yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1382)
    • medya (32)

    1382. Burda yazilanlarin hepsine katiliyorum ve eklemek istiyorum. dolabima baktikca bogulmaya baslamistim bende. Yaklasik son 1 seneye yakin zamandir neden bu kadar cok kiyafet aldigimi sorgulayip (gizlinot: sanirim duygusal aclikmis sebebi) ihtiyacim yoksa artik almamaya karar verdim. Bir sey almak istedigimde dolabimda ona alternatif bir seyim var mi diye dusunuyorum. Ona gercekten ihtiyacim var mi. Eger alirsam onu dolabimdan neyle kombinleyecegim. Bu 3 soruyu iyice dusunuyorum. Zaten birinden birini geçemiyor verdigim cevap ve almaktan vazgeçiyorum. Eger 3 sorunun da cevabini verdiysem ve almaya kararliysam ben de urunu once favorilerime ekliyorum. Hemen almiyorum. Araliklarla girip o urune bakıyorum. Indirim bekliyorum vs. Ve gunu geldiginde hala o urunu almakta kararliysam oyle aliyorum. Ve cogu zaman acayip bi sekilde baka baka o kiyafetten sikiliyorum ve iyki almamisim bak sikilcakmisim diyorum.

    Burayi okuyunca bunu yapan tek ben degilmisim dedim ve gercekten ise yariyor. Yeter ki hemen almayin. kendinize zaman taniyin.

    Kozmetik icin de bu yazdiklarim aynen gecerli.

    27 nisan 03:32

    1381. Son iki yazar o kadar açıklayıcı ve öz konuşmuş ki.. Tıpkı yetki zehirlenmesi gibi ülkede eline ortalama üstü para geçene bunu korkusuzca teşhir etme dürtüsü de stoklanıyor sanırım. insanlar artık elindekileri görgüsüzce ifşa etmekten çekinmiyor. Görgüsüzlük komik bir şekilde popülerleşmiş halde. Çok zenginler teşhir ettikçe parası ve imkanı olmayanların kini büyüyor.En basitinden internetteki bir alışveriş videosunda istediği ve hakettiğini düşündüğü halde elde edemediği bir çift ayakkabı bile izleyenin artık canını sıkmaya yetiyor.Çünkü insanlar çalışıyor ve hakettiği parayı kazanamıyor. Çünkü hakettikleri ücretler haketmeyenlerin cebine acımasızca giriyor. Bu öfke pasif mi kalır yoksa bir şekilde tepkiye mi dönüşür bilinmez. En azından düşünmeye itmesi bile olumlu.Ancak ortada korkunç bir adaletsizlik olduğu kesin.

    27 nisan 02:52 27 nisan 02:57

    1380. bu başlıktaki girdiler aklıma son çekilen joker filmini getirdi. bence bu ekonomik sınıf farklılıkları ciddi ciddi ayaklanmalara sebep olabilir ilerleyen türkiye günlerinde. insanlar o hale gelmek üzere.. (gizlinot: tabi umarım olmaz da..)

    27 nisan 02:16


    1379. Tüketemiyoruz. Ülkede gelir eşitsizliği aldı başını gidiyor sadece zenginler ve fakirler var, üniversite okuyup 3 bin lira maaş alan hatta iş bulamayan birçok insan var. Yeter artık influencerlardan, hükümetten, zenginlerden bıktım. Sinif kinim git gide büyüyor bu ülkede.

    27 nisan 00:56

    1378. Ülkemizde orta sınıf neredeyse kalmadı ekonomi yüzünden. Fakirler ve zenginler var. Bu nedenle bu kampanyanın işe yarar olduğunu düşünmüyorum. Biz zaten tüketemiyoruz. Tercihten çok zorunluluğa dönüştü bu durum. İstediğimizi istediğimiz an alamıyoruz. İndirim kovalıyoruz. En temel ihtiyaçlar için bile indirim bekliyoruz. Şanslı kısım ise fiyatlar ne olursa olsun hiçbir şeylerinden geri kalmıyorlar. Firmaların her ne kadar çoğunlukta olsak da bütçesini korumak isteyenlere ihtiyacı yok. Bana böyle geliyor. Yanlış düşünüyor da olabilirim.

    27 nisan 00:37

    1377. alışveriş için turuncukasa'yı yıllardır kullanıyorum. 2015'e ait bir siparişimi inceledim.

    La Roche Posay Effaclar Duo + 40 ml ₺38,43

    La Roche Posay Anthelios Dry Touch Gel-Cream spf 50+50ml ₺35,94

    Nakliye ve Taşıma ₺3,95

    Vergi ₺11,94

    Toplam ₺84,27

    şimdi bunlar cepte. şu an sepete eklesem bu ürünleri ne kadar öderim bakalım:

    La Roche Posay Effaclar Duo + 40 ml ₺125,91

    La Roche Posay Anthelios Dry Touch Gel-Cream spf 50 ₺111,92

    Toplam: ₺237,83

    Vergi dahil, 150 lira üzeri kargo ücretsiz. Normalde de kargo ücreti 5 liraymış bu sitede. Daha pahalı olan siteler de var biliyorsunuz.

    Aynı alışverişi 3 katı fiyatına yapıyoruz 5-6 sene sonunda. Bu durumda bir ürün alırken, eskisine göre 3 kez düşünmek gerekiyor bence. Fiyatların yerinde duracak hali yok, elbette bir miktar artacak. Ama 3 katına çıkması da kolay açıklanabilir bir şey değil. Hepsi indirimli fiyatlar bu arada. Her iki senede de belli bir indirim uygulanmış.

    Ben artık hiçbir influencer ile influence edilmek istemiyorum. En sevdiklerim, en kaliteli içerik üretenler bile deli gibi bir tüketim halindeler. Her ay rutinlerini değiştiriyorlar, her rutinde de toplam 1000-1500 liralık ürünler oluyor. Aynı anda 56 çeşit ürün kullanıyorlar. Çoğu şeyi de övüyorlar. Reklam reklam reklam. Kanmamak lazım artık.

    Öğrenciyken bile üstümden başımdan kısıp cilt bakım ürünleri alıyordum, pek de şahane bir cilde ulaşamamıştım. Şimdiki aklım olsa güneş kremi dışında hiçbir ürüne o kadar para bayılmazdım. Çeşit çeşit ürün denemezdim. Reklamla size önerilen bir şeyden iyi sonuç alma olasılığınız çok düşük. Karşınızda bilirkişi olur, onun önerilerini ciddiye alırsınız. "kullanıcı deneyimi" adı altında yapılan bariz reklamlara artık karnım tok.

    26 nisan 11:26 26 nisan 11:32

    1376. "tüketemiyoruz" şeklinde güncellense çok daha iyi olacak başlıktır.bu yıl en son ihtiyaç dışı kendim için ne aldım onu bile hatırlamıyorum.

    22 nisan 16:52


    1375. kabul edelim suslu sözlük üyeleri olarak hepimiz bir şeyler denemeyi çok seviyoruz. bu sitede bulunma amacımız da çoğu zaman bu. eleştirmeye gelmedim, herkesin zevk aldığı şeyler farklıdır, gün oluyor insan cebindeki son 10 lira ile ruj almaya gidiyor. benim de çok yapmışlığım vardır.

    Gel gelelim geçen gün bir şey gördüm instagramda sizinle paylaşmak isterim. Vogue un moda editörü Ceylan Atınc i takip edenleriniz vardır. soru cevapta biri aylık kıyafet harcamanız ne kadar diye sormuş, moda editörü olan biri için çok yerinde bir soru tabii meblağ bizi ilgilendirmez. doğrudur değildir söyle bir cevap vermiş; iki senedir neredeyse hiç, onun yerine tablo seyahat gibi şeylere para harcamayı daha uygun buluyorum. tabii kendisine elbet yığınla ürün geliyordur dergiye ama okur okumaz beynim zonkladı ve dedim ki, biz uç kuruş maaşımızla onu at sepete, bu modaymış, bu ruj da fena değilmiş, ne olacak sanki bir tişört diye diye ayda yığınla borç yaparken, kadın almıyorum diyor. nedenlerini bilemeyiz ama bende bir boşluk yarattı bunu okumak. kalktım her ay yaptığım kozmetikleri ortalama hesap alıp çalsitiğim günden itibaren hesapladım. sonuç? kendime bir tayland seyahati ayarlabilirmişim arkadaşlar.

    22 nisan 01:20

    1374. ihtiyaç fazlası alışveriş yapma ve sürekli alışverişle ilgili aşırı düşünmenin çözümü sadece alışverişi azaltmak değil. kabul edelim ya da etmeyelim böyle bir problemimiz varsa genellikle duygusal açlığımız vardır. önemli olan bu duygusal açlığın nedenini bulmak ve çözümünü aramaya çalışmak. mesela yalnızlık mı sorun? özgüven problemi ya da degersizlik duygusu mu? kişi bu sorunu kabul ettiği an bile çok şey değişir? sorunu kabul etmek değişime adım oluşturur.

    duygusal açtığımız olduğunu düşünmüyoruz ve tüketimi azalttık diyelim peki bunun yerine ne koyuyoruz? bu boşluğu doldurabiliyor muyuz, bu da önemli? mesela ben kontrolsüz alışverişi bırakıp yerine kontrolsüz yeme ya da sosyal medya koyuyorsam bu da büyük bir sıkıntı. o yüzden belki de en önemlisi zamanı ve kendini tüketmemek. bu iki unsurun değerini anlamak ve verimli kullanmak.

    19 nisan 01:15

    1373. bu başlığa 4. girdim ama kapitalist tüketimciliği dayattığı şu günlerde nasıl minimum tüketimle yaşadığımı birkaç ipucuyla anlatmak istedim.

    1. kıyafet almak istiyorsam trenyoldan beğenilerime ekliyorum ama almadan önce 1-2 gün bekliyorum. sonraki gün gelince elim elbette siteye gidiyor ve tekrar o ürünlere bakmış oluyorum ama günden güne istediğim şeyler ya da reklamı yapılan şeyler değiştiği için çoktan bir önceki günün giysisini beğenmemeye başlamış oluyorum. (gizlinot: maymun iştahlılık at its best!)

    2. kozmetiklere bakıyorsam ve içimde bir alma isteği oluyorsa pinterestten, süslüden, oradan buradan aldığım ürün önerilerini ss alıp galerimde tutuyorum. bir süre sonra galerim kalabalıklaşmaya başlıyor ve bana daral geliyor. sonuç olarak "ay bu ne bu kadar?! sil hepsini ya, iyi ki almamışım hepsi kalabalıkmış!" diyip tümünden vazgeçiyorum.

    3. dışarıdan söylenen yemek de bence bu başlık altında değerlendirilmeyi hakediyor. eğer evde tüketebileceğim yiyecek varken dışarıdan söylemek istiyorsam hemen uygulamadan banka hesabımı açıp bakıyorum, geçen aylarda ne kadar çok fast-food yemişim aman tanrem diyor ve dolaptakilerden yemeye yöneliyorum.

    4. bütün bunlara ek olarak arada popüler kültürün bir parçası olduğu için düzenli olarak edinmek istediğim kitap-mum-takı vb ürünler de oluyor ve bunların bazılarını deneyip sevmemiş biri olarak bunları kendime hatırlatmam gerekiyor. bu konuda evernote uygulamasını yararlı buldum. sanki kendi blogummuş gibi oradaki farklı defterlere yeni notlar açıp "mum sevmedim çünkü nefes almamı zorlaştırıyor" ya da "kitap almamam lazım çünkü bak *kitaplık görseli* bir kıyamet okunacak kitap var daha!" gibi yazılar yazıyor, kendi çapımda ürün yorumluyorum. uygulama hem pcden hem de telefondan aynı hesapla ulaşım sağladığından istediğim an açıp bakabiliyorum.

    5. daha konvansiyonel bir tüketmeme terbiyesi lazımsa da gün içinde boş duvara bakıp "benim neye ihtiyacım var? benim gerçekten neye ihtiyacım var? kot etek mi, kot etek alırsam mutlu olacak mıyım? altın kolye mi alıcam, alsam nolacak?" gibi sorgu sualler yapıyorum kendi kendime. eğer ciddi anlamda ihtiyacım olduğunu düşündüğüm parayla alınacak bir şey bulursam küçük not defterime yazıyorum ve alışveriş sitelerinde aranıyorum ama bu arayışın sonunda yine 1 ve 2. maddeleri uyguluyorum.

    18 nisan 19:08 18 nisan 19:09