sorular içinde ara
yeni soru sor
son sorular
son cevaplar
kategoriler
  • süslü
  • moda alışveriş
  • kuaför & güzellik merkezi
  • sağlık
  • spor
  • gönül işleri
  • aile arkadaş ilişkileri
  • cinsellik
  • eğitim & kariyer
  • seyahat
  • pet
  • sanat
  • bürokrasi
  • diğer
girdi yaz
medya ekle
  • linki kopyala
  • şikayet et
  • girdiler (1062)
  • medya (14)

1062. The True Cost isimli netflix belgeselini öneriyorum; sömürü üzerine kurulu giyim sektörünü anlamak, müşteriden tüketiciye dönüşürken kimlere nasıl zararlar verdiğimizi farketmek için. Tüketimi "Param bitti tüketmemeliyim"den bi tık ileri götürerek "Kendime ve insanlığa bu denli zarar vermemek için bu şekilde tüketmemeliyim" farkındalığına ulaşabilmek dileğiyle...

dün 13:10

1061. Tüketmemek ve ben apayrı iki dünyayız, ama en azından öğrenci olduğum için kendime belli kısıtlamalar getirmeye başladım.

Mesela, fara ihtiyacım varsa, aynı rengi gözüme aynı şekilde verecek bir renk için gidip de nars'a para vermiyorum, artık bronzer'ın bile güzel bir fara dönüşüyor ve iyi bir el ayarıyla bir far çok kötü değilse zaten ortaya çok güzel görünümler çıkıyor.

Aynı şekilde şu an Dior backstage fondöten alınacaklar listemde ama onun gibi uzun süre kalıcı doğal duran bir drugstore fondöten bulursam, dior'u listemden silerim gibi... Ama mesela drugstore güzel bir pudra piyasada yok o yüzden High end'den şaşmıyorum bu konuda çünkü makyajı rezil de ediyor pudra vezir de.

Bunlar yerine paramı ayağımı sıcak tutacak güzel botlara, tamamen yün içerikli kabanlara, kaşmir kazaklara, dayanıklı bir kota, 5 ayda solmayacak iç çamaşırlarına ayırıyorum artık.

High end'den makyaj takıntısı olan varsa böyle düşünebilir, hayat kalitesini epey yükselten konular:)

dün 00:15 dün 00:18

1060. Daha yeni başladım sayılabilir ama büyük ölçüde en azından yaptıklarımın farkına varabildiğimi düşünüyorum

Öncelikle dolabımı toparladım o kadar çok yazlık almışım ki kışlık bişeyimin kalmamaya başladığını fark ettim.Ama dolabım fazlaca dolu durduğu için kışlığım olmadığının farkında değilimişim. ben 3 kişi değilim ki neden 2 tane dolabım birde yatağın altında bir sürü yazlığım var?bu yaz aldığım bazı şeyleri en fazla 1-2 kere giydiğimi bazılarını da hiç giymediğimi bazılarını ise sürekli bi şeyler almaktan unutup son 1 senedir 2 senedir hiç giymediğimi ve artık bana olmadığının dahi farkında olmadığımı fark ettim.Ayrıca her düğün bilmem ne için lazımmış gibi örneğin baba tarafımsa bi kuzenime elbisesinden makyajına diğerin kuzenime yine kıyafetinden makyajına tamamen farklı kombinlemeler yaparak en az 200 er lira harcamışım e en azından aynı üstün altına ya da dolabımda olan bişeyin altına bi etek alsaydım ölür müydüm?Hayır.Kaldı ki bunların hepsi günlük giyebileceğim şeyler değil ve çok yakınım olmadıkça düğüne giden biri de değilim 200 liralık bi elbise neden dolabımda boşuna dursun ki?Birde 3-5 tane bikini almışım zaten gitsem 3 gün denize ancak giriyorum Eskişehir de yaşadığım için eee 3 günde İki kere bikini değiştirecek halim yok ya neden 5 tane bikinim var?Ki aldığım bikiniler de bi tanesi 100 lira civarı olduğu düşünülürse baya gereksiz israf.Bu tarz sık giyilmeyen dolap bekleyen kıyafetlere birde nedense normalde harcadığımdan fazla para harcamışım örneğin pantolona 50-60 lira veririm genelde ve sürekli giyerim ama bikiniyi ya da düğünlük elbiseyi senede hatta ömrümde bi kere giyiyorum ve en az 100 lira veriyorum bunun neresi mantıklı?Ki moda üzerine okuduğum için zahmet edip elimdeki dikiş makinesini de kullanıp (ona da 800 küsür verdim açmıyorum bile) 50-60 liraya gayet rahat gayet kendi ölçülerimde ve kaliteli bir kumaştan tam istediğim gibi bir elbise de dikebilirdim.Bu tarz giymediğim yazlıklarımı veya küçülenleri ayırdım sonra okuduğum ve elimde tutmaya değer görmediğim kitapları ayırdım ve 1 dolap dolusu kıyafet ve kitap çıktı...Bu da en az 400-500 lira demek ve o parayla yapılabilecek bir sürü şey vardı ama sadece başkalarına verilen şeyler oldu.

Telefonumda da kullanmadığım uygulamaları,işime yaramayan fotoğrafları sildim ve aradığım her şeyi daha kolay bulmaya başladım.

Makyaj malzemesi konusunda ise bitirmeden bi şeylerin yenisini almamaya karar verdim çünkü 3 tane kırmızı rujun bana faydası ne?Ya da neden 5 tane far paletim var yani sonuçta bi palette yaklaşık en az 12 renk olduğunu düşünürsek 10 tane kahverengi falan oluyor toplamda ve bi makyaj artist değilsek 10 tane kahverenginin bize faydası ne? Ya da her palette illa en az 2-3 tane kullanmadığımız renk zaten çıkıyor ve toplandığında kullanmadığımız yaklaşık 20 renk falan oluyor ve onlara da para vermiş boşa gitmiş oluyor.Oje konusunda da özellikle 3-5 lira oldukları için ne kadar çok aldığımızı fark etmiyoruz ama 50 tane ojemiz varsa 20 tanesini kullanıyoruz hatta 20 taneden 10 tanesini anca yarılayıp belki 5 tanesini bitiriyoruz en azından benim için böyle.5 liradan hesaplasak 30 tane oje hadi yarıladıklarımıza israf demesek 150 lira israf demek oluyor.Ayrıca elimde 3 tane kırmızı ruj olduğunda ne fark ediyor zaten 1-2 ton oynuyor farklı renk olduğu bile anlaşılmıyor ve genelde sürekli farklı sürdüğümüz için 1 i bitene dek kalan 2 tanesi bozuluyor ve çöp oluyor.

Bunların hepsini önlemek için uzun süredir hiç oje almadım.Bitmeden makyaj malzemesi almadım sadece dayanamadım bi kere 1 tane far paleti 1 tane sünger 1 tane ruj ve 1 tane de nemlendirici aldım.Sonuç olarak kızıl farlarım yoktu far paletini kullanıyorum sünger ise fazla ürün emdiği için fondötenimi de israf etmiş oldu ve kendisini de bıraktım fondötenimi de israf edip 30 lira verdiğimle kaldım.Nemlendiriciyi de beğenmedim ama onu da israf olmasın diye bacaklarıma kullanıp bitirdim zaten ucuz bi nemlendiriciydi.Son olarak da aldıklarımı yazmaktansa sonuçta herşeye fiş alıyoruz fişlerimi toplamaya karar verdim ve harcamalarımı böylece daha rahat göreceğim.

21 ocak 20:25

1059. en büyük stres kaynağım olan yüksek lisansı bıraktıktan sonra yaklaşık 4 yıldır yapmaya fırsat bulamadığım şeylere yöneldim ve harcamalarımı bir gözden geçireyim dedim. ve şunu fark ettim ki, stresin etkisi çok büyük.

stresten alışverişe yönelmişim de farkında değilim. üniversite yıllarını üç ruj, bir rimel ve 3-4 göz kalemiyle tamamladım ve başka hiçbir şeyin eksikliğini hissetmedim. kıyafet almak için alacağım şeyin müthiş hoşuma gitmesi gerekiyordu, yoksa hiç bulaşmazdım.

ne zaman ki çalışmaya ve yüksek lisansa başladım, baktım ki aldıkça alıyorum. ihtiyacım var mı: yok. yenisini aldığımda önceki aldıklarımı unutuyorum. ama yine de tatmin olmuyorum. üstelik bir de çok lazımmış gibi gittim instagramda bloggerları takibe başladım. bu hesaplar resmen virüs, bakteri gibi. insanları müsrif yaşamaya teşvik etmekten başka bir işe yaradıklarını görmedim.

sonuç olarak hayatımdaki stres faktöründen kurtuldum. makyaj-kişisel bakım bloglarını takibi bıraktım, yerine sağlık-spor ile ilgili bloglar buldum, spora daha istekli gitmeye başladım. öncelikli hedefim, mayıs ayına kadar kıyafet ve kozmetik ürün almamak. boş boş mağaza dolaşmaktansa bir kafeye gider kahvemle kitap okurum çok daha iyi.

21 ocak 11:00

1058. kaş-bıyık için kuaförü bırakalı aylar oldu. iple bıyık almayı öğrendim. Bim'den 20 liraya ağda makinesi aldım. Kahkülüm varken kendim kesiyordum. Böylelikle 40-50 liralık aylık masraftan kurtuldum hehe.

21 ocak 03:25

1057. bir süredir almamaya gayret ediyorum. kıyafet olsun, gıda olsun, kozmetik olsun ihtiyaç haricinde içeriklere bakmak satın alma güdüsünü önemli bir miktarda etkiliyor bende.

kıyafet bakıyorsam ihtiyaç, benzer kıyafetimin olup olmayışı, aldığım şeyi neyle giyeceğimi sorguluyorum. sonra içeriğine bakıyorum %100 akrilik bir şeye para vermek istemediğimden almıyorum. yeni kalın bir kazak almaktansa var olan iki ince/orta kazağımı giymeyi tercih ediyorum.

gıda ve kozmetikte de ilk baktığım yer içerik oluyor. verdiğim parayla vücuduma çöp şeyler almak istemiyorum açıkçası. market gezmeyi seviyorum, raflardaki ürünlerin hemen arkasını çevirip okumayı seviyorum. normalde alacağım bir şeyi içindekilere bakıp almaktan vazgeçebiliyorum.

bu sayede tüketimimi büyük ölçüde azalttım.

20 ocak 19:31

1056. Uzun zamandır market ihtiyacı dışında alışveriş yapmıyordum bugün giysi alışverişine çıktım. Babama doğum günü hediyesi, bir yakınımın nişanı için ve iş yemeklerinde giymek için birer elbise, kendime defactoda indirimden bir kazak ve dagiden iç çamaşırı aldım. Sadece ihtiyacım doğrultusunda harcamama rağmen içimde vicdan azabı var (gizlinot: Swh)

Şaka bir yana eski hallerim geldi gözümün önüne. Sırf almış olmak için düşük fiyatlı kullanmayacağı veya hemen yıpranacak bir sürü ıvır zıvır alırdım. Alışveriş alışkanlıklarımın ne kadar değiştiğini farkettim. İhtiyaçlarımı da artık indirim kollayarak kaliteli olanlardan alıyorum. Çok uzun süre kullanacağımı bildiğim şeyler aldığım için içim çok rahat oluyor. 

Hele avmde vakit geçirmeyi hiç ama hiç özlemiyorum. Allahtan erkenden gidip işlerimi hallettim. Ben çıktığım sıralar avm insan seliydi resmen. İşlerimi bitirmemiş olsaydım çok sinirim bozulacaktı. 

Gerçekten anlayamıyorum insanların çocuklarını tutup haftasonları o kalabalığa sokmasını. Bir de o kadar çok çocuğunu azarlayan bağıran anne baba gördüm ki çok üzüldüm. 

Bana göre avmler sadece ihtiyaç doğrultusunda gidilip iş bitince hızla terkedilecek mekanlar. 

Hem sürekli gitmemek tüketimi ve alışveriş yapma isteğini de köreltiyor. Zaten herşey feci pahalı alırken üç kere düşünmek gerekiyor. 

Zara pazardan beter olmuş ucube ucube parçalar vardı çok acayipti yani şaşırdım. Giyip çıkmak için hint fakiri tarzında takılmak yada hippi olmak lazım. 

H&m de sıradan dümdüz koyu mavi bir kazak 170 tlydi. Belki malzemesi iyidir diye baktım %100 polyesterdi. 

Mangoya girmedim bile çünkü indirimde de alamayacağım seviyede fiyatlar. 

Bershka ve pull and bear zaradan hallice elle tutulur bir parça göremedim. Lisede değilsen pek hitap etmiyor. 

Journey de aradığımı buldum indirimi de güzeldi. Bir de nara maxx diye bir mağazadan ilk kez alışveriş yaptım uygun fiyata bir elbise aldım. 

İhtiyacım olanları alıp en az üç dört ay avmye gitmemeyi garantiledim. Umarım ekstra bir ihtiyaç çıkmaz bu dönemde. 

20 ocak 17:59 20 ocak 18:05

1055. genel tüketime baktığımda ben oldukça az tüketiyorum fakat kendim için hala yeterli seviyede değilim. gerçekten "ihtiyaç" olmayan birçok şeye para harcıyorum ve istediklerimi gerçekleştirmemi engelliyor. 2019'da düzeltmeye çalışacağım bazı şeylerden bahsedeyim:

1. giyim: ayda yılda bir kıyafet alırım ama yine de birikiyorlar. bundan sonra giymediklerimi ayırıp çevreme istiyorlar mı diye sorduktan sonra alınmayanları satacağım. kıyafet alacağımda kaliteli ve düz, zamansız parçalar alacağım ki uzun süre kullanabileyim. tabii ki bu düz beyaz bir t-shirte bir yerine beş vereceğim anlamına gelmiyor. ev arkadaşımla genelde paylaşım içindeyiz birbirimizde olan değişik parçaların aynısını almıyoruz.

2. gıda: en çok harcama yaptığım alan bu galiba. yemek yapmaya her üşendiğimde dışardan söylüyorum, gereksiz abur-cubur yeyip sağlığımı ve cildimi kötü etkiliyorum. uzun saatler okulda bulunduğum ve haftada bir iki kez dışarı çıktığım için kendime haftada maksimum 2 kez dışarıdan yeme hakkı veriyorum. akşam yemekleri ve kahvaltılar her zaman evde yapılacak şekilde. kahvemi evde yapacağım, eğer bir kafeye oturduysam bu starbucks benzeri olmayan salaş kafelerse çay ve türevlerini içeceğim.

3. kozmetik: önce bir makyaj çantamda tarihi geçmiş, atılması gerekenleri atacağım. sonra kesinlikle kullanmadıklarımı yine çevreme dağıtacağım ki zaten çok fazla makyaj malzemem yoktur. elimde olanları tamamen bitirip yerine minimal ve kaliteli bir makyaj çantası hazırlayacağım. halihazırda her gün sürdüğüm iki ruju bitirince tekrar alacağım, bir de kırmızı ruj alacağım ama likit formülde almayı düşünmüyorum. toplam üç ruj, bir allık, bir bronzer, bir aydınlatıcı, bir kapatıcı, bir kaş maskarası, eyeliner ve maskaradan oluşacak çantam. hepsini yeniden almayacağım, yedek maskaram var. aydınlatıcı paletim gayet yeni. eyeliner, kapatıcı ve kaş maskaramı yıllardır bittikçe aynısını almak suretiyle yeniliyorum. allığım ve bronzerım bitti, onları almam gerek yalnızca.

4. kitap: ailemin evine gittiğimde orada kalan 40 küsür kitabı kolileyeceğim, bana kargolayacaklar. elimde de hali hazırda 10-15 kitap var böylece bu yılı kitap almadan bitirebilirim. 60-70 kitap anca okunuyor. birkaç yeni kitap alabilirim okumam gerekirse.

5. ev giderleri: zaten bu konuda yeterince iyi durumdayız. büyük sıvı deterjanımızı 4-5 ay arası kullandık. aynı şekilde bulaşık deterjanımızı da öyle. çok temizlik yaptığım için cif ve türevleri fazla kullanılıyor sadece. tuvalet kağıdı 2-2 buçuk ayda bir, sıvı sabun ve şampuan da aynı şekilde. bir de banyo sabunu var, onun da 9lu pakedini 4 ay kullandık. doğalgazı en düşük ayarda çalıştırıyoruz. sistemli bir şekilde haftada 3 kez çamaşır makinesi çalıştırıyoruz.

17 ocak 16:00

1054. (no: 946700) bilinçli tüketmeye başladığım diğer konular

4.beslenme/kahve : farkında olmadan fazla para harcadığım konulardan biriydi. alt tarafı bir kahve diyerek paramın ne kadar çok kısmını buraya harcadığımı fark ettim. günümün büyük bir kısmı dışarıda geçince istemesem de dışarıda fazla yemek yiyordum. hem sağlığımı hem de bütçemi etkilemeye başlamıştı.

şimdi napıyorum : dışarıda en çok espresso bazlı kahvelere para verdiğimi bildiğimden, 1.5 yıl önce evime espresso makinesi aldım ve kahvelerimi evimde içiyorum dışarı çıkacaksam da termosuma hazırlayıp çıkıyorum. dışarıda içmek zorunda kaldığım kahvelerden çok daha lezzetli oluyor. işin içine girince kahve demleme teknikleri ve çekirdekleri hakkında bilgim de artmış oldu. canım, güzel ve farklı bi kahve içmek istediğinde hala dışarıda kahvemi içiyorum ama artık kalitesine dikkat ederek tercih ediyorum.yani tüketiyorum ama bilinçli bir şekilde. henüz evimde kahve öğütme makinem olmadığı için 100g halinde belli aralıklarla tchibo’dan kahve çektiriyorum. (alışverişlerimde coffee card kullanıyorum biriktirdiğim puanlarla daha sonra tekrar kahve alıyorum)artık avmlerdeki o kahve kokuları eskisi kadar cezbetmiyor(evde daha güzeli yaparım diyerek uzaklaşıyorum). yemek konusuna gelince her zaman çantamda acil durumlar için kuruyemişlerim oluyor böylece aç bi halde markete girip ilk gördüğüm hazır paketlenmiş ürünü almıyorum. kendime sızdırmayan yemek kaplarından aldım evde ne pişerse artık o da benimle çantamda oluyor. yemeğini yanında taşıyanlara garip garip bakan insanlar hala çok var ama aldırmıyorum artık. hayatımızda ne saçma şeylere zaman ayırıyoruz bizim için bu kadar önemli bir şey için zaman ayırmak neden lüks olsun ki. yemek hazırlamak lüks değil aksine kendimize duyduğumuz saygıyla alakalı. yeri geliyor gerçekten hazırlayamıyoruz ama alışkanlık olmaması lazım. suyumu hep yanımda taşırdım ama artık pet şişede değil kendi mataramda taşıyorum ve böylelikle pet şişe kullanımı azalttım.

5.hediye: hediyeleşmek çok güzel bi şey ama gereksiz tüketmek yerine kişinin hayatına değer ve anlar katacak hediyeler daha güzel.

şimdi napıyorum: kendi hazırladığım hediyeleri veriyorum (granola, sağlıklı kuruyemiş kavanozları hazırlıyorum ya da bir gün yemek hazırlıyorum) zamanım varsa tek başına yapması zor olacak bir işte o kişiye yardımcı oluyorum. sevebileceğini tahmin ettiğim tiyatro/konser/gösteri/kurs/masaj/günübirlik turlar vb çok seyahat eden biriyse havayolu şirketlerinden daha sonra kullanabileceği hediye çekleri hediye ediyorum.

6.ilişkiler: ‘kendimi’ tükettiğim konuydu. mecburen aynı ortamı paylaştığım insanlar devamlı yakınıp ve yaptığım güzel şeyleri de kötü enerjileriyle aşağı çekiyordu. ne kadar kafaya takmamak istesem de modumu ciddi düşürüyordu. sevdiklerimin desteğiyle kendimi toplamaya iyi hissetmeye çalışırken, kendimi (aynı durumda olduğum ya da benden çok daha iyi durumda oldukları halde) onları teselli ederken buluyordum. o kadar çok oluyordu ki artık kötü niyetli olduğunu düşünmeye başladım.

şimdi napıyorum: hayatımdan sürekli negatif enerji yayan insanları çıkardım. mutlu olmak istemeyen bir insanı kimse mutlu edemez zaten. her konuda tüketmemek için çaba gösterirken en önemlisinin kendimiz olduğunu unutmamak lazım.

17 ocak 15:31 17 ocak 15:36

1053. Yeni bir 2019 ajandası oluşturdum süslüler. Geçen seneki ajandam gibi maddi hedeflerimi de yazdım yine. Hadi bakalım bu sene araba almak istiyorum. Biraz birikmişim var onu biraz daha artırıp üstüne kredi çekmem gerek. Çok çok istiyorum bunu. Son üç dört ayda o kadar masraf çıktı ki bana inanamıyorum. Gereksiz alışverişler yapmamama rağmen çok çeşitli alanlarda çeşitli masraflar çıktı karşılamam gereken. Umarım 2019 o açıdan yeni sürprizler getirmez. 

Sıkı bir şekilde tekrardan para biriktirmeye girişiyorum. Bana şans ve az harcamalı günler dileyin. Buraları boş bırakmayın birbirimizi şevke getirelim ilham olalım. 

17 ocak 00:54