girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (918)
  • medya (23)

918. süslüye üye olmayı düşünmemden bu yana çok şey yazıldı bir çok süslü tarafından bu kampaya başlığına ve hepsi elimden geldiğince satır satır okundu, uygulanmaya çalışıldı. indirimden alışveriş yapmanın cebimizi nasıl da rahatlatacağı, stoğu bırakmanın ne kadar mantıklı olduğu yada dolaplar dolusu ürün ile bir yere varamayacağımızı okudukça okudum. teşekkür ederim bu güzel ve sarsıcı cümleleriniz için. kendimden bahsedecek olursam yaklaşık olarak son 3 yıldır herhangi bir şeye harcama yaparken düşünmek zorundaydım çünkü elimde hiçbir zaman yeterli miktarda en temel ihtiyaçlarım için para olmuyordu. ailemle yaşamıyordum dolayısıyla hem okuyup hem çalışmanın yükü altında ezilirken hangi şampuanı daha çok beğendiğime dair yada hangi diş macununun dişlerimi ultra beyaz yaptığına dair bir düşünce/beklenti dolaşmıyordu kafamda. her şey temel görevini yerine getirmek için alınmıştı ve onu yapması yeterliydi. bir şampuandan saçlarımı günlük temizlemesi dışında hızlı uzatması gibi bir beklentim yoktu açıkçası. tabi bütün bunlar kendimi güvende hissedeceğim miktarda parayı biriktirmeyi başardığımda yavaş yavaş kaybolmaya başladı. artık istediğim miktarda ürünü, istediğim zamanda alabilecek kadar (kendime göre) zengindim. fakat bir sorun vardı eskiden almak için indirimini ve basit şeyleri başarmasını beklediğim ürünlerin yerine fiyatını düşünmeden ve fütursuzca aldığım/ almaya devam ettiğim yeni ürünler beni mutlu etmiyordu. hepsinde bir kusur buluyordum ve başka bir türdaş ile çıkageliyordum kısa süre içerisinde. bu durumda köşede bekleyen bir kaç aynı işleve sahip ürün yan yana gelmeye ve kullanılmayı beklemeye başlamıştı, bu benim için bir ilkti. 3 tane duş jelim olmamıştı daha önce, ne yapmam gerektiğini bilemez durumdaydım. içimde büyüyen bir huzursuzluk ve tatminsizlik vardı ama sepetime her yeni ürünü atışımda bir nebze azalıyordu ve bu beni bu şekilde tüketmeye devam konusunda ikna ediyordu bu duruma gözlerimi kapamıştım, tabi tahmin edersiniz ki daha ellerim kollarım dolu dolu eve varmadan kaçıveriyordu o rahatlama hissi. en son ne zaman mutlu hissettiğimi düşündüm ve cevap beni çok geriye götürdü. irdeleyince sorunun tam da maddi açıdan refaha erdiğim sırada değişen tüketim alışkanlığım ile başladığını ve  mutluluk huzur gibi kavramların hayatımdan çıktığını farkettim. ben o hisleri geri kazanmak istiyordum çünkü ne zaman eşyaya daha fazla anlam yüklemeye başladıysam o zaman hayatımda güzel şeylere ayırdığım vakit azalmaya, cebimdeki para uçup gitmeye ve içim “bir sürü şey almalıyım çok fazla şeye ihtiyacım var” baskısına başladı. kendimi eşyalar ile ifade etmeye çalışıyordum adeta. ne kadar çok fara sahip olursam yada nemlendiricim olursa o kadar önemli hissediyordum kendimi ama gerçekte ben bu değildim. aynı zamanda bu tüketim çılgınlığımın maddi manevi büyük zararı sadece bana değildi. bir sürü atığa neden oluyordum yani dünyamızı kirletiyordum hatta ve hatta emeği suistimal edilen işçilerin eziyetine bir el destek de ben veriyordum. bir gün oturdum ve elimde ne var ne yok başladım envanter çıkarmaya. kağıtta her bir satır eksilmesiyle benim huzursuzluğum arttı, evet bu kendi ihtiyacımın üstünde olan harcamamın ağırlığını anladıkça oldu. böyle devam edemezdim bir sonu yoktu. ben eskisi gibi yine her temel ihtiyacı karşılayacak bir ürün kullanımı ile eski yaşamıma kaldığım yerden tekrar başladım. kendimi ifade etmek için artık güzel bir monta yada yeni çıkan bir ruja gerek duymadığımı aynı zamanda ekstrem bir durum olmadıkça dolabımda bana yetecek kadar eşya olduğunu biliyorum. şu an kapsül gardrobum ile gerektiğinde bir bavula sığıp ben gidiyorum diyecek kadar yeterli sayıda kıyafet ve anormal beklentilerimi değil ihtiyaçlarımı karşılayacak sayıda/uygunlukta kozmetiğim var. tabi ki bana kalan huzurum ve param ile bol bol seyahat edip güzel yemekler tadıyorum daha ne olsun. buraya kadar okumaya devam ettiğiniz için teşekkür ederim, sağlıcakla kalın süslüler.

edit: imla

1 saat önce 1 saat önce

917. Buradaki girdilerin çoğunu okudum ve çok mantıklı fikirler var gerçekten. Bu bakımdan ufkumu genişleten suslulerimize teşekkürü borç bilirim. Ama bazı yorumlar okudum ki bunları yazan kişiler maddi anlamda ortalama üstü olduklarını belli ediyorlar hatta ve hatta tüketmeme olayını saçma bulanlar da var.

Ya hep derim,savurgan da olsa tutumlu da olsa insan hayatında bir kere bile olsa dibi görmeli. Başka türlü üretmeyi öğrenemiyorsun çünkü.

Bu zor dönemlerde bile nefsini tutmayı bilip kendine gelmeye çalışan ve annemizin babamızın binbir zorluklarla çalışıp elde ettiği veya sizlerin bizlerin çalıştığı zor şartlar altında kazanıp biriktirmeye ve tasarruf etmeye çalışan süslülerimizle gurur duydum. Dilerim ki herkes bir gün sizleri örnek alır. İşte o zaman güzel günler göreceğiz inşallah.

bugün 16:10

916. ailemden uzak bi şehirde üniversite öğrencisi olduğum için çok eşya benim için külfet demek. hem her senenin sonunda kaldığım yeri değiştiriyorum hem de sürekli memleketime gidip geliyorum. valizleri doldurma stresinden zayıfladım bile. kozmetiklere para vermekten dışarı bile çıkamaz oldum.

şimdi buna bi dur dedim ve kendimce hayatımı minimalleştirme yoluna gitmeye karar verdim. hepimiz farklı ürünleri denemek istiyoruz ama bunun için eve stok yapmamıza gerek yok. zaten bir maskara alsan ömrü 6 ay. Yüzüne gözüne bi zarar vermediyse onu 6 ay boyunca kullan ve işin bittikten sonra farklı bir ürün dene. Çok kullanmadığım ürünleri elimden çıkarttım ve artık alışveriş yaparken kendime bir sürü soru soruyorum. “buna ihtiyacın var mı?”, “bu kazağı nelerle kombinleyip giyebilirim?”, “bu ayakkabıyı çok fazla kıyafetle kombinleyebilir miyim?” gibi...

mesela yüzüm için iyi gelmeyen bir peelingi ayaklarım için kullanmaya başladım. 

yani aslında olay tükettikçe, para harcadıkça mutlu olacağımıza inanmamız. ama aslında ne kadar az ve çok sevdiğim beğendiğim kaliteli ürünlerim olduğu sürece çok daha mutlu oluyorum. artık alışveriş sitelerinde kaybolup gereksiz bir sürü ürünü sepete atmayı bıraktım ve sadece ihtiyacım olanı alıp kapatmayı öğrendim. inanın o aldığım ürünleri, kıyafetleri giyip dışarda gezip dolaşmam için cebimde çok daha fazla para kalmaya başladı.

bugün 14:54


915. Bu başlığa geçen yıl yazmıştım ve tüketmeme yöntemlerimden bahsetmiştim. Tabi o zaman dolar bu denli almış başını gitmiş değildi. Şimdi ise yeni bir hayata başlarken birseyleri yenileme kararı aldım .

Ablamla ailemizden ayrı bir eve çıkma kararı aldık. Bu evin kirası 1000tl ve arabayı da babamlara bırakma kararı aldık, çünkü otobüs her ikimizin de işyerinin önünden geçiyor ve benzin,kasko,vergi ile uğraşacak ne vaktimiz ne nakdimiz yok.

Eşyaların bir kısmını ailemizin evinden bir kısmını letgodan alarak ikinci el tüketimde karar kıldık.

Kıyafetlerimi geçen yıldan beri zaten sadelestirmisken (gizlinot: Gardroptan yaptığım satışlarla dolap inanılmaz rahatladi ve ben 2bin tl ye yakın para kazanıp attım kenara) şimdi yazlık kışlık dahil olmak üzere 4 kapılı bir gardroba sığma niyetindeyim. 2 çizme 1'e, 4 topuklu bot 2'ye, 4 stiletto 2'ye, 2 bot 1'e düşecek şekilde ve 5 çantadan 3 çantaya düşeceğim. 2 kışlık kaban (gizlinot: Biri şişme biri kaşe olmak üzere ) ile geçiyor zaten tüm kış. 30 fularımız var ablamla ama dönüp dolaşıp 5 tanesini kullandigimiz için o 5 tane gelecek bizimle. Kitaplardan okuduklarimizi ayirip bağışlayacağız sadece okumadiklarimiz bizimle gelecek.

Makyaj malzemelerimizi 1 büyük kalem kutusu boyutuna düşürdük. Ojelerden bizimle gelenlerde ise benim 5 tane ablamin 10 tane olacak. Artık indirim haricinde ürün almıyoruz o da sağlam indirimler olmadıkça asla. Makyajda malzemelerimiz belli pek dışına çıkmıyoruz yüz şeklimizi neyin yakıştığını bildikten sonra yeni macera aramaya gerek yok bence.

Mutfak eşyaları küçük görünen ancak en masrafli alan. Ablam annemin çeyiz diye sakladığı,aldığı ne varsa açıp kullanacak. Güzel tabaklarda yemek yapmak ve yemek için bir beyaz atlı prens bekleyemeyeceğiz üzgünüm anne.

Keza Nevresimler de çeyizden.

Evimize henüz koltuk almayacağız. Kuzenimizin dikiş nakışı çok iyidir. Bissürü güzel kumaş var elinde. Buyuuuk minderler dikecek ve içine elyafi tıkacağız al sana oturma alanı.

Tv almayacagiz zaten izlemiyoruz. Eve internet de baglatmayacagiz tüm gün ofiste veya dışarıdayız zaten. Bilgisayarıma ofisten film indiricem akşam onu izlicez mis.

Mutfak masrafimiz için limiti düşük tek bir kredi kartı ayırdık. Onunla alışveriş yapıp her ay ne almışız kontrol edeceğiz. Saçma sapan abur cuburlar yok. Cips yerine mısır patlaticaz, çikolata yerine muz üstüne kakao döküp yanında sütle miss.

Tavuğu bütün alıp parçalara ayırıp buzluğa atacağız,kıyma alıp köfte haline getirip dolaba atacağız. Recelimiz,tursumuz annemden, ekmek zaten tuketmiyoruz, sebzeleri de mevsimine göre taze alıp fazladan pişirip işe götüreceğiz. Sosyalleşme anlayışımız aynı kişilerle dışarda oturup bi kahve ve pastaya 25tl vermektense evde toplanıp tabu geceleri düzenleme,film geceleri yapmaya dönüşecek.

Arkadaşlarimiza da haber saldık bize misafir olarak gelen ev hediyesi ya da tatli falan almasın bir bütün tavuk alsın pişirip hep birlikte yiyelim (gizlinot: Bizim kızların en çok koptuğu teklifim buydu.. Cimrilikte sınırım yok)

kısa mesafelerde otobüs 2 tl de olsa yürüyeceğiz. 5 kere yürüsek o 2 lira birkaç litrelik su paramız zaten.

Kıl tüy açısından zaten lazer epilasyonla epey rahatlamıştık ancak az az da olsa çıkan tüyler için jilete devam. Ağdaya para yok. Kuaför delisi ablam o luksunden azicik ödün verecek adamda bir fön 25tl bir kesim 80tl. Üzgünüm leyla. Ya daha ucuz bir kuaför bulacak ya daha az gidecek.

Kırtasiye malzemesine çok düşkündük ama son 1 yılda resmen stok erittim iyi de oldu. Ofisteki müsvedde kağıtlar benim not defterim haline geliyor. Hem çevreye hem cebime katkı.

Duş alırken annemin yöntemidir su ısınana kadar boşa gitmesin diye bir kovaya doldurur. Yarım kovadan fazla su dolar ge o temiz su bir temizlikte yer silme veya toz alma suyu olur. (gizlinot: Komik gelebilir ama küçük detaylar hem cebinizi hem cevrenizi korur )

bu sene ev taşıma telaşından tatile gidemedik ablamla. Hedefimiz para biriktirip seneye kaz dağlarında kamp yapmak. Doğal ve bize yeni tecrübe katan şeylere para vericez artık. Geçen sene marmaris'te merkezde bir apart otelde kaldık 3 kızkardeş. Kahvaltıyı kendimiz hazirliyorduk, 2 günü deniz kenarında bir beachte geçirdik (gizlinot: Hamburger menü 22 tl idi şaka gibi. Ankara en pahalı şehir bir kez daha karar verdik marmariste buna), bir günü sabahtan akşama kadar tekne turunda (gizlinot: Yemek,icki dahil 50tl daha nolsun ki koylar ve yemekler harikaydı ), 1 günü safari turunda (gizlinot: Yine 50tl ve yemek dahil. Akşama da teknede mehtap turu hediyeydi. Çok eğlenceliydi.)

akşamları da marketten biramızı alıp sahile oturduk sohbet,muhabbet,sarkilar derken harika 4 günlük bir tatil yaptık.

Telefonlarımız en az 2 yıllık ve bozulmadıkça değiştirmek yok hatta bozulunca da önceliğimiz tamir ettirmek.

bir de ablamın adeta psikologu da olan diyetisyeninin bahsettiği ve hakkaten ya dediğim birşey paylaşmak istiyorum sizinle : "hayatta işiniz dışında hiçbir sorumlulugunuz olmamasi sizi yeme bozukluguna itiyor. Düşünecek birsey bulamayinca bugün şu kadar kalori aldim bugün ara öğünü aksattım bugün çok kaçamak yaptım gibi lüks streslerle uğraşıyorsunuz. günümüzde modern insan gerçek bir hayat mücadelesi vermediği için bu denli mutsuz, sanal mücadeleler verdiği için bu kadar şeye sahip olmasına rağmen böyle stresli. Ailelerimizin yanında,konforlu yaşamımızdan zerre ödün vermeden altımızdaki arabalarla, son moda kıyafetlerle herkesin gittigi popüler mekanlarda,tatillerde gezmelerimizi paylaşarak mutluluk arıyoruz. eskiden anne babalarımız ayın sonunu rahat getirmek için yaptığı tasarruflardan mutlu olurdu, bizler ise kredi kartı ekstresindeki bedelin asgarisini ödeyince bir eh işte rahatlaması yaşıyoruz. Yarış yapmaktan birseylere çok şükür demeyi unuttuk. Tek basiniza Hayat mücadelenizi vermeyi, ayrı eve çıkmayı deneyin, ailenizin size sağladığı konfor alanından cikamamaniz yüzünden, isyerinizde aldığınız terfi dahil hayatta herseyden korkar olmuşsunuz, hicbirseyi zorluk cekerek yapmadığınız için eğlence aktiviteleri sizin için degersizlesmis,sıradanlaşmış. Önce arabanızdan kurtulun esas sosyallik otobus,metrodur,sehrin akışında kaybolmaktir. Tüketerek var olamazsınız, hayatla mücadele ediyorsanız varsınız demektir. Kendinizin,potansiyelinizin farkına varın."

bugün 14:39 bugün 14:45

914. Kozmetik ve tekstil öyle bir batak ki bir başladın mı çıkamıyorsun. İşin kötüsü aldıkça önceden uçuk gelen rakamlar çok normal gelmeye başlıyor. Kozmetikte kendimi frenlemede gayet başarılıyım. 1 yıldır sade ve sadece cc krem/maskara/ruj alıyorum kozmetik adına. Öncesinde youtuberların amuda kalkarak bayıldıkları ürünlerin çoğunu çöpe attığımı farkederek başladım. Ben enayi miyim sürekli denemek adına bir şeyler alıp atıyorum diye sinirlendim ve benim için “heh bu çok iyi oldu” dediğim ürünlerle yoluma devam ediyorum 1 yıldır. Onları da stok yapmadan, bittikçe indirimlerde alıyorum. Ekstra olarak içeriğine güvendiğim ve sonucundan çok memnun kaldığım için yurtdışından düzenli olarak aldığım bir nemlendiriciyi eklersek 5-6 ayda bir 130 tl gibi bir rakam harcıyorum kozmıetiğe. Yani senelik kozmetik giderim 260 tl. Bu yüzden bu kampanyayı yürekten destekliyorum süslüler aldıkça insanın dahasına eli gidiyor. 

Tekstilde de şunu yaptığımı farkettim; mango gibi markaların outletinde veya indirim zamanında sırf ucuz diye aslında pekte sık kullanamayacağım şeyleri aldığımı, sırf marka/indirim ilişkisine aldanarak hareket ettiğimi. Çoğunun bir kere bile giyilmeden dağıtıldığını. O yüzden atıyorum 300 tl ye 5 ürün alacağıma, sıkılmayacağım kalitesinden emin olduğum ürünlerde 300 e tek bir ürün alma düşüncesine girdim ve öyle de hareket ediyorum. Tabi bu da her ay olacak şekilde değil. Çok beğendikçe/ihtiyaç hissettikçe. 

bugün 14:09 bugün 14:11

913. saçma bulduğum kampanyadır. ihtiyaçlarımdan param kaldıkça beni mutlu eden şeylere para harcarım. gerekli ya da gereksiz şeyler olabilir nihayetinde parayla mutluluğu sağlayabiliyorsak neden sağlamayalım ki? 

bugün 13:29

912. Sizin işiniz bu,para kazanmak için üretecek, her geçen gün tüketiciyi cezbetmek için farklı ürünler çıkaracak, reklam kampanyaları yapacaksınız ama ben ancak ihtiyacım olduğunda alacağım. Bu kafayı benimsediğimden beri sürekli bişeyler alıp çer çöpe para vermektense gayet kaliteli ve sürekli kullanabileceğim(bu benim için cidden önemli) şeyler alıyorum. Gerek kozmetik gerek giyim gerek ayakkabı-çanta kategorilerinde kendimce uyumlu ve kullanışlı bir koleksiyonum oluşmaya başladı.

bugün 12:37


911. (link: https://youtu.be/ywPrsyiGzmQ O satın aldığın şey mutluluk değil)

Beyhan Budak'ın biraz minimalizm biraz da bilinçli tüketimden bahsettiği Tedx konuşmasının faydalı olabileceğini düşündüğüm bilinçli tüketme hareketi.

bugün 12:02

910. 2013 yılında minimalist olmaya karar vermiştim. Daha doğrusu her zaman minimalist birisiydim. Eşyalar bana daha fazla sorumluluk daha fazla yük olmaktan başka bir fayda sağlamıyor gibi geliyordu. Bunun okurken yurtta yaşamamla alakalı olduğunu düşünüyorum. Bunu bir adım ileriye götürmeye karar verdikten sonra aldığım ürünleri çok azalttım. neredeyse ilk 2-3 sene boyunca hiç giyim alışverişi yapmadım. hala da devam ediyorum. Kozmetik kullanımını azalttım. daha doğal olmaya karar verdim. aslında hepsi beraber geliyor. bakım ürünlerimin bazılarını kendim yapıyorum. Eğer tüketim yapacaksam da bunun doğal olup olmadığına ve yerli olup olmadığına dikkat etmeye çalışıyorum. Temel ihtiyaçlarımızı bilerek tüketimde sadece bunlara yönelmeliyiz. aslinda kendimize odaklandığımızda, içimize yöneldiğimizde neye ihtiyacımız olduğunu daha kolay görebiliyoruz. popüler olduğu için ya da sadece daha fazla nesneye sahip olmak için tüketim yapmak kendizi tüketmenize sebep oluyor. Bir süre sonra sahip olduğunuz şeye alışıyor ve aslında ilk zamanlardaki heyecanınızı kaybediyorsunuz. ilk yapmanız gereken şey neye ihtiyacınızın olduğunu bulmanız bu sevgi de olabilir. Yaşamsal ihtiyaçlarımız için ise liste yapmanız, sahip olduğunuz şeyleri gözden geçirmeniz güzel olacaktır. Bir ürünü almayı düşündüğünüzde gerçekten bu ürüne ihtiyacınız olup olmadığını düşünmeniz gerek. daha sonra ise kendinize o ürünü satın alıp almama kararı için bir zaman vermeniz gerek. Çabuk karar verdiğinizde yanılma ihtimaliniz artacaktır.

bugün 11:02

909. Tüketmeyin diyemem asla insanlara ama bilinçli tüketicilik diye bir şey de yok değil. Aslında önce insanların oturup ben üretken biri miyim diye düşünmesi lazım. 

Çağımız tam olarak bir tüketim çağı haline geldi malesef. İnsanlar sırf indirim var diye evde bulunan bir eşyanın aynısını yeniden alabiliyor. Ve malesef diyorum yine çünkü bu bilinçli bize empoze edilen bir şey ve açıklamasıda tam olarak planlı eskitme. Aldığımız telefonlar en basit örneneğidir. Her yıl yeni bir model çıkar ve nedense bir önceki modele göre fazla bir fonksiyon bahşetmez bize ve biz son model diyerek alırız ve dahası üreticiler yazılım güncellemeleriyle telefonu atken eşeğe çevire çevire yani yavaşlata yavaşlata bizi yeni modeli almaya zorlarlar. Bu da bir nevi ekonomik döngüdür. 

Biz ne mi yapabiliriz? Her şeyden önce üretken olarabiliriz. Mesela uzun zamandır krem bir allık almak istiyordum. Sonra bunu kendim yapabilirim diye düşündüm. Çok basit bir şekilde yaptım da harika da oldu. Biraz klasik arko yağlı krem ve eski pembe bir farımı birbirine iyice karıştırıp güzelce bir kutuya koydum. Alacağımın renk tonu kendi istediğim şekilde olmazdı belki ama bu benim istediğim renk oldu en azından. 

dün 23:53 bugün 00:52