girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (993)
  • medya (19)

993. X kadar alışveriş yaparsanız y kadar indirim kazanırsınız tuzağına düşmemekle başlanabilecek kampanya. Aldıklarımın çoğu ihtiyacım olan şeyler olsa da, arada sırf sepeti tamamlamak için aldığım gereksizleri görünce, aslında y kadar indirimi çer-çöpe harcadığımı görüyorum. Cilt sağlığı için gerekli gördüğüm ürünler dışında, kozmetiğe hemen hiç harcama yapmıyorum. Giyimde yine aynı. Elzem olan ve kurtarıcı parçalar tercih ediyorum. Kullanmadığım, bunu neden aldım dediğim ürünler çok pahalı olmasa bile, dolapta-rafta durdukça sinirimi bozuyor. Gerçekten buna ihtiyacım var mı diye düşünmeden alışveriş yapmamalı.

dün 18:11 dün 18:11

992. Bu başlığa kaçıncı entry’m bu, bilmiyorum. En ufuk açıcı, en müthiş başlık bu. Bu başlıkta bir entry’de gördüğüm marie kondo’nun “derle topla rahatla” kitabını okudum ve hayatım değişti. Hamile halimle tüm evi baştan ayağa topladım, kullanılmayanları verdim/giyim kutusuna attım. Şimdi oğlum büyüyor ve çok hareketli, dolapları çekmeceleri indiriyor. Dün akşam bu dağınıklık bana o kadar bir battı ki. Oğlanın uzanabildiği seviyedeki çekmeceleri boşaltmaya ve üst raflara sığmaya karar verdim. Azla yetinmek o kadar sinmiş ki içime, fazla eşyalar batıyor sürekli. Giyimden sonra makyaj malzemelerime baktım, 31 tane ojem var ya. Günah valla. 4-5 tane göz kalemim, 15-20 tane rujum, 2-3 far paletim ve 2 fondötenim var. Ve birkaç ay sonra yurt dışına taşınabiliriz. Ben hangi eşyayı götüreceğim oraya? Hepsini değil herhalde, o zaman en önemliler dışındakileri niye tutuyorum? Yazdıkça bile batıyor bu eşyalar bana. Artık sephora’ya falan gitmiyorum. Geçti benden yani, hevesim de kalmadı. Eskiden (bir dior rujun 100 tl olduğu zaman) o 100 tl koymazdı (şimdi kaç tl bilmiyorum). Ama şu an o kadar fuzuli bi para gibi geliyor ki. Dudağımdaki ruj iyi olduğu müddetçe isterse golden rose olsun, insanlar markaya mı bakacak. Sırf kendimizi kandırmaca, "ay yok chanel allığım var" demek. Chanel kıyafet alamayanların, en azından rujunu alıyorum diye egosunu toplaması. Bıktım bunlardan.

dün 14:17 ed.2 saat önce

991. Seneler sonra bu başlığa yazarak kendi kendime geri dönüşümü kutlayayım dedim. Burası her yeni ürün alacağımda harika bir bilgi hazinesi olarak hizmet etti ama benim gibi (gizlinot: sanırım burada herkes aynı) kozmetik konusunda maymun iştahlı biri için ekstra bir sürü gereksiz ürünü de aldırdı doğal olarak.

Benim son dönemde hayatımda sadeleşme kararı aldıktan sonraki çözümüm (bkz: indirimleri duyurma kampanyası) başlığına bakmamak oldu (gizlinot: swh)

sadece ihtiyacım olan ürünün adını yazıp o konuya bakıyorum ya da bunun gibi ilham kaynağı olabilecek başlıklarda geziniyorum.

diğer hiç bir siteye de çılgınca indirimler olduğunu bilmeme rağmen kendimi bir şekilde tutup asla tıklamıyorum. çünkü biliyorum trendyola girdiğim anda elim boş çıkmam mümkün olmayacak.

fakat black friday'den nasıl kurtulacağım onun planını yapıyorum şuan. sadece işimle ilgili olarak ipad ihtiyacım var, onunla ilgili bir indirim duyan olursa mesaj kutuma beklerim. (gizlinot: indirim başlıklarına uğramamanın bir bedeli var tabii:))

14 kasım 19:10 14 kasım 19:11


990. Herhangi bir ihtiyacım olmadıgına kanaat getirip 11 kasımdaki indirimlere kapılıp herhangi bir alışveris yapmayarak katıldıgım kampanyadır. Umarım indirimlerden yararlanan arkadaslar ihtiyacları ile kısıtlamayı basarmışlardır alışverişlerini

13 kasım 15:26

989. Burada yazılanlar düşünme fırsatı verdi bana ve motive oldum. Bazı kararlar aldım ben de böylelikle.

Bazı aldığım kararlardan bahsetmek istiyorum. Şöyle ki;

-Kitap ve kırtasiye alışverişini çok yoğun yapan biriydim. Genellikle toplu kitap siparişi verirdim ama fark ettim ki çoğunu daha okumamışım sadece kütüphaneme dizmekle kalmış. Önceliğimi okuyamadığım kitaplara veriyorum bugünden itibaren. Bir yerde de okuduğuma göre Kitap satın alma hastalığı diye bir şey var. Hevesle aldığımız kitapları biriktiriyor ve daha sonra yenilerini alıyoruz. Sanıyoruz ki önceki aldıklarımızı okumuş ve içeriğinden faydalanmışız ama sadece biriktirmiş oluyoruz böylelikle.

-Hiçbir platformdaki indirimleri takip etmemeye karar verdim. Mutlaka ihtiyaç olarak kodladığımız ama ihtiyaç ile alakalı olmayan her şeyi alıyordum ya da stok yapma düşüncesi peydah oluyordu. Buna da son verdim. (Sadece renkli kozmetik ile sınırlı değil, evde şu an yarım yarım kullanılmış dört adet diş macunu bulunmakta.)

-Renkli kozmetikten söz etmişken, günlük hayatımda da far vs. çok kullanıp eden biri değilim fakat elimde hiç yoksa beş tane far paleti var. Sadece içinden The Balm Voyage'ı sıklıkla kullanıyorum. Her tonda ruj allık vs. bence hiç gerek yok. Benim gibi düşünüyorsanız tabii ki.Koleksiyoner mantığıyla yaklaşmaya da:)

-Alışveriş merkezine girdiğim an aklımı kaybedercesine Zara, H&m vs. dolaşıp belki birkaç kez giyeceğim kıyafetlere sezon fiyatlarını ödeyip derin pişmanlıklara gömülüyordum. Bugünden itibaren kıyafetlerimi gruplandırıp en az giydiklerimi de bir şekilde değerlendireceğim.

-Gelelim gıda alışverişine ve dışarıdan yemek söylemeye. Farkında olmadan çok çok fazla gereksiz şey alıyoruz market alışverişinde. Temel gıda malzemelerinin dışına çok çıkmamaya özen göstereceğim.

bu kadar işlem görmüş gıdaları tüketmeye ya da üşendiğim için dışarıdan söylemeye gerek yok. Türkiye'deki ekonomik durum malumunuz. Bir girdi yazmıştım "Alım gücünün düştüğünü gösteren detaylar"a ihtiyaç kalemlerinin fiyatları da yükselmiş durumda.

Nazilerin toplama kampında gibi hissettim yazdıklarımı okuyunca fakat yersiz harcama yapmamalıyım bundan sonra:)

10 kasım 19:30 10 kasım 20:25

988. Her ay eksiye düşen maaş hesabımı gördükçe içime fenalık geliyordu.

Öbür ayı nasıl geçircem derdi de cabası tabii,maaş yetmiyor yetiremiyordum.

Her ay eve gelen bir sürü kargo,2 kişilik koca dolap kullansam bile kapanmayan kapıları vardı.İçime iyice fenalık geliyordu haliyle.

Sonra oturup sakin kafayla düşündüm,aldığım şeylerden hangilerine ihtiyacım var hangilerine yok.Tabii çoğunluk ihtiyacım olmayan şeylerdi.

Yaklaşık 1buçuk aydır tek bir kıyafet-kozmetik ürünü-tek bir çöp almadım kendime. Hesabım eksiye düşmedi,hem evime aileme hem kendime para ayırabildim. Tabii bu kararı almamda bu başlığın da çok etkisi var,baya okudum yazılanları. Tüketmemeyi başaran ve buraya deneyimlerini yazan bana yol gösteren herkese çok çok teşekkür ederim.

Biz harikayız :)

9 kasım 15:45

987. bugün trendyoldaki dev indirim için girdim. daginin battaniyesinden tutun parex süpürgesine kadar bir sürü şey eklemişim sepete. bir baktım ki 300ü geçmiş. şöyle bir baktım listeye. evde 4 tane battaniyem var. parex süpürgeç ürününü kaç kere kullanacağım. daha bunun gibi bir yığın ıvır zıvır hepsini mantıklı düşüne düşüne sepetimden attım. ooh. hiçbirini almıyorum. tü ket mi yo rum. hadi bakalım.

9 kasım 09:54


986. Bu zamana kadar bir şekilde savurganlığımı idare edebildim. Kendi yağımda kavruluyordum. Ürün alıyordum başka yerlerden kısıyordum vs. Ancak bir kaç gün öncesinde yaşadığım bir olay neticesinde aydınlanma yaşadım diyebilirim. Geç oldu evet ama düşünmeye başladım. Ben artık savurgan ol(a)mayacağım. Yaptıklarıma gelirsek;

 -Bir kere dışarıda yeme içme olayını tamamen rafa kaldırdım. Termos taşımaya başlayacağım.

 -İndirim mesajlarını kesinlikle okumuyorum. Bir şeye ihtiyacım yok ki neden okumayayım.

 - gün içinde yaptığım tüm harcamaları not etmeye başladım. Gün sonunda inceliyorum iyi oluyor.

- ikinci el satışına daha çok yöneldim ve kullanmadığım eşyalarımı satışa koydum. 

- abur cubur alışverişini bıraktım. Bu şekilde beslenip hem kilo alıyorum hem cildimi bozuyorum bir de düzelsin diye ürünlere para yatırıyorum. Tam saçmalık.

Yaptıklarım şimdilik bu kadar. En azından yılbaşına kadar hiçbir ürün almamayı deniyorum. Bu işin sonu yok çünkü.

8 kasım 23:54

985. Türkiye’de yaşarken tüketmemeye çalışan sağlam bir tüketiciydim. Çalışmaktan kalan vakitlerimde sürekli bir şeyler almak istiyordum ki hayvan dostuyum, çevreciyim ve buna rağmen tüketme dürtüme engel olamıyordum. Şimdi bakınca anlıyorum, mutsuzluktan tüketiyormuşum. Kanada’ya taşındık 7 ay önce, eşyalar arkadan geldi buraya bir bavul kıyafet ile gelmiştim yani. İki aydan fazla sadece o bavuldaki şeyleri giydim ve eşyalarım geldiğinde yerleştirirken çığlık atasım geldi, tüm bunlar benim mi, hangi ruh haliyle satın aldım bunları diye hayrete düştüm çünkü sadeliğe çok alışmıştım. 7 ayı geçti, kar montu ve kar botu dışında hiçbir kıyafet almadım, makyaj malzemesi zaten almıyorum çünkü 10 dudağa yetecek rujum, 20 çift göze yetecek kadar da farım var. Şu an sadeleştim, ben oldum diyemem ama şu an odaklandığım tek konu elimdekileri eskitmek, bitirmek eğer kullanmıyorsam da elimden çıkarmak. Kendimi çok daha iyi hissediyorum ve tüketmeyen insanda tüketen insanlar için üzülmek gibi enteresan bir dürtü oluyor bir süre sonra, çünkü mutsuzlukları aşikar oluyor. Eyorlamam bu kadar. 

8 kasım 23:25 9 kasım 01:18

984. Doğayı, hayvanları ve kendimi sevmeye başladığımdan beri tüketmiyorum.

Hiçbir hayvansal ürünü kullanmıyorum. (kıyafet ayakkabı vb.)

İçeriği kötü olan ürünleri kullanmıyorum. (paraben ve kankaları)

Kendimi sevmeye başladım çünkü değerliyim yaşıyorum ve yaşadıkca yaşatıyoruz. Şampuan alınca içindekilere bakınca hiçbir şey anlamıyordum araştırdığım da neden ''kafama'' benzin süreyim dedim ve sabuna geçtim. Aynaya baktığımda gögüslerimi sevdim sonra dedim ki neden kanser olayım deodorantı bıraktım (karbonatı duymayan kaldı mı?) sonra yüzüme baktım ürün kullanmaktan denemekten sivilce gözenek kaynayan yüzüme baktım ne gerek var bu kadar ürüne bu kadar mı yalnızım bu kadar mı boş zamanım var ürün denemişim.. ellerim saçlarıma uzandı en yakın arkadaşın kuaför diye neden her buluştuğunda saçlarını kestirip fön çektirmeye ne gerek var uzat işte saçlarını bağışla birilerinin mutluluğunda yaşat kendini. Birileri için biri ol dedim. Sabun kullandıkca saçlarımın iki kat uzadığını dökülmediğini farkettim.

Teşekkür ederim zeytinyağı saçıma sürdüm besledin, uzattın sabun yaparken kullandım temizledin. Seni şekerle karıştırdım peeling oldun topuklarıma sürdüm yumuşattın.

Hiçbir zaman para benden daha değerli demedim. Hani şunu bunu onu almadın diyorsunuz ya aslında aklınızda kalıyor ki yazıyorsunuz. Rehberimi temizledim galerime göz geçirdim dinlemediğim bilgisayarımda yer kaplayan şarkıları sildim sevmediğim insanları çıkardım. Ben kendimi tüketmemeyi öğrendikce yaşamayı öğrendim. Ben tüketmedikce görmeye başladım körlüğü bıraktım çevremdeki durumu iyi olmayan insanları gördüm. kullanmadığım bir bardağın başka bir insanın mutluluğu olduğunu gördükçe tüketmedim.

Sirkeyi keşfedince Çeşit çeşit boy boy aldığım deterjanlardan kurtuldum.

Kefiri öğrendim vitaminlerden pastillerden kurtuldum.

Aloe verayı öğrendim nemlendiricilerden kurtuldum

Ben kendimi öğrendim yaşamayı keşfettim.

8 kasım 22:19