yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (137)
    • medya (0)

    137. Kesinlikle Toronto Kanada'da yaşamak isterdim. Soğuk ve melankoli aşığı bana ilaç gibi gelmiştir.

    30 eylül 22:16

    136. sanırım fransa, fransa'nın o melankoli ve romantizmine her zaman hayrandım, en sevdiğim filmler de fransız filmleridir, fransa'nın sokaklarına, diline, her şeyine gerçekten hayranım, umarım bir gün gitme şansım olur

    30 eylül 12:58 1 ekim 16:11

    135. İtalya. Yurt dışına ne zaman çıkmak istesem yolum bir şekilde hep buraya düştü. Roma, Milano, Napoli, Amalfi, Como hepsi birbirinden güzel yerleşim yerleri. İnsanları sıcak, sokakları sıcak. Avrupa'ya göre kısmen daha uygun fiyatlı.

    Fakat Amalfi kıyılarının enerjisi bir başka! Daracık sokaklar, uçurumun üzerindeki yollar, Fiat 500 ve Vespa. Adı Amalfi Coast'tan geldiği ve büyük bir yerleşim olduğu için Amalfi daha çok bilinse de, şahsımca göz bebeği Positano'dur. Güneşi, limonu, denizin iyot kokusunu ve daracık sokakları seviyorsanız bingo:)

    Como ise Amalfi'nin yüksek sosyete yerleşimi gibi..

    30 eylül 12:25


    134. o kadar farklı ülkeleri farklı yanlarından ötürü seviyorum ki :( 

    ilk olarak paris'te yaşamak isterdim. ömrümün sonuna kadar değil, birkaç sene belki ama dil öğrenemeyeceğimi düşündüğümden. ama o havayı solumak, film seti gibi sokaklarda yaşamak nedense çok keyifli geliyor. kültürlerini de, tarzlarını da çok seviyorum. 

    ikinci olarak amerika'da yaşamak isterdim. amerika'da bir ada'nın videolarını izlerken bayılıyorum yaptıkları aktivitelere. denedikleri hamburgerleri, milkshakeleri ve diğer yiyecekleri/içecekleri baya merak ediyorum. sırf gastronomik açıdan çeşitliliğinden -değişik kültürlerin mutfakları çok ulaşılabilir olduğundan- isteyebilirim. ama burada da ömrümün sonuna kadar değil.

    evet geldik ömrümün sonuna kadar nerede yaşamak isterim, evet almanya... ilk ikisi kadar aşık olduğum bir yer değil ama akademik kariyer açısından özellikle çalışmak istediğim alanı baz alınca en iyi seçeneklerim burada görünüyor. almanca öğrenmeyi de fransızcaya tercih ederim kolaylığından ötürü. hamburg'a gitmiştim almanya'da sadece. çok formal, ama havası hoş olan bir şehirdi. 

    son olarak belki kısa bir dönem yaşadığım hollanda'ya geri dönebilmek isterdim. o da özgürlükler ülkesi oluşundan baya cezbediyor beni. kimse de dillerini konuşmanızı beklemiyor. ingilizce konuştuğunuzda da aynı güler yüzlülükle cevap veriyorlar, daha da önemlisi herkes cevap verebiliyor yani. malum burada çok karşılaşmadığımız bir durum... 

    bakalım master ya da doktora için nereye gidebileceğim. 

    30 eylül 00:10

    133. UK. hayatımda hepi topu bir kere o da bir haftalığına Londra'ya gittim ama daha çok etkilendiğim bir yer olmadı bugüne kadar. Her şeylerini beğeniyorum. Elbette orada da sorunlar var ancak anlayışları çok farklı. O farklılık beni cezbediyor.

    29 eylül 19:53

    132. kafamın ütülenmeyeceği herhangi bir ülke..

    29 eylül 16:41

    131. (bkz: Amerika Birleşik Devletleri)

    Şimdi kabul etmemiz gereken bazı gerçekler var. Evet belki dünyanın refah seviyesi en yüksek, geliri en yüksek, suç oranı en düşük en huzurlu ülkesi değil. Ama bütün dünyada aklınıza gelebilecek her şeyin merkezi. İlk çıktığı uygulandığı ve yaşandığı yer.

    Koronadan her gün biner biner insan ölürken, sokaklar BLM protestoları ile yakılıp yıkılırken, adamlar uzay mekiği kaldırıyorlar.

    Ne yaşanırsa yaşansın bazı şeyler hiç değişmiyor. Teknoloji ve mühendisliğin, tıp ve sağlık alanındaki gelişmelerin, müzik ve eğlence sektörünün kısaca her şeyin ilk gerçekleştiği yer ve merkezidir.

    Aradığınız aklınıza gelen her ürüne ulaşabilirsiniz. Kozmetik, yeme içme, giyim, araba vs her şeye ulaşabildiğiniz sınırsız bir dünya.

    Bu yüzden eğer tutunabilirseniz yaşayabileceklerinizin ve kaynaklarınızın sınırı yok. O yüzden hiç düşünmeden gideceğim ilk ülke.

    (bkz: Avustralya)

    Amerikadan başka eğer bir yerde yaşamak istersem refah seviyesi, insan hakları ve huzur ön plana çıkıyor. Avustralya da dünyanın en yaşanılabilir ülkelerinden birisi.

    Az insan bol huzur. Güzel ülke. Az insan oldugu için de eger işinizi iyi yaparsanız cok cok ön plana cıkma ihtimaliniz de var. Değerli adam olabilirsiniz yani.

    Ayrıca bütün dünyadan uzak ayrı bir ada ülkesi. Ne sınırı komşusu ne derdi savaşı var. Cidden Türkiyede yaşamaktan ne huzur ne psikoloji ne akıl kalmadı. O yüzden mükemmel bir seçenek.

    (bkz: Fransa)

    Aslında en çok istediğim gönlümden en çok geçen aklımda hayallerimde olan tek ülke. Kendimi champs eylsees sokaklarında ağzımda sigaram üstümde oversized pardesümle snob bir halde yürüken hayal edebiliyorum.

    Küçüklüğümden beri aşık olduğum, kültürleri, yaşam şekilleri, mutfakları, tarzları ve dilleriyle beni büyüleyen fransada yaşamak mükemmel olabilirdi.

    Ama neden Amerika ve Avustralya'dan sonra diye soracak olursanız. 1 sebep dil bariyeri. İngilizceyi iyi bir şekilde neredeyse anadile yakın seviyede konusma ihtimalim fransızcaya göre daha yüksek. Yani bugüne kadar ingilizce çalışan kafamız fransızcaya geçince baya sorunlar yaşanıyor. Çok zor arkadaşlar.

    Ha fransızca bilmeden de yaşayamaz mısın yaşarsın evet. Ama bir Amerikadaki gibi yaşayamazsın. O dil bariyerine çarpar durursun. Hiçbir zaman onların kültürüne derin sohbetlerine siyaset konusmalarına derinlemesine giremezsin eger fransızca öğrenmediysen. Ha öğrenemez misin öğrenirsin ama en azından 3-4 yıl vermen gerek ona da vakit var mı bilmiyorum.

    Ama suab hali hazırda bildiğim ingilizce ile anadili olan ülkelerde daha hızlı ilerleme ve adapte olma ihtimali yüksek. Yoksa kalbimde öğle yemeğinde kırmızı şarap söyleyen biri var.

    (bkz: Kanada)

    Hem fransızca hem ingilizce konuşuluyor. Yukardakilere cok iyi bir alternatif. Refah seviyesi ve huzuru da yüksek. E daha ne olsun.

    29 eylül 13:23 29 eylül 13:23


    130. Bir önceki girdiye katılarak ingiltere gerçi korona virüs döneminde gözümden düştü ama yinede bir dönem kesinlikle yaşamak istiyorum inşallah nasip olur.

    Hollanda ve almanya aslında kısaca avrupa mı desek biz şuna? korunmuş tarihi yapıları, müzeleri gerçekten beni çekiyor. Birde mısır bu listeye hiç uymadı biliyorum ama ben hep arkeolog olmak istedim çocukken. Piramitler, mumyalar hep görmek istediğim şeylerdir. Hatta bir ara acaba gönüllü olarak kazılara katılamıyor muyuz diye bile araştırdım. Olabiliyormuş ama annem izin vermedi, bende cesaret edemedim ama hayalimdir.

    29 eylül 02:45

    129. İngiltere- küçüklüğümden beri (belki çok klişe ve biraz da saçma, biliyorum ki hayat öyle değil hiçbir yerde) harry potter ve agatha christie romanları hayranlığımla beraber süregelen bir istek. Edebiyatlarını seviyorum, aksanı dinlemek hoşuma gidiyor, dizilerini izlemeyi seviyorum, çaya bayılıyorum (türk usulünün yeri tabii ayrı ama) sütlü çayı da çok seviyorum ve bu ülkenin dünyada (epey haklı olarak) yarattığı "sinsi" intibasına karşın politik sebeplerle değil, tamamen çocukluktan gelen bir merak ve istekle gidip bir dönem de olsa yaşamak istediğim ülke. En olmadı uzmanlığımı yapar dönerim. (Daha 1 kez bile gezemedim, tam gidip görmeyi planladığım yaz ise corona salgını çıktı...)

    29 eylül 02:16

    128. Almanya

    Finlandiya

    İsveç

    Keşke imkanım olsa da gitsem diyorum her gün özellikle haberleri izledikten sonra

    29 eylül 00:42