yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (143)
    • medya (7)

    143. Sibil'i yillardir gorurdum, ama bir seylerin araciligiyla, ne profiline ozellikle bakardim, ne kanalini izlerdim. Tarzi bana uugun gelmemisti sanirim. Gecenlerde bir dugunde sari bir elbiseyle gordum, dcey elbise sanirim, onlar paylasmisti, aman Alllahim ne kadar guzel olmus, taniyamadim. Saci makyaji harikaydi. Sonra bir de mybestfriends paylasmis pesi sira, cok hostu yine beyaz bir tulumla. Sonra da newarrivals paylasmis elbiseleriyle. Bu ara Sibil cidden guzellesti ne yapiyorsa neyi degistirdiyse aynen devam etsin bence cok iyi gelmis cunku.

    Bu hoslugu gorunce kanalindan da bir seyler izledim, videolari cok seker, kafa dagitiyor, sadece bir miktar hizli konusuyor, o biraz yorucu olabilir, bir de sadece kameraya bir seyler anlattigi kisimlar hic bitmiyor o kadar.

    Onun haricinde sevdim seni Sibilcim.

    8 haziran 12:11

    142. ben artık bu kızın vloglarını izlemiyorum, izleyemiyorum. Bu kesinlikle onunla alakalı değil. Bu kızı zengin diye suçlayamayız günlük hayatını paylaşıyor, o gün ne yapıyorsa ne giyiyorsa onu gösteriyor. Ama ben artık bu uçurum gibi olan sınıf farkını görmekten çok sıkıldım; sadece sibilde değil diğer tüm YouTuberlarda durum bu. Bitmek bilmez alışverişler tatiller valiz doldurmalar binlerce liralık ürünler biz marketten alacağı şeyleri bile kırk kere düşünen insanlar için çok ağır.

    6 haziran 23:38

    141. dün nazlı çarmıklı'nın nikahında, yakın dostu yelda demirören kalyoncu ve onun zarif eşi haluk kalyoncu ile çok şık ve herkesin çok keyifli göründüğü bir fotoğraf paylaşan influencer. fotoğrafın altında birçok yorumda fotograftaki kadınların ne kadar güzel olduklarıyla ilgili bir çok methiye düzülmüş ve yelda'nın elbisesi nerden? lacivertlinin elbisesi nerden vs. vs. diye bir sürü soru sorulmuş. yani her gün görebileceğimiz gayet normal bir zengin influencer fotografı, yorumlarda alışılmış yorumlar işte. herhangi bir problem yok burada. herkesin mutluluğu ve bereketi daim olsun.

    bu sabah biraz erken uyandım, malum sebeplerden dolayı, malum videoları izlemek için. yaşım yeterli, ergenliğimden beri türkiye'nin son 10-15 yılında olanlara şahit oldum, bir çok şey okudum vs. ve büyüdükçe de türkiye'nin siyasi iklimindeki gerginliklerin magazin dünyasına nasıl direkt etki ettiğini anlamaya başladım, son birkaç yılda da sınıf savaşlarının, influencerlar üzerindeki linç kültürü üzerinde de bayağı can bulduğunu düşünmeye başladım. aslında bu konudan alakasız, ama sınıfsal uçurumların tepe tarafında olan influencerlarin paylaştıklarına baktıkça çok ilginç ironiler bulunduğunu farketmeye başladım. bugün sedat peker, demirören ailesinin doğan medyayı devlet bankasından çektiği krediyle değerinin altında bir paraya, 750 milyon dolara satın aldığını ve henüz bu devlet kredisini bir kuruş bile ödemediğini söyledi. tabi bu o zamandan beri bilinen, yazılan, konuşulan bir şeydi, iyice ayyuka çıktı. o dönemde satın alma öncesi ayrıca hürriyet binasında saldırı da oldu, yani işin şiddet boyutu da vardı. sibil'in paylaştığı fotografın altındaki yorumlardan bahsetmiştim, sib.omer, sincetinkayafan gibi, 12-13 yasında kızların açtığı belli olan hesaplar bunlar. onun hayatında, designer elbisesine, havuzlu villasına, yaptığı sonsız tatillere, katıldığı jet sosyete düğünlere o kadar imreniyorlar ki. imrenmekle de kalmıyor, bir de övgü üstüne övgüde bulunuyorlar, sibil'i sonsuz bir sevgiyle kucaklıyorlar. fakat tahminimce, kendilerinin belki de "kendilerine ait bir oda"lari ya var ya yok. onun gibi designer kıyafetleri değil, belki bir adet drugstore rujlari bile ya var ya yok. sibil bir influencer, bu durum normal diyebiliriz, ancak fotoğrafta yer alan yelda kalyoncu'ya da çok fazla güzel yorum var, ne kadar zarif ve şık olduğu söyleniyor sürekli. gerçekten de öyle. sadece bir saniyeliğine o "kendine ait bir oda"sı bile olmayan, saf ve daha çok küçük kızların annelerinin babalarının, verdiği vergilerle, bir medya grubunun cebren satın alınarak, edinilen zenginlikle alınan çok şık elbisenin bir santimetrekaresinde bile o saf kızlarımızın da hakkı var mıdır acaba diye düşündüm. ya da onların payına kalan, imrenmek, ama asla bunları elde edememek, bunları elde etmek hayaliyle çok çalışmak, çalışmalarının karşılığını alamamak, neden bu karşılığı alamadıklarını hiç bilmesinler diye, onları bunu anlatacak gazetecilerin, yazarların susturulması mıdır diye düşündüm. velhasılı tüm bunları sibil çetinkaya başlığı altına yazmak aslında çok saçma ve anlamsız. zaten bu konunun onun şahsıyla alakası da yok. ben dışarıdan bakan bir insan olarak, zaman zaman bunların aklından geçip geçmediğini merak ediyorum aslında. ama maalesef bunları düşünmediğini görüyorum. bu da ayrı bir konu, çünkü düşünmesini gerektiren bir şey yok. onun için iyi bir eğitim, diploma ailesi tarafından satın alınabileceği için kafasını daha kompleks ve entelektüel konulara yormasını gerektirecek bir motivasyonu olduğunu sanmıyorum, o yüzden genel olarak bir boşluk görüyorum. ama bunların sebebi de son derece sınıfsal olduğu için hatayı kendisinde aramıyorum, zaten bu bir hata mı onu da bilmiyorum. yelda için de kötü bir şey söylemiyorum, ailesinin yaptıklarından kendisi sorumlu değildir, bunlarda da hiçbir payı olduğunu sanmam. ancak oturduğu yalı, çırağanın bahçesini kapatarak yaptığı düğünü, evlendiği kişinin ailesi filan, ne bileyim ben burada hem bir trajedi hem de inanılmaz bir siyasi adaletsizliğin tezahürünü görüyorum. işin en ilginç kısmı da ezilenlerin, bu adaletsizliğin ceremesini çekenlerin onlara karşı döşediği sevgi sözleri. eminim bunun da sosyolojik bir açıklaması vardır. umarım sibil bunları okuyorsa, kırılmaz, sadece bugun 750 milyon dolarlık ziraat bankası hikayesinden dolayı çok boğulduğumu hissettiğim için bir şekilde bunları ifade etmek istedim. kimseyi kırmak istemem, bugün twitterda eski bir siyasinin söylediği bir cümleyi gördüm, onunla bitireyim bu girdiyi: "bu televoleler insanı zorla komunist yapar."

    6 haziran 16:35


    140. naif geliyor bana. hin olamayacak kadar korunaklı ve iyi şartlarda yetiştirilmiş.

    14 mayıs 05:30

    139. kombin yapıp, profesyonel ekibine editlettirmeyi "uff çok iş var bugün dostlar chanel balenciaga ve alamayacağınız diğer marka kıyafetleri giy çıkar yapıcam bugün havuzlu evimde, allah sabrını" şeklinde tanımlayan inflululu

    13 mayıs 10:16

    138. Ailesiyle olan ilişkisine bayılıyorum ya tam hayalim. Allah daha da mutlu etsin. Çok tatlı ve samimi bulsam da artık nolur reel atmasın darlıyor, acayip darlıyor. 

    12 mayıs 01:02

    137. ailesiyle olan ilişkisine bayıldığım youtuber/instagrammer. yıllar önce sadece instagramda gördüğümde itici gelen, videolarıyla benimsediğim insan. gerçek hayatta tanışsak çok büyük ihtimalle enerjisinden yorulacağım, hayattaki dertleriyle empati kuramayacağım kadar bana uzak bir insan olsa da sibil'i seviyorum. sadece takipçi gelsin diye olmadığı biri gibi davrananlardan daha gerçek geliyor bana enerjisi. çocukluk videosunu paylaşmış orada da aynı bugünkü sibil. aynı danslar aynı abartılı konuşma şekli. maalie toplandıkları vlogları çok seviyorum. annesinin her daim mutfakta yaptığı yemekler, annesinin sibil'e laf etmeleri, küçük kardeşiyle dalaşmaları ama hep sevgisini dile getirmesi, kuzeniyle olan kardeş ilişkisi, ablasının olgun duruşu, annesi ve teyzesinin birbirlerine olan bağı, şimdi tüm ailenin aynı mutluluğu ablasının bebeğine verişleri ve her zaman kahkahayla dolu bir aile ortamı. çok zenginler ama o kahkahaların kasıntı olmayışı, birbirlerine olan sevgilerinden kaynaklandığı çok belli. sanırım sibil'den çok ailesini seviyormuşum. çok fazla sevgiyle büyüdüğü belli olan kıza eski sevgilisinin sevgisizliği hiç yakışmıyordu ondan da kurtuldu. sibil'i eleştirmek istersem çok sebep bulurum malum cam fanusta yaşayan insanların bize ilginç gelen hareketleri olabiliyor. ağzından çıkan cümleler çok sığ olabiliyor. beni en çok rahatsız edense her gün storylerinde, vloglarında sürekli kilosundan bahsetmesi. şişkoyum diyip alışveriş vlogunda 34 beden pantolon deniyor, her şeyi xs alıyor. bilmiyorum çoğumuzun beden yargılarımızla ilgili sorunu vardır da hem xs deneyeyim diyen her gün şişkoyum diyen biri onu takip eden küçük yaştaki insanların kendi bedenlerini sorgulamasına sebep olabilir gibi geliyor. bir de meşhur tag olayı var ki sibil'i kendisi bile savunamaz.

    11 mayıs 15:50


    136. çok göz ve beyin yoran bir insana benziyor. resimleri veya videolarına (reel?) denk geldiğimde başım ağrımaya başlıyor resmen. hemen scroll edip geçiyorum. insanlar nasıl takip ediyorlar anlamıyorum. rachel araz ve dila tarkan da aynı şekil.... sadelik zariflik sıfır. anca bağırış çağırış ve abartı..

    26 nisan 06:09

    135. çekiliş konusunda seviyeyi çok yükseltmiş olan youtuber, instagrammer, influencer. bunun sebebi diğer influencerlar gibi kullanmadığı, çevresi tarafından üzerine çökülmeyen ucuz markalara ait bol ama bomboş şeyler vermektense gerçekten de pahalı ve güzel şeylerin olduğu çekilişler yapması. çıkan kişiye istediği nike air jordan almasından tut da gucci, shiseido, benefit, yves saint lourent, givency, mac, clinique gibi markalardan bir sürü şey hediye ediyor. çekilişte verilecek olanların toplam maddi değeri yüksek ve aman şu da pahalıymış kendime ayırayım yok. 

    bu duruma dair en çarpıcı örneği danla bilicte gördüğümü hatırlıyorum hediye gelen paketleri açtığı bir videoda lamer'den içinde 4-5 ürün olan bir kutu gelmişti, gözleri büyümüştü ve tabi ki tamamını kendine ayırmıştı sonra da loreal parisin 5-6 rujunun bulunduğu bir kutuyu "hadi yine iyisiniz bu harika kutuyu size veriyorum" diyerek ve sanki çok muhteşem bir şeyden vazgeçiyor havası vererek verilecekler kısmına koymuştu. neredeyse tüm pahalı markaları kendine ayırıp hediye gelen kuruyemişleri ve kullanmayacağı her şeyi bu da size gidecek hadi yine iyisiniz diyerek çekilişte verileceklerin yanına koymuştu çok büyük bir fedakarlık yaparcasına. sonrasında gözümde bitti zaten, hiç mi utanmadı diye düşünüyor insan. burada kast ettiğim ucuzları göndermenin utanılcak bi şey olması değil 40-50 liraya alınabilen ve zaten kullanmayacağı bir şeyi çok büyük bir şeyden vazgeçiyormuş ve bunu sırf takipçilerini çok seviyormuş gibi pazarlamasıydı.  pahalı olanları gene kendine alsaydı ama göstere göstere bunu yapıp sonra kuruyemiş paketini hediye ederken harika bi şey daha veriyorum size demeseydi yani.

    o yönden sibil çetinkaya sadece reklam, takipçi ve gereksiz fazla ürünleri paslama amacıyla çekiliş yapanların yanında insanlara gerçekten güzel şeyler vermek, onları mutlu etmek isteyen bi influencer. zaten öyle bi kitlesi var ki fotoğraflarının yorumları anaçlık ve sevgi dolu, kendine dikkat etler, aman nazar olmasınlar, çok yakışmışlardan geçilmiyor. sözün özü samimiyetiyle ve görgüsüyle farklı bir yerde olduğunu düşünüyorum olumsuz bazı yanları olmasına rağmen

    25 nisan 22:27 25 nisan 22:59

    134. Yeni sevgilisi beğenildi. Belki yörük'ten sonra çok iyi gelmiştir olması gereken budur. Bilemeyiz

    14 şubat 12:42