sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1029)
  • medya (20)

1029. Eski bir tekstilci olarak şu büyük marka bu büyük mağaza denilen yerlerden asla birşey almıyorum. Yurtiçindeki üretim şartlarının hepsine aşinayım. Ve ayrıca yurtdışında da köle gibi çalıştırılan insanların emekleriyle üretilen ve dünyanın 4 bi yanında fahiş fiyatlara satılan ürünlerin alımını da reddediyorum. Basic bi tshırtun kumaşıda dahil kaç tl ettiğini biliyorum enayi yerine konuyoruz. Eee ne yapıyorum peki, pazara bakıyorum. sağda solda gördüğüm dükkanları karıştırıyorum. İlla marka diye tutturmadıça giyimde o kadar iyi şeyler bulabiliyorum ki.

Bunun dışında Gezi'den sonraki selam olsun güzel insanlara, mado özsüt starbuck hak getire.

Sonuç olarak emek kıymetli şey arkadaşlar, indirimleri bindirimli yapan insan emeğiyle alay eden alım gücünü sömüren herşeye karşıyım, almıyorum tüketmiyorum ve bunu yapmadığım içinde ölmüyorum..

dün 21:12

1028. eskiden iyi kötü istediği şeyleri alabilen (bakın eskiden diyorum), bir girdiğim yerden 10-11 tane şey alıp çıkabilen bir insandım. o zaman çok mu iyiydi durumum, yoo.. hiçbir farklılık yoktu. farklılık bende değil fiyatlarda. inanılmaz arttı her şey ve dandik bir kazağa 100-150 lira vermek normal gelmiyor bana. bu işte bir yanlışlık var. o nedenle giyim alışverişi yapmıyorum, moda altında bize bir sürü şey dayatılıyor. makyaj ürünlerinden de sadece göz kalemi gibi biten şeyleri alacağım diye kendime söz verdim ama maşallah evde o kadar çok stoklamışım ki yaklaşık 7-8 aydır yeni malzeme almama rağmen hala daha çok var.

bunları bilerek yapıyorlar, bizi bol bol tüketen salak bir toplum yapmak ve uyuşturmak için. tüketmiyorum, bu işe ortak olmuyorum. beğenen zaten beğeniyor x kazağını giymedin, y marka allık sürmedin diye beğenmeyecek olan da ... gitsin yani.

dün 17:36

1027. yazarlığımın onaylanmasını en çok bu başlığa yazmabilmek için istiyordum. öncelikle herkese merhabalar.

makyaj yapan, yapmayı seven ya da becerebilen biri değilim. bir tane the balm meet matte nude paletim ve henüz hiç açılmamış(alalı 2 yıl olmuştur) golden rosenprofessional eyeshadow paletim var. fondöten, allık vb kullanmıyorum, denediklerim ya yakışmadı ya da sivilce yaptı. düzenli olarak kullandığım özellikle kış aylarında yine bim’den aldığım golden rose rujlarım var. çok memnun olduğumu söyleyemem, topaklanma oluyor ama zaten sürekli bir şeyler içip bozduğum için gün içerisinde tazeleyerek bununla baş edebiliyorum. özetle kozmetiğe yüzlerce lira asla yatırmıyorum, yatırmıyordum. ojelerde de her rengi sevmiyorum ve işim gereği pek kırmızı tonları da kullanamıyorum. var bir kaç ojem ve bakım yapan ojem, onlarla çok güzel idare ediyorum. 

gelelim benim problemime. jean/kot pantolonları muadilini bulamadığım için hep mavi’den alırım. burada övüldüğü için mango’yu denemek için indirimden 100 tl’ye Noa modelinden aldım, Pazartesi elime ulaşacak, deneyeceğim bakalım.

 benim problemim indirim yalanlarıyla başladı. uyanışım bundan 2 yıl önce oldu. 2 yıl önce gördüğüm her indirimli ürünü alırdım. dolabımda kat kat kot pantolonlar var ve hepsi mavi’nin indiriminden alınmış. ama gel gelelim bu ürünler hep az satan ve kalıp sorunu olan ürünler. çok satılan ürünlere asla indirim yapmıyorlar çünkü onların zaten alıcısı var. bakıyorum birinin paçaları dandik, birinin beli geniş, birinin basenleri pot derken ne oluyor diye bir düşündüm. bu diğer mağazalar için de geçerli. h&m’den zamanında 15-20 tl’ye aldığım kısa, renk renk kazaklar. giymeye sıra gelmeden kış bitiyor ve üstelik ben siyah, gri, bordo harici giymeyen bir insanım, turuncu ya da bej kazakla ne işim olur? ama hep indirim tuzağına düşüp kimsenin zamanında beğenip almadığı ürünleri almışım dolabıma. yer kaplamaları bir tarafa ailemin baskıları da rahatsız ediyordu.

işe dolabımda 4 raf kaplayan kazaklar ve 3 kapak kaplayan kullanmadığım gömleklerimle başladım. ben şanslıydım ki kalıplı büyüyen bir kız yeğenim var ve bütün kıyafetlerimi benimle birlikte giyebiliyor. dolabımı yarı yarıya indirdiğim halde hala vermem gereken kıyafetlerim var. 4 tane kabanım var ve hiçbiri sıcak tutmuyor diye gidip yine yüzlerce lira para verip bir sürü şal almışım. bunu da değiştirdim, adidas’tan 600 tl’ye aldığım montumu giydiğimde bere bile takmama gerek kalmıyor. bir tane olsun, isterse 1000 tl olsun mantığıyla bütün eksiklerimi en kalitesinden tamamladım ve 2 yılda neredeyse bütün çeyizimi istediğim gibi tamamladım. henüz bitmese de bir ucundan tuttuğuma ve bunu başardığıma seviniyorum. çeyiz bittikten sonra da para biriktirmeyi hedefliyorum pek tabii.

şu an tek problemim kaldı ve o da parfüm. her yurt dışına çıkış ve girişimde maalesef nir parfüm alıyorum ve işin güzel yanı bundan inanılmaz zevk alıyorum ve kullanıyorum da. bunu da zamanla azaltacağımı düşünüyorum. doldurma parfümler pek kalıcı gelmiyor bana. 50 tl verip alıyorsun 2 saat sonra tazelemen gerekiyor ve bir şişe ancak 2 hafta yetiyor böyle bakınca orjinaline yönelmek daha mantıklı geliyor. bunu da zamanla çözeceğime inanıyorum.

dün 12:56


1026. Sepet doldurup sayfayı kapatarak katılmaya çalıştığım kampanya. O sepettekileri bir dahaki girişe kadar unutmadan sinsice bekleyen sitelere yazıklar olsun.

dün 03:25

1025. Bu ay iki ayakkabı dışında hiçbir alışveriş yapmadım henüz, kendimi tutmalıyım, tutmuştum, tutacaktımmm...

dün 03:10 dün 03:11

1024. Süslüler bi tane Excel sayfası açın elinizde ne varsa "şu anda kullanılan-ambalajı açılmış-paketli" şeklinde ürün adıyla yazın. Sonra grup grup kullanmaya başlayın. Hem bir nevi project pan oluyor hem de elinizde ne var ne yok anlıyorsunuz. Anında görüyorsunuz aslında elinizde ne kadar çok malzeme olduğunu. Ve bir tane daha şeftali allığa ihtiyaç olmadığını. Her fırsatta her indirimde gratise giden ben bile pamuk vs dışında hiçbişey almadan çıkıyorum artık .İhtiyaç olan bir şeyi almaya gittiğimde bile eğer aklımı çelen bir ürün olursa "zaten buna benzer iki tane var evde şu an almana gerek yok" diyorum kendime.

Elimdekiler tamamen bitene kadar kendime bir kumbara yaptım ve gün sonunda elimde kalan bozuk paraları oraya atıyorum. Elimdeki ürünler bittiğinde kumbaradaki para sayesinde gerçekten istediğim ve içime sinen ürünleri alabileceğim.

Hatta bunu en son ojeler için de yaptım çünkü evde yok sanıp aynı renkten farklı zamanlarda üç tane aldığımı farkettiğimde gerçekten salak gibi hissettim.

İki aydır böyle devam ediyorum ve halimden çok memnunum biriken parayı gördükçe insan çok mutlu oluyor. Ürünlerin fiyatları bu kadar yükselmişken elimizle olan şeylerden bir tane daha almaya gerek yok bence.

dün 02:41

1023. artık elimden geldiğince tüketmiyorum, çünkü şuan ülkede satılan hiçbir şey fiyatını hak etmiyor ve bu durum bence özellikle kozmetikte geçerli.

eskiden rossmann diğer kozmetikçiler gibi bindirim yapmamasıyla bilinen, kendi markalarının ucuzluğu sebebiyle sevilen bir mağazayken şuan fiyatlar uçmuş durumda. o catriceler, rival de looplar 30-40-50 li fiyatları hak etmiyor arkadaşlar. daha 2 sene önce 8 liraya aldığım kapatıcıya şimdi neden 30 lira vereyim? kapatıcı aynı kapatıcı, maaşım aynı maaş. alım gücü dışında değişen bir şey yok. aynı şekilde l'orealdir, maybellinedir bu markalar da aldı başını gitti, 74 liraya loreal rimeli mi olur şaka gibi gerçekten. benefit porefessional bazın tam boyu geçen gün sephorada 400 küsür liraydı, kyk ile aynı fiyatta neredeyse, o parayla 1 ay geçinen arkadaşlarım var benim. alana gerçekten lafım yok, parası olan alsın hatta allah arttırsın fakat ben alamamaktan öte almak istemiyorum. enayi gibi hissediyorum kendimi çünkü avrupada doğsaydım eğer o bazı 20-30 birim paraya alacaktım. 

high end bir sürü ürünüm var, bir şeyi beğendiysem üç dört gün daha ucuza yemek yer gider onu alırdım mesela. bir şeylerden kısıp gidip istediğimi almak gibi bir huyum vardı ama artık olmuyor. birincil ihtiyaçlarımı karşılayıp kozmetiğe bütçe bile ayırmıyorum çünkü tonlarca makyaj malzemem var. dolarla kazanan birini düşünelim mesela bir yabancı youtuber, bu kişi 50 dolarlık high end ürün için "çok çok pahalı" diyor mesela, 50 birim para verdiği şey çok pahalı geliyor ki deli para kazanıyor bu youtuber. biz 400 birim para verip fondöten alıyoruz ve bu fiyat bize normal geliyor, "evet pahalı ama chanel bu normal" diyoruz. kaç para olursa olsun, taksit de kalksa zamlar da artsa türkiyede kozmetik hep alınacak, hep o mağazalar dolu olacak. almasak ister istemez olması gerekene indirecekler o fiyatları ama almaya devam ediyoruz ve hep edeceğiz.

bir yandan türk markaları var onlar bile deli gibi pahalı artık, nispeten ucuz olanları da hayvanlara zarar veriyor, işçilerin emeğini sömürüyor, yahu bari siz omurgalı durun azıcık da hem siz kazanın hem biz. durum böyleyken tüketmemek için elimden geleni yapacağım bundan sonra. hiçbir şey almayacağım demiyorum, diyemem de zaten ama çok dikkatli harcama yapacağım, önce bir elimdekileri bitireceğim. bu arada o kadar kinliyim ki akşamları evde açık ışık bırakmıyorum "bu elektriğin vergisiyle devleti daha da mı zengin edeceğim" diye, iki allık için de bu zamları koyan, nasıl olsa alacaklar deyip fiyatları uçuranlara para kazandırmayacağım bundan sonra.

dün 01:04


1022. Kıyafetleri renklerine göre ayırarak dizmek tahmin ettiğimden daha çok işe yaradı bende. 2 sıra kırmızı kazağım var mesela, seviyorum diye her gördüğümü almışım. Artık direkt pas geçiyorum kırmızı kazak görünce. Aynı şekilde makyaj malzemelerinde de saymak ve gruplamak işe yarıyor. Benim yüz grubu makyaj malzemelerimin hepsi bir arada örneğin. Tabi ki nelerimin olduğunu biliyorum ama kaç tane bronzerım, kaç tane allığım veya aydınlatıcım olduğu alışveriş yaparken gözden kaçıyor, aklıma gelmiyor ve hemen alıp o gruba dahil etmek istiyorum. Ayırıp sayınca şu kadar pembe allığım var veya henüz bitmemiş 4 tane bronzerım var diyebiliyorum ve almaktan vazgeçiyorum. Basit bir şey ama kategorize ettiğimi sandığım şeyleri aslında yeterince etmediğimi anladım, daha çok işe yaradı.

15 aralık 17:30 15 aralık 17:31

1021. çok uzun zamandır makyaj malzemesi almadım. hevesimiz de kaçtı artık zaten yüksek fiyatlardan. giyim alışverişinde de ihtiyacım olmayan bir şey almadım uzun süredir. henüz yakın geçmişte geçen seneye kadar işte, deli gibi alışveriş yapardım. kozmetik, giyim, ayakkabı, çanta. sonra noldu bilmiyorum ama üstüme bir ağırlık çöktü. alırken en az 2 kez düşünüyorum artık gerçekten gerekli mi diye. paranın elimizden alınması gerçekten çok kolay. çok kolay kandırılıyoruz çünkü. buna artık olduğunca izin vermiyorum. kendime şaşırıyorum ve hayret ediyorum (gizlinot: lütfen nazar değmesin <3) umarım bunu sürdürebilirim. çok bunaldığım zamanları atlatınca kendime moral amaçlı büyük ya da küçük şeyler hediye edebiliyorum. bu da normal diye düşünüyorum. motivasyon amaçlı. başkasından hediye almaktansa, kendime hediye almak çok daha hoşuma gidiyor çünkü. ama gerçekten gereksiz tüketmiyorum ve israf etmiyorum. paraları elbette mezara götürmeyeceğim ama bindirim sonrası indirim yapıp kahkaha atarak bizi izleyen firmalara bu zevki tattırmak da istemiyorum. hiçbir şeyden mahrum kalmıyorum ama saçma sapan para da savurmuyorum (gizlinot: umarım hepimizi güzel, mutlu, refah dolu günler karşılar ^^)

14 aralık 22:50 dün 12:49

1020. ara ara okuduğum, bana çok yararlı olan başlık. ben de elimden geldiğince yapabildiklerimi yazmak istiyorum. biraz uzun olabilir, tavsiyelerim için son paragrafı okuyabilirsiniz.

günlük hayatımda makyaj yapmıyorum, özel günlerde de abartılı makyajdan hoşlanmıyorum. bu yüzden kendim makyaj yapmak için gerekli olan kozmetik malzemeleri araştırdım elimden geldiğince, gidip denedim, fiyatlarını karşılaştırdım farklı yerlerle. indirim zamanı da gidip aldım. bu yüzden çok fazla makyaj malzemem yok, stok yapma ihtiyacı hissetmiyorum, ya da yeni bir ürün çıktığında hemen almam lazım demiyorum çünkü makyaj çok da ilgi alanıma girmiyor. bu yüzden biraz şanslıyım.

kişisel bakım ürünleri olarak bir tanıdığımın tavsiye ettiği amway ürünlerini kullanıyorum, yıllar önce aldığımda fiyatları uygundu ancak şu an çok arttı, hergün dışarı çıkan biri olmadığım ve makyaj da yapmadığım için çok çabuk bitirmiyorum bu ürünleri de. bazen doğal sabun kullanıyorum. cildim hassas olduğu için yeni bir şeyler denemiyorum zarar vermemek için. bu da beni yeni ürün almaktan koruyor.

ancak maalesef çoğu kişi gibi ben de alışverişi seven bir süslüyüm. özellikle kıyafet ve çanta alışverişi. bir de takıntılı bir insanım, en cırt renkteki gömleğime uygun bir çanta olmazsa kullanamam, aman ayakkabımın rengi uymadı filan, sonuç; ayda yılda bir kullanılan, dolap dolusu kıyafet, çanta, ayakkabı.

ben de baktım böyle olmayacak, hem pek çok eşyam var hem de maddi olarak zorluyor, bir süre önce alışverişimi kısıtlama kararı aldım. ihtiyacım oldukça internetten bakıyorum, indirim zamanını bekliyorum, benzer mağazalarda araştırıyorum daha uygun fiyatlısını bulabilmek için. çünkü mağazalara gitmek insanı alışverişe zorluyor sanki. almayacaksam bile görünce beğeniyorum ve fiyatı da uygunsa alıyorum. bu yüzden "ihtiyaca yönelik alışveriş" gerçekten çok rahatlatıcı. bir de kıyafet tarzımı değiştirdim biraz, bu da beni rahatlattı. "kapsül gardrop" ile ilgili yazıları okudum, videoları izledim, bunların da faydası oldu.

sonuç olarak sizlere tavsiye edeceğim şeyler: ihtiyaçlarınızı alışverişe çıkmadan önce belirleyin, alışverişe gittiğinizde listenizin dışına çıkmayın, illa ki bir zaman kulanırım demeyin.

tüketmiyoruzdan çok "nasıl az tüketilir" içerikli bir yazı oldu, sabredip okuyanlara teşekkürler.

14 aralık 20:42