 dk yürüme mesafesinde.okuldan dönerken yürüyorum hem kısa bir spor oluyor hemde bacaklarıma güç kazandırıyor.

    Evde yemek yaparken sabah kahvaltıya doğradığım salatalık veya domates artmışsa öğlede salataya onları da katıyorum.sebze alışverişini annem pazardan yapıyor genelde.eğer evde yoksa ben yiyebileceğim kadarını mesela 2-3 tane biber,domates gibi alıyorum.biterse yine alıyorum çünkü çok alıp sonra dolapta unutup çürümesinden daha iyi.

    Kışın ev biraz soğuksa kombiyi hemen açmıyorum havaların tamamen soğumasını bekliyorum.bu zamanlarda sıcak su torbası alıyorum yanıma.yatmadan yatağa koyuyorum dişlerimi fırçalarken yatak ısınmış oluyor.

    Gereksiz yere suyu açık bırakmıyorum,kullanılmayan ışıkları söndürüyorum.iki dakikalığına tuvalete gitsem bile odamın ışığını kapatıyorum.

    Okulda uzun ders aralarında eve gelip yemek yemeye çalışıyorum.

    2 aralık 21:08 2 aralık 21:09

    44. Para biriktirme yöntemleri, tasarruf önerileri gibi envai çeşit başlığı takibe aldım ve 1 aralıktan itibaren yeni bir sistem ortaya koydum. Aylık 1000 lira gelirime karşılık 1500 lira borcum ve asla bitmeyecek ihtiyaç listem var.

    Öncelikle sorunu tespit etmek önemli çünkü ben de dahil çevremdeki hiçbir insan neden bu kadar dara düştüğümü anlamıyor. Kozmetiğe taş çatlasın 100 veririm aylık, kıyafet her ay aldığım bir şey değil, dışarıda alkol tüketimini minimuma indirdim. Peki benim param neye gidiyor?

    1- Starbucks, kahve dünyası, envai çeşit 3. Nesil kahveci. Beşiktaş'ta okuyor olmanın en büyük dezavantajı sanıyorum budur, davutpaşa'da olsam otomat kahvesine mecburum ama okulda kimse bana ucuz kahve içiremez ders aralarında gidip 20 liralık kahve alıp derse geri dönüyorum. Yolumun üzerinde evden çıkıp otobüse binene kadar 2 Starbucks, 2 yerel kahveci, bir kahve dünyası var. İlk neden belli oldu: kahve.

    2- Formumu koruduğum söylenemez ama Fast food ve aşırı yeme gibi bir durumum yok. Yine de bir cuma akşamı yok yere 50 liralık poke ile treat yo self yapabiliyorum. Okul çıkışı herkesin aklına girip Çin büfe, suflör turu yapıyoruz. Meksika ve Çin mutfağına ve cupcake düşkünlüğüme girmiyorum. İkinci neden: boğaza düşkünlük.

    3- kendini bilmezlik. Bu ay birkaç kez otobüse katlanamam diye taksiyle okula gittim. Bu ne cesaret yiğidim? Nüv York mu bura sirina Van der vudsın mısın sen?

    Zaten tüm bu saydıklarım ile ne alkollü eğlenceye, ne giyim kuşama, ne de kaliteli aktivitilere ve hobilere para kalıyor.

    Ben çözümü şurada buldum, tüm kredi ve banka kartlarımı sevgilime verdim. Finansçım olarak atadım şifreler onda, para onda, bana haftalık 100 lira harçlık vererek borçlarımı kapatacak. Farkındaysanız bu size bir öneri değil kendi paramı yönetmek konusunda hala hiçbir fikrim yok ve bir tasarruf önerim yok. Ama yaşamak zorundaysam yaşayacağım. Buradan çıkarılacak öneri şu: eğer para yönetimi konusunda aklın ve iraden olsa bu durumda olmazdın. İki-üç tane motive edici metod okudun diye bir anda finansçı olamazsın. Bu yüzden o kartları ve paranın kontrolünü güvendiğin ve bu işten anlayan birine bırak. Anne-baba olur, sevgili olur, arkadaş olur. Mesela ben babama güvenmiyorum, annem ise para yönetimi konusunda benden de kötü durumda en iyi seçenek erkek arkadaşımdı, resmen şuan harçlık alıyorum ondan, az tüketmenin yolu benim için elime az para geçmesi. Öneri vermesi gereken son insan olarak önerim budur. Haftada 100 lira ile artık nereden nereye taksiye binerim, kaç tane ginger bread latte içip acılı ekşili çorba içerim artık orasını göreceğiz. Bir bakmışsınız ben de normal birikim yapan, hobileri olan düzgün bir insan oldum. Bu entry önümüzdeki yıl düzenlenecek.

    2 aralık 00:56

    43. -okul için defterlere göz atıyordum, çok güzel ve fonksiyonel defterler var ama gerçekten pahalılar. Dolabımı açtım ve bütün eski ama kullanılabilir içinde baya boş sayfa olan defterleri ayırdım. Kullanılmış ve artık işe yaramayacak kısımlarını koparıp geri dönüşüme attım şuanda yepyeni 5 tane defterim oldu. Hepsi de sert kapaklı gayet kaliteli defterler aşağı yukarı 60-70 liralık bir defter masrafından kurtuldum aynı zamanda gereksiz tüketim yapmayarak tükettiklerimi de geri dönüştürerek çevreyi korudum.

    -herkes yazmış ama bunu da eklemek istiyorum, miniso'dan güzel bir suluğum var içi cam. Okulda sebillerden onu bir güzel dolduruyorum ve su parası vermiyorum. Çok küçük gözüküyor ama hayat kurtarıyor hem plastik tüketmiyorum hem de suya para vermemiş oluyorum.

    -starbucks bir termosum var marka detayı verdim çünkü memnun değilim. Ama aşağı yukarı 2-3 saat idare ediyor beni. Pek kahve insanı olmasam da bu sene derslerim hep sabahın köründe olduğu için ayılma ihtiyacı yaşıyorum. Evde kahvaltı yaparken kahve içmeye vaktim olmuyor ama vapurda içmeyi tercih ediyorum genelde. Veya derste içip bitiriyorum, sadece kahve değil bazen yeşil veya siyah çayda koyuyorum içine. Okulumda bir kahve aşağı yukarı 7-8 lira. Latte içmeye kalksam 15. Asla ama asla etmez kendi yaptığım kahveyi tercih ederim.

    -uzun zamandır sinemaya gitmiyorum, bu iyi mi kötü mü bilemedim ama zaten sinema salonunu sevdiğim tek bir yer var o da capitol. Fakat hem avmleri sevmiyorum insana çok para harcatıyorlar   kaçınmaya çalışıyorum, hem de evimin konforunda film izlemek bana daha keyifli geliyor. Netflix üyeliğim var uzun zamandır dondurmuştum şuan aktifleştirdim yine fiyat performans olarak çok eksik olduğunu düşünsem de işimi görüyor sinemada dolu para harcayacağıma evde keyif yaparak izliyorum.

    -arkadaşlarımızla buluştuğumuzda genelde sadece bir şeyler içmeye çalışıyoruz veya ortaya bir tatlı söylüyoruz. Yemekler gerçekten çok pahalı ve evde yemek pişirmeye alışınca dışarıda yediğim şey güzel gelmiyor. 

    -bakımsal konulara değinirsem, saçım için kuaförde sadece kesim masrafım var 4-5 ayda bir 50 tl. Ağdamı kendim yapmaya başladım sesunun makinası ile sadece kaşlarımı aldırıyorum genelde 20 günde bir 13tl. Manikür pedikürümü ise kendim yapıyorum ve çok memnunum. Eğer özel bir güne katılacaksam bazen yaptırıyorum ama çoğu zaman kendim yapıyorum bu şekilde de 30+30=60 tl cepte.

    -yeterince renkli kozmetiğim var yeni şeylerde gözüm yok elimdekileri bitirip veya temiz kullandığım ruj vs dışında ürünleri elimden çıkardım sattım. Şuanda sürekli olarak aldığım ürünler ancak kapatıcı ve maskara. Rimel için de şunu ekleyeceğim şu zamana kadar bir çok high end maskara kullandım, bobbi brown, estee lauder, lancome(en beğendiğim) ve bir çok uygun fiyatlı maskara fakat hiçbiri bir golden rose false lashes etmedi benim için beauliste denedim ama beğenemedim. Golden rose denediğim en iyi performansa sahip olandı. Yani biraz uygun fiyata yönelmek gerekiyor bence, iyi araştırılırsa gerçekten güzel ürünler bulunuyor.

    Not: bugün içerisinde daha detaylı güncelleme yapacağım.

    12 ekim 16:26 12 ekim 16:28


    42. Aslında eskiden para harcamayı bilmeyen biriydim. Zamanla tasarruf etmeyi öğrendim. Evlendikten sonraki süreçte ev geçindirmenin aslında ne kadar zor olduğunu görüp annemin ben çocukken ki çırpınışlarının ne kadar gerekli olduğunu gördüm.

    - İlk maddem mutfakta hiç bir şey atmamak. Nasıl derseniz sofradan artan sonra yenebilecek her şeyi küçük kaplara koyup ertesi gün kullanıyorum. Kabak dolması mı yaptım içini atmayıp ertesi gün patates, mercimek, soğan, kabak içiyle sebze çorbası yaparım. Yarım ya da bir kaç dilim domates mi kaldı kahvaltıdan akşama salata yaparım.

    -Maydanoz saplarını, kiraz saplarını, mısır püsküllerini, soyulmuş salatalık kabuklarını atmam. Maydanoz sapı, salatalık kabuğunu, sıkılmış limonu bir sürahiye koyar içerim. Misler gibi ödem atma suyu. Yıllardır bunu yaparım.

    -Kereviz saplarını buzluğa koydum arada çıkarır çorba yaparım.

    -Dolma sardım içi fazla geldi ertesi gün ezogelin çorbası yaparım.

    -Aldığım kıyafetleri yıllarca kullanmayı severim. Bu nedenle hala lise döneminden kalma kıyafetlerim vardır. Aldığım ürünlere kıymet gösteririm, dikkatli kullanırım.(31 yaşındayım)

    - Bir hamburgere dışarda gereksiz paralar dökmek yerine 1 kg kıyma alır, eşimle evde isteğimiz gibi hamburger partisi yaparız. Hem de yanına istediğimiz malzemeyi bol bol ve güzelce seçerek. Kalan kıymayla yemek yaparım, köfte hazırlar buzluğa atarım.

    - Ekmekleri dışarda tutmam buzdolabına atarım. Kahvaltıda ısıtırım. Ekmek atmam, aşırı kuruyanları köftelik ufalarım.

    - Akşamki yemekten pirinç pilavı kaldıysa kadınbudu köfte yaparım, bulgur pilavı kaldıysa yoğurtlayıp mezeye çeviririm.

    - Yumuşayan domatesleri ya kaynatır konserve yaparım ya dilimler buzluğa atar yemeklerde kullanırım.

    - Parka, bahçeye, sahile,denize giderken termosa filtre kahve yaparım dışarda bir kahveye 15 lira vermem.

    -Kıyafete takıntım olmasına rağmen kıyafet alırken eskisi gibi saldırmam. Kendime şunu soruyorum artık. Bunu neyle giyebilirsin, şimdi beğendin 1 kere giydin hevesin geçer mi, bu parayı hakeder mi, yıllarca giyebilir misin. Eğer ölüp bitmediysem ve gerçekten 1 kere giyip sıkılacağım bir şeyse almam.

    - Dışarı çıkarken su şişemi çantama alırım.

    4 ağustos 20:22

    41. Seyahat boy fisfisli şişe vs gibi şeyleri satın almak yerine biten ürünlerinizi bu amaçla değerlendirebilirsiniz. Ben şişesi kullanışlı hiçbir biten makyaj/bakım ürününü atmıyorum. Örneğin biten nyx setting spray şişesi tam seyahat boy fıfıslı şişe. 

    5 temmuz 20:48

    40. bir kıyafeti yırtılana ya lekelenene kadar giyen bir insan olarak son birkaç senedir kesinlikle desenli kıyafetler almıyorum. çünkü alındığı dönemde göze hoş gözüken o desenler aradan iki üç sene geçtikten sonra göze kesinlikle çok demode geliyor. sanıyorum bu durum yalnızca puantiyeli kıyafetlerde yaşanmıyor. çiçekli desenler bir süre sonra çok basma fistan görünüyor mesela. iki sene önce pantolonların ve eteklerin yan tarafında tek şerit çizgi oluyordu, şu an çok çirkin gözüküyorlar. ben artık sade, kaliteli görünen ve modası geçmeyecek renkte (şimdinin modası neonlara dokunmuyorum mesela), ömürlük kıyafetler satın alıyorum.

    11 haziran 22:42

    39. Giymediğim iki eski kot pantolonu keserek şort yaptım. İlki acemiliğime denk geldi ama ikincisi mis gibi yüksek bel jean şort oldu, kesin giyeceğim.

    Dipnot. Paçaları eşit olsun diye üst üste koyup kesmeyin, kesim yamuk olabiliyor.

    11 haziran 16:04


    38. kendimce şöyle yöntemler uyguluyorum

    1) matara aldım ve artık dışardan su almıyorum

    2) termos kullanmaya başladım. çok kahve ve çay tükettiğim için en azından öğlene kadar olan ihtiyacı gidermiş oluyorum

    3) çok canım çekmediği sürece yemekhane dışında yemek yemiyorum, baya uyguna geliyor

    4) bir şeyi gerçekten çok ama çok beğendiysem alıyorum, ucuzmuş ya da indirimdeymiş diye hemen almıyorum

    5) bunu yapmaya başlayacağım, bundan sonra atıştırmalığımı olabildiğince evden götüreceğim bknz meyve, kuruyemiş, kraker vs

    10 nisan 01:33

    37. Bu seneye kadar elime geçen her parayı saçma sapan alışverişlere harcadım. Cimri dediğim arkadaşım birikim yapıp araba alınca nereye kadar alışveriş yaparım diye düşünüp kendimce bir tasarrufa girdim.

    Elimdeki kıyafet ve kozmetik ürünleri bana 2-3 sene yetecek kadar çok. İndirim kovalamıyorum artık, sadece şampuan, sabun, ped gibi ihtiyaçları almak için kozmetik mağazalarına giriyorum. Saç kremsizde saçımın gayet açıldığını gördükten sonra onu almamaya başladım mesela. Markete girince abur cubur almadan çıkmazdım, sırf almamak için öylesine bile girmiyorum, ihtiyacım varsa gezmeden alacağımı alıp çıkıyorum. Yürünebilecek yerlere yürüyorum, yol paramıda kumbaraya atıyorum. Elimde olan kıyafetleri eskiyene kadar giyiyorum, yenilerini almayı istersem “seneye zaten beğenmeyeceksin” diyerek kendimi frenliyorum. Dışarda yemek yememeye özen gösteriyorum, eve gidip yemek yiyorum. Parfüm deodorantları bitirmeden asla yenilerini almıyorum, cüzdanımda kalan tüm bozukları kumbaraya atıyorum çünkü en çabuk onları harcadığımı fark ettim. Dışarıya evden su götürüyorum, arkadaşlarımla evde görüşmeye çalışıyorum. Duşta uzun kalan biri olarak, maksimum 7-8 dakika da hızlıca duşumu alıp çıkmaya gayret ediyorum.

    Böyle uzar gider. İstenince oluyormuş. Son 2-3 senede kıyafet market kozmetik tarzı alışverişlerimin parasının yarısını ayırsam gerçekten iyi bir birikim yapabilirdim.

    Zararın neresinden dönsen kâr

    9 nisan 23:01

    36. biz bunu ailecek 3-4 aydır çok ciddiye aldık. eşim sağolsun güzel bir excel tablosu ile evirdi çevirdi bizi.

    18 yaşında çalışmaya başladım ve yaşıma göre güzel paralar kazanıyordum evlenmeden önce hiç masrafım yokken deli gibi alışveriş yapardım ama deli gibi. düğünümüzü kendimiz yaptık sayılır alışveriş alışkanlıklarımızı da değiştirmediğimizden kredi kredi borç borç yılmıştık. neler yapıyorum yazacağım, ufak şeyler bu kadar mı işe yarar!

    ilk öncelikle mutfakta sıfır israf çalışması;

    kereviz yapraklarını atma salatada, saplarını buzluğa koy çorbada turşuda kullan.

    ıspanak köklerini haşla soğanla kavur. ister üstüne yumurta kır ister salata yap.

    karnabahar, brokoli saplarını haşla salata yap.

    pilav mı kaldı bulgur pirinç fark atmiyor çorba yap.

    fazla yemek mi var güzelce kaynat kavanoza koy, kapağını sıkıca kapat, soğuyunca bozdolabına koy. istersen 20 gün sonra aç ye.

    fazla ekmeği bayatlamadan buzluğa koy, sonra çözdür ye. bayatını ufala buzluğu koy köfte olur. yumurtalı ekmek olur. fırınla galeta unu yap.

    dolar dolar taşar yazmaya kalksam.

    biranı bile evde iç üff ne fark ediyor.

    evde kahvaltı yap en azından bir yulaf lapası. öğlen için yanına koy salatalık malzeme ile bir avuç haşlanmış nohutunu oh.

    kozmetiğe gelince;

    zaten hiç makyaj yapmam bir ara meraklanmışım almışım. fazlaların hepsini sattım. bir tane rimel 2-3 ruj bir de allık bıraktım. abi fondoteni hiç sevmiyorum. o youtube artık nasıl sıkıcı bir hale geldi, bırakın makyaj videosu seyretmeyi. istemeden de olsa aldırıyorlar.

    öz bakım;

    zaten her gün duş alan insansanız şampuanlara fazla para vermeye gerek yok. bim den aplus şampuan aldım, ne kepek yaptı ne yıprattı. içeriğini bilemiyorum ama sanki diğerleri çok temiz.

    cildimi düzenli temizliyorum, bir tane ürünle. yalan olmasın bir tanesi de bitsin diye banyoda duruyor arada da o. bir tane nemlendirici yetiyor. göz kremi falan yok. ya güneş kremi ya nemlendirici. iç suyunu, sık siyah noktanı, aktardan al yeşil kilini 4 liraya yap maskeni oh. duş jeli yok beyaz sabun.

    diş fırçalarımız oral-b nin döner başlıklıları, düzenli sabah-akşam dişini fırçalayınca bim in powerdenti bile tertemiz yapıyor. 6 ayda bir dişçiye git kontrole oh. devlet hastaneleri bedava bakıyor.

    manikür-pedikürü bıraktım kesmeden iterek evde yapmaya alıştırıyorum. ojeleri inceltici ile açıyorum. kaş bıyığa maalesef gidiyorum beceremiyorum çünkü evde. kıl tüy de lazer ile tamam.

    oğlumun bezini primadan migrosun minnies ine geçirdik taş gibi bez. ne sızdırıyor ne pişik yapıyor. felaket kar. kıyafetlerini arkadaşımın oğlundan kalanlarla idare ediyoruz. en azından evde giyecek olanları. çocuğun yediği helal giydiği haram lafı acaip doğru daha 3 çocuk çıkartırlar.

    dolap sağolsun (yeri gelmişken dolap linkimi vereyim :) (link: https://dolap.com/profil/melikecevik mutlakatık) ) ikinci el, hiç kullanılmamış kaliteli ürün alıyorsun evdeki giymediklerini satıyorsun hem sen karlı, hem kapitalizm kahroluyor.

    birazını sat, birazını ver hem yeni alınacaklara bütçe, hem ferahla hem sevap oh.

    arabayı bırak yürü.

    alışverişini aylık yap, her akşam markete girme.

    akşam yorgunsun hadi dışarıdan yiyiverelim diyorken tam bi nefeslen ben bir tarhana yapayım paramız gitmesin de zaten yanına salatayı da yapıyorsun mezesini de. aylık dışarıda yemek olayı 1-2 ye düşüyor.

    eve alınacak temizlik malzemelerini kıs. cif kullanmasam da bulunduruyorum çünkü arada temizliğe gelen abla istiyor. çamaşır suyu mutlaka oluyor tuvaletler temizlenmiyormuş gibi geliyor. sonrası sıvı arap sabunu. duşakabin,zemin, koltuk sandalye hali.

    çok fena yoluyorlar bizi. reklamlar çok güzel iş görüyor. hele bizim ülkemizde yaşamak bu kadar pahalıyken kendimizi korumamız lazım. saatlerce çalış emek ver bir tane far paletine hiç olsun. yok artık !

    sonuna kadar okuyan varsa helal olsun diyorum, teşekkür ediyorum.

    yatırımlarımızı doğru yere yapalım kardeşlerim. ilk etap da pahalıymış gibi geliyor ama cilt bakımı, lazer epilasyon, diş fırçası, düzenli doktor kontrolleri uzun vadede efso kar sağlıyor.

    oldu hoşçakalın...

    9 nisan 12:25