yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1203)
    • medya (25)

    1203. makyaj yapmaya yeni başladığımda bir heves aldı başını gitti. o renkler, o ışıl ışıl yapılar resmen kendilerine çekiyordu ve durmadan alıyordum. tabi şimdi hepsi duruyor belli başlı şeyleri kullanıyorum. bir gün objektifçe düşündüm ve bunlara hiçbir şekilde ihtiyacımın olmadığını, elimdekilerini beni uzun zaman götürebileceğini kabul ettirdim kendime. o gün bu gündür hiç satın almıyorum makyaj malzemesi. arada indirimlerde yine gözüme çarpacak gibi olsa da kendimle yaptığım konuşmamı hatırlatıyorum kendime ve yürüyüp gidiyorum. daha sonra almadığımı, irademe sahip çıktığımı anımsayınca da ayrı bir haz almıyor değilim

    dün 13:11

    1202. bugün kendi kendime tüketmemek için söz veriyorum. bir yıl boyunca giyim, çanta, ayakkabı, kozmetik almayacağım. elimdekileri daha iyi kombinleyip değerlendireceğim, giyecek hiç bir şeyim yok tripleri yapmayacağım. sahip olduklarımla mutlu olmayı öğrenmem gerek, kendime meydan okuyorum yoksa tüketmek beni tüketti. 

    dün 12:33

    1201. biraz uzun ve öğrenci işi olacak. düzenli bir gelirim yok. 

    yurttan eve taşın, evden yurda derken küçücük bir askeriye dolabı da kullanmanın etkisiyle “her şeyden az olsun” mottosuyla yola çıktım. öğrenci bütçesiyle tüketmiyoruz değil “tüketemiyoruz” demek daha yaygın bir ifade, farkındayım. ama yapacak bir şeylerimiz hala var.

    ilk olarak ya zaten az içiyorum(haftada bir iki paket), bırakmasam da olur dediğim sigarayı bıraktım. 

    kredi kartım yok, ancak bursu eksiye düşerek harcama diye bir şey var. nakit avans oluyor adı sanırım. onu kestim.

    ihtiyaç listesi yaparak alışveriş yapmaya başladım. okul başlıyor, sıvı sabun da lazım, çoraplarım eskimiş, spor ayakkabım da çürümüş. hepsi için ayrı ayrı market incelemesi yapıyorum. hangisi daha acilse onu almaya çalışıyorum. 

    yurtta çalınır diye hiç kumbara almaya korkuyordum. eski bi krem kutusunu bozuk para kumbarası yaptım. 1 liradan küçük olan paraları atıyorum. öğrenci için 1 lira bozuk para değildir arkadaşlar.

    dışarıda yemek meselesine bir çözüm bulamamıştım. yurda gelene kadar açlığımı bastırması için aldığım tost 7.5 tl tutunca margarin ve ekmeğe değer mi diye düşünüyor insan... bu yüzden kendi sandviçlerimi yapıp yanımda taşımaya başladım. önceleri biraz çekiniyordum ama şimdi herkese alıştırdım. zamanım olmadığında da çiğ badem atıştırıyorum. 

    hayattaki en büyük ve tek meziyetim iyi kahveyi kötüsünden ayırabilmek. karton bardak nescafeyi içe içe midemi de delebileceğimi fark ettim, o nasıl bir asitli histir. kendi taze filtre kahvemi demleyip, parasına kıyıp aldığım kaliteli bir termosla bu işi de hallettim. 

    kısa vadede daha ucuza gelmiyor olabilir, ama uzun vadede cidden rahatlattı.

    duş jelleri hem sırtımda çok sivilce yapıyor hem de sabuna göre daha pahalı. defne sabunu edindim, üzerine kokusu güzel bir nemlendirici sürünce duş jelinin kokusunu da özlememiş oluyorum.

    cahille sohbeti ve fondöteni kestim, indirimlerde sadece ped, pamuk, parfüm gibi şeyler almaya çalışıyorum. fondöten dışında renkli kozmetik sevsem ve kullansam da trendler bir tekrardan ibaret. kandırmacadan başka bir şey değil. bir tane doğal, bir tane koyu renkli ruj yeter mesela. karıştırıp karıştırıp kullanıyorum. 

    oda arkadaşım sayesinde daha da bilinçlendim. çöplerimi ayırıyorum, soda şişesi dahil bir sürü cam, plastik ve kağıdı çevreye kazandırmış oluyorum.

    kitapları kütüphaneden alıyorum, bulamadıklarımı mutlaka sahaflardan temin edip değiştire değiştire yeniliyorum. 

    bizim evde hiç yumuşatıcı kullanılmazdı annem rahatsız olduğu için. arkadaşlarımdan çok özenirdim, aldım ben de yurda geçip ailemden kopunca. elzem değilmiş gerçekten, ağırlık yapıyor. hatta çamaşırları yıpratıyor. biraz da pahalı bir şey. belli başlı kıyafetler için kullanıyordum, daha az yıkanan mont, kaban, kot, sutyen vs gibi. sonra tamamen kestim. hiç eksikliğini hissetmiyorum.

    aslında bu aralar aşmaya çalıştığım şey; ikinci el kullanmayı öğrenmek olacak. ama hijyen takıntısı, yeni bir şey almanın hazzı da eklenince hep ikinci planda kalıyor. 

    mesela 300 liralık olan bir kabanı 100 tlye bulabilirim. ama aldığım kaban işe yaramaz haldeyse ve olur ya bir sürü insanın başına gelmiş dolap veya gardrops’dan iade talepleri reddedilmiş. işte bu durumda benim gözden çıkarabileceğim değil 100 lira 10 liram bile yok. pasajları gezebilirim belki.

    dün 03:36 dün 03:45

    1200. Ankara yavaştan sogumaya başladı ve ben sonbaharliklari çıkardım. Bazamin altında bosluklar olduğunu görünce epey yol kat ettiğimi fark ettim. Çünkü sattım, bağışladım ve yenisini almadım. Buna rağmen hala etiketiyle duran gömlek ve ceketlerim var ve bu sene de giymezsem elden çıkacaklar. Fakat şunu fark ettim ki büyük tutkuyla aradığım, mağaza mağaza gezerek bulduğum bir ayakkabıyı, toplasan 5 kez giymemişim; başlarda giymeye kıyamadığımdan(gizlinot: Evet öyle manyakliklarim vardır) sonrasında ise rahatsız edişinden. Ama bu yaz tepe tepe kullandığım ve sonunda topuğu tamir edilmez sekilde kırılan ayakkabimi attım ve o az giydiğim ayakkabiyi havalar iyice soğumadan attigim ayakkabının yerine kullanmaya karar verdim.

    Bir de kardeşim ve kuzenlerimden gelen kıyafet o kadar çok ki biraz onları da giyip, bu sene eskitip vedalasacagim. Bu kış da birşey almak istemiyorum. Sadece trenckotumun kemerinin tokası plastikti kırıldı. ben tokasına denk gelen kısmı keserek Trençkotuma son bir şans verip, eskitecegim. Ancak Seneye kaliteli bir trenckot alacagim. Gerçi iyisinin bile en ucuzu 300 tl. dolayisiyla bu hayal ekonimimiz iyi hale gelirse hayata geçecek

    .

    17 eylül 22:43

    1199. indirimde herhangi bir ürün gördüğümde eğer rengini ya da desenini beğeniyorsam muhakkak ''Buna ihtiyacım var mı?'' diye kendime sorarım. ''İstek'' değil de ''İhtiyaç'' alışverişi yapmaya özen gösteriyorum. Özellikle kozmetik konusunda bir ürünü bitirmeden yenisini almıyorum ve çok fazla yedekleme huyum da yok.

    17 eylül 16:46 17 eylül 16:46

    1198. -evde temizleme jeli, nemlendirici, tonik, maske gibi cilt bakım ürünlerinden en az 4 tane var. Her birini çok heyecanlanarak aldım ve çoğunu seviyorum ama malesef hâla sırf merakımdan yeni cilt bakım ürünleri almaya yelteniyorum. Sonuç olarak her biri yarım yamalak dolapta bekliyor bu seferde rutinimi bir düzene oturtamıyorum.

    karar verdim elimdekiler bitene kadar yenisini almak yok.

    zaten hiçbirinin cildime zararı olmadı severek kullanıyorum, zararı olsa atarım çöpe yenisini alırım.

    -stok yapmayı bıraktım. bi ürünü ne kadar seversem seveyim dibini görene kadar yedeklemicem çünkü bazen seçimlerim değişiyor.

    16 eylül 19:29

    1197. İndirimlerle karşılaştığımda ilk sorduğum soru buna şu an ihtiyacım var mı oluyor. Bu sorunun cevabı evet ise indirim de tatmin edici ise alıyorum. Sorunun cevabı hayır olduğunda ise geniş zamanda ihtiyacım olan bir ürün mü diye soruyorum (ped, diş macunu, şampuan, saç kremi, beyaz kapatıcı sprey, aseton vb). bu sorunun cevabı evet ise yine indirim oranına bakıyorum, memnun edici ise alıyorum. Ama eğer geniş zamanda da ihtiyacım olmayan bir ürün ya da evde stok var ise almıyorum. Yaklaşık bir yıldır indirimsiz yalnızca oje almışımdır herhalde. Her şeyi indirimden alıyorum. Zaten piyasa şartları malum, sürekli indirim oluyor.

    16 eylül 19:08

    1196. Tüketmiyoruz kampanyasının çok eskiden beri savunucusu ve uygulayıcısıyım ancak bu son bir kaç aydır uygulama şeklimin değişmesi gerekti diyebilirim. 

    Önceden stok yapmama, bitmeden ürün almama konusunda çok dikkatliydim. Son aylarda herşeyin fiyatını 2 katı kadar arttığını görünce artık uygun bulduğumda almaya başladım. 

    Örneğin şampuanımı en son 7,8 tl civarı almıştım Migros’un indiriminden. Şu anda bakıyorum indirimde bile 12 tl. Herşey ama herşey pahalılaştı ve bu pahalılaşma başladığı ilk zamanlar uygun fiyata bulduğum ve stokladığım çoğu üründe ciddi kârım oldu. 

    Dolapta bekleyen duş jeli, diş macunu, tuvalet kağıdı gibi malzemelerin bitmemesi için gözüne bakıyorum neredeyse. 

    15 eylül 17:20

    1195. Makyaj malzemesi, cilt temizleme/bakım ürünleri, evde kullanılan temizlik malzemeleri bitmeden yerine yenisini almıyorum.

    Tarzım olmayan, giymeyeceğimi düşündüğüm kıyafetleri indirimde diye almaktan vazgeçtim.

    Normalde tüketmediğim ama belki denerim diye aldığım hiçbir gıda maddesini artık almıyorum.

    İstediğim bedene inene kadar beğensem bile kıyafet almıyorum.

    Böyle oluncada; fiyatı uygun diye alıp kullanmadan bi kenara attığım şeyler olmayınca baya baya paramın cebimde kaldığını, o paraylada gerçekten ihtiyacım olan kaliteli birşeyi alabildiğimi keşfettim. keşfim biraz geç oldu ama olsun, aldığım şeyi her kullanışımda mutlu oluyorum ya yeter bana.

    (Dipnot: bu arada kuaföre gitmeyide bıraktım. Para ve zaman harcadığımız şeyin sonucunda; ortaya bizim yapabildigimizden daha güzel seyler çıkması gerekiyor sonucta, e onuda bulmak çok zor artık.)

    14 eylül 22:47 14 eylül 23:18

    1194. öncelikle bu başlığa yazıp kendi tecrübelerini, nasıl daha az tüketmeyi başardığını yazan bütün süslülere teşekkürler, bence bu açıdan çok motive edici oluyor bu başlık :)

     ben yaklaşık 2-3 aydır makyaj malzemesi satın almıyorum ve uzunca bir süre de böyle devam etmek istiyorum, hem elimde değil aylar yıllarca yetecek makyaj malzemesi var hem de sanırım sonunda o 'doyum sınırı'na ulaştım ki çoğu yeni çıkan ürün vs. beni heyecanlandırmıyor. bir de şöyle bir uygulama yaptım kendi çapımda, belki size de fikir verir. normalde bütün makyaj malzemelerim komodinimin ilk çekmecesinde duruyordu, ama çok fazla malzeme olduğu için insan neyi kullanacağını şaşırıyor. o yüzden fikir olarak aylık makyaj kutusu gibi bir şey yaptım, çekmecedeki çoğu ürünü en alt çekmeceye yerleştirdim ve günlük makyajlarımda genellikle kullandığım ve artık bitirmek istediğim, diğerlerine göre daha eski ürünleri ilk çekmecede bıraktım. ve böylece fark ettim ki aslında şu an sahip olduğum malzemelerin çeyreği hatta daha azıyla bile yetinebiliyor ve bir sürü farklı makyaj çıkarabiliyorum. bu yüzden uzun bir süre boyunca yeni ürün almayacağım ve ürünlerimi azaltmaya çalışacağım.

    kıyafet vs. konusunda ise zaten neredeyse tüketmeyen bir insanım, yeni çok az şey alıyorum ve eğer beğendiğim bir şeyse artık annemin,ablamın hatta babamın giymediği kıyafetlerini kullanabiliyorum. övünmek gibi olmasın ama genelde de tarzım beğenlir. (gizlinot: swh) tabii ki beğendiğim bir şeyler olursa alışveriş yapıyorum ama gerçekten çoğu insana göre az.

    en son konu başlığı olarak da, 2-3 hafta falan öncesine kadar dışarıdan çok fazla yemek söylüyordum ve bu hem sağlığım için kötü oluyordu hem de çok param gidiyordu. artık evde tek olduğum zamanlarda bile dışarıdan yemek söylemek yerine markete gidip istediğim malzemelere çok daha az bir para harcayıp, denemek istediğim bir yemeği yapıyorum. mesela geçen gün fettucini alfredo denedim ve gayet enfes olmuştu, hem paramın çoğu cebimde kalıyor hem de yemek yapmayı sevdiğim için güzel vakit geçirmiş oluyorum. (gizlinot: mutfağı darmadağın ediyorum ama olsun, toplamam yemek yapmamdan daha uzun sürüyor :d)

    son konu başlığı demiştim ama aklıma bir şey daha geldi, ben taksilere çok fazla para harcıyordum ve buna da artık dur demeye karar verdim. gereken saatte hazır olup toplu taşıma kullanacağım. sorumsuzluğum yüzünden bir sürü param gidiyor, yeter. 

    umarım hepimiz daha az tüketmeyi ve hobilerimiz, hedeflerimiz, istediğimiz bir kurs vs. için biriktirebiliriz süslüler :)

    14 eylül 21:48