sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1010)
  • medya (21)

1010. Uzun zamandır uyguladığım hayat tarzım. 

Ben tüketme bilincimi bu başlıktaki tüm girdileri neredeyse ikişer kez okuyarak değiştirdim. Hayatımda büyük değişimler olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Her ay sonuna kadar dolan kredi kartım şimdi sadece taksitli alacağım büyük ihtiyaçlarım için var. Dolapta alıp alıp çürüttüğüm gıda maddelerini düşündükçe utanıyorum. Buzlukta annemin hazırladığı şeyleri kullanmanın fayfalarını keşfettim hem sağlık hem bütçe açısından. Abur cubura ayırdığım parayı meyve sebzeye harcayınca hiç diyet yapmadan bir kaç ay içinde farkında bile olmadan 7,8 kg arası verdim. 

Eskiden dolu olan dolapta giyecek düzgün birşey bulamazken şimdi sadece sevdiğim ve rahat ettiğim giysiler var. Alışveriş yaparken gerçekten çok ihtiyacım olan şeyleri alıyorum, bu sene aldığım bot gibi. artık bana yıllarca hizmet edecek ürünleri satın alıyorum, cicili bicili ama kullanışsız şeylere para harcamıyorum. Evdeki kalabalıktan kurtuldum, uzun süredir ala ala biriktirdiğim kitapların büyük çoğunluğunu okudum bu süreçte. Makyaj malzemelerim bir bb krem, bir allık bir rimel bir eyeliner ve bir aydınlatıcıdan ibaret. Bir de nadir kullandığım the balm paletim var. Bunlar bana yetiyor artıyor bile. Eskiden maaşımı -1000 liraya kadar düşürdüğüm olurken şimdi 5li hanelere geçtim birikim konusunda. Bunlar insanın hayat kalitesini artıran durumlar emin olun gerçekten isteyince çok kolay oluyor. 

Eskiden avm gezerek zaman geçirmeye çalışırdım artık bunun ne kadar sıkıntılı bir davranış olduğunu anlıyorum. Zamanımı belgeseller, yeni filmler, güzel kitaplar için harcamak çok şey kattı bana. 

Ben çok yanlış harcamalar yapan bir insanken sürekli tutumluluğu, minimalizmi ve bu konulara yakın sade bir hayat yaşamanın yollarını araştırarak bu duruma geldim. Buzdolabında sebze meyvelerim bozulmuyor, dolabımda elimi attığım herşeyi severek giyiyorum, kullanmadıklarımı kızılayın konteynırlarına bıraktım diğer insanlar da faydalanıyor. Ve inanın kızlar kenarda paranızın olmasının verdiği özgüveni hiçbir alışveriş vermiyor. 

Saatlerce ayakta kalarak, nöbet tutarak, insanların kahrını çekerek ne zorlukla kazandığımız üç kuruç paramızı zaten zengin olanları daha da zengin etmeye harcamanın hiçbir mantığı yok. Benim yaşam felsefem iki senedir bu ve şimdiye kadar çok faydasını gördüm. 

Araştırın öğrenin hiçbir kaynak bulamıyorsanız bu başlığı zaman ayırıp baştan sona okuyun iyice göreceksiniz yapmanız gerekenleri ve hatalarınızı. Özellikle çocuğu olanlar onun geleceğini avmlerde harcamayı istemediğinize eminim. Hepimizin birazcık daha bilinçlenmeye ve otomatik hareketlerimizi azaltarak bilinçli tüketmeye ihtiyacı var. Lütfen kendinizi bu rahat yaşama biçiminden mahrum etmeyin. Almak almak almak evet bir yere kadar keyifli ama sonrası zehirli. Bunu en az zararla farketmek sizin elinizde. 

10 aralık 01:14

1009. Dolaplarınızı boşaltın!

Dipte köşede ne varsa ortaya çıkarın. Evde kullanmadığınız tek bir ürün kalmayana kadar ayıklayın ve ihtiyacı olan kişilere dağıtın.

Ben ilk olarak çekmecelerimden başladım ve kullanmadığım toka, tarak, makyaj malzemesi, kremler, parfümler, makyaj çantaları, cüzdanlar, portföy çantalar ne varsa tek tek ayıkladım. Çevremde ihtiyacı olan insanlara verdim. Mesela gereksiz yere alınmış bir sürü güneş kremi vardı hepsini deneyip beğenmeyince kullanmayı bırakmışım. Aldım güzelce çevremdeki insanlara dağıttım. Son kullanma tarihleri geçip bozulacağına birilerinin işine yaramış oldu hem de benim sadece tek bir tane güneş kremim kaldı. Çekmecem temizlendi. Sıra evdeki diğer ürünlerde..

9 aralık 19:41

1008. İndirimleri duyurma başlığıyla tüketmiyoruz kampanyası başlığının alt alta olması çok ironik geliyor. İçimden hep tüketmiyoruz başlığını okuyup gaza gelmek gelse de elim hep indirimler başlığına gidiyor ve orda gördüğüm indirimler hep bi şekilde aklımı çeliyor.

Bazen istediklerimiz, sevdiğimiz, hoşumuza giden şeyleri almadıktan sonra ne anlamı var bu düzende çalışmanın diyorum ve o anların sonu çoğunlukla alışverişle bitiyor. ve gereksiz ürünlere zamanımın ve emeğimin karşılığı olarak aldığım maaşımı gömüyorum. Belki çoğu zaman kendimi zor durumda bırakarak ve kredi kartlarına dadanarak!

Halbuki istediğimiz, sevdiğimizi sandığımız şeyler çoğu zaman bize popüler kültür ve sosyal medyanın dayatması oluyor. Girip sözlüğe bakarken aradan çıkan reklamlar bile bizi buna sürüklüyor. Keşfette önümüze düşen sayfalar ve o gördüğümüz renkli hayatlar bizi aradığımız mutluluğa götürecekmiş gibi hissettiriyor. Günlük yaşamın stresinden kurtaracak ve rahata erdirecek, bizi bir şeylerin sahibi olduğumuz ve mensubu olduğumuzu düşündüğümüz grubun seviyesine ulaştıracakmış gibi düşünüyoruz. Hani sınıfsal seviyeler ve yaşam kalitesinden bahsediyorum. Bir de işin içine statü ve zenginlik yarışı giriyor. Kim kimden daha çok şeye sahip bilinçaltı ve komplekslerimiz falan. Ve biz orada, sosyal platformlarda gördüklerimizle durumu eşitlemek için modayı takip etmek zorunda kalıyoruz. Sonunda da kontrolsüz alışveriş çılgınlığıyla ordan oraya sürüklenip duruyoruz. Ve stresli bir hayat daha stresli bir hayata dönüşüyor. Ekonomik sıkıntılar, alışveriş bağımlılığı ve sonunda mutsuzluk! 

Zaten zor bir ülkede daha da zorlaşan koşullarda yaşıyoruz. Hepimiz bir şeyleri başarmak için belki de olması gerekenden daha çok çaba sarfetmek zorunda kalıyoruz. Kendimize güzel yaşamlar inşa ederken çok yoruluyoruz ve elimizde belki de somut bir şeyler görmek için ve çoğu zaman stresimizi atmak için de yine alışverişe yöneliyoruz.

Aslında şu alışveriş işine tüm bunların dışından baksak da moda’ya bakış açımızı değiştirsek belki bu verdiğimiz mücadeleye hiç gerek kalmayacak. Moda sayfalarında gördüğümüz harika tasarım çantalar, ayakkabılar, ışıldayan aksesuarlar, renklerine bayıldığımız kozmetik ürünleri, nefis kokan parfümler.. bunların hepsi harika sanat eserleri, bir sanatçının elinden çıkan işler, ne kadar fabrika üretimleri de olsa bir tasarlayanı var ve bizi bir hazza sürüklüyor. Temel ihtiyaçlar dışındaki alışverişlerimizi sadece keyif alarak yapsak ve biraz da minimalist yaşamaya çalışsak ne alışveriş çılgınlığı kalacak ne de bu tüketmiyoruz mücadelesi. Biz yine de eninde sonunda bu döngüyü sağlıyoruz. Peki bizim için önemli olan tüm bunlar olurken keyif almak, tadını çıkarmak değil mi?

O yüzden artık alışveriş yaparken gerçekten aldığıma değecek ve bana keyif verecek ürünler seçiyorum. Eğer sadece indirimdeyse ve bir gün mutlaka lazım olacaksa almıyorum çünkü bir gün lazım olmuyor. Ya da benzer başka bi ürünüm varsa ikincisine gerek duymuyorum. kullanmadığımız abuk sabuk onlarca şey dolaplarımızda bir gün kullanılmayı bekliyor. Ama o gün gelmiyor.

 Minimalist eşyalar, keyif aldığımız ve kullandığımız, tozlu raflarda bekletmediğimiz, sonuna kadar tadını çıkardığımız ürünler için tüketmek hayal değil. 

Tüketim çılgınlığına son! Tüketiyoruz ama savurmuyoruz. Tadını çıkarıyoruz.. 

9 aralık 00:20


1007. Yapı kredinin app uygulamasından kendime tasarruf limiti belirledim. Şimdilik 5 ay boyunca her ay 50 dolar olmak üzere maaşımdan 50 dolara karşılık gelecek tutar çekilecek. Tam tersini de yapabiliyorsunuz, 300 tl ye karşılık gelecek dolar gibi. 

Tüketmeme davasında epey faydası olacak bir olay bence. Şimdiden harcamalarımı azaltıp birikim miktarımı artırmanın planlarını yapar oldum. App e girip girip bakim ne kadar dolarım var of çok zenginim ehe diyorum. (200 dolarla zengin hissetmek:))

Motivasyon önerisidir, herkese tavsiye ederim.

8 aralık 23:44

1006. gerek fiyat artışları gerekse yavaş yavaş ürünlerin kullanamayacağım sayılara ulaşmasıyla içinde bulunmaktan gurur duyduğum durum. Almaya devam ettikçe bu döngüden kurtulamıyorsanız. Bende iki büyük sorun vardı. Birincisi sosyal medyada gördüğüm ürünleri alıp denemek istiyordum. İkincisi de indirim zamanlarında çok fazla gereksiz ürün alıyordum. Şuan elimde günlük kullandığım ve sevdiğim bir ürün varsa aynı kategoride ikinci bir ürün almıyorum. Kendime bitirme hedefi koyduğum ürünleri gözümün önünde bulunduruyorum. Böylece tarihinin geçmesini de engellemiş olursunuz. Bunda sapık gibi hit the pan başlığını takip etmemin etkisi de olabilir. 

**Ekstra para biriktirmek için de paramı aldığım gün biriktirmek istediğim kadarını dövize çeviriyorum. Bu ileri dönük yatırım için değil. Böylece hem o parayı tl olmadığı için günlük hayatta kullanamıyorum hem de yurtdışı seyahatlerinde ihtiyaçlarımın çok büyük bir kısmını burdan kullanarak cüzdanımı hafifletiyorum. 

8 aralık 21:17 8 aralık 21:18

1005. Baslik sessizlesmis. BEN de bu basligin sapigi (gizlinot: Hadi mudavimi diyeyim, cunku basliktaki 5.girdim) olarak, yeniyil indirimleri tuzagi baslamisken biz tuketmeyenleri canlandirmaya geldim. (gizlinot: TUketmeme hareketi engellenemez.)

ankara gordiom avm den bildiriyorum. HEr magazada indirim ayagina bindirimli indirimlere devam. SU saatte dahi avm tiklim tiklim. Ben niye buradayim? Cantamin askisina delik actirmaya gelmistim bir gezeyim dedim. (gizlinot: Kİ avm gezmeye bayilirim. Oldum olasi sevdim, cadde turlamak da cok mutlu eder beni. AMA eskiden param yoksa dahi en ucuzundan bir giyecek alir donerdim)

ama ben sadece miniso'dan yapiskanli duvar askisi aldim. (gizlinot: 10 tl den 6 ya dusmustu. Onceden fiyatinin bu oldugunu bildigim ve ihtiyacim olan birseydi.)

ust kattan gelen yemek kokulari aklimi celse de , reglime yakin canim dondurmali sufle istese de no gülüm diyerek yoluma devam ettim. Zaten Cantamda mis gibi yemegim var. Ofise gecince yanina bir yogurt, ustune bir mandalina oh mis.

Elimi attigim , her begendigim seyden ise "mm icerigi kotu, bunun benzeri evde var, ay bunun cok benzerini daha gecen ay sattin sacmalama (gizlinot: NEymis? O sattigim suet iken bu deri ve suet karisimiymis da farkliymis da. PEh. KENdimi kandirmaca) , bunun aynisini ben evde dikis nakisla ablama yaptiririm." Fİkirleriyle uzaklastim.

KEndimde bu bilincin oturmasina cok mutluyum.

BEGendigim seye hicbir kusur bulamayip cok hayran kaldiysam bile artik son secenek olarak sunu dusunuyorum. "Sabahin korunde uyanip durusmaya kostun, yeri geliyor gunde en az 6 kez toplu tasima kullaniyorsun, kosturmaktan 15 bin adim atiyorsun, eve gelince sirtin belin agriyor. Simdi bu is icin kazandigin para, sence bu alacagin seye mi harcanmali? Senin emeginin karsiligi islemeli bir kazak degil kaliteli bir tatil, guzel bir film,tiyatro, denenmemis guzel bir yemek olmali. AMA bu kazak asla degil." (gizlinot: Daha gecen ay zaten annem bir kazak hediye etti cok da memnunum ondan)

Yeniyil, umut edilen yeni seylerden dolayi cok guzel, isil isil bir donem. Ama yeniyil sizin beklentileriniz icin harekete gecmeniz, planlar yapmaniz gereken bir itekleyici guc olmali, alisveris icin bir bahane degil.

6 aralık 13:37 6 aralık 14:01

1004. Tüketici heyeti ilçe başkanıyla konuştum. Bu bindirim indirim olaylarını da şikayet edebiliyormuşuz. Mesela bir ürün aldınız %50 indirimle 100 liraya geldi. Ama o ürünün fiyatı aslında 150 tlymiş indirimde etikette 200e çıkarıp o fiyattan indirmişler. Tüketici heyetine faturanızla itiraz gidiyorsunuz, heyet de o markaya soruyor. Marka eğer daha önce bu ürünü 200den sattığını ispatlayamazsa sizi fazladan kazıklayıp aldığı fiyatı geri ödemek zorunda kalıyor. Yani 150nin %50 75tl, size 25 tlnizi geri ödüyor.

Tabi bazı çakallar yine bunun açığını bulup bir kaç gün önceden fiyatları yukarı çekmeye başlamış. Ama olsun siz yine de şansınızı deneyin bence.

2 aralık 18:07 2 aralık 18:08


1003. artık ihtiyacım olan herşeyi kullanışlı, ergonomik, beni rahat ettirecek olması gibi özelliklerine bakarak alıyorum. e eskisi gibi şu çok şirinmiş alayım, bu indirime girmiş ihtiyacım yok ama alayım demeyince de paramı kaliteli ürünlere yatırım yaparak harcıyorum. eskiden bir kışta üç dört tane yüzer liralık bot bulur alırdım. hiçbirini rahatça içime sinerek giyemezdim. kimi vurur kimi o sezon içinde açılır kimi su geçirir kullanışlı olmazdı. Şimdi gidip en kalitelisini alıp senelerce kullanma mottosuyla hareket ediyorum.

bir laf vardır ya ucuz mal alacak kadar zengin değilim diye artık çok daha iyi anlıyorum. para harcarken kalite/fiyat oranını iyi dengelemek lazım. İhtiyaçlarımı da takip ederek indirim zamanı kalitelileri alıyorum ki bütçemde büyük bir delik açmasın.

ben bu konuda çok faydasını gördüm bilinçlenmenin.

30 kasım 11:24

1002. Maybelline’e 50 lira bayılmak ağrıma gidiyor. Türkiye piyasasında insanın kendini keriz gibi hissetmemesi mümkün değil bence. Tüketmiyorum ulan. 

29 kasım 19:26

1001. Süslü Sözlük'te en sevdiğim en faydalı bulduğum başlığa artık ben de bir şeyler yazmak istiyorum.

Tüketme alışkanlığımın nasıl başladığından başlayayım öncelikle. Her şey üniversiteyi aynı şehirde okumamla başladı. Paramın değerini çok bilmiyordum ve nasılsa yurda, eve, yemeğe, faturalara vs para harcamadığımdan dolayı paramı inanılmaz bir şekilde harcıyordum. Sürekli yeni kozmetik ürünleri, yeni kıyafetler, pazar alışverişi (bkz: sosyete pazarı) kitaplar, albümler.. Kredimde eksiye düşmüyordum ama ilk haftasında paramı bitirip kalan üç hafta geçinmek adına ciddi çaba sarfediyordum. Aldıkça aldım, eşyaları yığdıkça yığdım. Alamadıkça mutsuz oldum. Dolap o kadar ağzına kadar doluydu ki her seferinde giyecek bir şeyimin olmadığını düşünüp bir iki parça daha aldım. Her seferinde farketmeden aynı tonlarda far paletleri aldım. Hep de aynı makyajı yaparak dışarı çıktım :D Hem anne babamın emeğine hem benim parama hem de enerjime yazıktı. Minik odama bile yazıktı yani o kadar eşyayı kaldırabilmek adına.

Mezun olana kadar sürdü bu süreç. Yani kendi paramı kazanıp alın terimi döktüğüm anda anladım ne boş bir alışkanlık olduğunu. Güzel de kıyafet parçaları almışım hala kullanıyorum o konuda kendimin hakkını yiyemem ama o kadar aynı şeyler ve çoklar ki insan delirecek gibi oluyor. Sonra makyaj malzemeleri, saçma sapan youtuberlar izleyerek hasetimden çatlayacak gibi her şeyden almaya çalıştığım ve kullanamadan ömürlerini doldurduğum için hepsini atmak zorunda kaldım. Kıyafetlerin da çoğu zayıfladığım için olmuyordu bana, onları da bağışladım.

Yeni kıyafetler aldım mı? Evet, sadece çok çok ihtiyacım olan şeyleri. İş nedeniyle zaruri olan resmi parçaları mesela. Kozmetik aldım mı? Hayır, hala elimde zamanı dolmamış parçalar var. Söz verdim kendime onlar bitene kadar yeni bir şey yok. Tek bir rimel, tek bir kapatıcı, tek bir fondöten gerçekten fazlasıyla yeterli.

Kitap-albüm harcamalarım nasıl oldu diyeceksek, hala okuyamadığım o kadar çok kitap buldum ki hala onları okuyorum. O konuyu henüz düşünmek için vakit bulamadım.

Çok doğru kararlar bence bunlar diyerek kendimi sürekli motive ediyorum. Çünkü inanın yeni mezun bir mühendis olarak 3 kuruş maaş alıyorum. Bir şeylere para harcadıkça moralim bozuluyor ay sonunda hesabımda kalan paraya bakınca. Neyden tasarruf edilebilir daha fazla bilmiyorum. Belki biraz daha deneyimleyerek yeni sonuçlar elde edebilirim. Sevgiler <3

28 kasım 15:55