sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (74)
    • medya (1)

    74. İlk kural Paketlenmiş gıdaları olabildiğince az kullanmak ve ürünlerin içeriğini okumak. Kullandığım bir uygulama var elimde telefon markette paketlerin barkodunu okuta okuta alışveriş yapıyorum  trans yağ, gluten vs var mı hepsi çıkıyor paketin üzerindeki doğal organik katkısız sözlerine inanmamak lazım. 

    Sağlıklı yağları tüketmek lazım zeytinyağı ve tereyağı kullanıyorum.

    Kuruyemişleri çiğ tüketmeye çalışıyorum kavrulmuş kuruyemişler zararlı.

    Suyuma karbonat ve tarçın koyuyorum seylon tarçını kullanmaya çalışıyorum. 

    Takviye konularında çoğu uzman farklı görüşlere sahip Bu sebeple takviye  olarak bir süreliğine epa dha değerleri tavsiye edilene uygun ocean ultimate kullandım.

    Baharatları bol bol kullanıyorum özellikle zerdeçal karabiber sumak içecek olarak da yeşil çay kesinlikle bir numara. Yumurta tüketiyorsanız üzerindeki barkodun 0 ile başlamasına dikkat edin büyük marketlerde organik yumurta baya pahalı ama A101’de daha uygun fiyatlı organik yumurta var tavsiye ederim.

    Son olarak sağlıklı beslenmede kullanılan ürünler pahalı gibi dursa da uzun vadede kullanıyorsunuz yani fastfooda verilen paradan daha uyguna geliyor.

    11 temmuz 20:51

    73. temiz içerikli gıdalarla beslenmeye çalışın, zor biliyorum ama temiz gıda talep etmek hakkımız, bu hakkı savunalım. Yalnızca kimyasal değil sorun çünkü, sağlıklı beslenmek için aldığımız gıdaların sağlığımızı daha da bozması gibi bir risk döngsünün çinde kısıldık kaldık. ÇİFTÇİ-SEN başkanı Abdullah Aysu şu anki domateslerde 50'lerdeki domateslerin 9'da biri kadar likopen bulunduğunu aktarıyor. yani kanserden koruyacak likopeni alabilmek için 9 kat domates yemem, 9 kat pestisit (kanserojen madde) vücuduma almam gerek.

    biraz araştırın, gıda toplulukları var, kooperatifler var, bulunduğunuz yerelde kendiniz topluluk kurabilir ve temiz üretim yapan yerlerden ürün getirmenin maliyetini bölüşebilirsiniz. Zaten topluluk olursanız üretici de fiyat ve imkânlarda elinden geleni yapar.

    Domates yalnızca tek bir örnek, daha birçok şey var ama dediğim gibi, temiz gıda da onu talep etmek de sağlıklı beslenmek de hakkımız.

    Çok basit bir aramayla yerelinizdeki imkânlarla ilgili birçok şey öğrenebilirsiniz, öğrendikçe ve talep ettikçe daha fazlası da gelecektir. Bu şekilde üreticileri de desteklemiş oluruz üstelik.

    25 şubat 11:38

    72. son zamanlarda yapmaya çalıştığım şey. yavaş yavaş günde yediğim çikolataları/kekleri meyvelerle değiştirmeye çalışıyorum. ekmeği günde 5-6 dilim yerken max 2 ye indirmeye çalışıyorum. çayıma/kahveme 5-6 küp seker atarken son 20 gündür şekersiz içiyorum. hiç yemediğim kadar süt ürünü,sebze ve et tüketmeye çalışıyorum. ana öğünlerim arasında 3-4 saat bırakmaya dikkat ediyorum. bir oturusta çok yemektense yiyeceğimi 2ye bölerek midemi küçültmeye çalışıyorum. 1-5 - 2lt su içmeye çalışıyorum.

    24 şubat 15:32

    71. Sağlıklı beslenme fazla kilosu olanın da normal kilosu olanın da zayıf olanında,genci,yaşlısı herkesin hayatına oturtması gereken bir alışkanlıktır.Fakat ortada o kadar çok bilgi kirliliği var ki insanlar ister istemez sağlıklı zannedip yanlış şeylere yönelebiliyorlar.Hele zor bir durumdaysa acil kilo vermesi gerekiyorsa o duygusal boşluğuyla saçma sapan şeyler yapabiliyorlar.Popüler kültürün etkisiyle dönem dönem mucize besinler ortaya çıkıyor,sanki onu yiyince bütün dertlerinden kurtulacakmışsın gibi.Bir de birçok beslenme stili var ve hepsi de en sağlıklısının bu stil olduğunu iddia ediyor.Veganlar asla et yemiyor,süt ürünleri yemiyor,bol meyve sebze yiyip en sağlıklısı bu derken,bir kısım grupta karbonhidratı başdüşman ilan edip hergün et yiyin en sağlıklısı bu diyor,kimi yağ çok faydalı derken kimi de yağı alaşağı ediyor,bir de çiğ beslenen grupta var ve daha niceleri...İnsan gerçekten doğrusunun ne olduğuna karar veremiyor.Senelerdir bu konuları araştırıyorum ve en sonunda verdiğim karar mümkün olduğunca pakete girmemiş gıdalarla beslenmek.Meyve sebze çok faydalı ama et,yumurta,peynir,yoğurt gibi besinler de çok gerekli.Herşeyden dozunda yemek gerekiyor.Herşey derken kızartmalar,tatlılar ve hamur işleri demiyorum tabiki.Margarin,ayçiçek yağı gibi yağlar zararlıyken,gerçek zeytinyağı ve tereyağı çok faydalı.Çok faydalı diye bu zeytinyağını oluk oluk tüketeceğimiz anlamına gelmiyor.En faydalı besin bile doz aşımında zehir olur.Günümüzde ilaçlanmamış sebze meyve olmadığından ve hayvanların büyüme şartlarının berbatlığını da düşünecek olursak temiz beslenme konusunda %100 başarılı olamayacağımız gayet açık.Fakat elimizden geleni bile yapsak bize faydası olacağını düşünüyorum.Bana göre doğru olan beslenme faydalı olan herşeyden belli miktarlarda tüketmek.Bir de öğün sıklıkları,sayıları ve saatleri mevzusu var.Bu konuda da yıllardır yaptığım gözlemlere göre tamamen kişiye özel bir durum olduğudur.Kendinizi izleyin,vücudunuzu dinleyin.Kimi aralıklı oruç beslenme stilini rahatlıkla yapabiliyorken kimi buna dayanamaz ve 2 saatte bir yenilen ara öğünlü klasik diyetle rahat eder.İnanın ki bu konuda tek bir doğru yok.Herkese farklı bir yol fayda sağlıyor bunu siz bulacaksınız.Ben 20 kilo vermeden önce 2 saatte bir ara öğünlü klasik diyet sayesinde verdim ama kilomu korurken o beslenme stilini yapamıyorum çünkü eskisi gibi sık acıkmıyorum.Bu yüzden if tarzı besleniyorum ve hiç sıkıntı çekmiyorum.Ama kilom varken bunu asla yapamazdım.Yani bu hem kişiye hemde döneme özel bir durum.Kendiniz için en doğrusunu deneme yanılma yöntemiyle bulabilirsiniz.

    Son olarak sağlıklı beslenmek emek işidir.Belki iş yerinde öğle arasında herkes pizza sipariş ederken sen evden kaplarınla yemeğini getirirsin.Ama bunun getirisi emin olun çok fazladır.Sadece ideal kilo değil,güzel bir cilt,kendini enerjik hissetme,sağlıklı olmak,genç görünmek.Bence bunlara değer..

    26 ocak 11:56

    70. Mutlu mutlu kendi yemeğini hazırlarken "aaa öyle mi yiyorsun, aaa bunu neden yemiyorsun, bence öyle olmamalı" diyen insanlara sabırla neden öyle olması gerektiğini anlatma ve onların kabullenmemekte diretmesi, bir de "ömür boyu böyle yaşanır mı bee, sana 5 ay veriyorum" dedikleri beslenme şeklimi 2.5 yıldır keyifle devam ettirdiğimi, kısıtlama ve yasak koymadığımı sadece sağlıklı olana yönelmeyi seçtiğimi, işin kafada bittiğini söylememe rağmen "hayır, olmaz" demeleri ruh sağlını ciddi anlamda bozuyor. Bol sabır ver rabbim.

    25 ocak 22:10

    69. Çalıştığım donemde normal kiloma 7-8 kilo eklenince prof.dr. osman müftüoğlu nun yazılarını okumaya başlamıştım. X diyeti, y diyeti demeden hayat boyu sürdürülebilir bir beslenme şekli anlatıyor. Buna ek olarak yürüyüş ve hareketli bir yaşam da vazgeçilmezi. Denklem aslinda cok basit glisemik indeksi düşük besinler ve protein, kaliteli yağ ve kaliteli karbonhidrat ile beslenme. Yani guzel bir kurufasulye yanına bulgurunuzu yapip yiyin ve probiyotik olarak cok faydali tursu ve yoğurdu da bu menuye ekleyin diyor ornek olarak. Makarnayi, pilavi, patatesi illa yicekseniz soguk yiyin diyor. Makarnayi yoğurtla bulusturun. Patatesi salata olarak tuketin böylece glisemik indeksi dusurmus oluyoruz. Paketli gidayi ve bağımlısı olduğum cola zero yu da bu dönemde biraktim. Icerigini okuyunca gida benzeri urun demek lazim aslinda bu paketli gidalara. Iceriginde bulunan Msg tuzu ve glikoz surubu bagimlilik yapıyor ve surekli yiyorsunuz fakat hic bir faydası yok. Vücudunuza etkilerini gormek icin that sugar belgeselini izlemenizi oneririm. Atistirmalik nestle %82 bitter cikolata, hurma, kavrulmamis badem, findik tukettim. Ayda bir butce ayirin koyun kavanozlara bir avuc bile yetiyor öğrenci susluler. Abur cubur, cola birakip saglikli beslenme duzenine geçince kilolar gitti, hayat kalitem bariz artti. Umarım bu yazi motivasyon kaynagi olmuştur sizlere.

    ilgili medya:
    1
    24 ocak 22:29

    68. Geçen seneki Ağustos ayından bu seneki haziran ayına kadar sağlıklı beslenme konusunda kendimce %85 başarı gösterdim. Maalesef ki tatlı, hamur işi ve abur cubur düşkünü biri olarak canımın çektiği anlar elbet oldu ama yememek beni hem psikolojik hem de fizyolojik olarak daha mutlu etti. Canımın çok çok istediği anlarda ufak kaçamaklar yaptım ama kendimi kaybetmedim, istikrarımı bozmadım. Çok hızlı kilo alan biriyim ve bölgesel yağlanmaya müsait bir vücudum var ama ne yazıkki aldığım gibi veremiyorum hatta bana kalırsa hiç veremiyorum sadece yüzümden biraz gidiyor. Kaldı ki kilo bile versem, küçük bedenler bile giysem her zaman göbekliyim, bu göbek bana yapışmış gibi bir türlü gitmiyor, erimiyor! ki sağlıklı beslenme + spor ikisini birlikte yürütmeme rağmen. Neyse uzatmadan devam edeyim. Rafine şeker içeren her ürünü, paketli her ürünü, beyaz un içeren her ürünü büyük oranda hayatımdan çıkarmış, sağlıklı ve dengeli beslenmeyi bir zorunluluk değil beni motive eden bir yaşam tarzı olarak hayatıma sokmuştum. Ama gelin görün ki haziran ayına doğru duygusal olarak çöktüm ve bu çöküş her geçen gün arttıkça kendimi yemeğe verdim, hem sürekli hem çok hem de müthiş kalorili ve zararlı şeyler yiyorum. Şu an hala çok kötüyüm, bir türlü toparlanamıyorum ve bu mutsuzluğun üstüne bir de yediklerime üzülüyorum. Kendimi duygusal anlamda toparlayamasam da bir an önce beslenme alışkanlıklarımı toparlamam lazım. Buraya niye bunu uzunca yazdım? Çünkü belki bu konuda motive olmayı isteyen tek kişi ben değilimdir ve birbirimizi bu konuda motive ederek güzel sonuçlar alacağımız süslüler vardır. Kendilerine bir mesaj kadar uzağım <3 

    20 ekim 2018 21:42

    67. Sosyal medyanın etkisiyle yanlış anlaşıldığını düşünmeye başladım, her sabah avakadolu tost yemeyi sağlık gibi algılıyoruz(!??) . Çoğu şeyden az az yeme politikası sürdürüyorum umarım zararı yoktur

    7 ekim 2018 19:16

    66. ailemin yanından taşındığımda tam anlamıyla uygulamak istiyorum. çünkü evde hep çikolata oluyor ve görünce yiyesi geliyor insanın durduramıyorsun şekere abur-cubura karşı kendini o hep galip geliyor. o yüzden ileride ayrı yaşamaya başladığım zaman yapmak çok istiyorum

    7 ekim 2018 19:00

    65. sanırım kendi evimde, kendi düzenimi kurduğumda buna erişebileceğim. çünkü anne babanın evinde bunu uygulayamıyorsunuz. kendi standartlarımı onlara dayatamayacağım için bu durumdayım. mesela biz egeliyiz zeytinyağımız eksik olmaz şükür. ben de bayılırım zeytinyağına, hem nereden geldiğini biliyorum hem de tadını en sevdiğim yağ. tereyağ da gerekli ama ne olduğu belirsiz marketten alıyoruz hangi marka olursa olsun sevmiyorum, güvenemiyorum. bana kalsa her yemeği, zeytinliğimden gelen güvendiğim zeytinyağımla yaparım. ama olmuyor tereyağı sanayağı seviyorlar, margarinin hakkındaki kötü düşüncelerime değinmeyeceğim bile. yağ tek bir örnekti. her hafta tüketilmesi gereken yiyecekler var mesela. fastfoodu hayatımızdan çıkarmamız gerek falan uzun meseleler. öğrenciyken de zor biraz sanki. metrobüslerde kırk bin durak beslenme taşıyamam ki. zaten metrobüste okula gittiğim çanta 2 kiloysa 10 kilo kadar ağır geliyor. neyse metrobüse kadar uzandı konu. kanser kol geziyor, genetik faktörler de mevcut elbette ailemizde kanser olanlar vardır. kötü beslenmek o genetik yatkınlığı çok çok tetikliyor. hem güzel olmak istiyorsak yine sağlıklı beslenmemiz çok önemli süslüler. mesela kemik suyu çorbası için, kemikleriniz yenilensin, genç kalın. gibi gibi. bunlar birer örnek. bir hocam vardır der ki, ne yersen osundur. doğru ne yersek oyuz.

    6 ekim 2018 19:38