yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1330)
    • medya (31)

    1330. tüketmemeliyim, biriktirmeliyim, harcamamalıyım diyorum ama öte yandan 20lerimin başındayım o mor farı şimdi sürmeyeceksem, istediğim payetli etek üstüne sweatshirtü çekip dışarı şimdi çıkmayacaksam en zaman yapacağım bunu? ne zaman sabaha kadar arkadaşlarımla içip sabaha doğru çorbacıya gidip sabah kahvaltımı yapıp eve dönüp tüm gün uyuyacağım?

    bir parça kıyafet 400-500 lira, dışarıda bir kokteyl 60 lira, bir bira 30 lira. tüketmiyoruz, harcamıyoruz, kapitalizme köle olmuyoruz ama hayatta da bir şeyleri deneyimlemek gerek iki kazakla, evde yiyip çıkmakla bu hayat geçer mi? bu ekonomide sırayla her türlü lüksümden ve ihtiyacımdan vazgeçmekten yoruldum. tüketmiyoruz kampanyası tüketemiyoruz kampanyasına döndü demek çok klişe ama bırakın tüketeyim, giyeyim, gezeyim, deneyimleyeyim allah aşkına.

    26 ekim 13:14 26 ekim 13:16

    1329. aslında bu bir itiraf girdisidir. bir şeyler gördükçe sürekli alasım vardı ve aslında bunlar ihtiyacım olmayan şeylerdi, onu da alayım bunu da alayım diye ortalıkta geziniyordum. bu başlıktaki girdileri okudukça kendime geldim diyebilirim. henüz hayatımın çoğu alanında yeni yeni uygulamaya başladım ama her alanında uygulamaya başlayacağım için bunu yazıyorum. bir insanın neden 7 tane rimeli olur ki? ya da neden aynı markanın nude serisinden 23614 tane ojesi? yaşım gereği belki de instagram, youtube, influencerlık furyasının içindeyim. eskiden daha da beterdim, influencerlar ne önerse gidip alıcak seviyedeydim ve annem babam benden bıkmıştı. hayatımı düzenliyorum ben aslında, fazlalık olacak ne varsa çıkarıyorum hayatımdan.

    kozmetikten başlayalım: elimdekiler bitene kadar renkli kozmetik ürünü almayacağım. zaten ten makyajı yapan birisi değilim. örneğin maybelline fit me kapatıcısını 1 senedir kullanıyorum, işimi görüyor ve istediğim görüntüyü sağlıyor ve bitmedi neden gidip başka 10 tane daha kapatıcı ya da fondöten alıyım ki? rimel fazla sürünce gözlerim alerji yapıyor (neden 7 rimelim var hala bilmiyorum), ruj zaten pek süren birisi değilim. cilt bakımı için ise eskiden yüzüme uygun olmayan şeyleri bile alır kullanır ve berbat sonuçlarla karşılaşırdım çünkü neden, beğendiğim influencer önerdi.. makyaj koleksiyonumu en aza indirdim, sevdiklerime ve ihtiyacı olabileceğini bildiğim arkadaşlarıma, kuzenlerime verdim. örneğin sadece 1 adet bir far paleti bıraktım ki o da özel günler için. farkındalığımın oluşmasından beri cilt bakımını en minimal seviyeye indirdim. 2 tane yüz temizleme jelim var, 2 tonik ve 1 nemlendiricim ve 1 tane de maske-peeling aslında belki bunlar bile fazla. şunu fark ettim ki yüzü ne kadar minimal bir şekilde temizlersek, o kadar sağlıklı. sabahları yüzümü soğuk suyla yıkayıp, gül suyuyla tonikliyorum ve eğer cildim çok çok kuruysa nemlendirici uyguluyorum. akşamları ise jelle temizliyorum. haftada 1-2 duşta maske-peeling uygulayarak biraz daha derin bir temizlik yapıyorum. saça gelelim. 2 gün içinde yağlanan bir saç tipim var, tonlarca kendime uymayan şampuan almışım, şimdi kendi saç tipime biraz olsun yakın bir şampuan buldum ve bir süredir onu kullanıyorum, duştan çıkınca saçlarım çok karıştığı ve açarken canım acıdığı için de saç açıcı sprey ve bakım yapan duş sonrası durulanmayan bir kremim var. saç bakımını da minimal tutmaya çalışıyorum. aşırı derece de bir oje bağımlısıydım, gördüğüm her rengi alırdım. artık almıyorum çünkü ojeler olmuş 10 lira zaten, oje koleksiyonumu da yine aynı şekilde kullanacağını ve ihtiyacı olduğunu bildiğim arkadaş ve kuzenlerime verdim, bordo oje süren birisi değilim mesela ama 4 tane bordo ojem vardı. sadece kullanıcaklarımı bıraktım kendime. duşta ise vücudum için duş jelleri alırdım kokularını beğendiğim için, ama temizlemediklerinin farkına vardım, kokusunu sevdiğim ve temizlediğine inandığım sabunları kullanıyorum genelde de beyaz sabun oluyor bu. duştan sonra da sabun kuruttuğu için arko nem gibi markaların nemlendiricisini uyguluyorum. 

    kıyafet-ayakkabı- çanta: kiloluydum eskiden insanlar dalga geçerdi benimle özellikle lisede ezildim çok. 172 boyuna 76 kiloydum şimdi ise çok veremedim ama 60 kiloyum. hep bol bol sweatler pantolonlar ve eşofmanlar alırdım. kilo verince de doğal olarak yeni kıyafet alma isteğim arttı çünkü neden artık giyebiliyordum istediklerimi. bir süre sonra artık dolabımdan kıyafetler taşmaya başladı. ve bana da bir daraltı geliyordu. oturdum bir gün montlarımdan iç çamaşırlarıma kadar giymediğim ne varsa ayırdım, uygun olanları kuzenlerime verdim, bazılarını da aile dostumuzun çalıştığı bir yer doğudaki çocuklara kıyafet yardımı yapıyordu oraya götürdüm. 5 tane kalın kazağımın olmasındansa 1-2 tane olması beni rahatlattı ve oradaki çocukların işine yarayacağını bildiğim için de huzurluydum. ayakkabı olarak da teyzemle ayak numaramız aynı olduğu için ona verdim bazı ayakkabılarımı, çantalarım da aynı şekilde. 10 tane sırt çantam var, hepsi neredeyse aynı ama ben gidip gidip almışım. düşündükçe sinir oluyorum kendime. artık 'gerçek' ihtiyacım dışında kıyafet alışverişi yapmayacağım, çantalarım ve ayakkabılarım yıpranmadıkça ve kullanılamayacak hale gelmedikçe almayacağım sırf beğendim diye. o ayakkabıya vereceğim parayı da kenara koymuş olurum ki bunlar birike birike güzel bir yatırım olur benim için.

    pek bu başlıkla alakalı olmasa da hayatımdan gereksiz insanları çıkarttım, hayatımda az ama öz insan olmasını seviyorum. gereksiz samimiyetlere gerek olduğunu düşünmüyorum. telefonumda da esaslı bir temizlik yaparak tüm alışveriş uygulamalarını, sosyal medya hesaplarımı sildim ve insanların numaralarını sildim. zaten ders çalışmam gerek, neden zamanımı bu uygulamalarla ya da sadece işi düştüğünde yazan insanlarla harcayayım ki? 

    uzun bir girdi oldu sıktıysam kusuruma bakmayınız.. 

    26 ekim 12:58

    1328. Bana en çok yardımı olan kullanıcı yorumları. Artık tırnak içinde influencer denen reklamcıların her övdüğü ürüne atlamıyorum, önce yorumlarına bakıyorum hatta artan puan yapıyorum en düşük yıldız veren kişilerin yorumlarını okuyorum otomatikman o üründen vazgeçiyorum zaten, şu dönemde ne zaman bir şeyi alasım gelse böyle yaptım %90 azaldı alışverişim. 

    26 ekim 10:35


    1327. Uzun süredir instagramdan balooun ve mystilmy hesaplarını takip ediyor ve tabiri caizse paylaştıkları indirimlerden bir seyler kapmaya çalısıyordum.

    (Bilmeyenler için açıklayayım bu hesaplar genelde bir tek üründeki büyük indirimleri haberlerini paylaşıyorlar ve paylaştıkları şeyler dakikalar içinde tükeniyor.) 

    Bir süre sonra aklımın sürekli alışverişte olduğunu, uygun fiyata gelse de sürekli ihtiyacım olmayan seyler aldığımı yani kısa vadede kar etsem de uzun vadede zarar ettiğimi fark ettim. İnstagram artık benim için kafa dağıtacak bir yer değil koca bir alışveriş uygulamasına dönüşmüştü. 

    Bunu farkettiğim an bu hesapları takipten çıktım ve gerçekten kafam rahatladı. Sizler de bunlara benzer hesapları takip ediyor ve benimkine benzer bir durum yaşıyorsanız takipten çıkmanızı öneririm. 

    16 ekim 13:06

    1326. süslüdeki en sevdiğim başlık, sık sık buraya girip girdileri okuyorum ve bilinçli süslüleri gördükçe çok seviniyorum. ben de bilinçlenmeye çalışıyorum ve tüm tavsiyeleriniz, paylaşımlarınız için öncelikle teşekkür ederim. tam olarak tüketmiyor değilim çünkü ihtiyaçlarım oldukça mecbur tüketiyorum ama ihtiyacım olmayan hiçbir şey almıyorum.

    ailecek evde de dikkat ediyoruz. mesela duşta su ısınana kadar akan suyu kovada biriktiriyoruz (yaklaşık tek bir seferde yarım kova su doluyor) ve o suyla evi siliyoruz, tuvaletleri yıkıyoruz, balkonu siliyoruz vs. evde kalabalığız bu su akıp gitse büyük bir israf olacaktı.

    22.00 dan sonra elektrik daha ucuz olduğu için bulaşık ve çamaşır makinelerini o saatten sonra çalıştırıyoruz, ütüyü de bu saatlerde yapıyoruz.

    kardeşlerimle kendimize artık olmayan ya da giymek istemediğimiz kıyafetleri birbirimize veriyoruz. iyi durumdaysa dışarda hali vakti kötüyse evde giyerek değerlendiriyoruz. çok kötüyse zaten hepsi bez oluyor.

    sebzeleri beklettiğimiz ya da yıkadığımız sularla çaydanlığın dibinde kalan suları balkondaki kovada biriktiriyoruz ve çiçeklerimizi sebzelerimizi suluyoruz.

    ailecek tüm kağıt çöplerimizi ayrı biriktiriyoruz ve kağıt atık kutusuna atıyoruz. plastikleri de ayrı biriktirmeye başladık ve onları da geri dönüşüme kazandıracağız.

    evimiz bahçeli ve bahçemize doğal sebzelerimizi ekiyoruz, meyve ağaçlarımız da var. onlarla sirke, reçel, çeşitli kış için kavanozlar yaptık. hem doğallar hem de sağlıklılar.

    kıyafet ihtiyacım olduğunda hem sürdürülebilirliği sağlamak hem de daha uygun fiyatlara daha kaliteli ürünleri alabildiğim için ikinci el alışveriş uygulamalarına öncelik veriyorum. olumsuz deneyimler yaşayanları okudum sözlükte ama ben hiç karşılaşmadım şükür ki. alışveriş yaptığım tüm kadınlar çok ilgili ve tatlıydı <3

    küçük bir şehirde yaşıyorum ve arkadaşlarımla buluştuğumda aktivite olarak yapılacak bir şey olmadığı için eskiden mecbur bir şeyler yer içerdik artık pandemi de başlayınca bunu bıraktık. arada kendimiz bir şeyler yapıp birbirimize gidiyoruz.

    hep küçük çanta taşıdığım için yanıma şişeyle su alamıyordum. kendime cam küçük bir şişe aldım ve bu sorunu çözdüm. böylece plastik atık tüketmemiş oluyorum.

    en büyük adımım sigarayı bırakmak oldu. çok para biriktirmemi sağladı :) artık dışarda alkol içmiyorum çok pahalı ara sıra marketten alıp evde- piknikte içiyoruz. mekanda içeceklerime vereceğim paranın en az yarısı cebimde kalmış oluyor.

    kuaföre pandemiden önce gittiğimde düz kestirmek istediğim saçlarımı kuaför yamuk kestiği için çok üzülmüştüm. artık evde birbirimizin saçını kesiyoruz ve gayet iyi kestik şu zamana kadar. saçlarımızı birbirimiz boyuyoruz, kıllarımızı alıyoruz vs. çok kızkardeş olmak muhteşem <3

    kimi kıyafetlerimi terzide tamir ettirdim. boyunu kısalttım ya da kolunu kestirdim vs.

    aslında dikkat ettiğimiz çok şey var ama şu an aklıma gelenler bunlar. girdilerin uzun zamandır hep okuyordum ben de kendimce katkıda bulunmak istedim.

    15 ekim 22:35

    1325. ben bu kampanyaya et ve süt ürünlerini minimum düzeyde tüketmeye çalışarak dahil oldum. aile evinde olduğum için tamamen kesemiyorum ama artık sağlığımıza asla yararlı olmadiğini aksine o hormonlu antibiyotikle beslenen inekleri daha fazla üzmek istemediğim için bıraktım :( zaten yumurta asla yemiyorum çünkü onlar da iki yumurta fazla versin diye süistimal ediliyor. bu durumlar da beni haliyle üzdüğü için, sağlığımı da olumsuz etkileyebileceği için bıraktım mutluyum. ne kadar sağlıklı beslenebilirsek o kadar iyidir.

    13 ekim 12:24

    1324. şu anda bulamasam da bulduğumda ekleyip girdimi editleyeceğim, bana çok mantıklı gelen bir makale var, konusu şu: diyelim ki çok uzuun süre bir şeyler satın almamaya karar veriyoruz ancak bir yandan da günlük hayatımızda büyük bir reklam ağının içindeyiz. Sürekli dolaylı/direkt reklama maruz kalıyoruz ve bu nedenle satın alma güdümüz gittikçe besleniyor ancak açığa çıkamıyor. Belki aylar sonra bir şey oluyor, maaş yatıyor, elimize biraz para geçiyor, üzgün veya sıkılmış hissediyoruz, ya da bi gömlek görüp aşık oluyoruz ve kendimizi birden gereksiz büyük bir alışverişin sonunda buluyoruz. Bunu ben duygusal yeme bozukluğuna benzetiyorum, çikolatayı uzun süre kendinize yasaklarsınız ancak sonra üzgün bir anınızda paketleri bitirirken bulursunuz kendinizi. Sonra da pişmanlık duyup tekrar ben adam olmam diyerek çikolatayı kendinize yasaklar ve aynı döngüye girersiniz. Bunun için öneri şu: mutlaka ihtiyacınız, isteğiniz olan şeyler üzerine bir listeniz ve aylık küçük bir harcama limitiniz olsun. Bu listedeki ihtiyaçlarınızı yavaş yavaş karşıladıkça listenize başka ihtiyaçlar ekleyebilirsiniz. Her ay limitiniz bir ihtiyaca yetmeyebilir, o limiti biriktirip birkaç aylık birikiminizle alışverişinizi yaparsınız. Böylece mantıklı şeyler alıp eksiklerinizi giderirsiniz, bir yandan da alışverişinizi yapmış olursunuz. Bu da aynı duygusal açlıktaki yönteme benziyor. O çikolatayı rutininize hergün az miktarda ekleyip 1-2 ay boyunca yedikten sonra artık çikolataya normal tepkiler vermeye başlıyorsunuz. Bence bunu deneyelim :)

    13 ekim 12:15


    1323. Sözlükte en sevdiğim kısım "tüketmiyoruz kampanyası". Birçok süslününde bahsettiği gibi tüketmiyoruz değil,tüketemiyoruz. Pandemi döneminde cepten yediğim için daha sonra ise kredi kartlarına yüklendiğim için resmen kısır döngü içerisindeyim. Çok ciddi zamandır kendime ne bir kıyafet ne de kozmetik ürünü aldım. Aldığım şeyler ped ve 2 tane oje. Fakat yine kartlarım tıka basa dolu ve işin içinden çıkmak için kırk türlü yol arıyorum. Online alışverişi seven biri olarak 5 aydır kendime sadece bir tane güneş kremi aldım. Biraz önce bazı markaların sezon sonu indirimi mesajları ile telefon uygulamalarını indirdim, ürünleri inceledim favorilere ekledim. Sonra kredi kartı borcuma baktım, tek yaşadığım için ev kirası,fatuları düşündüm, araba masrafını düşündüm ve uygulamayı direk kapattım. Bu kış sezonunda gerçekten hiçbirşeye ihtiyacım olmadığını düşünüyorum. Umarım 2021 Nisan-Mayıs aylarında bu girdimi okuyarak kendimi tebrik edebilirim.

    13 ekim 11:38

    1322. (link: https://www.suslusozluk.com/tüketmiyoruz-kampanyası?i=1192032 15 gün içinde neler oldu?)

    -bir senedir bu kampanyayı çok düzgün bir şekilde ilerletiyordum ve çok mutluydum.bu konuda çok şey okudum izledim. zararın sadece cebimize olmadığını da çok iyi biliyorum. ama ne olduysa bu ay bir atak mı geçiriyorum indirimlerden çok mu etkileniyorum bilmiyorum. ihtiyacım olmamasına rağmen bir sürü ürün aldım.

    -bir yıl boyunca sabredip 15 günde 5 kez makyaj ve giyim üzerine büyük alışverişler yaptım.

    -okulun bitmesi iş arama bulamama beni uyku beslenme ve bir çok alışkanlığım açısından karman çorman etti. ben de eski mutluluk alışkanlığım alışverişe yükledim kendimi. biliyorum bu yaptığım doğru değil aslında beni mutlu etmeyecek. bunu kendim için bir kırılma anı olarak buraya yazıyorum ki bir daha böyle bir şey yaşadığımda daha kolay atlatayım.

    -önceliklerim var. maddi olarak çok daha yüksek değerde, ulaşamadığım ama gerçekten ihtiyacım olan şeyler var.bunlara ulaşamadıkça kendimi küçük alışverişlerle oyalıyorum. para biriktirmem lazım. gerçekten ihtiyacım olan şeyleri alabilmem için para biriktirmem lazım.

    - kendimi para harcamadan da meşgul edecek uğraşlara vermeliyim. o kaybolduğum düzene yeniden girmeliyim.

    -kendime hazırladığım 20 parçalık bitirme listesi bitmeden kozmetik alışverişi yapmayı bırakıyorum. buraya o listenin bitmiş halini atmadan bir daha alışveriş yapmayacağım.

    11 ekim 12:56

    1321. uzun zaman sonra yeniden bu kampanyaya dahil olduğumu kendime hatırlatmak için girdi yazdığım başlıktır.

    martta üniversitelerin kapanmasıyla kyk bursumu biriktirmeye başlamıştım. koronanın yeni zamanları olduğu için de elim asla online alışverişe gitmiyordu. mayıs gibi kendime bir tane gömlek almıştım, çok kurtarıcı bir parçaydı ve çok beğenmiştim. bu süreçte hala birikmiş param da vardı. hazirandan sonra ne oldu ne bitti de biriktirdiğim burs parası bitti anlamadım. hatırladığım en gereksiz harcama saç boyaları ve aldığım far paleti oldu galiba. ikisine de ihtiyacım yoktu üstelik saç boyaları yüzünden saçım da yandı. daha sonra herkes gibi ben de saldım, kargocuları düşünmeyi bir kenara bırakıp bershka indiriminden bir şeyler aldım. aldığım iki parça şey gerçekten beni rahat ettiren iki tane bol pantolondu. ama onun dışında aldığım eteklerin bir anlamı yoktu. bu yüzden kendime biraz kızgınım açıkçası. kışın kampüste giyerim diye aldığım etekler şimdi bazanın altında bekliyor.

    şimdi bunları neden anlattım? bence tüketimi bırakmak istiyorsanız bunun tek yolu gerçekten kafanızda o şeylere ihtiyacınız olmadığına kendinizi inandırmak veya karantinadayım evde sıkıldım bari alışveriş yapayım dememek. bakın iki türlü de kafada bitiyor. ben ilk zamanlar ne kadar dikkat ediyordum ama bir süre sonra sıkıldım boya alayayım, sıkıldım makyaj malzemesi alayım demeye başladım. ne işime yaradı? hiç. şimdi ne dışarı çıkıyorum ne makyaj yapıyorum.

    bu geçtiğimiz trendyol indiriminde dikkatimi çok çeken bir çizme vardı ama bir türlü stoğa girmedi alamadım. allah var gerçekten de ihtiyacım vardı. ama onun dışında favladığım ürünlere baktım ve hiçbirini alasım gelmedi. çünkü gerçekten birçoğuna ihtiyacım yoktu. kendime hep şunu soruyorum bir şey alacak olduğumda; "almazsam eksikliğini hissedecek miyim?" o çizmeyi yaklaşık iki aydır bekliyordum ama hayatımda hiç eksikliğini hissetmedim, hala da hissetmiyorum. bu yüzden influencerlara gelen "ceket linkii, lütfen tişört linki paylaş" mesajlarına şaşıp kalıyorum. ceketiniz mi yok tişörtünüz mü yok? ya da daha doğrusu kendi eliniz aklınız yok mu kendiniz bakamıyor musunuz? hiç şüphesiz insanı tüketime en çok iten insanlar influencerlar. harika şeyler aldım size göstericem veya bunu sakın kaçırmayın dedikleri şeylere bakıyorum anca her gün dışarı çıkan kişilerin giyeceği şeyleri paylaşıyorlar. zaten her şeyin suyu çıktı artık, birkaç yıl önce 20-30 liraya satılan insanların köylü müsünüz dediği hırkalar şu an 70-80 lira. insanlara her şeyin dolapta bulunması gereken şeylermiş gibi lanse edilmesinden çok rahatsızım. mesela kristal şeklindeki buz kalıbınız yoksa kendinizi gerçekten eksik mi hissediyorsunuz? benim kırk yıl düşünsem buz kalıbımın kristal şeklinde olması gerektiği aklıma gelmezdi. ve en çok da influencerların bu laflarına kanıp gereksizce harcama yapanlara sinirleniyorum. o kıyafetler onlara bedava geliyor, çoğu giymedikleri şeyleri sırf size göstermek için alıyor sonra yüzlerine bile bakmıyorlar ama siz o kıyafetlere en az 100 tl ödüyorsunuz.

    ayrıca malumunuz trendyol tüm dünyayı etkisi altına aldı, her şeyi oradan almanız gerekiyor gibi büyük bir algı var. ama ararsanız zaten şehrinizdeki butiklerde çok daha uyguna ürünler bulursunuz. ya da en basitinden ev eşyası linki verenlere bakıyorum paylaştıkları tabakları çanakları çarşılardan çok daha uyguna bulabiliyorsunuz.

    velhasıl kelam ben bu tüketim çılgınlığından çok yoruldum süslüler. sadece ihtiyaçlarımı aldığımda bile cüzdanımın yarısı boşalırken ota çiçeğe para verecek durumum yok, olduğu zamanlarda da inanın saçma geliyordu bir saksıya böceğe para vermek. çünkü her şey tamamen yaratılan algıdan ibaret. size çok güzel askı linki ekledim- aa ben de askı alacaktım buradan alayım. bu temizlik bezi çok iyi - aa hemen alayım. tüketim çılgınlığı tamamen insanı her yönden sömüren bir şey, hem sizi tembelliğe alıştırıyor hem de paranızı sömürüyor. hepimizin eline şu ekonomide zaten zar zor iki kuruş geçiyor ben de artık paramı daha dikkatli harcayacağım ve daha fazla tüketmeyeceğim.

    10 ekim 15:49