girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1001)
  • medya (18)

1001. Herhangi bir ihtiyacım olmadıgına kanaat getirip 11 kasımdaki indirimlere kapılıp herhangi bir alışveris yapmayarak katıldıgım kampanyadır. Umarım indirimlerden yararlanan arkadaslar ihtiyacları ile kısıtlamayı basarmışlardır alışverişlerini

dün 15:26

1000. Burada yazılanlar düşünme fırsatı verdi bana ve motive oldum. Bazı kararlar aldım ben de böylelikle.

Bazı aldığım kararlardan bahsetmek istiyorum. Şöyle ki;

-Kitap ve kırtasiye alışverişini çok yoğun yapan biriydim. Genellikle toplu kitap siparişi verirdim ama fark ettim ki çoğunu daha okumamışım sadece kütüphaneme dizmekle kalmış. Önceliğimi okuyamadığım kitaplara veriyorum bugünden itibaren. Bir yerde de okuduğuma göre Kitap satın alma hastalığı diye bir şey var. Hevesle aldığımız kitapları biriktiriyor ve daha sonra yenilerini alıyoruz. Sanıyoruz ki önceki aldıklarımızı okumuş ve içeriğinden faydalanmışız ama sadece biriktirmiş oluyoruz böylelikle.

-Hiçbir platformdaki indirimleri takip etmemeye karar verdim. Mutlaka ihtiyaç olarak kodladığımız ama ihtiyaç ile alakalı olmayan her şeyi alıyordum ya da stok yapma düşüncesi peydah oluyordu. Buna da son verdim. (Sadece renkli kozmetik ile sınırlı değil, evde şu an yarım yarım kullanılmış dört adet diş macunu bulunmakta.)

-Renkli kozmetikten söz etmişken, günlük hayatımda da far vs. çok kullanıp eden biri değilim fakat elimde hiç yoksa beş tane far paleti var. Sadece içinden The Balm Voyage'ı sıklıkla kullanıyorum. Her tonda ruj allık vs. bence hiç gerek yok. Benim gibi düşünüyorsanız tabii ki.Koleksiyoner mantığıyla yaklaşmaya da:)

-Alışveriş merkezine girdiğim an aklımı kaybedercesine Zara, H&m vs. dolaşıp belki birkaç kez giyeceğim kıyafetlere sezon fiyatlarını ödeyip derin pişmanlıklara gömülüyordum. Bugünden itibaren kıyafetlerimi gruplandırıp en az giydiklerimi de bir şekilde değerlendireceğim.

-Gelelim gıda alışverişine ve dışarıdan yemek söylemeye. Farkında olmadan çok çok fazla gereksiz şey alıyoruz market alışverişinde. Temel gıda malzemelerinin dışına çok çıkmamaya özen göstereceğim.

bu kadar işlem görmüş gıdaları tüketmeye ya da üşendiğim için dışarıdan söylemeye gerek yok. Türkiye'deki ekonomik durum malumunuz. Bir girdi yazmıştım "Alım gücünün düştüğünü gösteren detaylar"a ihtiyaç kalemlerinin fiyatları da yükselmiş durumda.

Nazilerin toplama kampında gibi hissettim yazdıklarımı okuyunca fakat yersiz harcama yapmamalıyım bundan sonra:)

10 kasım 19:30 10 kasım 20:25

999. Her ay eksiye düşen maaş hesabımı gördükçe içime fenalık geliyordu.

Öbür ayı nasıl geçircem derdi de cabası tabii,maaş yetmiyor yetiremiyordum.

Her ay eve gelen bir sürü kargo,2 kişilik koca dolap kullansam bile kapanmayan kapıları vardı.İçime iyice fenalık geliyordu haliyle.

Sonra oturup sakin kafayla düşündüm,aldığım şeylerden hangilerine ihtiyacım var hangilerine yok.Tabii çoğunluk ihtiyacım olmayan şeylerdi.

Yaklaşık 1buçuk aydır tek bir kıyafet-kozmetik ürünü-tek bir çöp almadım kendime. Hesabım eksiye düşmedi,hem evime aileme hem kendime para ayırabildim. Tabii bu kararı almamda bu başlığın da çok etkisi var,baya okudum yazılanları. Tüketmemeyi başaran ve buraya deneyimlerini yazan bana yol gösteren herkese çok çok teşekkür ederim.

Biz harikayız :)

9 kasım 15:45


998. bugün trendyoldaki dev indirim için girdim. daginin battaniyesinden tutun parex süpürgesine kadar bir sürü şey eklemişim sepete. bir baktım ki 300ü geçmiş. şöyle bir baktım listeye. evde 4 tane battaniyem var. parex süpürgeç ürününü kaç kere kullanacağım. daha bunun gibi bir yığın ıvır zıvır hepsini mantıklı düşüne düşüne sepetimden attım. ooh. hiçbirini almıyorum. tü ket mi yo rum. hadi bakalım.

9 kasım 09:54

997. Bu zamana kadar bir şekilde savurganlığımı idare edebildim. Kendi yağımda kavruluyordum. Ürün alıyordum başka yerlerden kısıyordum vs. Ancak bir kaç gün öncesinde yaşadığım bir olay neticesinde aydınlanma yaşadım diyebilirim. Geç oldu evet ama düşünmeye başladım. Ben artık savurgan ol(a)mayacağım. Yaptıklarıma gelirsek;

 -Bir kere dışarıda yeme içme olayını tamamen rafa kaldırdım. Termos taşımaya başlayacağım.

 -İndirim mesajlarını kesinlikle okumuyorum. Bir şeye ihtiyacım yok ki neden okumayayım.

 - gün içinde yaptığım tüm harcamaları not etmeye başladım. Gün sonunda inceliyorum iyi oluyor.

- ikinci el satışına daha çok yöneldim ve kullanmadığım eşyalarımı satışa koydum. 

- abur cubur alışverişini bıraktım. Bu şekilde beslenip hem kilo alıyorum hem cildimi bozuyorum bir de düzelsin diye ürünlere para yatırıyorum. Tam saçmalık.

Yaptıklarım şimdilik bu kadar. En azından yılbaşına kadar hiçbir ürün almamayı deniyorum. Bu işin sonu yok çünkü.

8 kasım 23:54

996. Türkiye’de yaşarken tüketmemeye çalışan sağlam bir tüketiciydim. Çalışmaktan kalan vakitlerimde sürekli bir şeyler almak istiyordum ki hayvan dostuyum, çevreciyim ve buna rağmen tüketme dürtüme engel olamıyordum. Şimdi bakınca anlıyorum, mutsuzluktan tüketiyormuşum. Kanada’ya taşındık 7 ay önce, eşyalar arkadan geldi buraya bir bavul kıyafet ile gelmiştim yani. İki aydan fazla sadece o bavuldaki şeyleri giydim ve eşyalarım geldiğinde yerleştirirken çığlık atasım geldi, tüm bunlar benim mi, hangi ruh haliyle satın aldım bunları diye hayrete düştüm çünkü sadeliğe çok alışmıştım. 7 ayı geçti, kar montu ve kar botu dışında hiçbir kıyafet almadım, makyaj malzemesi zaten almıyorum çünkü 10 dudağa yetecek rujum, 20 çift göze yetecek kadar da farım var. Şu an sadeleştim, ben oldum diyemem ama şu an odaklandığım tek konu elimdekileri eskitmek, bitirmek eğer kullanmıyorsam da elimden çıkarmak. Kendimi çok daha iyi hissediyorum ve tüketmeyen insanda tüketen insanlar için üzülmek gibi enteresan bir dürtü oluyor bir süre sonra, çünkü mutsuzlukları aşikar oluyor. Eyorlamam bu kadar. 

8 kasım 23:25 9 kasım 01:18

995. Doğayı, hayvanları ve kendimi sevmeye başladığımdan beri tüketmiyorum.

Hiçbir hayvansal ürünü kullanmıyorum. (kıyafet ayakkabı vb.)

İçeriği kötü olan ürünleri kullanmıyorum. (paraben ve kankaları)

Kendimi sevmeye başladım çünkü değerliyim yaşıyorum ve yaşadıkca yaşatıyoruz. Şampuan alınca içindekilere bakınca hiçbir şey anlamıyordum araştırdığım da neden ''kafama'' benzin süreyim dedim ve sabuna geçtim. Aynaya baktığımda gögüslerimi sevdim sonra dedim ki neden kanser olayım deodorantı bıraktım (karbonatı duymayan kaldı mı?) sonra yüzüme baktım ürün kullanmaktan denemekten sivilce gözenek kaynayan yüzüme baktım ne gerek var bu kadar ürüne bu kadar mı yalnızım bu kadar mı boş zamanım var ürün denemişim.. ellerim saçlarıma uzandı en yakın arkadaşın kuaför diye neden her buluştuğunda saçlarını kestirip fön çektirmeye ne gerek var uzat işte saçlarını bağışla birilerinin mutluluğunda yaşat kendini. Birileri için biri ol dedim. Sabun kullandıkca saçlarımın iki kat uzadığını dökülmediğini farkettim.

Teşekkür ederim zeytinyağı saçıma sürdüm besledin, uzattın sabun yaparken kullandım temizledin. Seni şekerle karıştırdım peeling oldun topuklarıma sürdüm yumuşattın.

Hiçbir zaman para benden daha değerli demedim. Hani şunu bunu onu almadın diyorsunuz ya aslında aklınızda kalıyor ki yazıyorsunuz. Rehberimi temizledim galerime göz geçirdim dinlemediğim bilgisayarımda yer kaplayan şarkıları sildim sevmediğim insanları çıkardım. Ben kendimi tüketmemeyi öğrendikce yaşamayı öğrendim. Ben tüketmedikce görmeye başladım körlüğü bıraktım çevremdeki durumu iyi olmayan insanları gördüm. kullanmadığım bir bardağın başka bir insanın mutluluğu olduğunu gördükçe tüketmedim.

Sirkeyi keşfedince Çeşit çeşit boy boy aldığım deterjanlardan kurtuldum.

Kefiri öğrendim vitaminlerden pastillerden kurtuldum.

Aloe verayı öğrendim nemlendiricilerden kurtuldum

Ben kendimi öğrendim yaşamayı keşfettim.

8 kasım 22:19


994. Dönüp dönüp bu başlığa geliyorum beni gerçekten motive ediyor. Bugün mesela indirim var diye gratise gittim bir kaç hafta sonraki tatilim için seyahat boy ürün almam gerekiyordu hemen clear ın yeni şampuanı gözüme çarptı zaten merak ediyordum alıyım paraben de içermiyor, zaten indirimde dedim biraz turladım elimde duruyordu sonra düşündüm evde 3 tane şampuan var halihazırda (ve azdan çok olana doğru kullanmaya başlamıştım) çok mu denemek istiyorsun elindekiler bitince alırsın acelesi yok dedim kendime ve bıraktım ihtiyaçlarımı alıp çıktım. Sonra mac e girdim harmony allığa kafayı taktım bu ara çünkü bronzerım hoola lite (300 e yaklaşmış durumda şu anda) ve bitmek üzere hem highlighter da bakarım dedim denedim çok güzel ee ikisi de bitmek üzere yine bu tüketmiyoruz kampanyasından okuduklarım geldi aklıma bitmek üzere ama DAHA BİTMEDİ bence önemli olan tek nokta bu. Elimizdeki ürünler bitmeden almak; alırken çok istiyorsun seni gerçekten mutlu edeceğine inanıyorsun ama hayır alıp geldikten 2 saat sonra unutacaksın bile. Olanları listeleyip az kalanları öne alarak kullanmaya çalışmak çok daha faydalı. Bunun yanında ürünlerin fiyatından çok kalitesine önem veririm gerçekten kullanmayacağım/kullanamayacağım şeyleri artık almamaya çalışıyorum mesela 3 tane 50 şer liralık highlighter yerine 150 -200 liralık kaliteli bir şey almak ve bitene kadar onu kullanmak daha mantıklı geliyor 

8 kasım 21:53

993. her videosunu bayılarak izlediğim (bkz: rüzgar mira okan) bu kampanyaya faydalı olabileceğini düşündüğüm “tasarruf nasıl yapılır” isimli bir video çekmiş, (link: https://youtu.be/oA486uF-rLE izlemek isteyenler için linki buraya ekliyorum)

7 kasım 23:27

992. Sanırım bu başlığa yazdığım 3. girdim. İşsizlik sorunum sebebiyle hayatımdaki bazı masraf kalemlerini kısmaya hatta mümkün olanları tamamen sonlandırmaya çalışmak, sömürüldüğümüz ve aptal yerine konduğumuz bu düzene elimden geldiğince az katkıda bulunmak, sahip olduktan sonra gelen heves kaçması hissinden bıkmam gibi sebeplerle başladığım bu kampanya beni ve nefsimi müthiş eğitti diyebilirim. Bu süreçte saçımı kendi rengine rengine boyamaya karar verdim (4 sene kızıl kullandıktan sonra) çünkü artık 2 katına çıkan boya fiyatları ve kızıl saçın bakımı beni yormaya başlamıştı. Sürekli aldığım ve bayılarak kullandığım isana med alüminyumsuz deodorant 3 ay gibi bir sürede 2 katı fiyatına yükselince kendime alternatifler aramaya başladım ve karbonat mucizesini keşfettim. saçıma iyi gelen ya da kendimi saçıma iyi geldiğine inandırdığım şampuanı artık almama kararı aldım çünkü gramajına göre fiyatı çok fazla. Bugün ilk kez saçımı zeytinyağlı sabunla yıkadım. Biraz sert oldu ama okuduğum kadarıyla saç zamanla alışıyormuş, biraz sabredip gözlemleyeceğim olmazsa eve giren klasik elidorla yoluma devam edeceğim. Peeling almak yerine 3 tanesi 10 tl'ye satılan ipek yüz keselerinden aldım ve cildime peeling jellerinden daha iyi geldiğini gözlemledim. Bu süreç bana tüketmenin bir kendini kandırma şekli olduğunu öğretti. Bazen bir şeylere sahip olmamak da insanı mutlu ediyormuş gerçekten.

5 kasım 23:34