yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1378)
    • medya (32)

    1378. Sevgili Süslüler güzel haberi ilk sizinle paylaşmak istedim. Pandemi öncesinde ufak tefek birikim yapmaya başlamıştım ama dediğim gibi ufak tefekti. Annemde sağ olsun, gün paralarını bana vermişti. O da kenarda duruyordu.

    Pandemiyle birlikte tüketmeyerek bu birikimleri katladım. Yaklaşık bir yıldır maaşımın yarısından fazlasını kenara atmayı başardım. Bunda ailemle yaşamamın da etkisi oldu tabii...

    Veeeee bir ev peşinatına ulaşmayı başardım. Küçük bir yerde, küçük bir ev alıyorum. Yarım ev aslında, teyzemle ortak... Ama olsun. En azından bir güvencem var artık. Ve bunu tüketmeyerek başardım. Tüketmemeye devam!

    dün 10:15 dün 10:18

    1377. son 2 yildir izledigim belgeseller ve okudugum kitaplarin etkisiyle yavas yavas, cok fazla ve gereksiz tuketim yaptigimi farkedip, kendime dur dedim. su anda gerekmedikce veya bir seyi cok begenmedikce almiyorum. hatta cok begenmedikce de yalan olur. artik almadan once kafamda sunu istiyorum diye belirleyip ona gore bir arastirmaya cikiyorum. yani rastgele bir seye denk gelip cok begendim olmuyorum. o kadar mutluyum ki sozluk resmen bu durumdan haz aliyorum, kendimle gurur duyuyorum. daha once illaki aralarinda bahsedilenler vardir ben de yardimci olabilecek, bende ise yarayan taktikleri maddelemek istedim:

    - once neden tuketmeye bir dur dedigimizi kavramamiz gerekiyor bence. bu felsefeyi sindirdikten sonra, neyi neden yaptiginin bilincinde olunca nefsine hakim olmak cok daha kolay oluyor. 

    (link: https://www.imdb.com/title/tt13583144/ the minimalists) bu iki arkadasin ted konusmalarini dinlemistim once, daha sonra baska konusmalarini da dinledim kesinlikle tavsiye ederim.

    (link: https://www.imdb.com/title/tt3162938/ the true cost) bu filmi izledikten sonra moda sektorune bakis aciniz tamamen degisecek. son urun elinize gelmeden once hangi asamalardan gectigini, zara, h&m gibi markalarin banglades gibi ulkelerde insanlari nasil somurduklerini, ayrica bu sektorun urettigi atiklarla dunyayi ne denli kirlettigini izliyorsunuz. bu ve benzeri filmleri izledikten sonra inditex markalarindan ve h&m den alisveris yapmayi biraktim.

    - ikinci taktik burda devreye giriyor. o markalari biraktiktan sonra hayatimdan hicbir sey eksilmedi, okyanusta bir damla da olsa katkida bulundugumu hissettim ama. ayrica avmde, online sitelerde harcadigim zaman otomatik olarak dehset derecede azaldi. secenekler azalinca zaten geriye yerli markalar ve birkac surdurulebilir yabanci marka kaliyor. sadece buyuk markalari dusunmeyin, yerli butikler, el yapimi veya kucuk markalar radariniza girmeye basliyor bu surecte. ayrica iceriklerine de daha cok dikkat etmeye basliyorsunuz urunlerin. 100de 100 pamuk beyaz bir tshirtu zara degil de lcwaikikiden ya da pazardan almak gibi.

    - ihtiyacim oldugunu dusundugum veya bir yerde gorup cok begenerek almak istedigim urunu belirledikten sonra online sitelere bakmaya basladim. eskiden, cok trajik biliyorum, saatlerce sitelerde yeni neler gelmis diye surekli gezinirdim ihtiyacim olmamasina ragmen. hayir, bir sey alip da cikmiyordum ki! sadece neler gelmis belki bir seyi begenir de alirim diye bakiniyormusum, resmen tuketmek icin, bir seyi spesifik begendigim icin degil.

    - urunleri favorilere ya da sepete eklemek. bir seyi begendikten ya da karar verdikten sonra hemen satin almiyorum, ozellikle indirimde degilse. once hesabima ekliyorum ve ara ara aklima geldikce o urune bakiyorum. gercekten isteyip istemedigimi, ihtiyacim olup olmadigini sorguluyorum. belli bir zaman gecmis ve hala begeniyorsam o zaman aliyorum.

    - bu cok onemli bir madde, benim kanayan yaramdi. alacagim urunun gercekten sevdigim kriterlerde olmasina dikkat ediyorum, ona bir suru detay ekliyorum, sirf onu bulamadim diye idare etmek adina baska bir seyi almiyorum. mukemmeli bulana kadar devam. eskiden beyaz, pamuklu, bogazli bir kazak almak isteyince, aradigimi bulamadim mi? krem bogazli kazak alirdim ya da orgusu kucuk olsun istesem de orgusu buyuk olana denk geldiysem ne yapiyim digeri hicbir yerde yok bunu aliyim deyip onu alirdim. sonra dolabim icime sinmeyen, aslinda cok da begenmedigim ve giymedigim bir suru kiyafet ile dolup tasmaya basladi. beyaz kazak arayisim haliyle onlari alinca da bitmiyordu ki. cunku hala aradigima denk gelmemistim ve aslinda aldiklarim da yerini tutmuyordu. simdi ise hepsini cok icime sinerek, yorumlari okuyarak aldigim kiyafetlerim, makyaj malzemelerim oldugu icin, cok daha hizli hazirlaniyorum. uzerime giydigimi yakistiriyorum, dolabimi acip bakinca mutlu oluyorum. o bogulma hissi kayboldu. 

    - son olarak aldiklarimin hesabini tutmaya basladim susluler. asiri hosuma gitti bu. notlarima kaydediyorum. tarihi atip aldigim urunun adini ve fiyatini yaziyorum. gozumle yaptigim harcamalari gormek, o sayilarla yuzlesmek bana cok yardimci oldu. market alisverisinden bahsetmiyorum bu arada. buraya yazicaklarinizi siz belirleyebilirsiniz. ben kiyafet, kozmetik gibi keyfi olarak adlandirabilecegimiz harcamalarim icin tutuyorum bu listeyi. en son kasim 2020 ayinda kaban alisverisi yapmisim. bu aralar bir gomlek almayi dusundugum icin notlarima bakmak, sonra da sozluge girince baslikta deneyimlerimi paylasmak istedim. orda kasim ayini gorunce kendi kendimi kutladim ve mutlu oldum. tuketim cilgini birinden nasil buralara geldim diye. inanin sizi cok motive ediyor. gomlegi almaya da hak kazandigima inaniyorum (gizlinot: ashgdjhdjakhadkja) gomlek dediysem alelade bir gomlek degil. yuzde yuz ipek siyah dantelli kollari mansetli bir gomlek arayisindayim susluler. mukemmeli bulana kadar devam,detaylar onemli.

    editle gelen not: susluler eklemeyi unutmusum. son zamanlarda farketmissinizdir, firmalar pazarlama stratejisi olarak reklamlarini iyice kisisellestirdiler. artik mail atarken direkt maile

    whereismymind, senin icin sectiklerimize bakman lazim!

    diyerek basliyorlar. size isminizle hitap etmeleri aklinizda daha cok yer ediyor ve daha cok dikkat cekiyor. bu nedenle watsons, gratis, nyx gibi (bunlar surekli indirime girip surekli mailime dusen yerlerdi), hepimiz icin farkli markalar olucaktir, sirketlerin mail ve sms sistemlerinden cikmistim. zaten habire indirime giriyorlar, sanki inanilmaz bir sey oluyormus gibi bizi tuketmeye cagirmalari sinirimi bozuyordu. gerekli olan urunu tespit edip, pazar arastirmasi yaptiktan sonra indirimi kovalar aliriz zaten.

    29 mart 13:22 29 mart 16:53

    1376. Tüketimin bir sonu yok. Birini alınca başka türlüsünü isteyip duruyoruz gerek var mı çoğunlukla hayır. Sürekli kendimi frenlemeye başladım malum ekonomik nedenler yüzünden bir şey alırken. Tek durduramadığım konu kitaplar maalesef. O konuya da bir çözüm bulacağım ama en kısa sürede çünkü onlarca kitabım var okunmamış.

    Ama bu tüketmiyoruz olayının şöyle bir etkisini gözlemledim kendimde,tam olarak bununla alakalı değil ekonomi ile alakalı aslında. Bir şeyler almayıp kendimi sınırladıkça aldığım zevk azaldı. Eskiden ne bileyim bir kola bir kitap alıp mutlu oluyordum geçici süre de olsa. Şimdi alsam da almasam da sürekli gerekli miydi stresi. Üzerine düşününce o şeyden alınan haz azalıyor otomatik olarak.

    28 mart 15:51


    1375. Gittikçe tüket-e-miyoruz kampanyasına dönüşen.

    Üstelik sadece kozmetik değil, temel ihtiyaçlarda da boy gösteren açık veya gizli kampanya. Her şey dehşet pahalandı. İnsanlar artık "manyak mısınız siz" tepkisini daha az hatta hiç göstermiyor.

    2 gün zamlara tepki gösterip 3.gün hayatlarına devam ediyorlar, ediyoruz yani. Ben bu ülkenin pahalılığına günden 10-12 saat çalışarak ve daha az tüketerek yetişemiyorum artık. Ne olacak bilmiyorum.

    28 mart 15:44

    1374. Kaç yıldır çalışıyorum kenarda birikmiş hiç param yok. Bugün bütün gün bunu düşündüm en basitinden 4 tane kabanım var birini unutup makinaya attığım için bozuldu bişey oldu. Geçen hafta sipariş edip yeni aldım ama sorarsanız ihtiyacım var mıydı kalanlar yetmez miydi? Fazlasıyla yeterdi.

    Bu en basiti sonra daha varken aldığım diğer ıvır zıvırları saymıyorum.

    Gereksiz harcama işine bir çözüm bulmak istiyorum artık ihtiyacım olmayan şeyleri almak istemiyorum çok yordu beni. Bu sebeple buraya bunu yazıyorum önümüzdeki 2 ay (gizlinot: Nisan ve mayıs ayının tamamı )kıyafet, ayakkabı, kozmetik ( deodorant, ped, kolonya, pamuk, diş macunu vs hepsi bol bol var), kitap (daha okumadığım 3 kitap duruyor elimde) almayacağım.

    Umarım gereksiz alışveriş huyumu bırakırım.

    27 mart 23:27

    1373. Kadını yok sayan bu devlete neden vergi kazandırayım ki? İstanbul sözleşmesi'nin iptaline ses çıkarmayan firmalardan neden alışveriş yapayım ki? Tüketmemek için başka bir neden daha.

    22 mart 18:32

    1372. Kıyafet ve kozmetikte durdurduğum alışveriş ataklarım malesef çeyiz alışverişinde kendini gösterdi. Bu konularda hiçbir şeyden anlamayan ben, deli gibi çeyiz sayfaları takip edip, çeyiz alışverişinin inceliklerini dinlemeye,izlemeye başladım. Birkaç birşey aldım(gizlinot: Birkaç şeyden kastım tuz ve karabiberlik dahil her tür şey :/). Fakat sonra o kadar bunaldım ki sürekli birşeyler eksik hissi yaratıyorlar. Sürekli "kizceler kosuuuuun", " ay inanmıyorum hiç bu fiyata düşmemişti resmen ben şok" gibi hepsi bir ağızdan saçma salak cümlelerle bizleri at gibi o linkten bu linke koşturuyor. Artık yıldım ve aldığım şeylerin yeterli olduğuna kanaat getirdim. Çünkü hadi mutfak malzemelerini geçtim de daha içine girmediğim eve, henüz almadığım mobilyalara çerçeve, vazo, sunum için aksesuar bakmanın ne anlamı var? En son İçinden 30 bardak çay çıkan, altı 4.5 üstü 2.5 litre olan çaydanlık alıp da annem "Hayırdır kızım mevlüt işine mi girdik de haberim mi yok?" Diyince aydinlandim. Annem o kuvvetli kollarıyla boş çaydanlığı bile kaldıramazken ben bunu çiroz bileklerimle nasıl kaldıracaktım? Ben napıyorum ya kafasıyla durdum, sakinledim. Tüm favorileri temizledim. Akışına bıraktım. Rahatladım. Ben eksik değilim, influencerlar lüzumsuz fazla, aç gözlü ve görgüsüz.

    21 mart 17:12


    1371. Gardropsta 2 tane gelinlik satıyorum biri 34 diğeri 38 beden kullanıcı adım: ulknsybs

    21 mart 15:15

    1370. 2 gün önce bir ne yapıyorum ben aydınlanması geldi ve yine kendi kendime no buy challenge başlattım. Tüketme isteğimi bir hobiye kanalize edip o şekilde serotonin, dopamin salgılamayı düşünüyorum. Zaten araştırdığımda üzüntü duygusunun insanları bir şeyler almaya teşvik ettiğini gördüm. Alışveriş yapmak yerine o parayı düzenli spor yapmaya yatırırsam hem beden hem ruh sağlığım için daha iyi bir şey yapmış olacağım. Yani bundan sonra eşya değil deneyim odaklı olmaya çalışacağım.

    21 mart 10:04

    1369. katılmaya çalıştığım kampanyadır, tüm mantığımla desteklesem bile bir bağımlı olmak bunu hayata geçirmeyi çok zorlaştırıyor.

    alışveriş bağımlısı olduğumu düşünüyorum.

    online mağazalarda bir şeyler bakmak, bedeni ya da kendisi ''tükenmeden'' hemen bir ürünü kapmaya çalışmak, kargoyu beklemek, ürünün ulaşması yaşadığım heyecan dolu sürecin bitmesi ve başka bir alışveriş daha, işte kısır döngü.

    başlı başına aslında bunu sevmemin sebebi aldığımız ürünlerin mükemmel olması değil ama bana verdiği heyecan, tek kalan bir ürün için online olarak savaşmak, başka birinin sepetinden çıkartmasını beklemek sonra vahşi doğadaki aslanın ceylanın üzerine atladığı gibi üstüne atlamak...sonra kargoyu beklemek, merakla geçen birkaç gün ve ürün istediğim gibiyse mutluluk, değilse sinir bozucu ve can sıkıcı iade süreci. belki de üşengeçlikten onu bile umursamamak dolabın bir köşesine fırlatmak belki giyerim diye.

    online alışveriş siteleri ilk başlarda ''zamandan tasarruf etme'' aracıydı. saatlerce alışveriş merkezlerinde gezmek yerine istediğinizi tek tıkla bulun ve zamanınızı boşa harcamayın, bu şekilde övülüyordu herkes tarafından.

    ama bence artık tam tersi bir durum mevcut, o kadar fazla çeşit o kadar fazla seçenek var ki çoğu insanın günde en az 1-2 saat bu şekilde bakarken geçirdiğine eminim.

    sadece paramızı, doğal kaynakları tüketmiyoruz zamanımızı da tüketiyoruz. ihtiyacımız

    olmayan şeylere bakarken ve onları alırken kendi hayatımızdan harcıyoruz.

    sıradan biri olarak normal zamanlarda (pandemi öncesinde) arkadaşlarıyla haftada 2-3 kez anca buluşan, ayda yılda bir sosyal medyaya fotoğraf atan biri olarak bu kadar kıyafeti, makyaj malzemesini, cilt bakım ürününü ne yapacağımı bilmiyorum. Gerçekten artık bilmiyorum ve içimdeki alma isteği bitmiyor. Ben influencer değilim, bu işten para kazanmıyorum aldıklarım bana para olarak geri dönmüyor. Buna rağmen sürekli ve sürekli almam gerekiyormuş gibi hissediyor, hissettiriliyorum.

    sosyal medya yüzünden, sürekli telefonuma gelen mesaj ve e-mailler yüzünden ve hatta belki çevremdeki insanlar yüzünden böyle hissediyorum.

    ''tüketmek'' bizi o kadar çok içine aldı ve hapsetti ki. sürekli tüketmemiz gerektiği propagandası yapılıyor dört bir taraftan.

    ben yavaş yavaş hayatımdan bu propaganda kaynaklarını uzaklaştırmaya çalışıyorum elimden geldiğince, iradem el verdiğince çünkü içimdeki ''ya önemli bir indirimi kaçırırsam'' hissi pek gitmiyor.

    sadece söylemek istediğim şey, değer mi? buna bakın önce zamanınıza, emeğinize ve harcanan kaynaklara değer mi?

    özellikle ülkemizde çoğu şey için değmeyeceğine o kadar eminim ki. kurun yüksekliği, vergiler ve belki de markaların bizleri ''yolunacak kaz'' olarak görmesi olarak bence değmez.

    sürekli pahalı fiyatlar ve bazen %80'e kadar çıkan ''indirimler'' hatta hiç bitmeyen indirimler görüyoruz, bunlar tamamen bilinçaltımıza oynanan bir oyun, ortada indirim falan yok normal fiyatı o zaten hatta belki daha düşüğü. ederi belki daha da az.

    bu yüzden almadan önce kendinizi sorgulayın: gerçekten değer mi?

    ben bu yazıyı kendime hatırlatma olması için yazdım, çünkü söz uçar yazı kalır. bir şeyler almak istediğimde okumak istiyorum eğer siz de buraya kadar geldiyseniz teşekkür ederim.(gizlinot: gülücük)

    20 mart 01:50