yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1386)
    • medya (32)

    1386. arkadaşlar merhaba. diğer süslülerimizin de belirttiği gibi tüketmememizin başlıca nedenlerinden biri ekonomi ama ben bu sefer size başka bir neden daha söylemek için yazmaya karar verdim. bilirsiniz markalar kimi zaman indirim yapar böyle yüzde yetmiş bir alana üç bedava gibi. işte bu dev multi milyoner markalarda satılan giysilerin görmediğimiz karanlık bir geçmişi var. bir çok gelişmekte olan ya da gelişememiş ve tam anlamıyla sefalet içinde yaşayan toplulukların sömürüldüğü ülkelerde bu acımasız markaların ezdiği insanlar var. yeterince kıyafet dikmediği için dövülenler, aldıklarıyla para ile temel ihtiyaçlarını bile gideremeyen ve hak ettikleri paranın yarısını istedikleri için hayatlarını kaybedenler ve daha niceleri... bu durumu bilip sessiz kalan markalarda neredeyse her gün yeni bir kıyafet gelmiş mi diye sitelerine baktığımız markalar. eğer sizde benim gibi belgesel seviyorsanız The True Cost ( Gerçek Bedel) isimli belgeseli izlemenizi tavsiye ederim. Gerçekten iç ürperten ama gerçekleri gizlemeden tam manasıyla tokat gibi çarpan bir başyapıt. ve belgeseldeki şu cümleye katılıyorum : markalar kazanırken biz kaybediyoruz. hem ekonomik olarak hem doğal kaynaklar olarak hem de insanlık olarak.

    9 mayıs 20:25

    1385. Tüketmek bende bir hastalığın dönem dönem baş gösteren atakları sayılabilir. Bir yıl içinde tüketmediğimi resmen bir ay içinde tükettim. Sonunda param tükendi, şok geçirdim. Üstelik harcadığım parayı duysanız, suratıma tükürürsünüz. Asgari ücretin kaç katı olduğunu söylemek bile istemiyorum. Bu harcamanın içinde ne teknolojik birşey var ne de bir yatırım aracı. Bir işten elime geçen parayı resmen çar çur ettim. Ne aldın diye sorun, bir açıklama bile yapamam. Üstelik uzun zamandır adamakıllı harcamalar ve iyi birikimler yaparken oldu bu. Galiba birikim yapmanın da bir dozu olmalı. Ben zaten korona var diye hiçbir şey yapmadım, bir yerlere çıkmadım, bir tatil bile ayarlamadim kendime. Oldukça azalttım hatta çoğu isteğimi bastırdım. Sonunda da bu saçma sapan harcamayla uzun bir zamanın acısını çıkardım diye düşünüyorum. Adeta sıkı bir diyetin patlaması gibi Pandeminin bastırdığım etkileri de olabilir. Biraz da dışarıda yeme içme ve gezmeye harcayamadigim için parayı bunlara gömdüm. Şimdi bir aydınlanma geldi ve yasaklar bitince toparladigim parayı asla salak salak şeylere harcamayıp, yasaklar bitince hemen şehrime yakın bir beldeye gidip kafa dinlemeye karar verdim. Yaklaşık 2 senedir tatil yapmadım ve bu tatilsizlik kafama vurdu. Bari kaliteli harcayayım istiyorum. Çünkü gençliğim gidiyor hissiyle yaptığım yanlış harcamalar beni daha çok pişman ediyor. Tam artık maddesel şeylere değil, deneyimlere para harcayacağım dediğim dönemde korona çıktı. Ne dil kursu ne enstrüman kursuna gidemedim. Kötü dönemlerden geçiyoruz diye sürekli para biriktirmeye çalıştım. Ama en sonunda hayatta çok şey kaçırıyorum hissiyle mücadele etmek için sürekli birşeyler satın almaya ittim kendimi. Toparlanmam lazım, ülke batacak ben süremediğim makyaj malzemesine para veriyorum. Yazık.

    8 mayıs 17:56 8 mayıs 18:07

    1384. Burda yazilanlarin hepsine katiliyorum ve eklemek istiyorum. dolabima baktikca bogulmaya baslamistim bende. Yaklasik son 1 seneye yakin zamandir neden bu kadar cok kiyafet aldigimi sorgulayip (gizlinot: sanirim duygusal aclikmis sebebi) ihtiyacim yoksa artik almamaya karar verdim. Bir sey almak istedigimde dolabimda ona alternatif bir seyim var mi diye dusunuyorum. Ona gercekten ihtiyacim var mi. Eger alirsam onu dolabimdan neyle kombinleyecegim. Bu 3 soruyu iyice dusunuyorum. Zaten birinden birini geçemiyor verdigim cevap ve almaktan vazgeçiyorum. Eger 3 sorunun da cevabini verdiysem ve almaya kararliysam ben de urunu once favorilerime ekliyorum. Hemen almiyorum. Araliklarla girip o urune bakıyorum. Indirim bekliyorum vs. Ve gunu geldiginde hala o urunu almakta kararliysam oyle aliyorum. Ve cogu zaman acayip bi sekilde baka baka o kiyafetten sikiliyorum ve iyki almamisim bak sikilcakmisim diyorum.

    Burayi okuyunca bunu yapan tek ben degilmisim dedim ve gercekten ise yariyor. Yeter ki hemen almayin. kendinize zaman taniyin.

    Kozmetik icin de bu yazdiklarim aynen gecerli.

    27 nisan 03:32


    1383. Son iki yazar o kadar açıklayıcı ve öz konuşmuş ki.. Tıpkı yetki zehirlenmesi gibi ülkede eline ortalama üstü para geçene bunu korkusuzca teşhir etme dürtüsü de stoklanıyor sanırım. insanlar artık elindekileri görgüsüzce ifşa etmekten çekinmiyor. Görgüsüzlük komik bir şekilde popülerleşmiş halde. Çok zenginler teşhir ettikçe parası ve imkanı olmayanların kini büyüyor.En basitinden internetteki bir alışveriş videosunda istediği ve hakettiğini düşündüğü halde elde edemediği bir çift ayakkabı bile izleyenin artık canını sıkmaya yetiyor.Çünkü insanlar çalışıyor ve hakettiği parayı kazanamıyor. Çünkü hakettikleri ücretler haketmeyenlerin cebine acımasızca giriyor. Bu öfke pasif mi kalır yoksa bir şekilde tepkiye mi dönüşür bilinmez. En azından düşünmeye itmesi bile olumlu.Ancak ortada korkunç bir adaletsizlik olduğu kesin.

    27 nisan 02:52 27 nisan 02:57

    1382. bu başlıktaki girdiler aklıma son çekilen joker filmini getirdi. bence bu ekonomik sınıf farklılıkları ciddi ciddi ayaklanmalara sebep olabilir ilerleyen türkiye günlerinde. insanlar o hale gelmek üzere.. (gizlinot: tabi umarım olmaz da..)

    27 nisan 02:16

    1381. Tüketemiyoruz. Ülkede gelir eşitsizliği aldı başını gidiyor sadece zenginler ve fakirler var, üniversite okuyup 3 bin lira maaş alan hatta iş bulamayan birçok insan var. Yeter artık influencerlardan, hükümetten, zenginlerden bıktım. Sinif kinim git gide büyüyor bu ülkede.

    27 nisan 00:56

    1380. Ülkemizde orta sınıf neredeyse kalmadı ekonomi yüzünden. Fakirler ve zenginler var. Bu nedenle bu kampanyanın işe yarar olduğunu düşünmüyorum. Biz zaten tüketemiyoruz. Tercihten çok zorunluluğa dönüştü bu durum. İstediğimizi istediğimiz an alamıyoruz. İndirim kovalıyoruz. En temel ihtiyaçlar için bile indirim bekliyoruz. Şanslı kısım ise fiyatlar ne olursa olsun hiçbir şeylerinden geri kalmıyorlar. Firmaların her ne kadar çoğunlukta olsak da bütçesini korumak isteyenlere ihtiyacı yok. Bana böyle geliyor. Yanlış düşünüyor da olabilirim.

    27 nisan 00:37


    1379. alışveriş için turuncukasa'yı yıllardır kullanıyorum. 2015'e ait bir siparişimi inceledim.

    La Roche Posay Effaclar Duo + 40 ml ₺38,43

    La Roche Posay Anthelios Dry Touch Gel-Cream spf 50+50ml ₺35,94

    Nakliye ve Taşıma ₺3,95

    Vergi ₺11,94

    Toplam ₺84,27

    şimdi bunlar cepte. şu an sepete eklesem bu ürünleri ne kadar öderim bakalım:

    La Roche Posay Effaclar Duo + 40 ml ₺125,91

    La Roche Posay Anthelios Dry Touch Gel-Cream spf 50 ₺111,92

    Toplam: ₺237,83

    Vergi dahil, 150 lira üzeri kargo ücretsiz. Normalde de kargo ücreti 5 liraymış bu sitede. Daha pahalı olan siteler de var biliyorsunuz.

    Aynı alışverişi 3 katı fiyatına yapıyoruz 5-6 sene sonunda. Bu durumda bir ürün alırken, eskisine göre 3 kez düşünmek gerekiyor bence. Fiyatların yerinde duracak hali yok, elbette bir miktar artacak. Ama 3 katına çıkması da kolay açıklanabilir bir şey değil. Hepsi indirimli fiyatlar bu arada. Her iki senede de belli bir indirim uygulanmış.

    Ben artık hiçbir influencer ile influence edilmek istemiyorum. En sevdiklerim, en kaliteli içerik üretenler bile deli gibi bir tüketim halindeler. Her ay rutinlerini değiştiriyorlar, her rutinde de toplam 1000-1500 liralık ürünler oluyor. Aynı anda 56 çeşit ürün kullanıyorlar. Çoğu şeyi de övüyorlar. Reklam reklam reklam. Kanmamak lazım artık.

    Öğrenciyken bile üstümden başımdan kısıp cilt bakım ürünleri alıyordum, pek de şahane bir cilde ulaşamamıştım. Şimdiki aklım olsa güneş kremi dışında hiçbir ürüne o kadar para bayılmazdım. Çeşit çeşit ürün denemezdim. Reklamla size önerilen bir şeyden iyi sonuç alma olasılığınız çok düşük. Karşınızda bilirkişi olur, onun önerilerini ciddiye alırsınız. "kullanıcı deneyimi" adı altında yapılan bariz reklamlara artık karnım tok.

    26 nisan 11:26 26 nisan 11:32

    1378. "tüketemiyoruz" şeklinde güncellense çok daha iyi olacak başlıktır.bu yıl en son ihtiyaç dışı kendim için ne aldım onu bile hatırlamıyorum.

    22 nisan 16:52

    1377. kabul edelim suslu sözlük üyeleri olarak hepimiz bir şeyler denemeyi çok seviyoruz. bu sitede bulunma amacımız da çoğu zaman bu. eleştirmeye gelmedim, herkesin zevk aldığı şeyler farklıdır, gün oluyor insan cebindeki son 10 lira ile ruj almaya gidiyor. benim de çok yapmışlığım vardır.

    Gel gelelim geçen gün bir şey gördüm instagramda sizinle paylaşmak isterim. Vogue un moda editörü Ceylan Atınc i takip edenleriniz vardır. soru cevapta biri aylık kıyafet harcamanız ne kadar diye sormuş, moda editörü olan biri için çok yerinde bir soru tabii meblağ bizi ilgilendirmez. doğrudur değildir söyle bir cevap vermiş; iki senedir neredeyse hiç, onun yerine tablo seyahat gibi şeylere para harcamayı daha uygun buluyorum. tabii kendisine elbet yığınla ürün geliyordur dergiye ama okur okumaz beynim zonkladı ve dedim ki, biz uç kuruş maaşımızla onu at sepete, bu modaymış, bu ruj da fena değilmiş, ne olacak sanki bir tişört diye diye ayda yığınla borç yaparken, kadın almıyorum diyor. nedenlerini bilemeyiz ama bende bir boşluk yarattı bunu okumak. kalktım her ay yaptığım kozmetikleri ortalama hesap alıp çalsitiğim günden itibaren hesapladım. sonuç? kendime bir tayland seyahati ayarlabilirmişim arkadaşlar.

    22 nisan 01:20