yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (76)
    • medya (0)

    76. diğer seçenek olan "sağlıklı beslenmemek"ten çok daha kolay, ucuz ve keyifli beslenme biçimi.

    yıllardır bir kilo alıp bir verirdim, ancak kilo verdiğim zamanlarda günde iki öğün nesfit yemek, bazı öğünleri form bisküvi ile geçiştirmek gibi korkunç şeyler yapıyordum. bunları yapınca hızlıca kilo versem de bir süre böyle beslendikten sonra yoksunluktan delirip hamurişine, tatlıya abanıyordum.

    bu ilkbaharda artık bu işi kökten çözmeye ve doğru beslenmeyi öğrenmeye karar verdim. çünkü aksi halde yedikçe kilo alıp kilo aldıkça yemeye devam ediyordum. defalarca söylendiği üzere bu işin mantığı kesinlikle (gbkz: sürdürülebilirlik). beslenmemizi bir-iki ay için değil uzun vadede sürdürebilecek şekilde düzenlemeliyiz.

    örneğin eskiden şu şekilde beslenirdim ben: kahvaltıda "güne sağlıklı başlayayım" diye domates, salatalık, peynir ve zeytin. sadece bu dördü, ne ekmek ne yumurta. tabii bu kahvaltıdan bir saat sonra midem kazınmaya başlıyordu, arada da form bisküvi yiyordum. bu şekilde beslendikten sonra da ya öğlen ofis yemekhanesinde pilava/ekmeğe yükleniyordum ya da öğlen sabredebilirsem sonrasında bozuyordum. bir günü doğru düzgün tamamlayamıyordum. düzgün beslenmeyince aniden bastıran açlıkla dışarıdan yemek söylüyordum. kan şekerimi aniden yükseltip düşüren şeyler yediğim için de çok acıkıyordum. sürekli mutsuzdum ve enerjim çok düşüktü.

    şimdi kahvaltıda mutlaka bir omlet, tam buğday unundan krep, ekşi mayalı tam buğday ekmeği ile yaptığım sandviç gibi beni hem tok tutacak hem de keyif verecek bir şeyler yemeye özen gösteriyorum. domates, salatalık, pernir, zeytin ve yeşillik ile elbette. bu kahvaltıyı ettikten sonra zaten öğlene kadar acıkmıyorum. öğlen işyerinde yemekhanede yiyorum. burada listeye önceden bakıyorum, eğer o gün sevmediğim/sağlıksız şeyler varsa menüde mutlaka ya öğlen yemeği ya ara öğün olarak beni tok tutacak şeyler götürüyorum yanımda. akşam yemeklerimi 2-3 günlük olacak şekilde hazırlıyorum, böylece her gün "ne yesem" derdim olmuyor, ya da eve aç gelip yiyecek hiçbir şeyim olmadığı için dışarıdan yemek söylemiyorum. o gün ne yiyeceğimi zaten önceden planlamış, hazırlığımı yapmış oluyorum.

    henüz stajyer olduğum ve çok kısıtlı bir bütçem olduğu için benim açımdan maliyet çok önemli. sağlıklı beslenmek "instagram stili" yaparsanız pahalı elbette. ancak ne chiaya ihtiyacımız var ne o çeşit çeşit unlara. yumurta, yulaf ezmesi, yaz mevsiminde sebzeler gayet ucuz örneğin. dışarıda yemeyi büyük ölçüde azaltınca zaten çok tasarruf ediliyor. dışarıda bir öğün yemeğe verilecek para ile bir kilo kıyma alıp köfte yapıp buzluğa atıyorum, günlerce yetiyor. eskiden kıyma almaya param kalmazdı mesela. kısa mesafelerde toplu taşıma/taksiye para vereceğime yürüyorum, onlara vereceğim parayla fındık, badem alıp haftalarca tüketiyorum. yapay şeker tadıyla genzi yakan tatlılar 20 lira dışarıda artık, evde yaptığım muzlu fıstık ezmeli aşırı lezzetli yulaf lapam hem daha lezzetli hem kat kat ucuz. tam buğday unundan mis gibi poğaçalar yapıp buzluğa atıyorum, sabahları çıkartıp ısıtınca yeni yapılmış gibi oluyor. yani sağlıklı besleniyoruz diye bunlardan vazgeçmek zorunda değiliz, poğaça da yiyorum tatlımı da yapıyorum, dışarıda yediklerimden çok daha lezzetli kendi yaptıklarım.

    ki sebze yemekleri, yulaf lapaları, omletler hazırlaması da çok kolay şeyler. evde yenebilecek en kolay şeyler hatta. bu şekilde beslenmeye alıştığımdan beri yemeğe çok daha az zaman ve para harcıyorum ancak çok daha fazla keyif alıyorum. o kötü tatlıları, fast foodu, yağlı yemekler bıraktığımdan beri de yediğim şeyin tadını alıyorum. bu sayede ciddi anlamda kilo verdim, 40 bedene zor girerken 36 beden oldum. hem bedenim hem zihnim çok daha iyi bir durumda. diyeceğim o ki bir isteseniz yapması çok kolay ve keyifli bir şey sağlıklı beslenmek. planlı olduktan sonra hem zamandan hem paradan tasarruf da edersiniz ve kendinizi çok daha iyi hissedersiniz. isteyip de bir türlü başlayamayanlara motivason olur umarım.

    18 ağustos 18:15 18 ağustos 19:37

    75. yaz aylarında özellikle sosyallikten dolayı çok kez diyet bozdum. Bu akşamda misafirlerim geldi ve yine çılgınca kalori alıp şeker tükettik. yarından itibaren (25.07.19) sağlıklı beslenme rutinime geri dönüyorum. ilk hedefim 21 gün şeker tüketmemek. buraya da motivasyon olması adına bir girdi yazmak istedim.

    bu süreçte nelere dikkat edeceğim?

    -en az 3 gün full body antrenman

    -en az 3 gün cardio (40 dk eğimde yürüyüş)

    -3-4 litre su tüketimi

    -günde 2 porsiyon meyve ya da kuru meyve tüketimi

    -1600 kcal, karbonhidrat kısıtlaması yok

    24 temmuz 01:33

    74. İlk kural Paketlenmiş gıdaları olabildiğince az kullanmak ve ürünlerin içeriğini okumak. Kullandığım bir uygulama var elimde telefon markette paketlerin barkodunu okuta okuta alışveriş yapıyorum  trans yağ, gluten vs var mı hepsi çıkıyor paketin üzerindeki doğal organik katkısız sözlerine inanmamak lazım. 

    Sağlıklı yağları tüketmek lazım zeytinyağı ve tereyağı kullanıyorum.

    Kuruyemişleri çiğ tüketmeye çalışıyorum kavrulmuş kuruyemişler zararlı.

    Suyuma karbonat ve tarçın koyuyorum seylon tarçını kullanmaya çalışıyorum. 

    Takviye konularında çoğu uzman farklı görüşlere sahip Bu sebeple takviye  olarak bir süreliğine epa dha değerleri tavsiye edilene uygun ocean ultimate kullandım.

    Baharatları bol bol kullanıyorum özellikle zerdeçal karabiber sumak içecek olarak da yeşil çay kesinlikle bir numara. Yumurta tüketiyorsanız üzerindeki barkodun 0 ile başlamasına dikkat edin büyük marketlerde organik yumurta baya pahalı ama A101’de daha uygun fiyatlı organik yumurta var tavsiye ederim.

    Son olarak sağlıklı beslenmede kullanılan ürünler pahalı gibi dursa da uzun vadede kullanıyorsunuz yani fastfooda verilen paradan daha uyguna geliyor.

    11 temmuz 20:51

    73. temiz içerikli gıdalarla beslenmeye çalışın, zor biliyorum ama temiz gıda talep etmek hakkımız, bu hakkı savunalım. Yalnızca kimyasal değil sorun çünkü, sağlıklı beslenmek için aldığımız gıdaların sağlığımızı daha da bozması gibi bir risk döngsünün çinde kısıldık kaldık. ÇİFTÇİ-SEN başkanı Abdullah Aysu şu anki domateslerde 50'lerdeki domateslerin 9'da biri kadar likopen bulunduğunu aktarıyor. yani kanserden koruyacak likopeni alabilmek için 9 kat domates yemem, 9 kat pestisit (kanserojen madde) vücuduma almam gerek.

    biraz araştırın, gıda toplulukları var, kooperatifler var, bulunduğunuz yerelde kendiniz topluluk kurabilir ve temiz üretim yapan yerlerden ürün getirmenin maliyetini bölüşebilirsiniz. Zaten topluluk olursanız üretici de fiyat ve imkânlarda elinden geleni yapar.

    Domates yalnızca tek bir örnek, daha birçok şey var ama dediğim gibi, temiz gıda da onu talep etmek de sağlıklı beslenmek de hakkımız.

    Çok basit bir aramayla yerelinizdeki imkânlarla ilgili birçok şey öğrenebilirsiniz, öğrendikçe ve talep ettikçe daha fazlası da gelecektir. Bu şekilde üreticileri de desteklemiş oluruz üstelik.

    25 şubat 11:38

    72. son zamanlarda yapmaya çalıştığım şey. yavaş yavaş günde yediğim çikolataları/kekleri meyvelerle değiştirmeye çalışıyorum. ekmeği günde 5-6 dilim yerken max 2 ye indirmeye çalışıyorum. çayıma/kahveme 5-6 küp seker atarken son 20 gündür şekersiz içiyorum. hiç yemediğim kadar süt ürünü,sebze ve et tüketmeye çalışıyorum. ana öğünlerim arasında 3-4 saat bırakmaya dikkat ediyorum. bir oturusta çok yemektense yiyeceğimi 2ye bölerek midemi küçültmeye çalışıyorum. 1-5 - 2lt su içmeye çalışıyorum.

    24 şubat 15:32

    71. Sağlıklı beslenme fazla kilosu olanın da normal kilosu olanın da zayıf olanında,genci,yaşlısı herkesin hayatına oturtması gereken bir alışkanlıktır.Fakat ortada o kadar çok bilgi kirliliği var ki insanlar ister istemez sağlıklı zannedip yanlış şeylere yönelebiliyorlar.Hele zor bir durumdaysa acil kilo vermesi gerekiyorsa o duygusal boşluğuyla saçma sapan şeyler yapabiliyorlar.Popüler kültürün etkisiyle dönem dönem mucize besinler ortaya çıkıyor,sanki onu yiyince bütün dertlerinden kurtulacakmışsın gibi.Bir de birçok beslenme stili var ve hepsi de en sağlıklısının bu stil olduğunu iddia ediyor.Veganlar asla et yemiyor,süt ürünleri yemiyor,bol meyve sebze yiyip en sağlıklısı bu derken,bir kısım grupta karbonhidratı başdüşman ilan edip hergün et yiyin en sağlıklısı bu diyor,kimi yağ çok faydalı derken kimi de yağı alaşağı ediyor,bir de çiğ beslenen grupta var ve daha niceleri...İnsan gerçekten doğrusunun ne olduğuna karar veremiyor.Senelerdir bu konuları araştırıyorum ve en sonunda verdiğim karar mümkün olduğunca pakete girmemiş gıdalarla beslenmek.Meyve sebze çok faydalı ama et,yumurta,peynir,yoğurt gibi besinler de çok gerekli.Herşeyden dozunda yemek gerekiyor.Herşey derken kızartmalar,tatlılar ve hamur işleri demiyorum tabiki.Margarin,ayçiçek yağı gibi yağlar zararlıyken,gerçek zeytinyağı ve tereyağı çok faydalı.Çok faydalı diye bu zeytinyağını oluk oluk tüketeceğimiz anlamına gelmiyor.En faydalı besin bile doz aşımında zehir olur.Günümüzde ilaçlanmamış sebze meyve olmadığından ve hayvanların büyüme şartlarının berbatlığını da düşünecek olursak temiz beslenme konusunda %100 başarılı olamayacağımız gayet açık.Fakat elimizden geleni bile yapsak bize faydası olacağını düşünüyorum.Bana göre doğru olan beslenme faydalı olan herşeyden belli miktarlarda tüketmek.Bir de öğün sıklıkları,sayıları ve saatleri mevzusu var.Bu konuda da yıllardır yaptığım gözlemlere göre tamamen kişiye özel bir durum olduğudur.Kendinizi izleyin,vücudunuzu dinleyin.Kimi aralıklı oruç beslenme stilini rahatlıkla yapabiliyorken kimi buna dayanamaz ve 2 saatte bir yenilen ara öğünlü klasik diyetle rahat eder.İnanın ki bu konuda tek bir doğru yok.Herkese farklı bir yol fayda sağlıyor bunu siz bulacaksınız.Ben 20 kilo vermeden önce 2 saatte bir ara öğünlü klasik diyet sayesinde verdim ama kilomu korurken o beslenme stilini yapamıyorum çünkü eskisi gibi sık acıkmıyorum.Bu yüzden if tarzı besleniyorum ve hiç sıkıntı çekmiyorum.Ama kilom varken bunu asla yapamazdım.Yani bu hem kişiye hemde döneme özel bir durum.Kendiniz için en doğrusunu deneme yanılma yöntemiyle bulabilirsiniz.

    Son olarak sağlıklı beslenmek emek işidir.Belki iş yerinde öğle arasında herkes pizza sipariş ederken sen evden kaplarınla yemeğini getirirsin.Ama bunun getirisi emin olun çok fazladır.Sadece ideal kilo değil,güzel bir cilt,kendini enerjik hissetme,sağlıklı olmak,genç görünmek.Bence bunlara değer..

    26 ocak 11:56

    70. Mutlu mutlu kendi yemeğini hazırlarken "aaa öyle mi yiyorsun, aaa bunu neden yemiyorsun, bence öyle olmamalı" diyen insanlara sabırla neden öyle olması gerektiğini anlatma ve onların kabullenmemekte diretmesi, bir de "ömür boyu böyle yaşanır mı bee, sana 5 ay veriyorum" dedikleri beslenme şeklimi 2.5 yıldır keyifle devam ettirdiğimi, kısıtlama ve yasak koymadığımı sadece sağlıklı olana yönelmeyi seçtiğimi, işin kafada bittiğini söylememe rağmen "hayır, olmaz" demeleri ruh sağlını ciddi anlamda bozuyor. Bol sabır ver rabbim.

    25 ocak 22:10

    69. kilo vermek bir yana, beden sağlığı ve ruh sağlığı için elzem olan şeydir.

    lise dönemlerimde aşırı kötü beslenmemden ötürü kilolarım ve bazı sağlık problemlerim arşa çıkmıştı. bu gidişatın farkına vardığımda acilen bir şey yapmam gerektiğini düşündüm, birkaç diyetisyenle görüştüm fakat devamlılığı olmadı. amacım sadece kilo vermek olduğunda sürdürememiştim ama sağlık söz konusu olunca bunu bir yaşam tarzı haline getirebildim.

    herkesin bünyesi farklı, bana iyi gelen size iyi gelmeyebilir. deneye deneye kendim için uygun olan düzeni buldum ama bol yeşillik ve sebze, sağlıklı yağlar, dengeli protein ve hareket düzeyine göre karbonhidrat sağlıklı yaşam için ortak maddeler.

    bu sürede kan değerlerim normale döndü. aşırı şekerli beslenmek bana kronik yorgunluk ve uyku olarak geri dönmüştü, bunları düzene soktum. saçlarım, tırnaklarım, cildim düzeldi. beslenmenin psikolojik olarak da bir etkisi var. bağırsak sağlığının beyin ve ruh sağlığını etkilediği söyleniyor. bu yüzden yediklerimiz fiziksel ve ruhsal sağlığımız açısından önemli.

    şunu da söylemeliyim ki her diyet sağlıklı beslenme örneği değil. ve sağlıklı beslenme de her zaman kilo kaybına eşit değil. (gizlinot: sağlıklı beslenip spor yapıp kilo aldığım dönemlerim oldu.) buna dikkat ederek sağlıklı kalabilmek ve bu sırada kilo da verebilmek mümkün. ama kendi adıma karaciğerimde ya da diğer iç organlarımda yağlanma olmasındansa görüntümde birkaç kilo fazla olmasını tercih ederim.

    24 ocak 22:57

    68. Geçen seneki Ağustos ayından bu seneki haziran ayına kadar sağlıklı beslenme konusunda kendimce %85 başarı gösterdim. Maalesef ki tatlı, hamur işi ve abur cubur düşkünü biri olarak canımın çektiği anlar elbet oldu ama yememek beni hem psikolojik hem de fizyolojik olarak daha mutlu etti. Canımın çok çok istediği anlarda ufak kaçamaklar yaptım ama kendimi kaybetmedim, istikrarımı bozmadım. Çok hızlı kilo alan biriyim ve bölgesel yağlanmaya müsait bir vücudum var ama ne yazıkki aldığım gibi veremiyorum hatta bana kalırsa hiç veremiyorum sadece yüzümden biraz gidiyor. Kaldı ki kilo bile versem, küçük bedenler bile giysem her zaman göbekliyim, bu göbek bana yapışmış gibi bir türlü gitmiyor, erimiyor! ki sağlıklı beslenme + spor ikisini birlikte yürütmeme rağmen. Neyse uzatmadan devam edeyim. Rafine şeker içeren her ürünü, paketli her ürünü, beyaz un içeren her ürünü büyük oranda hayatımdan çıkarmış, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi bir zorunluluk değil beni motive eden bir yaşam tarzı olarak hayatıma sokmuştum. Ama gelin görün ki haziran ayına doğru duygusal olarak çöktüm ve bu çöküş her geçen gün arttıkça kendimi yemeğe verdim, hem sürekli hem çok hem de müthiş kalorili ve zararlı şeyler yiyorum. Şu an hala çok kötüyüm, bir türlü toparlanamıyorum ve bu mutsuzluğun üstüne bir de yediklerime üzülüyorum. Kendimi duygusal anlamda toparlayamasam da bir an önce beslenme alışkanlıklarımı toparlamam lazım. Buraya niye bunu uzunca yazdım? Çünkü belki bu konuda motive olmayı isteyen tek kişi ben değilimdir ve birbirimizi bu konuda motive ederek güzel sonuçlar alacağımız süslüler vardır. Kendilerine bir mesaj kadar uzağım <3 

    20 ekim 2018 21:42

    67. Sosyal medyanın etkisiyle yanlış anlaşıldığını düşünmeye başladım, her sabah avakadolu tost yemeyi sağlık gibi algılıyoruz(!??) . Çoğu şeyden az az yeme politikası sürdürüyorum umarım zararı yoktur

    7 ekim 2018 19:16