yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1317)
    • medya (31)

    1317. (link: https://www.suslusozluk.com/tüketmiyoruz-kampanyası?i=1155624 4 ay sonra güncelleme)

    geçen sene tam bu zamanlarda başlamıştım bu başlıkta yazmaya.

    -tam bir sene renkli kozmetik alışverişi yapmamıştım ve bu ay onu bozdum.

    eskiden kozmetik özellikle renkli kozmetik alışverişi yapmak beni mutlu ederdi.bu yaptığım alışverişle de fark ettim ki kozmetik alışverişi yapmak beni sandığım kadar mutlu hissettirmiyor. hele aldığım kozmetik ürünlerin çekmecede bekliyor olması beni daha da mutsuz etmeye başladı.

    -karantina döneminde yapmam gereken işler dışında dışarıya hiç çıkmadım,tatil de yapmadım.okulum bittiği için kendime iş hayatı için biraz kıyafet almak dışında da harcama yapmadım.

    -satın aldığım ürünleri, kıyafet ,kozmetik ya da herhangibir şey olsun neden aldığımı daha fazla sorgulamaya başladım.bir şeylere ihtiyacım varsa satın almalıyım neden bir şeyler almak beni mutlu etsin diye düşünürken fark ettim ki aslında izlediklerimiz gördüklerimiz ''moda'' akımları bizi o kadar çok tüketmeye itiyor ki. bu akımlar yüzünden beden algımız mutluluklarımız çok değişti.

    okuduğum çalışmalardan da öğrendim ki bu akımlar bizi fiziksel ve ruhsal olarak kontrol ediyor. çok şişman çok aykırı yada başka bir şekilde anormal olduğumuzu bize baskılayıp bizi belli bir çerçevenin içinde tutmaları o kadar kolay ki...

    örneğin 44 beden bir insan gayet sağlıklı gayet güzel ve şık olabilir,ancak girdiğimiz mağazalar 44 bedene bu imkanı sağlamıyor,benim ürettiklerimi giymek istiyorsan benim kalıplarıma sığmak zorundasın diyor. hepimiz bunu bir mağazada farklı bir mağazada farklı beden kıyafet giyerken az buçuk fark edebiliyoruz. bir mağazada 38 bedene zor girerken diğer mağazada 36 beden bir şeylere çok kolay sığabiliyoruz.

    -daha minimalist ve düzenli bir yaşam hedeflediğim için 2 tane ajanda aldım iş ve özel hayatım için. bunun yanında bu süreci mini bloglaştırma düşüncelerim vardı uzun zamandır. umarım en kısa sürede bunu da başarabilirim.

    -artık hedefim bir yıl boyunca renkli kozmetik almamak değil ihtiyacım dışında asla alışveriş yapmamak.bu zaman zarfında da elimdeki tüm bakım malzemelerini kullanıp elimin en sık gittiği ürünlerden kapsül koleksiyon oluşturmak.

    20 eylül 14:01

    1316. Evdeki kıyafet, ayakkabı, aksesuar ve kozmetiklerimin yeterli olduğunu görünce pandemi sürecinin başından itibaren alışverişlerimi sınırlamış, gereksiz şeyler satın almamaya başlamıştım. Bu durumu hala sürdürmenin mutluluğunu yaşıyorum. Bir kere düşüncesizce odamın duvarı için kendinden yapışkanlı bir kağıt aldım, gelen ürünün kalitesiz ve uygulanması zor olması nedeniyle 250 boşa gitti. Bu da bana bir ders oldu. Alacağım her şeyi iki, üç hatta beş kez düşünüyorum.

    Özellikle indirim, özel günler, inanılmaz fiyatlar gibi şeylere kanmamanızı öneriyorum. Emin olun ya fiyatları şişirip düşmüş gibi gösteriyorlar ya da google'da arattığınızda daha ucuzu karşınıza çıkabiliyor.

    Birşey satın almadan önce bu çok ucuz, kaçırmayayım demek yerine kendinize gerekli mi diye sormanızı öneriyorum. Düşünsenize tanesi 20 lira diye 5 terlik satın almanın manası nedir? Bir terlik de işinizi görecekken 80 lirayı neden buna harcayasınız? Ya da evde otururken kaç çantaya, kaç tişörte, gömleğe, pantolona ihtiyaç duyabilirsiniz?

    Satın almak kolay ama o parayı nasıl kazandığınızı düşünün. Kredi kartına taksit yaptırsanız bile birşey değişmez. O kartı siz ödüyorsunuz... O borç sizin borcunuz... Cüzdanınızda olmayan bir parayı harcıyor da olabilirsiniz. Önümüzü göremediğimiz bu pandemi sürecinde geleceğe borçlanmak ne kadar mantıklı! Hastalık var, sağlık var...

    Tabii ki hiç alışveriş yapmayalım demiyorum ama mantıklı alışveriş yapalım. Bir montla, kabanla da kış geçer. 15 tane gömlek yerine 3 tane kaliteli gömleğiniz olsa yeter. 4-5 kez giydikten sonra tüylenen, diz veren, rengi atan bir giysiye neden sırf ucuz diye para veresiniz ki...

    Bunlar nacizane benim düşüncelerim...

    16 eylül 13:30

    1315. karantinanın kritik aylarından sonra deli gibi online alışveriş yapmaya başladım ve aldıklarımın yarısını iade ediyordum. çoğu şeyi anlık bir hevesle alıyordum yani.

    Bir gün dolabımı, bazamın altındaki kıyafetleri odamın ortasına döküp ayıkladım ve kıyafetlerimi 4e ayırdım: gerçekten giydiklerim, güzel markalardan alıp çok az giydiklerim, eski ama temiz ve giyilebilecek durumda olanlar, ve giyilemeyecek durumda olanlar.

    gerçekten "bunu sık sık giyiyorum" dediklerimi düzenleyip dolabıma geri koydum, çok az giydiklerimi gardrops'a koydum, 3. kategoriyi belediyenin kıyafet bağış merkezine götüreceğim, 4.kategoriyi de geri dönüşüme. (gizlinot: belediye sanırım kumaş geri dönüşümü yapmıyor, bildiğim kadarıyla götürebileceğim tek yer h&m. başka alternatif bilen süslüleri mesaj kutuma bekliyorum.) 

    bunu yapınca bile gerçekten fazla kıyafetim kaldığını fark ettim. bu yüzden artık alışveriş sitelerinde dolaşıp gözüme hoş görüneni sepete atmak yerine, gerçekten ihtiyacım olduğunu fark ettiğim şeyleri telefonumun notlar kısmına listeleyip bu şekilde alışveriş yapıyorum. bunu kış boyunca da sürdürmek ve dolabımda sadece bana yetecek kadar kıyafet barındırmak istiyorum.

    bunun için bir diğer motivasyonum da asla sebebini çözemediğim alerjimin aslında toz alerjisi olduğunu öğrenmem ve haliyle odamda ne kadar kıyafet,kumaş vb bulundurursam o kadar toz tutacaklarını ve doktorumun deyimiyle "minimalist bir gardrobum" olması gerektiğini öğrenmem oldu.

    kozmetik konusunda ise şu anda elimde olan her şeyi bitirmeye çalışıyorum. kullandığım şeyin cildime, saçıma bir zararı yoksa bitene kadar kullanmaya devam edip yenilerini ancak o zaman alacağım. temel bakım ürünleri dışında gerçekten de çok fazla kozmetiğe, makyaj malzemesine, süslü püslü paketlerde sunulan parfüm bombası bakım ürünlerine ihtiyacımız yok aslında.

    bu entry'i de profilime her girdiğimde görmek ve bunu devam ettirmeye olan motivasyonumu yüksek tutabilmek için giriyorum. biten ürünler başlığına yazacağım her entry de buna destek olacak diye umuyorum. gazam mübarek olsun.

    15 eylül 17:06


    1314. Açıkçası bu 2. Girdim ve ben gerçekten gereksiz şeyler için harcama yapmadığımı fark ediyorum. Makyaj malzemem olduğu için yenisini almıyorum, bitene kadar da almam ki bitse de indirim bekliyorum. Kıyafet vs alışverişlerim de aynı şekilde indirimde alıyorum ve her ay şu kadar alırım gibi bi durum yok gerektikçe alıyorum ama yine de para falan biriktiremedim süslüler mideme laf geçmiyor ve yemeğe para veriyorum....

    15 eylül 14:49

    1313. Tüketmiyoruz di mi?

    Bu ara bu başlığı okumaya ihtiyacım var. bazen param olmadığı için değil ama gerçekten gereksiz olduğu için kendimi sıkmak istiyorum. 14 maskaranın hepsi yarı yarıya kullanılıp kenara bırakılmışken, indirimleri duyurma başlığındaki o maskarayı sırf en uygun fiyatında diye al ma ma lı yım. İnsanın birikim yapması gereken en kritik süreç şuan bence, bu aylar, önümüzdeki kış ne getirir bilemiyoruz.

    15 eylül 14:46

    1312. elimde tek bir parfüm kalana kadar yenisini almayacağım. ben bir kere fazla seçeneği olunca kafası karışan, her şeyden az az alan bir insanım. neden indirim gördükçe görgüsüzlük edip 30 mllik parfüm aldım anlam veremiyorum. üstelik migrenimden dolayı her gün de kullanamıyorum. elimde 6 şişe parfüm var, ha gayret

    15 eylül 00:22

    1311. başka bir başlıkta içimi döktüm yine de hızımı alamadım. Tüketmem dedikçe insan ne çok para harcıyor. Kredi kartı bir kere bunun baş sebebi, limitimi düşürdüğüm halde hala bu harcalamaları yapıyorum.

    Pandemide evdeyken demiştim ki, ya ben ne çok para harcıyorum, makyaj neden kıyafet neden, taki tükü ayakkabı, iste kaldık evde bir pijama donla dedim. Biz yaşlarda 3 katımız maaş alan bir avrupalı bir ayakkabı ile geçinirken bizde en az 5 sneaker var. Bu youtuberlar yüzünden ben bizzat ne çok makyaj ürünü aldım, pandemide almıcam dedim bu sefer indirimler artınca aklım celindi. evde aşırı kilo aldım kıyafetlerim iğrenc durdu diye bir sürü yeni kıyafet aldım Söyle söyliyim asla indirimsiz bir şey almam ama bu da almak sonuçta. Su an bir maskara olmuş 100 lira ?!! İşe ilk girdiğim sene, 16 liraya maskara kovalarken aa 60 lira çok ucuz der olduk. Anneme bakıyorum 15 yıllık fari var ya kadının, istese alır benimkini kullanır ama almıyor neden ? Çünkü sosyal medya ile büyümemiş, süslü imis ama çantalarını ben takıyorum, benim Twist çantamı kızım takabillir mi ? Bir öğrencinin kıyafet saç baş alabilme ihtimali zaten yok, iyi kötü alım gücü olan çalışan kesim de iyi olsun öz olsun diye yine çuvalla para harcıyoruz. Ala Tokeli severim, gecen bir vlogunu izledim, bavul yerlestiriyor, bunu surdan sunu amerikadan aldim dedi, kiz istese neler alir tatil icin yeni bisi almadi ya, demedi en azindan. Ben tatile giderken su tisort, su mini boy bilmem ne orda su lazim olur, kizim senin alim gucun var mi ya? Dolar euro almış başını gitmiş, sonumuz hayrolsun. Bu kendime bir uyarı yazısıdır, az çoktur!

    14 eylül 23:26 14 eylül 23:28


    1310. Bu başlıkta bundan önceki girdilerimde de bahsettiğim gibi ülkenin genel olarak içindeki durum beni de işimle ilgili tereddüte soktuğu için harcamalarıma dikkat ediyorum.

    Zorunlu tüketmek zorunda olduğum şeylerde mutlaka indirim kovalıyorum. İndirimsiz hiçbir şey almıyorum desem yeridir.

    Yeni bir şey alacaksam video ve yorumları okuyarak alacağım şeyden emin olmaya çalışıyorum. Bu aşamadan sonra da birçok siteden fiyat karşılaştırması yapıyorum ve o şekilde alıyorum. Skt olmayan ve sürekli kullanılacak ürünlerde (diş fırçası, ped, pamuk gibi) sağlam indirim yakalarsam bir paket fazla alabiliyorum.

    Şampuan, saç kremi ve maskara konusunda özel bir marka tercihim yok. Genelllikle her marka ile iyi anlaşabiliyor saçlarım ve kirpiklerim. Bu sebeple a101, bim gibi marketlerde zaman zaman yapılan indirimleri takip ederek alıyorum.

    12 eylül 22:16

    1309. Açıkçası Çin kaynaklı tekstil ürünleri hakkındaki rahatsızlığım nedeniyle bazı markaların ürünlerini üretim yerini görmeden ezbere almıyorum artık. Hayvanlar konusundaki tutumları zaten belli... Bir de Uygur Türkleri ve diğer azınlıkları zorla çalıştırmarı, denek olarak kullanmaları yüzünden çarklarına destek olmak istemiyorum.. Bu nedenle h&m, zara, nike, adidas gibi markalardan alış veriş yaparken iç etiketlerini daha iyi inceleyeceğim.

    P.s. konuyla ilgili detaylı bilgi için Ertuğrul Özkök' ün 25 temmuz tarihli köşe yazısına bakabilirsiniz Hürriyet Gazetesinden.

    6 eylül 20:39

    1308. Tuketmeme hali bir akim olmaktan cikip,kroniklesti. Basligin acilis tarihine bakin. Yavas yavas ekonomik gidisatin kotuledigi baslangic yillarinda acilmis ki o yillara bile imreniyoruz suan. Misal bendeniz artik kaliteli ve bir seferde alip, uzun sure giyecektim guya ama bu artik mümkün degil. Tüm ihtiyaclarımı bekletip rengi,sekli tam icime sinmemesine ragmen ancak indirimde gorursem aliyorum. Cunku icime sinenin indirimli hali bile su ekonomik konjonkturde benim belimi büker hatta belki kirar. MEsela Trenckot ihtiyacim vardi. Ya haki ya bej renk istiyordum ama HM'de gayet kaliteli kumastan pudra pembe olani 110 TL'ye bulunca hemen onu aldim. Bu ay fazladan 300 lira geldi bir yerden. Havadan gelen seyi bile keyfime harcayacak durumum yok. Direkt gidip kedi kumu, kedi mamasi aldim. Kis geldiginde dogalgaz parasi belimi bukmeden iki kedimin ihtiyaci aradan ciksin diye cabaliyorum. Bu yaz Tatile gidemedim. Hic Param olmadigindan degil ama serbest calisiyorum, yarinim belirsiz ve ben tek Guvencemi tatile yatiramazdim. Bugun ilk kez cocuk sahibi olmak istemedigimi dusundum bu ekonomik kosullar yuzunden. Sacmalama, Biz cocukken de orta direk zorlaniyordu demeyin. Orta direk o zorlanmalarina ragmen bugun bir ev, bir araba ve hatta belki yazlik sahibi. Biz ayni seyleri elde edebilir miyiz o bile mechul. Ana babalarimizdan miras kalirsa ne ala diye bakiyoruz. Bunun mukemmel anlatildigi şu ic burkan yaziyi da suraya birakayim. Bugun kpss yapilmisken ustten ustten "ay sen hala atanamadin mi?" diyerek canimizdan bezdiren 45 yas ustunun suratina carparsiniz. (link: https://www.paraanaliz.com/2020/ekonomi/kerim-rota-yazdi-baris-ve-sinemin-orta-direk-olma-hayali-50957/ Sinem ve barış'ın orta direk olma hayali)

    6 eylül 13:43