girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (7)
  • medya (0)

7. (link: https://www.suslusozluk.com/sağlıkta-şiddet?i=751042 şu) girdiden iyice kadın doğumcu fobisi edindim resmen.

artık ileride işimiz düşerse amerika olmasa da kendimizi en azından bir yunanistan/ kıbrıs'a falan iteleriz. zaten doğu avrupa ülkelerinde kalburüstü hastanelerin ücretleri buradaki ortalama özel hastanelerin ücretleriyle aynı.

hadsizliğe bak daha dar dikmişmiş. o iş için kegel egzersizi diye bir şey var. kaldı ki vajinayı kesmek ne haddine. şok oldum. girdi de neden eksilenmiş anlamadım. çünkü vajinamın kesilme riski varsa gider sezaryen olurum. yuh.

hani kasap mıdır cerrah mıdır belli değil derler ya, aynen öyle.

13 mart 22:20

6. Büyük, kalabalık ve huzursuz şehirlerin ızdırabı. 

Saygısız, küstah ve çoğunlukla derdini sözlerle anlatmaktansa şiddetle çözümü daha makul gören insanların sebep olduğu durum. 

Sağlıkçıların ne kadar zor koşullarda çalıştığını biliyorum. Uykusuzluk, yorgunluk bir kenara, en zoru da gözü seyirdiği için (misal) öleceğini sanan hastalara ve özellikle hasta yakınlarına dert anlatmaya çalışmak. her iş gibi sağlıkçı olmak da zor. Ama ‘hayat’ gibi hassas bir konu üzerine olduğu için bu iş biraz daha zor. Canını emanet ettiği kişiye saygı duymalı insan. Ah saygı duymalı ama diğer yandan ‘deveye sormuşlar boynun neden eğri diye. Deve -nerem doğru ki?! Demiş’ işte öyle bir durum.

13 mart 20:59

5. Sağlıkta şiddet düzenli olarak şait olduğum,insanı meslekten soğutan durum. Hastaya damar yolu açtığımda kan geldi diye ortalığı yıkması (kan gelmese damara girmemiş olurum ki gelmesi intraketin doğru yerde olduğu anlamına geliyor.) Doktoru odasında bulamadığı için,defalarca kez bilgi verilmesine rağmen,hastanın hemşire bankosundan üstümüze atlaması. Beyaz kod verildiğinde şiddete maruz kalanın bişey yok ben şikayetçi değilim diyip konuyu kapatma çabası 🙄 Arkadaş ne korkuyorsunuz şu koddan. Bizim güvenliğimiz için o... 

Bazen alnıma 'biraz saygı' yazıp dolaşasım geliyor. 

13 mart 18:37


4. Sağlıkta şiddet sadece hastaların sağlık personellerine değil, sağlık personellerinin de hastalara uyguladığı bir muamele. Öyle ki gittiğim bir konferansta sağlık sosyolojisi üzerine çalışan bir anne, kadınların vajinal doğum yaparken epizyotomiye mecbur edilmesinden bahsetmişti. Dünya sağlık örgütüne göre o kadar vahim bir durumdayız ki, ülkemizde vajinal doğumların %80'inde kullanılıyor ve avrupa'da kabul görünen biçimiyle "kadın sünnetine" eşdeğer sayılıyor. Üstelik doğumlarda doktorların rızanı almadan bu olayı yapması çoğu kadınca "şiddet" olarak görülmüyor. Ülkemizdeki hastane yoğunluklarını düşündüğümüz zaman doktorun bu durum işine geliyor ve çoğu vajina kesildiğinden daha da dar dikiliyor. Hatta hocanın görüştüğü birisi doğum sonrasında neden bu yöntemi uyguladınız diye sorduğunda sağlık görevlisi "bana dua edeceksin dar diktim diye, kocan yatağına almaz yoksa seni" gibi bir karşılık veriyor. Çoğu kadın için trajik sonuçlara yol açabiliyor.

Yani ülkemizde ya da dünyada şiddet o kadar yaygın ve kanıksanmış ki, hayatımızın her noktasında sürekli kalkanlarımız havada dolaşmalıyız.

Yine başka bir doğumda da çığlık atan kadına, çığlık attığı için ağıza alınmayacak küfürler eden, sessiz olması için "daha fazla bağırırsan bırakıp gideceğim" diye tehdit savuran görevliler de var.

edit: düzeltme yapmam lazım bir konuda. epizyotomi bazı durumlarda gerekli olarak kullanılıyormuş ve bu yöntem daha sağlıklı sonuçlara ulaşılmasını sağlıyormuş. who raporuna göre oranı %10 bu arada. birde doktorlar öncesinde uyarıda bulunurlarmış. benim katıldığım konferansta verilen örnekler daha çok rıza almama, şiddet üzerineydi.

edit2: eğer daha fazla bilgi almak isterseniz google'a türkiyede epizyotomi diye yazarsanız birçok makaleye ulaşabilirsiniz. eksileyenlere ricam bu.

13 mart 18:18 14 mart 14:30

3. milletçe hadsizliğimizin nişanelerinden biri. sanki elimizde olmayan imkanlara sahip olan herkesten nefret ediyoruz, okumuş bunların başını çekiyor. halbuki aynı çukurun içinde hep beraber debeleniyoruz, sadece senden daha çok deblenen biraz daha üste çıkıyor ama çukur aynı çukur. fazla mesaiden başını alamayan, izin kullanamayan öğretmenden nefret ediyor, özel hastaneye para yettiremeyen, mavi yakalı gibi neredeyse "parça hesabı" çalışma noktasına gelmiş günde 18 saat çalışan doktordan nefret ediyor, atanamayan atanan memurlara saydırıyor. halbuki hiç biri güllük gülistanlık yaşamıyor, kimse işini olması gerektiği gibi yapacak imkana sahip değil, kimsenin iki yakası bir araya gelmiyor, ve hiç kimse birbirini sevmiyor.

beraber büyüdüğüm bir arkadaşım devlet hastanesinde doktor. muayene saati başlamadan önce dışarıda bekleyen bir hastayla "rastlaşıyor" bakıyor ki adam evrak işlerini anlayacak becerebilecek gibi değil, elindeki evrakları alıp kayıt işlerini bir hemşireye veriyor. hasta dışarıda beklerken vizite gidiyor, çünkü sabahın koru ve vizit saati, çünkü onlarca yatan hasta var orası hastane, hiç kimse keyfinden beklemiyor. vizit dönüşü beklemek istemeyen (?) hastası "sen beni almadın, neden ortalıkta dolanıyosun" diye boynuna kalem saplıyor çocuğun. şikayetçi olmak, bağırmak çağırmak, hatta itelemeyi geçtim, resmen yaralamak/öldürmek için çocuğun önlüğünün cebinden kalemi çekip boynuna saplıyor! ne oldu? hiç bir şey. çünkü o hastaya temel bir eğitimi bile doğru düzgün veremeyen devlet, doktoruna da hastanedeki demirbaş makine muamelesi yapıyor, doktorun mahkemelerde sürünecek vakti yok, ama pansuman müesseseden..

13 mart 05:40 13 mart 05:43

2. aklımın almadığı şiddet

yahu insanın kimseye sevgisi,saygısı olmasın gene kendisini sever düşünür değil mi ? en iğrenç insan bile. sırf kendi bacaklarına sıkmamak için bile bunları yapmamalılar. o öldürürüm dediği doktora muhtaç kalır inşallah. keyfine kalır da sürüm sürüm sürünür acillerde

12 mart 22:13

1. Boğazım düğümlendi yine,ne diyeceğimi ne yazacağımı bilemiyorum.Bir hekimin yetişmesi,kendi hayatından başkaları için çalmak demek aslında.çok büyük emekler,çok büyük fedakarlıklar...sonucu bu mu? bir oksijen israfı yaratık tarafından,hiç uğruna katledilmek...Lanet olsun doktorları katleden zihniyeti meşru hale getirenlere...bu cinayet ne ilk,ne son.sadece diyorum bi anda tüm hekimler ortadan yok olsa,tümü.neler olur acaba? Neyse haşmetlimiz çok yaşasın! Ruhun şad olsun op.dr.Kamil Furtun...

30 mayıs 2015 11:06