15 yanıt
  • linki kopyala
  • şikayet et

yüksek lisans puan türü ve kariyer?

istanbul üniversitesinde amerikan kültürü ve edebiyatı okuyorum. yüksek lisansımı için halkla ilişkiler ya da insan kaynaklarında yapmak istiyorum. bu durumda hangi puan türüne ağırlık vermeliyim? şu an okuduğum bölüme mi yoksa yüksek yapmak istediğim bölüme mi? internete yazdım ama her kafan bir ses çıkıyor belki konu hakkında doğru bilgisi olan süslüler vardır. ve diğer sorum da okuduğum bölüm ve yapmak istediğim iş arasında çok büyük fark var. en başta istenen bölümden mezun değilim. sizce insan kaynakları veya halkla ilişkilerde iş bulabilmem çok mu imkansız? yoksa bu işler diplomaya değil de mülakat anında kendini iyi bir şekilde ifade etmeye mi bakıyor?

1. İk'ya yönelmek istiyorsanız işkur'un ik personeli yetiştirme programı oluyor. Bunun dışında çeşitli kurumlarıb sertifika programları oluyor.

Halkla ilişkilerde kurumsal yerler dışında okuduğunuz bölümü pek önemsemiyorlar. Ancak staj yapmanız şart. Gerekirse kapı kapı dolaşıp staj bulun, uzun dönem staj yapın.

7 şubat 15:51

2. işkur'u bilmiyordum. yıldız teknik insan kaynakları için 3 aylık eğitim sonunda sertifika veriyormuş. sertfikalar geçerli midir peki yani iş ararken faydalı olur mu? ben hep üksek yaparım diye düşünmüştüm ama eşit ağırlıkçı değilim, ales'ten istenen puanı tutturamıyorum bir türlü.

7 şubat 15:59

3. Emin değilim, hiç yoktan iyidir herhalde diye düşünüyorum.

7 şubat 16:00


4. iş imkânının ve çeşitliliğinin en fazla olduğu bölümlerden birinde okuduğunuzun farkında olmanıza rağmen yüksek lisans yapma arzunuz olduğunu varsayıyorum. gerekli sertifikaları alarak da bahsettiğiniz işleri yapabilirsiniz. ancak kendi bölümünüze odaklanarak minimal bir sermayeyle kendi işinizi kurabileceğiniz pek çok alan olduğunu ve başlangıçta bir maaşın 5-6 katını rahatlıkla kazanabileceğinizi unutmayın.

7 şubat 16:16

5. sertifikalar öyle bir geçerli ki anlatamam, staj arıyorum bir süredir var olan sertifikalarımdan dolayı tercih ediliyorum sanıyorum ki. itününde sertifika programları var, genelde x üniversitesi sürekli eğitim yazarsanız kurslar çıkıyor. annem almanca öğretmenliği mezunu uluslararası ilişkiler yüksek lisans ve thyde müdür olarak senelerce görev yaptı. şansla alakalı birazda

7 şubat 16:19

6. hepinize çok teşekkür ederim cevaplarınız için.

aynı zamanda formasyon da alıyorum ama öğretmenlik türü bir meslek istemediğim için kendi bölümümnden iş aramayı düşünmedim hiç.

çoğu bölüm eşit ağırlık istediğinden dolayı kendimi biraz yetersiz hissettim sözelci olduğumdan. ama sayenizde kendime güvenim geldi :)

7 şubat 16:29

7. Halkla ilişkiler alanından bahsedeyim, sıfırsınız diye düşünüyorum öncelikle. 

Yüksek lisans için nereye başvurmaya düşünüyorsunuz? İstanbul üniversitesi düşünüyorsanız okuldaki bütün hocaların düşüncelerini bilmeniz gerekiyor. Şaka yapmıyorum. Öyle sorular geliyor ki sınavlarda ve mülakatlarda o adamı tanımadan cevap veremiyorsun. Alan dışı eğer çok başarılıysa ya da çap falan yaptıysa alıyorlar. Onun dışında bu konuda biraz tutucular. Alan dışını sevmezler. Çoğu çekirdekten yetişmedir. Bizim okul genelde kendi öğrencilerini yüksek lisansa marmaraya gönderiri doktorada geri alır. 2 okul arasında böyle ilginç bir ilişki var. 

Marmaraya başvurcaksanız allah yardımcınız olsun. Torpilin gırla döndüğü bir yer. Ben marmaraya başvurduğumda alesi en yüksek 2. Kişiydim 1. İle aramızda küsürat vardı. 400 kişiden son 40’a kaldık. Kalanların hepsi alan içiydi ve ortalamalarımız yüksekti. Neye göre elendik bilmiyorum. Çünkü hiç kimse hit’e alınmadı diğer disiplinlere girebildiler. Marmaranın hocalarını pek sevmiyorum ben. Malum görüş hakim orada. 

İş dünyasına gelelim, deneyiminiz yok bu sebeple ajanslara stajyer olarak girebilirsiniz. Kadro konusu şans işi. Betül mardinin yanında aylardır stajyerlik yapan arkadaşım var ve para falan vermiyorlar. 

Kurumsala gelince, kurumsallar da artık bölüm içi tercih ediyor. Ayrıca kurumsala stajyer olarak girebilmek için de deneyim istiyorlar. Ben 6 ay ajanslarda süründüm. Koli taşıdım, fotokopi çektim, kargo götürdüm.... sonra kurumsala girdim. 

Halkla ilişkiler sektöründe başarı değil torpil döner. Tek bir deneyimi olmadan x kanala giren arkadaşımız var. Çünkü uzaktan akrabası kanal sahibi. 3 senedir büyük bir reklam ajansında hala stajyer pozisyonunda olan da var. Evet maaş alıyor ama jr’lığa yükseltmiyorlar. 

Biraz uzun olmuş olabilir ama en genel halini yazdım. 

7 şubat 16:33


8. ceren değilim o kim (gizlinot: swf)

7 şubat 16:50

9. ben 4. cevaptaki anonim. öğretmenlik son seçenek olsun. bu tür bölümlerden mezun olup da en düşük kazancı elde edenler onlar ne yazık ki. 10 yıldır öğretmenlik yapan arkadaşlarım 4000 civarında alıyor.

7 şubat 16:55

10. aklıma gelenleri yazayım.

-kredi çekip (genç kadın girişimciler için epey sağlam teşvikler oluyor) yahut aileden borç alıp butik bir dil kursu açarak çalışanınız olan öğretmenleri şirketlere eğitime gönderebilirsiniz. müşteri olarak öncelikle kendi muhitinizdeki küçük ve orta ölçekli şirketleri, ailenizden insanların çalıştığı şirketleri seçebilirsiniz. reklama da sağlam bütçe ayırmak gerekiyor. kurumsal dergiler, iş dünyasıyla ilgili web siteleri gibi. yönetim, İK, reklam işlerinden siz sorumlu olacaksınız.

-deneyimli birkaç tercüman bulup tercüme bürosu açabilirsiniz. örneğin 2 tercüman, 1 proje yöneticisi/editör şeklinde çalışanlarınız olur. siz de müşteri bulma, tanıtım ve muhasebeyle ilgili işlerden sorumlu olursunuz.

-yurt dışı eğitim danışmanlığı, vize başvurusu gibi işler yapan ufak bir şirket kurabilirsiniz.

-ana dilinize gerçekten ama gerçekten hakimseniz serbest metin yazarlığı ve editörlük yapabilirsiniz.

-ana dilinize gerçekten ama gerçekten hakimseniz (bu vurguyu ilk üçünde yapmadım çünkü onlarda çoğunlukla sadece yönetici konumundasınız), ilginiz ve beceriniz varsa serbest mütercim olabilirsiniz.

tüm bunlara girişmeden önce işin erbabı olan birilerini bulup yanlarında kısa süre çalışmak çok faydalı olacaktır. yalnız şunu net şekilde söyleyeyim. başından itibaren kendinizi iş arayan bir genç değil, orta vadede işveren konumunda olacak bir girişimci olarak görmeniz gerekiyor. staj yapıp istihdam edilmeyi değil, işi öğrenip istihdam etmeyi hedeflemelisiniz. sonuncusu hariç hepsi bir ofis kiralayıp güvenilir bir ortak bularak başlanabilecek şeyler. sonuncusu ise solo bir iş ve kişisel branding ve sağlam bir guerilla marketing gerektiriyor. ben onu seçtim, şu anda kendi kendimin muhasebecisiyim, çaycısıyım, HR'cısıyım, CEO'suyum. Maddi anlamda da, şu anda orta ölçekli bir şirkette CEO'luk önerilse kabul etmem, öyle söyleyeyim. konsantrasyon sağlayabileceğim her yerde çalışabiliyorum, "iş yerlerimin" dress code'u eşofman, bikini... son birkaç yıldır yılda 8-9 kez yurt dışına tatile gidebiliyorum. evi arabayı zaten hallettim. darısı hak eden tüm çalışkan insanların başına.

dil bölümleri tomurcuklanıp çiçek açmanın en hızlı geliştiği meslekleri seçmeye imkân tanıyor. değerini bilin, alışılmış şeylerle kendinizi sınırlamayın. umarım maddi manevi tatmin olacağınız bir yol seçersiniz.

7 şubat 17:24