yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (3)
    • medya (0)

    1. tüm muhaliflere inat büyük bir inançla çalışan güzel doktorların, antibiyotikçi olmayan (antibiyotiğe karşı değiliz, hastasına sürekli antibiyotik dayayan, hastalığın gerçek sebebine inmeyen doktorlara karşıyız) ; doğru beslenme prensipleri ile ilaç içmeden sağlıklı ve fit insanlar olacağına inanan ve bunu hastalarına da uygulayan doktorların instagram hesabı. Tüm bilgileri yabancı kaynaklardan alıyorlar, yani bazı karalamacı insanların dediği gibi "atmıyorlar". Sloganları da oldukça güzel bence. "beslenme yanlışsa ilacın faydası yok, beslenme doğruysa ilaca gerek yok" kalın sağlıkla :) https://www.instagram.com/saglikliyasiyoruzcom/

    İlaveten: Sağlıklı yaşıyoruz doktorları şarlatanlar gibi "o çayı için zayıflayın" gibi saçmasapan şeyler söylemez. Denedik, gördük. Tabii ki her insanın farklı bir bünyesi olabilir, hastalığı olabilir ve doktora ihtiyacı olabilir. Burada bahsedilen şey bu değil. Bir hafta sağlıklı beslenerek bir hafta sonra "bişey olmadı" diyemeyiz. Vücudun kendine gelmesi, bir dengeyi bulması uzun bir yoldur. Hayatınızda bir iki şeyi değiştirerek, bir çay içerek sağlıklı olunmaz. Bu bir bütündür. Sadece bunu gerçekten isteyen kişinin sabırlı olması, okuması, araştırması ve uygulaması gerekir.

    Ben zaten sağlıklı yaşayan biriydim o yüzden bazı şeylere adapte olmam daha kolay oldu her zaman. Ben şu anda 48 yaşında olmasına rağmen 30 gibi görünen, hiç bir sağlık sorunu olmayan, enerjik ve ufak tefek nezle, grip gibi bir hastalığı ilaçsız geçirebilen bir insansam tabii ki bu yolda ilerlemeye devam edeceğim. Ama dediğim gibi, okumadan, sindirmeden sağlıklı beslenme diye bir şey olmaz. Çünkü bilinmesi gereken çok detay var. O detaylar bizi hasta ediyor ya da iyileştiriyor. Doktor Nurçin çağlar ve Gökşin Balım'ın senelerdir kronik rahatsızlıklardan muzdarip hastaları nasıl iyileştirdiğini biliyorum. Hastaya holistik yaklaşan, hastalığın semptomunu değil de sebebini tedavi etmek için uğraşan idealist doktorların çoğalması dileğiyle.

    ilaveten: Firmaların milyon dolarlık araştırma yaparak ürettiği bir sürü ilacın İFOS vb onayı yok. Milyonlar harcanması işi değiştirmiyor. Bu ne demek? İki firmanın ürettiği ilacın birbirinden biyoyararlanım açısından büyük farkları var, demek. Çoğu ilaç firması insanları daha çok hasta etmek için var, demek. Ayrıca sitenin sloganı "beslenme yanlışsa ilacın faydası yok, beslenme doğruysa ilaca gerek yok". Bu kadar mantıklı bir açıklamadan şarlatan çıkmaz, çıkamaz bence. Çünkü hastaya ilaç dayamak çok daha karlı bir yoldur. İdealizmin nasıl bir sığ sebebi olabilir? Hastaya "doktora gitme ilaç kullanma" demiyor, "önce beslenme hayatını düzenle.. gittikçe hastalıkların azalacak ve ilaca gereksinim duymayacaksın", diyor. Ömrü boyunca ilaç içen hastalar tanıyorum. Her içtikleri ilaç vücutlarında başka bir yerin dengesini bozuyor ve bir ilaç, bir ilaç daha. Bu döngü böyle sürüyor. Çünkü doktor hastaya "bak sen şunu yemekten vazgeçmiyorsun, böyle olmaz" demiyor. İlacı verip gönderiyor. üzgünüm ama böyle. Benim de 20 sene önce egzamam vardı. Hangi doktora gitsem sadece semptomu yani kaşıntıyı geçirecek krem verip yolluyordu. Bir tanesi de demedi ki "acaba size zarar veren, karaciğeri yoran bir şey mi var?" Baharat mesela beni kötü etkiliyormuş, ne yaptım çıkardım hayatımdan. Çok az zerdeçal, öğütülmüş karabiber, kekik ve nane; az olmak üzere diğer baharatları attım. 6 ay sonra... Geçti, tamamen.

    "Şu hasta, Canan Karatay'ın dediği şu tereyağını yesin bakalım ne oluyor"

    Bunu çok yerden duyuyorum. Bana da bazı insanlar, gözlerinin önünde büyük bir örnek olmama rağmen böyle şeyler diyebiliyorlar. "Aaa o çok kilo aldırır..aa sen günde 2 3 yumurta mı yiyorsun? kolesterol yapar o". E canım kardeşim, ben o 3 yumurtayı senin tükettiğin bir sürü zararlı şeyi yemediğim için yiyebiliyorum". Vücuduma sadece bu görevi veriyorum. Ama hem onu ye, hem bunu ye zaten sindirim sistemi yoruluyor, karaciğer yoruluyor, tabii ki böyle olmaz. Onun için diyorum ki bu uzun bir araştırma ve okuma yolculuğu, kendi vücudunu tanıma yolculuğudur. Ve her insan birbirinden farklı olsa da aynı oldukları tek gerçek zararlı besinlerin vücudu ilaca bağımlı hale getirdiğidir.

    Mesela ben zeytinyağı ve saf tereyağını korkmadan tüketiyorum çünkü hücrelerin yenilenmek için yağa ihtiyacı var. Ama sağlıklı yağa. Tabii ki sen kolesterolü tavan, damarları hasta bir insana kalkıp birden "bunları ye düzel" diyemezsin. Ama o insanın o hastalık seviyesine ömrü boyunca tükettiği sağlıksız yağlardan dolayı geldiğini de inkar edemezsin.

    Hastaya yol çizeceksin. Ve ayrıca yağsız diyet diye bir şey yoktur. Beyin yağdan oluşuyor, hücreler yağa ihtiyaç duyuyor. Zeytinyağı mucizedir bir kere. Kilo alan vücutta oluşan yağ, zeytinyağından değil; sağlıksız yağlardan, karbonhidratlardan oluşuyor. ve vücut yağ yakmak için yağa ihtiyaç duyar. Ben referans veremiyorum, çok fazla konu var ama isteyenler her bir paylaşımın altındaki referanslara bakabilir. İngilizce ama en azından yayınlandıkları yerleri görebilirsiniz.

    28 eylül 2019 22:54 29 eylül 2019 11:03

    2. Dün akşam izlediğim belgeselde  antartikada sadece doğal balıkları yiyerek yaşamını sürdürmüş bir mumyada bile kalp damar hastalıklarınınve bedensel yaşlanmanın  öncü göstergesi olan aterom plaklarını MR ile tespit ettiler. Yani oradaki kadar doğal beslenseniz, medeniyetten uzak stressi yaşasanız bile yaşlanma kaçınılmaz. Yıllardır yaptıgım sağlıklı beslenme ve anti-ageing uygulamalarını sorgulamaya başladım bir hekim olarak....

    29 eylül 2019 15:33

    3. Geçen seneye kadar severek takip etsem de bir senedir tahammül dahi edemediğim bir sayfa. İlk olarak verdikleri bilgilendirici yazıları ilgiyle takip ediyordum. Çoğunu yaşamıma uygulamaya çalıştım. Oldukça yararlı bilgiler bulabilirsiniz. Fakat son zamanlarda aşırı agresif bulduğum yanıtları ve paylaşımları sebebiyle takipten çıktım. Yorumlarının çoğu 'biz ekmeği köpeğimize dahi vermeyiz' ve yahut 'biz yemediğimiz şeyi vücudumuza sürmeyiz'den oluşuyor. Dün de güneş kremlerinin kana karıştığına dair sonuna kadar okumadıkları ya da anlamadıkları bir makaleyi örnek gösterip yayınlamışlar. Bugün de güneş kremine alternatif evde yapılan bir karışım göstermişler. Ne desem bilemiyorum. (İntagramda bir sayfa bu tarifin yabancı siteden kaynak alınmadan çevirildiğini ve evde yapmanın mümkün olmadığını söylemişti bu arada.) Evet tabii ki kötü içerikli, endokrin bozukluğuna varana dek etkinleyen güneş kremleri var; bu demek değil ki tüm güneş kremleri kanserojen. Bu kadar kesin yargılarla paylaşım yapmaları, sağlığa dair evrensel tek doğru kendi fikirleriymiş gibi yayınlamaları beni aşırı rahatsız ediyor. Arada merak edip baksam da her seferinde sinirlenerek çıkıyorum sayfadan (gizlinot: Swh)

    Ayrıca söylemeliyim ki kullandığım takviyeleri, hem uygun fiyatlı olmasıyla, hem yerli olmasıyla hem de içeriğinin temiz olması dolayısıyla, (sanırım) öncülük ettikleri venatura markasından temin etmekteyim. Bunun için teşekkür ediyor, kendilerine sakin ve sağlıklı günler diliyorum.

    20 mayıs 00:40