yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1352)
    • medya (31)

    1352. Psikoloji bu durumu çok etkiliyor...

    Bu Başlığa 2. Girdim. Öncelikle aynada gördüğü kişiden nefret ediyor olmanın bunu tetiklediğini düşünüyorum. Herkesin içinde özgüvensizlik bulunur ama bazı insanlarda çok azken bazı insanlar özgüvensizliğe daha yatkın oluyor. Dolayısıyla tüketme ihtiyacı duyuyoruz. Çirkin olduğunu düşünen kişi sürekli ürün alıp tüketerek, çirkinliğini bastırma eğilimine giriyor. Ki buna benzer en önemli örnek değersiz olduğunu düşünen kişilerim sürekli sevgili değiştirmesi gibi... (özellikle erkekler yatkındır buna)

    Bir far paletindeki kızıl kahveye bayılıp, tüm paleti satın alıyor ama evde aynı kızıl kahvenin çok az açık rengi zaten var... Ruj mesela kaç tonu var ki? Kırmızı, pembe, kahve tonu. Alsan alsan en en en fazla 3 ruj. biz napıyoruz bir ruj alıyoruz ama sürüp aynaya baktığında asla hoşnut olmayan biri var. Çirkin olduğunu düşünüp "ya bunun bir açığı daha çok yakışır sanki?" diyerek onu da alayım, aman kızılık içeren kahve... Onda var bende niye yok. Hooop ev doluyor kullanılmayan rujlaaaaaaar.

    Efendim tetikleyicisi budur. Yetersiz hissetmek... Bir kadının yetersiz hissetmesi ve maddiyatıyla bu açığını kapatmaya yeltenmesi...

    hepiniz çok güzel kızlarsınız. Ve bir insanın içindeki iyiliği gören kimse onun rujuna bakıp "bir ton açığını alamamış mı? Bu ne biçim ruj" demez. Ben demiyorum yani.

    29 kasım 15:18 29 kasım 15:22

    1351. Herkesin anladığı farklı. Benim anladığım ihtiyaç dışı tüketmemek. Tarzına , hayat şekline bağlı olarak bunları optimumda tutmak. Fiyatlar ise kişiye , ürüne göre değişir.

    Son 5 aydır yoldan çıktım yine. Ama böyle zamanlarda kendimi bakım ürünlerine yönlendiriyorum. Çünkü hiç biri boşa gitmiyor. Bu durumda son 5 ayda çok alışveriş gibi görünse de uzun vadede ihtiyaç gibi görünüyor.

    Farkettiğim bir konu ise sevdiğim ürün piyasadan kalkınca yerini doldurmak için kırk çeşidini alıyorum. Maalesef bunlar hep satış tekniği. Sevilen ürünleri kaldırıp sizi diğerlerini denemeye yönlendiriyorlar. Siz yine en iyisini bulana kadar bilmem kaç tane maskara deniyorsunuz. O yüzden karar verdim. Her ürün çeşidinde kendime 2-3 marka ya da çeşit ürün belirleyeceğim. Bunları dönüşümlü kullanıp artık bunların dışına çıkmayacağım. Yoksa 10 çeşit yüz kremi ,15 peeling,17 parfümün başka çözümü yok.

    Bağımlılıkla mücadele ediyorum resmen. Her yer reklam. TV, internette her yer, mesajlar, görseller, telefonla aramalar fln. Hani yaptığımız şey kötü ama hep alışverişe itiliyoruz. Buna karşı çıkmak bazen hiç kolay olmuyor :/

    29 kasım 14:40 29 kasım 14:52

    1350. Maalesef tüketiyoruz, yapabileceğimizin en iyisi hem az hem bilinçli tüketmek.

    Kendi adıma, hayvanlar üzerinde deney yapmayan markalardan alışveriş yapmaya başladığımdan beri çok daha az alışveriş yaptığımi farkettim. Bu yöntem hem etik hem de cüzdanıma iyi geldi.

    Şöyle ki ülkemizde cueltyfree marka bulmak oldukça zor, böylece mesela önceden 1000 olan marka seçeneğiniz birden 10'a düşüyor gibi düşünün. Seçenek azaldıkça talebiniz de azalıyor.

    Özellikle kozmetiğe olan ilgim baya bir azaldı. Zaten bütçem de kısıtlı olduğu için şuan alışverişimi sadece essence ve nyx den yapıyorum. Gözüm diğer markaların renkli renkli ürünlerine kaymıyor bile.

    Siz de hem hayvan zulmüne ortak olmayıp hem hayvanlara hem de kendinize iyilik yapabilirsiniz.

    28 kasım 18:55


    1349. Kesinlikle katılamadığım kampanyadır.

    27 kasım 19:29

    1348. (link: https://www.suslusozluk.com/tüketim-çılgınlığı?i=1207254 Şu)

    Entrylerimde de bahsediyorum, bu artık ciddi klinik bir durum. Süslülerin son aldığı ürünler diye bir başlık var, abartmıyorum 20 tane şeyi yazmış kadın "1 ayda benim aldıklarım bu kadar süslüler" brrr...

    27 kasım 19:24 27 kasım 23:06

    1347. Elzem ürünler dışında, fırsatçıların sözde indirim kampanyasına karşı yapılması gerekendir.

    pandemi dönemindeyiz, pek çok insan işsiz kalmış, şirketler batma tehlikesiyle karşı karşıya ama hala bir takım yerli malımız, tüketici kazıklama derdinde.

    geçen kış 40 tl'ye sattığı kazağı, bu sene ultra süper mega indirimli diye 80 tl'ye kakalıyor.

    tamam dolar kuru vs anlıyoruz da, dolar %100 mü arttı, maliyetlerin o derece mi yükseldi?

    Dolar, euro, yen yükseldi ama ben fransız dermokozmetiklerimi neredeyse geçen yılla aynı fiyata buluyorken, siz sevgili yerli mallarımız neyin kafasını yaşıyorsunuz acaba?

    memlekette etik yok etik.

    23 kasım 23:03 24 kasım 22:02

    1346. yeminimi jowaenin nemlendirici yüz misti ile bozmuş olduğum şeydir. Bitmişti ve almamak için çok direndim. Fakat hem ihtiyacım var hemde çok seviyorum..

    13 kasım 22:43


    1345. bu başlığa daha önce girdi yazmıştım ama tekrar bir girdi yazmak istedim. girdileri okuyunca çok bariz bir şekilde belli oluyor ki herkesin kampanyayı algılayış ve uygulayış şekli farklı. kimileri için az para harcamak, pahalı şeyler almamak kimilerine göre ise az alışveriş yapmak ama yaptığı alışverişlerde kendi standartlarında ürünler satın almaktır. hepsine de -bence herkesin yapması gerektiği gibi- saygı duyuyorum.

    benim için bu kampanyanın ifade ettiği asıl şey gereksiz şeyler satın almayarak kaynakları korumak ve doğaya zarar vermemek, evde suyu vs israf etmemek. bunu katı şekilde artık uyguluyorum. ancak para harcama kısmını daha esnek şekilde uyguluyorum. eğer bir bakım-makyaj malzemesinin daha uygun fiyatlı aynı performansı alabildiğim ürünü varsa elbette onu satın alıyorum ama benim için vazgeçilmez bir ürünse parasını çatır çatır veriyorum çünkü para tüketmeme benim için ikincil öncelikte.

    hem sürdürülebilirliği sağlamak, yeni ürün almayarak kaynak tüketmemiş olmak hem de çok uygun fiyatlara çok kaliteli ve hoş giysiler satın alabildiğim için ikinci el alışveriş uygulamalarından çoğu kıyafet ihtiyacımı karşılıyorum ama bazen giysi ihtiyacımı yeni üretilmiş ürünler satın alarak gideriyorum ve çok para verdiğim oluyor.

    demek istediğim herkes kampanyayı benim/ sizin uyguladığım/uyguladığınız şekilde uygulamak zorunda değil. kimseden aynı davranışı beklememeliyiz. birisi rimele 300 lira verdi diye gocunmaya gerek yok ki en basit mantıkla kimsenin bu kampanyaya uymak gibi bir zorunluluğu zaten yok.

    11 kasım 23:26 12 kasım 00:25

    1344. Başlığa daha önceden birçok defa yazmıştım ancak uzun zamandır yazmadım. Bu süreçte işten ayrıldım(gizlinot: Kendi isteğim ile ayrıldım. İş de aramıyorum henüz) hala da çalışmıyorum. Korona duzelirse Aralık gibi iş aramaya başlayacağım.

    İşten ayrıldığım süreçte de ihtiyaçlarıma yönelik alışverişler yine yaptım. Şampuanım bitmeye yaklaştığında kampanyaları takip ettim, kodları takip ettim en uygununa almaya çalıştım ancak daha kalitesizi tüketmeye yönelmedim. Normalde de kuru şampuan çok kullanmazdım, artık evdeyim diye kuru sampuan tüketmedim ama. Çok iyi indirim yakaladım normalde kullandığım pedi stokladim. Daha uygun ama kalitesiz pedi tüketmedim. Dikkatli ve bilinçli tükettim. Bunları ne için mi söylüyorum ?

    Son zamanlarda Soru-cevap kısmında ve başlıklarda şöyle bir cevaplar görüyorum. O paltoya o fiyat değmez ! Ne var 300 liralık rimeli kullanmasan ! Yani kısaca millet aç aç sen ne diyorsun ?! Deniyor. Ama ben laf edilen kişilere haksızlık edildiğini düşünüyorum. Örneğin soru-cevapta biri palto atmış nasıl diye fikir soruyor. Cevap bu paraya değmez ucuzunu al bu başkasının bir aylık maaşının yarısı. Yani kısaca adı palto mu palto başka bir şey al deniyor. Ama şu unutuluyor. Bir insan ne olursa olsun kendi sağlığına dikkat etmeli. Soğuk bir bölgede yaşıyorum ve benim için yün palto olmazsa olmaz. tüketmiyoruz kampanyasına katılsam da palto konusunda doğru bir şey yapmış olmam. Bunu son 2 senede anladım. Önceden 3-4 paltom vardı uygun fiyatlı ama kışın çok üşüyordum ve bunu soğuğa bağlıyordum. Şimdi kaliteli 2 paltom var ve çok daha az üşüyorum. Eşek gibi çalıştıktan sonra eve dönerken bir de soğuktan mutsuzlaşmadım iki paltoya yüksek meblağlar verdim diye tüketim canavarı da olmadım.

    Diğer insanların zor durumda olmasına ben de herkes gibi üzülüyorum ama her insanın doğduğu andan itibaren bir standartı oluyor ve ona alışıyor. Umarım kimse daha aşağısını yaşamaz ki bir söz vardır "Allah gördüğünden geri koymasın". Sizin için lüks olan bir şey bir başkası için lüks olmayabilir. O kişi de çalışıp o parayı kazanıyordur ancak daha çok çalışmasına rağmen eskiden alamadığını artık alamıyorsa buna laf etmesini doğal karşılamak lazım. Örneğin Herkes a101 ya da bim'den alışveriş yapmak zorunda değil. Ama biri x malı ne kadar artmış dediğinde o zaman sen şu ucuz y malını al derdin bu mu ! Şeklindeki konuşmaları doğru bulmuyorum. Bir mimar ile lise öğrencisinin de bilgisayar ihtiyacı vardır ancak kalite ve fiyat olarak iki uç noktada olmaları son derece normaldir. Bunun eleştirilmesi ve ihtiyacına yaramayacak bir şeye itilmesi son derece yanlış.

    Tüketmiyoruz değil tüketemiyoruz cümlesinden de gerçek anlamda fenalık geldi. Başlığın amacı ihtiyaçlarınızı -ki bu ihtiyaç kişiye göre değişebilir- sağlıklı, kaliteli ve doğru bir şekilde karşıladıktan sonra hayatınızı gereksiz, çöpe giden hatta bazen evde gördüğünüzde dahi sinirinizi bozacak eşyalardan ya da yiyecekleri midenizden nasıl uzak tuttuğunuz ile ilgili.

    11 kasım 21:50

    1343. kız eninde sonunda alacağınız seyleri bekletmeyin demiş onun dısında verdiği örnek kurutma makinesi. Yani kimin ne kadar alım gücü varsa neyi kullanabilme imkanı varsa örnekleri de o sekilde oluyor, ayrıca burası özgür bir platform kimin neyi tüketeceğine de karısmazsınız ya.

    O zaman oturun bu ay neler aldınız süslülerim sorusundaki yazarları da teker teker bulup hepsine cemkirin.

    Dediği sey tüketseniz de tüketmeseniz de doğru, ürünlerin fiyatları her gecen gün artıyor calıstığımız halde para yetmiyor, paramız pul oldu ve genc nesilin geleceği bütün hayalleri mahvoldu, insanlar dısarı cıkmıyor temel ihtiyaclarından kısıyor kendine yettirebilmek icin.

    En basitinden ben her yere yürüyorum, eğer yürüme mesafesinde değilse cıkmıyorum dısarı, cayımı kahvemi termosa koyuyorum acık havada oturuyorum ama kimsenin tüketimine bu baslıkta oturup da cırlamam.

    Allah hepimizin sonunu hayır etsin.

    11 kasım 21:23