tüketmiyoruz kampanyası

girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (591)
  • medya (12)

591. Nereden açtım o kredi kartını bilmiyorum. Neyse ki sürünüyorum artık, ne param kaldı ne de yeterli gelirim, dolayısıyla artık almıyorum arkadaş. Dışarıda yemiyorum (korrrkunç para), makyaj malzemeleri ve kıyafete de son diyorum. Kıyafetler dolaba dolap odaya sığmıyor, ekstreyi gördükçe de içim içime sığmıyor.

Aç insanlarla dolu bu dünyada yaptığım israf adına, artık yalnızca ihtiyaçlara para harcayacağım.

dün 03:40

590. çok deli açıklamalarla geliyorum süslüler. bu ay maaşıma kıyıp biriken kredi kartı borcumu (3000 e yakın) toptan ödedim. her ay yarısına kadar ödeyip sonra doldurmaktan bıkmıştım. o borcun hiç azalmaması beni depresyona sokuyordu. böyle fevri bir harekette bulunduğum halde içimde en ufak bir vicdan azabı yok çünkü borçları bitirmeden birikim yapılmayacağını anladım artık. ve üç senelik kredi kartı borcu yapıp yapıp borç kapatmaya çalışma durumumun da kaynağını buldum; taksitli alışveriş. resmen tuzak resmen canilik ben size onu söyleyeyim. martın 15ine kadar çok dikkat ederek, zaruri hitiyaçlarım dışında alışveriş yapmayarak yaşayacağımın farkındayım ama zor gelmiyor bana çünkü zaten tüketmiyoruz kampanyasına alışığım hem de ihtiyaç duyduğum çok fazla eksiğim yok, bu aralar kendimi spora ve sağlıklı beslenmeye verdiğim için dışarıda da zaman geçirdiğim söylenemez. tek derdim sigara parası, onu da bırakma aşamasındayım, bu mecburi harcamama durumubu konuda olumlu etkileyecek gibi beni.

bana şans dileyin, bu son biriken kredi kartı borcu kapatmam olsun ve artık sonbahara kadar araba aidatı biriktirebileyim.

bu konularda fikir alışverişinde bulunmak isteyen olursa mesaj kutum her daim açıktır.

17 şubat 18:44

589. Para biriktirmek ve dahi yatirim yapmak icin benim acimdan cok faydasini gordugum “milyoner aklin sirlari” adli kitabi tavsiye ederim size, bu kampanya dogrultusunda aklima gelmisken.

16 şubat 18:37


588. yaklaşık 1 yıldır ayakkabı ve çanta almayarak, kıyafeti ihtiyacım oldukça, makyaj malzemesi ve genel temizlik ürünlerini de stoklamadan alarak katıldığım kampanya. benim en önemli sebebim ekonomik sıkıntılar değil; alışverişin zamanımdan çalması, alışverişle tatmin olup zamanla aldıklarımın yeterli gelmemesi ve beğendiğim bir şeyi çabucak almak için ısrarcı olmamdı. zamanla aldıklarımın artmasıyla eskisi kadar mutlu olmadığımı farkettim. aldıklarım arttıkça gözümde değersizleşmeye başladı. alışverişi azaltmakla elimdekilerin kıymetini bilmeye başladım. dolabımda ilk günki gibi duran kazaklar, elbiseler mevcut ve halen giyilebilir durumdalar. ayakkabılarımı ve çantalarımı da titiz kullandığım için pek çoğu deforme olmamış. alışverişi azaltmanın ekonomik faydaları zaten ortada, fakat insanın ruhuna da iyi geldiği bir gerçek. internette alışveriş sitelerinde epeyce vakit öldürmek yerine hobilerime yöneliyorum, bir şeyler okuyabiliyorum. ekonomimi de farklı şekillerde yönlendirebiliyorum. en azından şunu da almalıyım diye beynimi kurt gibi kemiren düşünceler olmuyor :D . bir süre almayınca, zamanla fazlasına çok da ihtiyacınız olmadığını farkediyorsunuz zaten. ya da fazladan alınan makyaj malzemeleri vs bozulmadığını görünce seviniyorsunuz. bu konuda en büyük yardımcı kendinize limitler koymak olabilir. bir çantayı çok beğendiğinizde ''evde şu çanta var o da işimi görür'' diye düşünmek, ya da bir far paleti alacakken evdeki farların rengini bir gözden geçirmek gibi.

16 şubat 18:25 16 şubat 18:26

587. kıyafet makyaj zaten tüketemiyorum borçlardan da, benim için dışarda da yemek tüketmemekle sonuçlanan eylem. dışarda yemek de yemeyerek iki haftada 150 tl arttırdım. çok susarsam o zaman su aldım. eve daha erken gidip dışarda vakit öldürmemek için de bahane oldu, evde işlerimi daha rahat hallediyorum. zaten fastfood zincirlerinin sansasyonel yok içinden şu çıktı bu çıktı haberlerinden sonra iştah falan kalmadı. ev yemekleri candır.

16 şubat 13:44

586. Daha önce de belirtilmiş, ama bunun en iyi yolu paranızı elinizin altında ya da bankada tutmamak. Birikim yapmaya bakın.

Ben yazdan önce hesabımda 6-7 bin arasında bir rakam biriktirmiştim. 4 günlük tatilde -ki günlük yazlık kiralamıştık- 2 bin kadar param gitmişti. Düğünler falan fistan derken o para uçup gitti. Çünkü sürekli o paraya güvenerek rahat rahat harcama yapıyordum. Ki üç aylık süreçte maaşımı almaya da devam ediyordum. 

Sonra, yine biriktirmeye çalıştım. Tam 5 bin gibi bir rakam yakalamıştım ki, kyk kredisi vergi dairesine tekabül etti. 2 bin çat diye oraya gitti. Baktım kalan para yine az, gittim 20 gram altın aldım kalan paramla. Kasım ayından beri ayda 700 kyk, ayda 500 tl eve aldığım koltukların taksidine ödüyorum. Maaşımın şu an için 2/5’isine takabül ediyor. Ocaktan önce yaklaşık yarısına tekabül ediyordu.

O zamandan bu zamana toplamda 30 gram bir de yarım altın attım köşeye. Şu dönem deli gibi harcama yapmama rağmen şu an, 10 gram daha altın almaya yetecek ek param var. ayın 28’ine kadar 1100 tl gibi bir rakam da bana kalacak. Şimdi ay sonunu beklersem, o altına ayırdığım 1600 tl bir şekilde azalacak,  ama altın yapınca harcayamayacağım. Eylül’e kadar 10-15 bin arası bir rakam biriktirmeye çalışacağım. O zaman aylık ödemelerim 300’e düşecek. Belki kredi çekip araba alırım ucuz yollu bir tane. Yoksa, kadın olarak giyim, kozmetik, takı alışverişi isteğinin sonu yok. Maaşım dışında bir iki kere küçük vekaket ücretleri aldım bu arada. Sadece maaşımla yapmadım. Ama eve de harcıyorum. Ailemle yaşıyorum bu arada. 

16 şubat 13:35

585. bir süredir katılmaya çalıştığım, kısmen başarılı da olduğum kampanya. benim aldığım önlemler şöyle oldu:

-öncelikle para bankada dursun, harcamayayım dediğim zaman işlerin öyle olmadığını fark ettim. bankada görünürde para olduğu zaman bir biçimde yok oluyor. o yüzden paranın görmeyeceğim bir yerde birikmesi gerekiyordu. ben de hâlihazırda kullandığım garanti bankasının internet sitesine girdim, ne yapabilirim diye bakarken birikim hesabını buldum. istediğiniz bir tarihe kadar vade belirliyorsunuz, biriktirmek için istediğiniz rakamı seçebiliyorsunuz. örneğin öğrenciyseniz 6 ay sonraya 1000 tl seçebilirsiniz, bu parayı hesabınızda göstermiyor, internet sitesine girince görebiliyorsunuz. dolayısıyla dışarıdayken alışveriş krizine girip harcamanız mümkün olmuyor. başka bankalarda da kesin vardır böyle bir şeyler. ben internetten alışveriş yapmak istediğimde birkaç kez sepetimdeki toplam tutar kadar parayı birikim hesabıma transfer ettim, baya güzel oluyor. arada gün içinde girip 2 tl, 5 tl attığım da oluyor.

-evden çalışmama karşın sürekli dışarıdan yemek söylüyorum. paramın nasıl tükendiğine bakınca kendisini gerçek anlamda yiyerek bitirdiğimi fark ettim. ama evden çalışınca evde yapılacak her şeye vakit olmuyor. ben de en ucuzundan bir mikrodalga fırın aldım. hafta sonu sevgilimle oturup bir haftalık yemek yaptık, buzluğa attık. böyle yapacaksanız birbiriyle uyum sağlayan yiyecekler yapmaya özen gösterirseniz çok yararını görürsünüz. mesela köfte yapıyorsanız, yanına patates püresi topları yapıp buzluğa atarsanız ya da sebze haşlamalarının yanında yiyebilmek için biraz bulgur pilavı koyarsanız çok pratik oluyor.

-kavanoz dünyanın en güzel şeyi! dışarı çıkarken küçük kavanozlara yerleştirilen haşlanmış sebzeler hem kilo almayı bir nebze önlüyor, hem dışarıda saçma sapan şeyler yemeye mani oluyor.

-termos: ben decathlon'dan bir termos aldım, ufak tefek siyah bir şey fakat işlevi gerçekten boyunu aşıyor. üzerinde ufak bir süzgeci var, oraya yeşil çay, limon kabuğu tarçın vs. koyduğunuzda hem uzun süre sıcak tutuyor hem de orayı çıkarıp süzülmüş çayınızı rahatça içebiliyorsunuz. kahve çektirip filtre kağıdıyla içine koyuyorum, kahve de çok güzel oldu. şimdi nero'da bir filtre kahve 7,5 tl. 250 gram kahve çektirdiğinizde 27 tl ve defalarca hez kahve demlememe karşın üzerinden bir parmak eksildi henüz. sevdiğiniz içecekleri böyle yaparbilirsiniz.

-alışverişi önlemek için şöyle yapıyorum: gerçekçi olmaya çalışıyorum. mağazanın sitesinde bir şey çok hoşuma gidiyor bazen, mankenin üzerinde şahane duruyor. renkleri, dokusu müthiş görünüyor. sonra internette biraz araştırınca gerçek insanların üzerinde görüyorum, bende nasıl duracağını da az çok anlamış oluyorum. öyle hayatımı değiştirecek bir ürün falan olmadığını anlıyorum. bu konuda en çok yardımı dokunan site de (bkz: aliexpress)

hoşunuza giden şeylerin kullanıcı yorumlarına bakarsanız, bazen insanlar üzerlerinde nasıl durduğuna ilişkin fotoğraflar koyuyor. hatta normal sitelerde bir şeyler görünce de açıp oraya bakabilirsiniz, insanda heves falan kalmıyor. geçen gün defacto'dan bir kaban aldım örneğin, İtalya'da üretilmiş, yün-pamuk karışımı, bordo renk harika bir şey! sarışın bir mankenin üzerinde de şahane duruyordu resimlerde. kaban bir geldi, kaban diye gönderdikleri şey önü fermuarlı, kolları vatkalı hırka resmen! böyle maceraları hepimiz sık sık yaşıyoruz, bir daha alışveriş yapacakken geçmişin ruhunu canlandırmaya davet ediyorum hepimizi.

-ürünler ilk çıktığında kesinlikle almamak ve yorumları takip etmek iyi bir seçenek. genelde bir şey ilk çıktığında herkes övme eğiliminde oluyor, sonra birkaç kişi aslında nasıl olduğunu ufak ufak çıtlatmaya başlıyor sonunda da herkes açık açık söylüyor. çok beğenilen ürünlerin yorumlarını okuyun, eğri genelde bu biçimde. benim de böyle yazdığımıi beğenimin böyle değiştiğini fark ettim. yeni para verip alıp evime getirince "bir şeye benzemiyormuş, neden aldım ki?" diyemiyor insan genelde. ama sonra başka şeylere yer açmak için, önceden alınan şeyin en güzel, en çok iş gören ürün olmadığını bir kabul etmek gerekiyor. yeni çıkan bir şeyi çok merak ettiğinizde açıp (bkz: the balm meet matte trimony far paleti) başlığını ya da 200 küsur girdi bulunan başka bir başlığı okuyun, zaten ortalama bir ürün alacağınıza ikna oluyorsunuz.

-alışveriş yapmaktan keyif almanın, "ölümlü dünya almasam ne olacak" demenin önlenmesi bundan öncekilerin hepsini gereksiz hale getiriyor. bir hobi, keyif alınacak bir şey (dizi seyretmekten başka bir şey kesinlikle) bulunca alışverişin hangi boşluğu doldurduğunu anlıyor insan. ben alışveriş bağımlısı bir insan değilim ama alışverişi fazlaca yaptığım dönemlerin genelde kendimi boşlukta hissettiğim dönemler olduğunu fark ettim. bunu önlemek için bir sporla uğraşmak (öğrenciyseniz okulunuzun çok ucuza gidebileceğiniz bir spor salonu ya da devam edebileceğiniz çeşitli kursları olabilir), kitap okumak, müzik aleti çalmayı öğrenmek (istanbul'da ücretsiz devam edebileceğiniz ismek gibi kurslar var), ücretsiz etkinlikleri takip edip arkadaşlarınızı buralara davet etmek (yine istanbul için örnek veririsem kadıköy belediyesi, beşiktaş belediyesi pek çok ücretsiz sergi, konser, sinema gösterimi yapıyor) sonra da açık havada güzel bir kahve içelim demek hem daha insani, hem daha keyifli, hem de daha ucuz olabiliyor.

uzun girdi sıkıcı olduysa affola, alışverişsiz günler hepimize.

16 şubat 12:15


584. ya ben bu başlığı okuyup gaza geliyordum boş bırakmayın burayı:(

benim tüketmiyoruz kampanyasına katılımım şöyle oluyor genelde: bu başlıkta yazılmış eski girdileri okuyorum, gaza geliyorum, "tamam ya, bundan sonra ihtiyaç dışı hiçbir şey almayacağım" diyorum. aradan birkaç gün geçiyor, uzun zamandır istediğim bir ürün nasıl olduysa tam da ben bu kararı vermişken indirime giriyor, ben de tabi ki alıyorum sonra tekrar başa dönüyorum ve aynı adımlar gerçekleşiyor. bir kısır döngüye girdim adeta.

16 şubat 02:33

583. Öğrenci halimle kredi kartımın 4 sıfırlı ekstresini görmemle katılmaya karar verdiğim kampanya. Öncelikle sephora ve türevi yerlerden ihtiyacım olmadıkça bir şey almayı yasaklıyorum kendime. (Tam da türkiyeye yeni ciciler gelmeye başlamışken) ayrıca dışarıda yemek yerine evde yemeğe başlıycağım. Gereksiz kıyafet almak da yok. Oh be buraya yazınca bile rahatladım süslüler

12 şubat 02:07

582. Suslu de takilmayali epey olmus, tuketmiyoruz kampanyasina burda gorup uygulamaya gecmistim gecen sene subat ayinda mali durumumu duzeltmeme %100 fayda saglamisti. Simdi gorunce sevindim yine baslayacagim, kesinlikle katilmalisiniz suslusler cunku tukettikce sevinen bir algi olusmaya baslamis, tuketmeyelim <3

12 şubat 01:26