yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1184)
    • medya (24)

    1184. uzun zaman önce başlamış olduğum ve uyguladığım bir durum.

    önceliklikle iki kredi kartımdan birisini kapattım, diğerinin de limitini düşürdüm. sadece uçak veya otobüs bileti almak için kullanıyorum.

    onun dışında aylık olarak kendime yeme-içme, market ve temel ihtiyaçlar için bütçe ayırıyorum, nakit para olarak. onun dışına çıkmıyorum. markette bile yeni birşey çıkmışsa denemek için almıyorum bu sayede.

    ülkemizde gösteriş kültürün en önemli parçası haline geldi, herkes birbiri ile yarışıyor. sosyal medya hesapları dahil herkes bir kendini gösterme peşinde. bu çok kötü. tüketim toplumu oluşturmak, insanların bilinçaltını kirletmenin en etkili yolu budur. önceki yazılanlarda belirtildiği gibi şimdi almazsanız bile sonra alıyorsunuz. ihtiyacın olmayan bişey ihtiyaç haline geliyor. annelerimizi düşünün, onlar bunlar olmadan da gayet mutlu yaşadı. reklamlarda gülümseyerek bu ürünleri kullanan insanlar gerçekten mutlu değil, rol yapıyorlar; sizi mutlu etmeyecek aldığınızda. mutluluk tamamen başka bir şey. bu sebeple öncelikle kendinizin farkına vararak bu durumu kontrol altına almalısınız.

    biz millet olarak yokluk nedir biliyoruz. ona göre hareket etmeliyiz. bugünkü imkanlarımız yarın olmayabilir.

    şimdi ben tasarruf olarak neler yapıyorum, ondan bahsedeyim. öncelikle ayakkabı alırken mutlaka tamir edilebilir olanını alıyorum, mutlaka tamir ettiriyorum. sekiz senedir giyindiğim çizmem bile var. temiz ve sağlam olduktan sonra yeni görünmesine gerek yok. Kıyafet olarak evdekileri tamir ettiriyorum. dar gelen elbiseleri açtırdım, ya da kısa bluz olarak kestirdim. sadece kombin oluşturmak için bir iki parça yeni bir şey aldım, bu sayade evde olanları kullandım. kombinsiz nasılsa beğendim, giyinirim diye alıp eve attıklarım olmuş çünkü. dedorant, duş jeli, cilt bakım ürünleri pek kullanmıyorum. cilde faydadan çok zarar veriyorlar kimyasal içerikleri ile. daha önceden dediğim gibi annelerimiz kullanmadı bile bunları. nemlendirici ve güneş kremi kullanıyorum sadece, bir de şampuan ve diş macunu masrafım oluyor.

    beslenme için iki ayda bir kebap dışında dışarıda yemek yemiyorum. ne yağı kullandıklarını, iyi yıkayıp yıkamadıklarını bilmediğim için. herşeyi evde pişiriyorum. yeme-içmemden kesinlikle kısmıyorum, çünkü en değerlimiz sağlığımız.

    sonuç olarak markaların ve sistemin kölesi olmak yerine, dış görünüşten ve gösterişten ziyade akıl, ruh ve beden sağlığımız daha önemli demek istiyorum :)

    sevgiler

    dün 13:53 dün 13:56

    1183. Daha önce de bu başlığa yazdığım gibi bu yaz sadece gerçekten ihtiyaç olan şeyleri alarak geçirmeye karar verdim ve yaz sonuna yaklaştığımız şu günlerde iyi gidiyorum, özellikle giyim konusunda. İlk iş instagram hesabımdan bütün markaları sildim. Fark ettim ki reklamlar bizi çok kötü etkiliyor, en etkilenmem diyeni bile etkiliyor. Sürekli bombardıman halindeyiz, normalde haberimiz bile olmayacak ihtiyacımız olmayan bir şey olmazsa olmazımıza dönüşüyor. Aynı ürünü bir görüyorsuni iki görüyorsun, üç görüyorsun, eh artık alayım bari bunu, diyorsun. Kaçacak yer de yok reklamlardan, çevre kirliliği gibi ciddi bir reklam kirliliği de var etrafımızda..

    dün 00:39

    1182. Hem tüketmiyor hem tüketemiyorum. Ortada bir kriz olduğu kesin fakat marketler, mağazalar bu krizi fırsata çevirmiş durumda. Fiyatı 70 lira olan bir şampuan zırt pırt indirimde 35 liraya düştüğüne göre o fiyata da normalde kar edebiliyorlar.biz ürünüleri indirimli fiyatıyla aldığımızı sanıyoruz fakat normal fiyatıyla alıyoruz. Ben uzun zamandır ufak tefek şeyler hariç bir şey almaya çıkmıyorum (gizlinot: Kozmetik, giyim gibi ). Çünkü kazıklanacağını bile bile insanın alası, tüketesi gelmiyor.bu kampanyayı sonuna kadar destekliyorum.

    20 ağustos 18:32 20 ağustos 18:34

    1181. bu başlığa ara ara yazıyorum, az önce çok güzel bir şey yaptım ve paylaşmak istedim.

    20 liraya yemek yiyecektim. sonra o parayı kenara ayırıp 10 lirasını tema vakfı 81 ilde orman projesine, kalan 10 lirayı da haytap'a bağış yaparak harcadım. burada önemli olan şey miktar değil, ulaşılabilen kitlenin çapı olduğu için böyle bir duyuru yapmak istedim size de.

    iş bankası mobil uygulamasında ödemeler kısmına bağış sekmesi eklenmiş. bundan sonra sözde ihtiyaçlarımı kısarak öğrenci cebimi yormayan miktarlarda düzenli bağışlar yapacağım güvendiğim kurumlara.

    ben bağış yapacağım yerleri şu şekilde seçiyorum, ilgili kurumun internet sitesine girip o bağışlarla neler yapılmış inceliyorum.

    20 lirayla yemek yiyebilirdim ama sonrasında fast food'un verdiği vicdan azabını çekerdim. 20 lirayla ruj alabilirdim ama zaten mevcut olan 354252 adet ruja bir tane alternatif eklenirdi. 20 lirayı tüketmedim, ama benim 20 liram binlerce kişinin parasıyla birleşerek birçok şeyi değiştirebilir diye düşünüyorum ve umuyorum.

    toplumsal olarak kendinize minicik bir sorumluluk yüklediğinizde ve bir şeyler yaptığınızda duyduğunuz iç huzuru yaptığınız hiçbir alışverişte bulamıyorsunuz.

    20 ağustos 02:34 20 ağustos 02:41

    1180. Son 2 yıldır sıfır tüketim yerine doğru şekilde tüketiyorum. Bu kampanya başlığında yazılanlar bana bir çok noktada yol gösterdi ve bilinçlendirdi, bunun için hepinize teşekkürler. Sadece makyajda değil, hayatımın birden fazla alanında bilinçli tüketmeye başladım.

    Öncelikle kendimi bildim bileli kıyafet konusunda hep az ama öz eşyam olmuştur. 1 defa alıp düzgün bir şey alıp onu yıllarca giyerim, özellikle kışlık kıyafetlerde bunu çok yaparım. -5 yıldır aynı tırmanış botunu kullanıyorum, 3 yıldır aynı 2 montu giyiyorum-. Belli bir tarzım var, kot-gömlek-tişört-spor ayakkabı kombininden galiba hayatımın sonuna kadar çıkmayacağım (gbkz: swh :)) bir de kıyafetlerimle aramda bir sevgi bağı var, mutlaka bir anısı bir olayı oluyor kıyafetlerimin, 8 yıldır giydiğim tişörtlerim bile var - iyi durumda oldukları sürece de giymeye devam edeceğim, çok temiz bakarım eşyalarıma- . artık giyilmeyecek olan tişörtlerimden de battaniye yaptım polar kumaşla birleştirip - bu başka entrynin konusu olsun-

    Yıllardır aynı pantolon bedenindeyim, vücuduma istediğim gibi oturan pantolonu buldum, bulduğum markada uygun fiyatta olduğu zaman 1 tane alıyorum. zaten 7-8 ay giyiyorum sonra yıpranmaya başlıyorlar, öyle olunca da tamir ediyorum dikiş makinam var 1 yıldan fazla giyiyorum. Bir eşya gerçekten giyilemeyecek duruma gelene kadar kullanıyorum, ömrünü tamamladıysa da bir şekilde geri dönüştürüyorum.

    Kuzenlerimin kıyafetlerini giyerek büyüdüm, bu yüzden ikinci el kıyafet ya da arkadaşlarımın verdiği kıyafetleri giymekten asla çekinmem, eli yüzü düzgün olduğu sürece mutlaka giyerim. Arkadaşlarım da bunu bildiğinden genelde dolap detoksu yaptıklarında kıyafetlerini bana verirler, bana uyanları alırım uymayanları da kıyafet kutularına ya da giyeceğini düşündüğüm başka arkadaşlarıma paslarım. Son 2 yıldır sadece 10 parça yeni kıyafet aldım sanırım 5 parçası iç çamaşırı zaten.

    Smart Casual giyinmem gereken zamanlar için de joker parçalarım var tabii, modası geçecek parçalar yerine kullanışlı, iyi kumaştan, beni üzmeyecek parçalar aldım, uzun zamandır giyiyorum onları da.

    Çanta konusunda çok tembelim, bana kalsa her yere bez çantamla giderim, nitekim 5 tane bez çantam 2 tane sırt çantam var -biri nike, diğeri laptop için- , özel günlerde kullanmak için de 2 çanta var annemle dönüşümlü kullanıyoruz.

    Ayakkabı konusunda biraz müsrif olabilirim çünkü düztabanım, uzun süreler ayakta kalmam gerekebiliyor, bu sebepten verdiğim paraya acımıyorum çünkü hem uzun zaman giyiyorum hem de acı çekmiyorum.

    Makyaj konusunda da az ama öz olmaya çalışıyorum, ilk makyaja başladığımda bir heves her şeyden olsun deyip paletler almıştım, çok fazlalarmış. son 2 yıldır sadece kaş sabitleme jeli ve maskara aldım, ruj çok kullanmıyorum zaten. bana önümüzdeki 3 yıl hergün makyaj yapsam yine yetecek kadar toz ürünüm var. Yeni şeyler gördüğümde denemek istiyorum ama aslında ihtiyacımın olmadığını biliyorum çünkü bir allığın tonu ne kadar fark edebilir ki cildimde? Ayrıca temiz içerik meselesinin ne kadar önemli olduğunu fark ettim. Bunlar beni alışveris yaparken frenliyor. Öğrenciyim, zor geçiniyorum zaten. Gerçekten ihtiyacım olan şeylere yöneliyorum. Sorunlu bir cildim var, düzgün ve temiz içerikli temizleyicilere yöneldim, en azından düzgün bir şey aldığımı biliyorum.

    Vejetaryen oldum, Dışarıda yemek yemeyi minimuma indirdim, yanımda saklama kabında yemek taşıyorum çünkü hem dışarıda zaten az seçeneğim var, hem de kendi yaptığım yemeklere temizlik açısından daha çok güveniyorum.

    Ezcümle, teşekkürler süslü sözlük. Umarım daha az tüketip daha doğru tüketim seçimleri yapmaya devam edebilirim.

    15 ağustos 13:11

    1179. Yaz başında sadece 1 tane tişört aldım yaz boyu başka hiç kıyafet almadım.Geçen seneden kalanları giydim.Her şey çok pahalı.Gereksiz masraftan olabildiğince kaçıyorum bu yüzden.

    14 ağustos 22:24

    1178. doların bir nebze düşmüş olmasına rağmen fiyatlar her geçen gün artmaya devam ediyor. türk halkı güncel kura güvenmeyip dolar düşünce bozdurmak yerine fırsat olarak bilip daha fazla yatırım yapıyor. geldiğimiz nokta bu. biriktirin arkadaşlar, para biriktirin.

    dün c'vizde yediğim 4 top dondurmaya 24 lira verdim. artık gerçekten içim acıyor para harcadığım zaman.

    14 ağustos 22:19

    1177. Gün itibariyle tekrar katılmak istediğim kampanyadır. Fark ettim ki boş beleş bir sürü şey satın alıyorum. Buna bir sürü kalem dahil edebilirim. Yiyecek, giyecek, kitap, kozmetik vs.. halbuki elimde daha okumadığım Kitaplar, kullanmadığım kozmetik ürünler, sadece birkaç kere giydiğim kıyafetler var. Tek başıma olduğum için eve aldığım yiyecek de dolapta ya çürüyor ya da son tüketim tarihi geliyor. Yaklaşık 3-4 aydır inanılmaz harcama yapıyorum ve bu beni rahatsız ediyor. Kendime huzurlarınızda söz veriyorum, ihtiyaç dışı herhangi bir alışveriş yapmayacağım ve 2020 içinde biriktirdiğim parayla gitmek istediğim 2 ülkeyi göreceğim. Umuyorum sizinle burada o ülkeleri ve kültürleri paylaşma şansı bulurum. 

    13 ağustos 22:05

    1176. sağlık ve gezi-seyahat dışında her harcamamı kestim son birkaç yıldır. Yeni taşındığım ülke ve İskandinavya kültürü de harcamalarımı azaltmamda oldukça etkili oldu. mesela burada ikinci el dükkanlarının zara ve mango'dan daha yaygın olması ve eline yüzüne bakılacak ve temiz ürünlerin bulunması sayesinde, ya artık bana olmayan ya da moda anlayışım değiştiği için beğenmediğim ürünleri götürüp yerine işe yarar bir şey almaya başladım. böyle böyle alışveriş isteğim gitti. Anladım ki olay "yeni bir şeye sahip olma hissi" imiş, kıyafet geri dönüşümü ile hem gardrop detoksu yapmış oluyorum hem de elimden ekstra bir para çıkmadan benim için yeni ama normalde 2. el kıyafetler alıyorum. Türkiye'de kalan ürünlerimi ise ikinci el sitelerine yükledim, satıldıkça evden birileri sağolsun kargoluyor. Gelen para ile evin fatura gibi harcamalarına yardımcı oluyorum, uzakta olsam da aileme bu şekilde katkıda bulunmak hoşuma gidiyor.

    Bunun dışında daha önceden yapmış olduğum tüketimden ekstra verimi almak için tamire yöneldim. mesela çok beğendiğim suni deri ama eskimiş birkaç yeri dökülme yapan montum vardı, tamir ettirdim. Bir sürü çantamın fermuarı bozulmuş ya da üstünde lekeler oluşmuş bunlar için yine tamirciye gittim ve kumaş/suni deri boyası ile yenilettirdim. 5 yıl önce H&M'den aldığım ve en çok kullandığım sandaletlerin ön kısmı aşınmış, yenisini almak için baktığımda indirimsiz 25 tlye aldığım sandaletler 69-79 tl'ye çıkmış, indirimle 45tlye geliyor, tabii ki ayakkabıcıya götürüp tamir ettirmeyi seçeceğim.

    bu sayede hem inanılmaz bir birikim yapabilmeye başladım hem de evdeki gereksiz yer kaplayan şeyleri de azaltmış oluyorum tam bir win-win.

    8 ağustos 12:33 8 ağustos 12:34

    1175. Bugünden itibaren tekrar başlayacağım kampanya.

    Aslında işe girmediğim bir dönem oldukça iyi bir şekilde uygulamıştım ancak üç kuruşa işe girmeme rağmen birden kampanyadan kopuverdim.

    İyi bir bölüm bitirmeme rağmen aldığım miktar duyduğunda herkesin şaşıracagı kadar az.(gizlinot: Asgari ücret altı) Ancak bir iş bulmadan çıkmayayım, piyasa kötü şimdi en azından aile geçindirme derdim olmadığından isteklerimi karşılayabiliyorum diye (gizlinot: Köpek gibi çalıştırıldığım) oradan oraya koşturduğum bir yerde emeğimin karşılığını alamadan çalışıyorum. Düşünüyorum 5 aydır çalışıyorum ve aldığım ayakkabı sayısı 4. Ben bunları ne için alıyorum ? Nefret ederek çalıştığım işte giyinmek için. Aslında bir nevi aldığım maaşı dahi işime yatırıyorum. Kendimi geliştirebiliyor muyum bu işte ? Ayak işi yapmaktan kendi işime sıra gelmiyor.

    Bunları düşündükçe sistemin kölesi olduğumu farkettim. Sırf işte giyeceğim iki kıyafet, ayakkabı alayım diye çalışıyorum. Emeğimin karşılığını alamıyorum ama yine de vazgeçmiyorum. İşten çıksam mı diye düşünürken bunları düşündükçe vazgeçiyorum. Ama artık karar verdim. Borçlarımı kapatıp burada devam etmeyeceğim. Ben kendi tükettiğime sınır koyacağım, patronumun benim ruhumu, bedenimi tüketmesine izin vermeyeceğim. Umarım başarırım.

    8 ağustos 08:51