yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1183)
    • medya (25)

    1183. Son 2 yıldır sıfır tüketim yerine doğru şekilde tüketiyorum. Bu kampanya başlığında yazılanlar bana bir çok noktada yol gösterdi ve bilinçlendirdi, bunun için hepinize teşekkürler. Sadece makyajda değil, hayatımın birden fazla alanında bilinçli tüketmeye başladım.

    Öncelikle kendimi bildim bileli kıyafet konusunda hep az ama öz eşyam olmuştur. 1 defa alıp düzgün bir şey alıp onu yıllarca giyerim, özellikle kışlık kıyafetlerde bunu çok yaparım. -5 yıldır aynı tırmanış botunu kullanıyorum, 3 yıldır aynı 2 montu giyiyorum-. Belli bir tarzım var, kot-gömlek-tişört-spor ayakkabı kombininden galiba hayatımın sonuna kadar çıkmayacağım (gbkz: swh :)) bir de kıyafetlerimle aramda bir sevgi bağı var, mutlaka bir anısı bir olayı oluyor kıyafetlerimin, 8 yıldır giydiğim tişörtlerim bile var - iyi durumda oldukları sürece de giymeye devam edeceğim, çok temiz bakarım eşyalarıma- . artık giyilmeyecek olan tişörtlerimden de battaniye yaptım polar kumaşla birleştirip - bu başka entrynin konusu olsun-

    Yıllardır aynı pantolon bedenindeyim, vücuduma istediğim gibi oturan pantolonu buldum, bulduğum markada uygun fiyatta olduğu zaman 1 tane alıyorum. zaten 7-8 ay giyiyorum sonra yıpranmaya başlıyorlar, öyle olunca da tamir ediyorum dikiş makinam var 1 yıldan fazla giyiyorum. Bir eşya gerçekten giyilemeyecek duruma gelene kadar kullanıyorum, ömrünü tamamladıysa da bir şekilde geri dönüştürüyorum.

    Kuzenlerimin kıyafetlerini giyerek büyüdüm, bu yüzden ikinci el kıyafet ya da arkadaşlarımın verdiği kıyafetleri giymekten asla çekinmem, eli yüzü düzgün olduğu sürece mutlaka giyerim. Arkadaşlarım da bunu bildiğinden genelde dolap detoksu yaptıklarında kıyafetlerini bana verirler, bana uyanları alırım uymayanları da kıyafet kutularına ya da giyeceğini düşündüğüm başka arkadaşlarıma paslarım. Son 2 yıldır sadece 10 parça yeni kıyafet aldım sanırım 5 parçası iç çamaşırı zaten.

    Smart Casual giyinmem gereken zamanlar için de joker parçalarım var tabii, modası geçecek parçalar yerine kullanışlı, iyi kumaştan, beni üzmeyecek parçalar aldım, uzun zamandır giyiyorum onları da.

    Çanta konusunda çok tembelim, bana kalsa her yere bez çantamla giderim, nitekim 5 tane bez çantam 2 tane sırt çantam var -biri nike, diğeri laptop için- , özel günlerde kullanmak için de 2 çanta var annemle dönüşümlü kullanıyoruz.

    Ayakkabı konusunda biraz müsrif olabilirim çünkü düztabanım, uzun süreler ayakta kalmam gerekebiliyor, bu sebepten verdiğim paraya acımıyorum çünkü hem uzun zaman giyiyorum hem de acı çekmiyorum.

    Makyaj konusunda da az ama öz olmaya çalışıyorum, ilk makyaja başladığımda bir heves her şeyden olsun deyip paletler almıştım, çok fazlalarmış. son 2 yıldır sadece kaş sabitleme jeli ve maskara aldım, ruj çok kullanmıyorum zaten. bana önümüzdeki 3 yıl hergün makyaj yapsam yine yetecek kadar toz ürünüm var. Yeni şeyler gördüğümde denemek istiyorum ama aslında ihtiyacımın olmadığını biliyorum çünkü bir allığın tonu ne kadar fark edebilir ki cildimde? Ayrıca temiz içerik meselesinin ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Bunlar beni alışveris yaparken frenliyor. Öğrenciyim, zor geçiniyorum zaten. Gerçekten ihtiyacım olan şeylere yöneliyorum. Sorunlu bir cildim var, düzgün ve temiz içerikli temizleyicilere yöneldim, en azından düzgün bir şey aldığımı biliyorum.

    Vejetaryen oldum, Dışarıda yemek yemeyi minimuma indirdim, yanımda saklama kabında yemek taşıyorum çünkü hem dışarıda zaten az seçeneğim var, hem de kendi yaptığım yemeklere temizlik açısından daha çok güveniyorum.

    Ezcümle, teşekkürler süslü sözlük. Umarım daha az tüketip daha doğru tüketim seçimleri yapmaya devam edebilirim.

    15 ağustos 13:11

    1182. Yaz başında sadece 1 tane tişört aldım yaz boyu başka hiç kıyafet almadım.Geçen seneden kalanları giydim.Her şey çok pahalı.Gereksiz masraftan olabildiğince kaçıyorum bu yüzden.

    14 ağustos 22:24

    1181. doların bir nebze düşmüş olmasına rağmen fiyatlar her geçen gün artmaya devam ediyor. türk halkı güncel kura güvenmeyip dolar düşünce bozdurmak yerine fırsat olarak bilip daha fazla yatırım yapıyor. geldiğimiz nokta bu. biriktirin arkadaşlar, para biriktirin.

    dün c'vizde yediğim 4 top dondurmaya 24 lira verdim. artık gerçekten içim acıyor para harcadığım zaman.

    14 ağustos 22:19

    1180. Gün itibariyle tekrar katılmak istediğim kampanyadır. Fark ettim ki boş beleş bir sürü şey satın alıyorum. Buna bir sürü kalem dahil edebilirim. Yiyecek, giyecek, kitap, kozmetik vs.. halbuki elimde daha okumadığım Kitaplar, kullanmadığım kozmetik ürünler, sadece birkaç kere giydiğim kıyafetler var. Tek başıma olduğum için eve aldığım yiyecek de dolapta ya çürüyor ya da son tüketim tarihi geliyor. Yaklaşık 3-4 aydır inanılmaz harcama yapıyorum ve bu beni rahatsız ediyor. Kendime huzurlarınızda söz veriyorum, ihtiyaç dışı herhangi bir alışveriş yapmayacağım ve 2020 içinde biriktirdiğim parayla gitmek istediğim 2 ülkeyi göreceğim. Umuyorum sizinle burada o ülkeleri ve kültürleri paylaşma şansı bulurum. 

    13 ağustos 22:05

    1179. Ağustos ayında kozmetik ve giysi alışverişi yapmamaya kendime söz vererek katıldığım kampanyadır. İhtiyacım olmadığı halde maaş yatar yatmaz tur atmaya başlıyorum alışveriş sitelerinde. Abuk sabuk ödemeler yapıyorum gereksiz şeylere. Finish bitti o dönem şu ağustosu çıkarayım hele sonra zaten alışmış beinmsemiş olacağım. Eylülde saldırmayacağım yani alışveriş sitelerine. Ağustosta hiçbir şey almayarak, eylülde ise 1 yıldır modacruzdan almak istediğim kaşmir kaban hala satılmamışsa alarak kontrollü şekilde bu kampanyayı içselleştirmek hedefim. Başarılar. 

    10 ağustos 20:48

    1178. sağlık ve gezi-seyahat dışında her harcamamı kestim son birkaç yıldır. Yeni taşındığım ülke ve İskandinavya kültürü de harcamalarımı azaltmamda oldukça etkili oldu. mesela burada ikinci el dükkanlarının zara ve mango'dan daha yaygın olması ve eline yüzüne bakılacak ve temiz ürünlerin bulunması sayesinde, ya artık bana olmayan ya da moda anlayışım değiştiği için beğenmediğim ürünleri götürüp yerine işe yarar bir şey almaya başladım. böyle böyle alışveriş isteğim gitti. Anladım ki olay "yeni bir şeye sahip olma hissi" imiş, kıyafet geri dönüşümü ile hem gardrop detoksu yapmış oluyorum hem de elimden ekstra bir para çıkmadan benim için yeni ama normalde 2. el kıyafetler alıyorum. Türkiye'de kalan ürünlerimi ise ikinci el sitelerine yükledim, satıldıkça evden birileri sağolsun kargoluyor. Gelen para ile evin fatura gibi harcamalarına yardımcı oluyorum, uzakta olsam da aileme bu şekilde katkıda bulunmak hoşuma gidiyor.

    Bunun dışında daha önceden yapmış olduğum tüketimden ekstra verimi almak için tamire yöneldim. mesela çok beğendiğim suni deri ama eskimiş birkaç yeri dökülme yapan montum vardı, tamir ettirdim. Bir sürü çantamın fermuarı bozulmuş ya da üstünde lekeler oluşmuş bunlar için yine tamirciye gittim ve kumaş/suni deri boyası ile yenilettirdim. 5 yıl önce H&M'den aldığım ve en çok kullandığım sandaletlerin ön kısmı aşınmış, yenisini almak için baktığımda indirimsiz 25 tlye aldığım sandaletler 69-79 tl'ye çıkmış, indirimle 45tlye geliyor, tabii ki ayakkabıcıya götürüp tamir ettirmeyi seçeceğim.

    bu sayede hem inanılmaz bir birikim yapabilmeye başladım hem de evdeki gereksiz yer kaplayan şeyleri de azaltmış oluyorum tam bir win-win.

    8 ağustos 12:33 8 ağustos 12:34

    1177. Bugünden itibaren tekrar başlayacağım kampanya.

    Aslında işe girmediğim bir dönem oldukça iyi bir şekilde uygulamıştım ancak üç kuruşa işe girmeme rağmen birden kampanyadan kopuverdim.

    İyi bir bölüm bitirmeme rağmen aldığım miktar duyduğunda herkesin şaşıracagı kadar az.(gizlinot: Asgari ücret altı) Ancak bir iş bulmadan çıkmayayım, piyasa kötü şimdi en azından aile geçindirme derdim olmadığından isteklerimi karşılayabiliyorum diye (gizlinot: Köpek gibi çalıştırıldığım) oradan oraya koşturduğum bir yerde emeğimin karşılığını alamadan çalışıyorum. Düşünüyorum 5 aydır çalışıyorum ve aldığım ayakkabı sayısı 4. Ben bunları ne için alıyorum ? Nefret ederek çalıştığım işte giyinmek için. Aslında bir nevi aldığım maaşı dahi işime yatırıyorum. Kendimi geliştirebiliyor muyum bu işte ? Ayak işi yapmaktan kendi işime sıra gelmiyor.

    Bunları düşündükçe sistemin kölesi olduğumu farkettim. Sırf işte giyeceğim iki kıyafet, ayakkabı alayım diye çalışıyorum. Emeğimin karşılığını alamıyorum ama yine de vazgeçmiyorum. İşten çıksam mı diye düşünürken bunları düşündükçe vazgeçiyorum. Ama artık karar verdim. Borçlarımı kapatıp burada devam etmeyeceğim. Ben kendi tükettiğime sınır koyacağım, patronumun benim ruhumu, bedenimi tüketmesine izin vermeyeceğim. Umarım başarırım.

    8 ağustos 08:51

    1176. dolaptaki kıyafetleri, şifonyerdeki iç çamaşırlarını, banyo dolabındaki tüm malzemeleri, duş ürünlerini vs tek tek not alın telefonunuzda.

    her ay da bitenleri/acil ihtiyaç olanları yazın başka bir listede. bakın, acil kısmı önemli. bronzersız yaşanır ama diş macunsuz yaşanmaz.

    bu listeleri sürekli yanınızda taşırsanız indirim döneminde 5 saat mağazada kilitli bile tutulsanız kendinizi frenlemenizi sağlar.

    yani bloggerlara, zart zurt sponsorluların profillerine değil de bu listeye bakmayı alışkanlık edinirseniz her şey daha kolay olur.

    sponsurlu blogger 1 haftalık tatile 20 mayoyla gider tabi, anlaşması var çünkü. yukarı kaydırmalı story atmak için aldı o parayı. ama siz 20 mayo yerine 1 taneyle giderseniz kalan parayı yemeğe harcadığınızda içiniz acımaz.

    4 ağustos 20:13

    1175. 20 yaşındayım. bu zamana kadar hep kışın bir mont bir bot alarak büyüdüm. yenilerini hep onlar eskiyince kullanmaya başladım. lisede serbest kıyafete geçtik o zaman da ne varsa giymeye başladım ekstra harcamam hiç olmadı. üniversiteye geldim hazırlık okurken hep uygun fiyatlı yerlerden ürünler aldım addax-faruk ekin gibi. birinci sınıfta ise iyice salmıştım okula gideyim de neyle gittiğimin önemi yok diyordum. derkeen geçen yaz bu bloggerları gördükçe içimde bir şeyler alma isteği arttıkça arttı. hepsinin her çeşit kıyafeti vardı benim de neden olmasın param var dedim. yine hepsini hep indirimden aldım geçen yaz trendyoldan aşırı ürün almıştım ortalama 30-40 liralık ürünlerdi. fakat bu bağımlılığım okul açıldığında daha kötü bir hal aldı. güzel giyinmekle kafayı öyle bozmuştum ki, bir de bir yerde çalışmaya başlamıştım artık daha özenli olmam lazım diyerek her şeyi almaya başladım. 100 liradan ikişer kazak aldım mesela çok beğeniyorum diye hiç alternatif bakmadan. fakat bununla da bitmiyordu bir şey aldıkça buna uygun bir şey de almam lazım kombinleyecek bir şeyim yok diye ihtiyaca bakmadan sadece güzel giyinmek adına her şeyi alıyordum, bir çanta görüyordum tek tip çanta takmayayım bu da bulunsun diye alıyordum ve burada da maddi çöküşüm başlamıştı. aynı bağımlılık makyajda da başlamıştı, iyi makyaj yaptığımı düşündüğümden bunu profesyonelliğe taşımalıyım diye düşünüp her ürünü aldım bir ay içinde. artan kozmetik fiyatlarını düşününce bana çok ağır bir fiyata mal olmuştu, bronzerı, kaş sabitleyicisi, far paleti. bunlar hevesti tabi alıyordum kullanmıyordum. bir de indirimlere öyle kanıyordum ki bir daha bu fiyata bulamam diye alıyordum. her neyse ilk dönem bittikten sonra sezon ortası indiriminde bir blazer bir de siyah klasik şık bir çanta almıştım. ceket 60, çanta 70ti. ikisi de ihtiyaçtı ama yine alırken elim zor gitmişti. ikinci dönem bu bağımlılığımdan yavaş yavaş kurtuldum. zaten hayatımda bir sürü problem vardı maddi manevi ve güzel giyinmek fikri aklımın ucundan bile geçmiyordu. daha doğrusu ihtiyaç duymuyordum kendi aldığım şeylerle de gayet güzel giyiniyordum. beğendiğim almak istediğim çok şey oluyordu o anda ona gerçekten ihtiyacım var mı, buna vereceğim parayı başka bir yerde harcayabilir miyim diye düşünüyordum ve vazgeçiyordum. eve gelince de açıkçası almamanın eksikliğini hissetmiyordum ürünü unutuyordum bile. mesela mangodan siyah şık bir çanta beğenmiştim 50 ye inmişti. ama 70 liraya zaten aldın, sen sürekli davete, oraya buraya katılan birisi değilsin, senede bir iki kez kullanacağın bir şey için bu parayı vermene gerek yok zaten bir tane siyah çantan var diye vazgeçtim. ya da yaz zamanı indirime giren kışlıkları gördüm ama yine kendime dedim seneye zaten yine bir şeyler almak isteyeceksin şu an ihtiyacın yoksa alma diye vazgeçirdim kendimi. spor ayakkabı alırken siyah almıştım bir de beyaz olsun diye düşündüm ama sonra vazgeçtim bundan. siyah her şey uyumlu boşver dedim. şu an almadığım hiçbir şeyin eksikliğini hissetmiyorum hatta üstte bir yazarın dediği gibi bi hata olarak görüyorum. onları almasam da iyi giyinebilirdim, hatta iyi giyinmeyi de geçin, kendimle mutlu olabilirdim. o parayı daha iyi şeylere kullanabilirdim. mesela bayram yaklaşıyor ve bir arkadaşımın düğünü var. mangodan bir elbise beğendim 100 liraya inmiş ama dedim ki senede bir kez giyineceğin bir elbiseyi sırf elbise almış olmak için alma. çünkü elbise uzun, ortamı düşünüp böyle almak istedim ve ankarada ya da başka bir yerde asla uzun elbise giymem. hala bir şeyler görünce içim gidiyor ama kendimle konuşarak ve gerçekten ihtiyaç mı istek mi diye sorarak kendimi dizginliyorum. herkesin dediği gibi son dönemde artan youtuberlar bloggerlar yüzünden bu hale geldik. e onlara her şey bedava geliyor arkadaşlar tabii o kadar kıyafetleri olur. kendilerine bedava gelen şeyleri göstererek keriz gibi bizi para harcamaya yönlendiriyorlar. e bedava olsun biz de bilirdik her kıyafete ayrı ayakkabı giymeyi ya da çanta takmayı. ama paranız kısıtlıysa hele ki öğrenciyseniz bu topa hiç girmeyin. ben hazırlık okurken ve birinci sınıfta aylık paramı bitirmeyi bırakın artırıyordum bile. ama ikinci sınıfta hep eksiye düştüm. zaten şu piyasada bir şey almak artık günden güne zorlaşıyor, her şeyin fiyatının arttığını ama maaşların artmadığını düşünüp kendinize hatırlatın lütfen böyle daha kolay oluyor.

    28 temmuz 15:56 28 temmuz 16:00

    1174. Süslü sözlük'e üye olup hevesle yazarlığımın onaylanmasını beklediğim başlıktır. Biraz para kazanmaya başlayınca (ama gerçekten biraz) kendime bir sürü ıvır zıvır almaya başladım. Kıyafet baktıkça, bir şeyler aldıkça içim ciddi anlamda daralıyordu. Bu başlığı bulup okuyunca resmen aydınlanma yaşadım. Hiçbir zaman savurgan bir insan olmadım ama ihtiyaç olmayan şeyleri almak hiç hoşuma gitmedi. Fırsatları yakalamayı çok seviyorum ama artık ihtiyacım değilse ya da çok çok beğenmediysem almıyorum. Çoğu ayakkabımı, kıyafetimi dolap uygulanmasında sattım. Mesela yeni bir bot istiyordum elimdeki botu satıp istediğim botu aldım. Fazlalıklardan kurtulup sıkıldığım kıyafetler yerine yenisini alabiliyorum. Bir de bana bol gelen kotları yaptırdım ve bazı tshirtlerimi kestim. Heyecan katınca yeni kıyafetlere gerek kalmıyor. Yüz ve saç için doğal tarifler uyguluyorum. Artan fiyatlar ile artık hiçbir şeye fazla para vermek istemiyorum.

    28 temmuz 15:11