sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1061)
  • medya (14)

1061. en büyük stres kaynağım olan yüksek lisansı bıraktıktan sonra yaklaşık 4 yıldır yapmaya fırsat bulamadığım şeylere yöneldim ve harcamalarımı bir gözden geçireyim dedim. ve şunu fark ettim ki, stresin etkisi çok büyük.

stresten alışverişe yönelmişim de farkında değilim. üniversite yıllarını üç ruj, bir rimel ve 3-4 göz kalemiyle tamamladım ve başka hiçbir şeyin eksikliğini hissetmedim. kıyafet almak için alacağım şeyin müthiş hoşuma gitmesi gerekiyordu, yoksa hiç bulaşmazdım.

ne zaman ki çalışmaya ve yüksek lisansa başladım, baktım ki aldıkça alıyorum. ihtiyacım var mı: yok. yenisini aldığımda önceki aldıklarımı unutuyorum. ama yine de tatmin olmuyorum. üstelik bir de çok lazımmış gibi gittim instagramda bloggerları takibe başladım. bu hesaplar resmen virüs, bakteri gibi. insanları müsrif yaşamaya teşvik etmekten başka bir işe yaradıklarını görmedim.

sonuç olarak hayatımdaki stres faktöründen kurtuldum. makyaj-kişisel bakım bloglarını takibi bıraktım, yerine sağlık-spor ile ilgili bloglar buldum, spora daha istekli gitmeye başladım. öncelikli hedefim, mayıs ayına kadar kıyafet ve kozmetik ürün almamak. boş boş mağaza dolaşmaktansa bir kafeye gider kahvemle kitap okurum çok daha iyi.

1 saat önce

1060. kaş-bıyık için kuaförü bırakalı aylar oldu. iple bıyık almayı öğrendim. Bim'den 20 liraya ağda makinesi aldım. Kahkülüm varken kendim kesiyordum. Böylelikle 40-50 liralık aylık masraftan kurtuldum hehe.

bugün 03:25

1059. Bir süredir başlığı misafir olarak gerçekten sıkı takip ediyorum, gerçekten güzel önerilerle karşılaştığım oldu. Öncelikle bundan önce bizlerle bilgi ve deneyimlerini paylaşan tüm süslülere teşekkür ederim. 

Bende kendimce neler yaptığımdan bahsetmek istiyorum. Umarım faydalı ve yararlı olurlar. 

Öncelikle ilk yaptığım şey (çok klasik biliyorum ama kesinlikle işe yarıyor) harcadığım her kuruşu yazmak oldu. Kendime önce 1 ay süre tanıdım, her gün normal rutinimde harcamalarımı yaptım ve yazdım. 1 ay sonunda  oturup herşeyi kalem kalem hesaplayıp bir de toplama vurunca gördüm ki gerçekten çok müsrif yaşıyormuşum. Aslında hiç olmasa da olacak şeylere çok fazla bütçe ayırmışım, bunu fark etmemi sağladı bu 1 ay. 

İkinci adımım bu durumu düzeltmeye çalışmak oldu. Bunun için ilk yaptığım günlük bütçeydi. Mesela ben kendime 20 tl bütçe koydum, cebimde her gün 20 tl ile evden çıktım. Yanıma kredi kartı vs almadım. Sadece acil durumlar için cüzdanıma bi 100 tl koydum gizli bir bölmeye. Her gün bu 20 lira ile yaşayınca fark ettim ki bu bile fazla gelmeye başladı. Devlet okulunda okuyorum yemekhane çok ucuz, okula servisle gidip geliyorum yol paramı aylık ailem ödüyor, siyah çay sevmediğim için okula termosla hep Yeşilçay götürüyordum bu tip bir masrafım da yok, haliyle gerçekten ciddi miktarda azaldı masrafım cebimde param olmayınca. 

En en büyük masraf kapım kozmetikti. Buna el atmam gerektiğinin farkındaydım. 10-12 tane far Paleti, 20-30 tane ruj, 50 Oje neyime diye düşündüm. Blogger değilim ki dedim kendi kendime. Her duyduğumu koşup almamam gerektiğini fark ettim. Önce oturup kozmetik rafımı bi güzel elden geçirdim. Çoğu yeni ve belki bir kez ya da hiç sürmediğim rujumu hiç acımadan kenara ayırdım. Son 1 ayda kullandığım makyaj malzemelerimi bıraktım sadece, gerisini hop diye gardropsa koydum. bundan sonra drugstore ürünlerine para yatırmaktansa mesela düzgün adam akıllı bir tane rujum olsun yeterli dedim ama öncelik şuan tabiki kullanıyor olduğum ürünlerde. Onlar bitene dek yanlarına bir yenisini eklemeyeceğim. Mesela en az 1-2 yıl yetecek toplam 3 far Paleti ayırdım kendime, onlar bitince kendime araştırarak içeriği ve kalitesiyle iyi bir ürün almayı planlıyorum. 

Cilt bakım ürünlerime baktım, gerçekten fayda sağlayan pek az şeyim olduğunu fark ettim, bunu Da artık araştırarak ve içeriklerini inceleyerek iyi markalardan almaya karar verdim. Bakıyorum mesela gratiste lorealin nemlendiricisi 40-50 lira bandında, e tutup üzerine azıcık koysam avene alırım, la roche alırım. Neden kötü bir ürüne 40-50 tl ödeyeyim? 70-80 vereyim, hatta daha fazla vereyim ama iyisi olsun, cilt bu neticede.

Hem renkli kozmetik hem de cilt bakım ürünlerinde açıkçası gratis gibi mağazalara güle güle demeye karar verdim. Bugün girip indirimden sadece splat diş macunu ve günlük ped aldım. Hiç o makyaj stantlarının önüne bile gitmedim. 

Kıyafet alışverişinde sade ve kullanışlı parçalara yöneldim, çok desenli veya modası hemen geçecek parçalardan ziyade her zaman giyeceğim kıyafetlere yöneldim. Üstelik kombinlemesi de daha kolay. Kıyafetlerimi de ayıkladım üstelik, son 1 yıldır gitmediğim tüm herşeyi tamamen gardropsa çok dip fiyatlara ekledim, yeter ki artık şu sıkışıklık bitsin diye. Çok da iyi oldu, gerçekten ferahlamaya başladım. Yenilerini alırken de hep bunu uzun zaman kullanacak mısın sayın tiviti hanım diye sordum kendime. Gerçekten istiyorsam satın aldım, ve burada da kaliteli parçalara yöneldim. Bir yıkamada ağzı burnu eğilecek bir kazağa ay çok ucuz diyerek zıplamayı bıraktım.  

Sigara kullanıyordum, hem gerçekten kötü kokuyordum hem de sağlığımı ve cildimi mahvediyordu. Devlet hastanelerinin sigara bıraktırma bölümleri var, randevu alıp gittim. Bırakmanız için ilacı devlet karşılıyor, normal almak isterseniz 450 tl. 3 ay kullanmak gerekiyor, kullandım ve her ay 360 tl bana kalmaya başladı. Sağlığım eskisinden daha iyi, cildimde gerçekten yavaş fark ediyor, ama gözle görülür bir fark söz konusu. Her geçen gün daha aydınlık görünüyor 

Peki bunları yaptım ama ne oldu? Ayda en az 2 gram altın alabilmeye başladım üniversite öğrencisi olarak. Kredi kartım komple tertemiz, bankamatik kartımda nakit param kalıyor, bursum ayın 10’unda yattı hala duruyor bir kuruş bile harcamadım. Ve gerçekten çok keyifliyim. Eskiden alırken mutlu olurdum, şimdi almadığım zaman daha mutluyum. 

Çok uzun oldu farkındayım, okuduğunuz için teşekkür ederim. Umuyorum başlık canlı kalmaya devam eder, herkes deneyimlerini paylaşır. 

dün 21:36

1058. bir süredir almamaya gayret ediyorum. kıyafet olsun, gıda olsun, kozmetik olsun ihtiyaç haricinde içeriklere bakmak satın alma güdüsünü önemli bir miktarda etkiliyor bende.

kıyafet bakıyorsam ihtiyaç, benzer kıyafetimin olup olmayışı, aldığım şeyi neyle giyeceğimi sorguluyorum. sonra içeriğine bakıyorum %100 akrilik bir şeye para vermek istemediğimden almıyorum. yeni kalın bir kazak almaktansa var olan iki ince/orta kazağımı giymeyi tercih ediyorum.

gıda ve kozmetikte de ilk baktığım yer içerik oluyor. verdiğim parayla vücuduma çöp şeyler almak istemiyorum açıkçası. market gezmeyi seviyorum, raflardaki ürünlerin hemen arkasını çevirip okumayı seviyorum. normalde alacağım bir şeyi içindekilere bakıp almaktan vazgeçebiliyorum.

bu sayede tüketimimi büyük ölçüde azalttım.

dün 19:31

1057. Uzun zamandır market ihtiyacı dışında alışveriş yapmıyordum bugün giysi alışverişine çıktım. Babama doğum günü hediyesi, bir yakınımın nişanı için ve iş yemeklerinde giymek için birer elbise, kendime defactoda indirimden bir kazak ve dagiden iç çamaşırı aldım. Sadece ihtiyacım doğrultusunda harcamama rağmen içimde vicdan azabı var (gizlinot: Swh)

Şaka bir yana eski hallerim geldi gözümün önüne. Sırf almış olmak için düşük fiyatlı kullanmayacağı veya hemen yıpranacak bir sürü ıvır zıvır alırdım. Alışveriş alışkanlıklarımın ne kadar değiştiğini farkettim. İhtiyaçlarımı da artık indirim kollayarak kaliteli olanlardan alıyorum. Çok uzun süre kullanacağımı bildiğim şeyler aldığım için içim çok rahat oluyor. 

Hele avmde vakit geçirmeyi hiç ama hiç özlemiyorum. Allahtan erkenden gidip işlerimi hallettim. Ben çıktığım sıralar avm insan seliydi resmen. İşlerimi bitirmemiş olsaydım çok sinirim bozulacaktı. 

Gerçekten anlayamıyorum insanların çocuklarını tutup haftasonları o kalabalığa sokmasını. Bir de o kadar çok çocuğunu azarlayan bağıran anne baba gördüm ki çok üzüldüm. 

Bana göre avmler sadece ihtiyaç doğrultusunda gidilip iş bitince hızla terkedilecek mekanlar. 

Hem sürekli gitmemek tüketimi ve alışveriş yapma isteğini de köreltiyor. Zaten herşey feci pahalı alırken üç kere düşünmek gerekiyor. 

Zara pazardan beter olmuş ucube ucube parçalar vardı çok acayipti yani şaşırdım. Giyip çıkmak için hint fakiri tarzında takılmak yada hippi olmak lazım. 

H&m de sıradan dümdüz koyu mavi bir kazak 170 tlydi. Belki malzemesi iyidir diye baktım %100 polyesterdi. 

Mangoya girmedim bile çünkü indirimde de alamayacağım seviyede fiyatlar. 

Bershka ve pull and bear zaradan hallice elle tutulur bir parça göremedim. Lisede değilsen pek hitap etmiyor. 

Journey de aradığımı buldum indirimi de güzeldi. Bir de nara maxx diye bir mağazadan ilk kez alışveriş yaptım uygun fiyata bir elbise aldım. 

İhtiyacım olanları alıp en az üç dört ay avmye gitmemeyi garantiledim. Umarım ekstra bir ihtiyaç çıkmaz bu dönemde. 

dün 17:59 dün 18:05

1056. genel tüketime baktığımda ben oldukça az tüketiyorum fakat kendim için hala yeterli seviyede değilim. gerçekten "ihtiyaç" olmayan birçok şeye para harcıyorum ve istediklerimi gerçekleştirmemi engelliyor. 2019'da düzeltmeye çalışacağım bazı şeylerden bahsedeyim:

1. giyim: ayda yılda bir kıyafet alırım ama yine de birikiyorlar. bundan sonra giymediklerimi ayırıp çevreme istiyorlar mı diye sorduktan sonra alınmayanları satacağım. kıyafet alacağımda kaliteli ve düz, zamansız parçalar alacağım ki uzun süre kullanabileyim. tabii ki bu düz beyaz bir t-shirte bir yerine beş vereceğim anlamına gelmiyor. ev arkadaşımla genelde paylaşım içindeyiz birbirimizde olan değişik parçaların aynısını almıyoruz.

2. gıda: en çok harcama yaptığım alan bu galiba. yemek yapmaya her üşendiğimde dışardan söylüyorum, gereksiz abur-cubur yeyip sağlığımı ve cildimi kötü etkiliyorum. uzun saatler okulda bulunduğum ve haftada bir iki kez dışarı çıktığım için kendime haftada maksimum 2 kez dışarıdan yeme hakkı veriyorum. akşam yemekleri ve kahvaltılar her zaman evde yapılacak şekilde. kahvemi evde yapacağım, eğer bir kafeye oturduysam bu starbucks benzeri olmayan salaş kafelerse çay ve türevlerini içeceğim.

3. kozmetik: önce bir makyaj çantamda tarihi geçmiş, atılması gerekenleri atacağım. sonra kesinlikle kullanmadıklarımı yine çevreme dağıtacağım ki zaten çok fazla makyaj malzemem yoktur. elimde olanları tamamen bitirip yerine minimal ve kaliteli bir makyaj çantası hazırlayacağım. halihazırda her gün sürdüğüm iki ruju bitirince tekrar alacağım, bir de kırmızı ruj alacağım ama likit formülde almayı düşünmüyorum. toplam üç ruj, bir allık, bir bronzer, bir aydınlatıcı, bir kapatıcı, bir kaş maskarası, eyeliner ve maskaradan oluşacak çantam. hepsini yeniden almayacağım, yedek maskaram var. aydınlatıcı paletim gayet yeni. eyeliner, kapatıcı ve kaş maskaramı yıllardır bittikçe aynısını almak suretiyle yeniliyorum. allığım ve bronzerım bitti, onları almam gerek yalnızca.

4. kitap: ailemin evine gittiğimde orada kalan 40 küsür kitabı kolileyeceğim, bana kargolayacaklar. elimde de hali hazırda 10-15 kitap var böylece bu yılı kitap almadan bitirebilirim. 60-70 kitap anca okunuyor. birkaç yeni kitap alabilirim okumam gerekirse.

5. ev giderleri: zaten bu konuda yeterince iyi durumdayız. büyük sıvı deterjanımızı 4-5 ay arası kullandık. aynı şekilde bulaşık deterjanımızı da öyle. çok temizlik yaptığım için cif ve türevleri fazla kullanılıyor sadece. tuvalet kağıdı 2-2 buçuk ayda bir, sıvı sabun ve şampuan da aynı şekilde. bir de banyo sabunu var, onun da 9lu pakedini 4 ay kullandık. doğalgazı en düşük ayarda çalıştırıyoruz. sistemli bir şekilde haftada 3 kez çamaşır makinesi çalıştırıyoruz.

17 ocak 16:00

1055. (no: 946700) bilinçli tüketmeye başladığım diğer konular

4.beslenme/kahve : farkında olmadan fazla para harcadığım konulardan biriydi. alt tarafı bir kahve diyerek paramın ne kadar çok kısmını buraya harcadığımı fark ettim. günümün büyük bir kısmı dışarıda geçince istemesem de dışarıda fazla yemek yiyordum. hem sağlığımı hem de bütçemi etkilemeye başlamıştı.

şimdi napıyorum : dışarıda en çok espresso bazlı kahvelere para verdiğimi bildiğimden, 1.5 yıl önce evime espresso makinesi aldım ve kahvelerimi evimde içiyorum dışarı çıkacaksam da termosuma hazırlayıp çıkıyorum. dışarıda içmek zorunda kaldığım kahvelerden çok daha lezzetli oluyor. işin içine girince kahve demleme teknikleri ve çekirdekleri hakkında bilgim de artmış oldu. canım, güzel ve farklı bi kahve içmek istediğinde hala dışarıda kahvemi içiyorum ama artık kalitesine dikkat ederek tercih ediyorum.yani tüketiyorum ama bilinçli bir şekilde. henüz evimde kahve öğütme makinem olmadığı için 100g halinde belli aralıklarla tchibo’dan kahve çektiriyorum. (alışverişlerimde coffee card kullanıyorum biriktirdiğim puanlarla daha sonra tekrar kahve alıyorum)artık avmlerdeki o kahve kokuları eskisi kadar cezbetmiyor(evde daha güzeli yaparım diyerek uzaklaşıyorum). yemek konusuna gelince her zaman çantamda acil durumlar için kuruyemişlerim oluyor böylece aç bi halde markete girip ilk gördüğüm hazır paketlenmiş ürünü almıyorum. kendime sızdırmayan yemek kaplarından aldım evde ne pişerse artık o da benimle çantamda oluyor. yemeğini yanında taşıyanlara garip garip bakan insanlar hala çok var ama aldırmıyorum artık. hayatımızda ne saçma şeylere zaman ayırıyoruz bizim için bu kadar önemli bir şey için zaman ayırmak neden lüks olsun ki. yemek hazırlamak lüks değil aksine kendimize duyduğumuz saygıyla alakalı. yeri geliyor gerçekten hazırlayamıyoruz ama alışkanlık olmaması lazım. suyumu hep yanımda taşırdım ama artık pet şişede değil kendi mataramda taşıyorum ve böylelikle pet şişe kullanımı azalttım.

5.hediye: hediyeleşmek çok güzel bi şey ama gereksiz tüketmek yerine kişinin hayatına değer ve anlar katacak hediyeler daha güzel.

şimdi napıyorum: kendi hazırladığım hediyeleri veriyorum (granola, sağlıklı kuruyemiş kavanozları hazırlıyorum ya da bir gün yemek hazırlıyorum) zamanım varsa tek başına yapması zor olacak bir işte o kişiye yardımcı oluyorum. sevebileceğini tahmin ettiğim tiyatro/konser/gösteri/kurs/masaj/günübirlik turlar vb çok seyahat eden biriyse havayolu şirketlerinden daha sonra kullanabileceği hediye çekleri hediye ediyorum.

6.ilişkiler: ‘kendimi’ tükettiğim konuydu. mecburen aynı ortamı paylaştığım insanlar devamlı yakınıp ve yaptığım güzel şeyleri de kötü enerjileriyle aşağı çekiyordu. ne kadar kafaya takmamak istesem de modumu ciddi düşürüyordu. sevdiklerimin desteğiyle kendimi toplamaya iyi hissetmeye çalışırken, kendimi (aynı durumda olduğum ya da benden çok daha iyi durumda oldukları halde) onları teselli ederken buluyordum. o kadar çok oluyordu ki artık kötü niyetli olduğunu düşünmeye başladım.

şimdi napıyorum: hayatımdan sürekli negatif enerji yayan insanları çıkardım. mutlu olmak istemeyen bir insanı kimse mutlu edemez zaten. her konuda tüketmemek için çaba gösterirken en önemlisinin kendimiz olduğunu unutmamak lazım.

17 ocak 15:31 17 ocak 15:36

1054. Yeni bir 2019 ajandası oluşturdum süslüler. Geçen seneki ajandam gibi maddi hedeflerimi de yazdım yine. Hadi bakalım bu sene araba almak istiyorum. Biraz birikmişim var onu biraz daha artırıp üstüne kredi çekmem gerek. Çok çok istiyorum bunu. Son üç dört ayda o kadar masraf çıktı ki bana inanamıyorum. Gereksiz alışverişler yapmamama rağmen çok çeşitli alanlarda çeşitli masraflar çıktı karşılamam gereken. Umarım 2019 o açıdan yeni sürprizler getirmez. 

Sıkı bir şekilde tekrardan para biriktirmeye girişiyorum. Bana şans ve az harcamalı günler dileyin. Buraları boş bırakmayın birbirimizi şevke getirelim ilham olalım. 

17 ocak 00:54

1053. İşten ayrıldığım ve üç aydır evde olduğum için uzun zamandır alışveriş yapmıyorum. Hem ekonomik anlamda iyi oldu hem de sadece bir iki saatliğine kahve içmeye çıkmak için otuz tane makyaj malzemesi kullanmama gerek yok. Çoğu şeyi bitirmenin mutluluğunu yaşıyorum. Kullanmadığım ve kullanmayacağım şeylerden kurtulma hissi de mükemmel ve bu süreçte aslında birçok şeye ihtiyacım olmadığını da farkettim. Zaten aynı şeyden birden fazla alma huyum yoktu. Artık imkanım oldukça drugstore ürün almamaya başladım, çünkü ucuz diye aldığım şeyler ya komedon yaptı ya istediğim gibi durmadı, ya da kalıcı olmadı, öylece birikti ve rahatsız etti, gereksiz israf. Artık ihtiyacım olan bir kozmetik ürününü araştırarak ve gerçekten kullanacaksam alıyorum. Aylardır pudram, aydınlatıcım, bronzerım yok ve eksikliğini hissetmiyorum. Kusurları kapatıp, kaş göz belirginleştirmek fazlasıyla yetiyor, şunu farkettim ki bundan sadece üç dört yıl önce bile herkesin yaptığı buydu. Eski sadeliğimi de özlediğimi farkettim. Fast fashion hiçbir şey almıyorum. Zaten kıyafet ve makyajda bana göre önemli olan kıyafetin ve makyajın sizi kapatmaması. Beslenme konusuna gelince de ekran karşısında bir şeyler yemeyi seven biriyim ve bunun için evde kendim çay/kahve yanına bir şeyler yapmaya başladım. Farklı farklı kekler, tatlılar. En azından milyonlarca katkı maddesi içermiyor, çok bereketli oluyor ve stres atıyorum. 

17 ocak 00:28 17 ocak 00:47

1052. Alışveriş anlayışım beğendiğim herşeyi alıp kenarda biriktirmekten ziyade eskiyenin yerine yenisini almak şeklinde değişti. Almak istediğim şeylerin parasını kumbaraya atıp aldım sayıyorum. En başlarda insan çok zorlanıyor ancak gerekmedikçe almamak da bir süre sonra alışkanlık yapıyor.

16 ocak 16:46