yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (1399)
    • medya (32)

    1399. Yaklaşık 6 aydır bir alışveriş merkezine gitmemiştim. İki gün önce gittim ve mağazalardaki fiyatları görünce şok oldum. Her şey o kadar pahalı ki artık tüketmiyoruz yerine tüketemiyoruz demek gerekiyor. Zara, Mango gibi çoğumuzun tercih ettiği markalarda hoş bir tişört 99-179 TL arasında değişiyor. H&M'de dümdüz, hiçbir özelliği olmayan bir hırka 179 TL. Orkid infinity kullanıyorum genellikle bir kutusu 40-35 TL arasında değişiyor. Penti'de şık bir pijama takımı 200 küsur TL. Ayakkabı, mont falan fiyatlarına hiç değinmiyorum. Ben şu ortamda istesemde sezonda birşey alabileceğime inanmıyorum

    bugün 10:18

    1398. zamanında çok kafayı takıp mutsuz olduğum eylemdir. çözümü tüketiyorum ama kullanmadıklarımı satıyorum da buldum. tavsiye ederim.

    hatta evde mottomuz eve ancak evden bir şey satılırsa bir şey satın alınabilir :)

    her ay evde mutfak ve gardrop kontrolü yapıyorum. son 1 yılda kullanılmadıysa satıyorum. bu hafta sonu eşimin matkabını sattık :)

    dün 16:51

    1397. uzun süredir bir şeyler almayarak gayet mutlu mesut yaşıyordum. kapsül gardırobum hala kapsül halde. kozmetik koleksiyonum ise hem özel bir güne hazırlanırken başka yerlerde makyaj yaptırmamı gerektirmeyecek kadar büyük, hem de buradaki birçok kişinin "her şeyden birer tane olmasından sıkılmıyor musun?" diyebileceği kadar küçük. far paleti ve rujlarda ikişer alternatifim var sadece. cilt ve saç bakımım da gayet normaldi ama bir sorun oldu: sol kulağımdan saçlarıma atlayan egzama, zaman içerisinde yüzüme de atladı. bununla beraber fungal akne sorunu yaşamaya başladım. tetikleyen bir şeyler kullanıyordum belli ki, bu sefer farklı ürünler tüketmek zorunda kaldım cildimi düzeltmek için. neyse ki dolap dolusu ürün denemeden bana uygun drugstore ürünler bulabildim. cosmily'nin faydasını çok gördüm bu arada. bulduklarımı da değiştirmeyeceğim açıkçası. neyin içeriğine baksam fungal akne tetikleyen esterler, polisorbatlar, bilmem neler... şimdilik rutinimle mutluyum, sadece kendime uygun bir peeling almam gerek, bir ürünü gözüme kestirip para biriktirmeye başladım.

    bunun dışında kendimi eğiteli çok oldu, influencerların önerdiği ürünlere atlamıyorum çok uzun bir süredir, belki lise zamanlarımda falan başlamışımdır buna. güvenerek izlediğim iki kişi var sadece, çisem ve yağmur. fakat önerdikleri cilt bakım ürünlerinin içerikleri hem fungal aknemi tetikliyor hem de benim öğrenci bütçeme göre pahalı. para biriktirip alırım almasına ama cilt bakımı devamlılık arz eden bir şey ve ben bu ürünleri tekrar tekrar alacağımı da zannetmiyorum. onlardan temel şeyleri öğrendim açıkçası, "hangi içerik ne işe yarar?" gibi şeyler. ki kendileri de hali hazırda bir rutinimiz varsa ve bize iyi geliyorsa sırf önerildiği için bir ürüne atlamamamızı söylüyorlar. ben sadece güneş kremi önerilerini not alarak izliyorum bu ara, o kadar.

    gardrops hesabımı yıllar önce açmıştım ve bu sene çok sık kullanmaya başladım. bazı ürünlerimi sattım, bazı açılmamış ya da çok az ve temiz kullanılmış ürünleri çok uygun fiyata aldım. mesela şu an bir makyaj çantası kargosu bekliyorum, trendyolda 90 liraya satılan çantayı 30 liraya aldım, çok az ve temiz kullanılmış. 90 lira vermeye değeceğini de zannetmiyorum, altı üstü bölmeli bir çanta sonuçta. fırçalarım dahil tüm ürünlerimi güzelce toparlayacak olması güzel.

    son olarak listeleme metodunu çok kullanıyorum. almam gereken şeyleri öncelik sırasına göre sıralıyorum. mesela şu an listemin birinci sırasında peeling var. almak istediğim bir fondöten ve kapatıcı da var ama ölü derileri birikmiş bir yüze ten makyajı yapmanın ne kadar kötü göründüğünü hepimiz biliyoruz, önce peeling alıp bir süre kullanmam gerek. ikinci sırada jel eyeliner var, kullandığım likit eyelinerdan memnun değilim ve süresi de geçti, çok acil değil, zaten her gün eyeliner çekmiyorum. üçüncü sırada almak istediğim fondöten ve kapatıcı var. dördüncü sırada bir pudra, zaten sıra pudraya gelene kadar elimdeki pudrayı çoktan bitirmiş olacağım. bu şekilde sıraya koyunca bir anlığına gaflete düşüp rastgele bir şeyler alıp gelmiyorum eve. benim en çok işime yarayan yöntem envanter çıkardıktan sonra bu listeyi yapmak gerçekten. sizlere de öneririm.

    19 eylül 15:51 19 eylül 15:54


    1396. benim kullandığım çok küçük ama çok etkili iki yöntem var: adblock yüklemek ve çerezlere izin vermemek. 

    adblock yokken hem internet siteleri açılırken daha fazla data yüklüyor hem de size yönelik reklamlar gösterdiği için kendinizi eksik hissediyorsunuz. az daha beats kulaklık alacaktım, hem de okulda harcamam gereken parayla! öğrencinin kendi parasıyla aldığı beats kulaklıkla işi ne! (zengin değilse) veya houseofsilk diye bir marka var, o markadan çoklu don paketi alacaktım ama o donları giyecek ne yerim var ne de sevgilim! ilk başta son anda bu ikisini sepetten çıkarınca resmen moralim bozuldu ama birkaç saate ikisini de unuttum, iki gün sonra iyi ki almamışım dedim. koca iki ayda sadece bir oysho takım beğendim ama alsam mı almasam mı ikilemindeyim, yine okulda yemek paramı harcamış olacağım. komedi ama insan da istiyor tabii. 

    çerezlere izin vermemek: çerezlere izin vermeyince reklam verenlerin sizi sürmesine de izin vermemiş oluyorsunuz ve reklamları fazla kişiselleştiremiyor haliyle. kesinlikle site "abi çerezlere izin vermezsen ölümü gör, siteyi açmam" kafasında bir site değilse, asla izin vermeyin. 

    bu ikisiyle 2500 liranın üstünde tasarruf yapmış oldum. vortex kulaklık ve markasız pamuk don alarak. 

    18 eylül 22:55

    1395. Dün AVM gezdim. Öncelikle şunu söyleyeyim her yer kıyafet her yer eşya, bunca kıyafeti kim alıyor, bunca kıyafet nasıl üretiliyor, bunca üretime ne kadar enerji ayrılıyor, bunlardan çıkan atıklar ve hatta bu kıyafetlerin bizzat kendisi 5 yıl sonra dünyanın hangi çöplüğünde yok olmadan durmaya devam edecek diye diye içim daralarak gezdim.

    Sonra şunu düşündüm 5 yıl kadar önce ıvır zıvır da olsa biseyler almadan AVM den çıkmazdim; gerek kozmetik gerek giyim gerekse dekorasyon mağazalarından. Dün hepsini ağzım açık vaziyette gezdim. Fiyatlar akıl alır gibi değil. Hele mango'da bir çanta beğendim, bir an 39 ibaresi gördüm ve şok. Hızla yanına yanaşıp da yanındaki € amblemini de görünce yemin ederim oraya çöküp ağlamamak için kendimi zor tuttum. Hayır bir çanta alamıyorum diye değil, yurtdışında satış fiyatı 39 TL eden ürünün bizde 450 TL etmesi yıktı beni. Hep Almanya-Tr ürün-fiyat kıyaslaması görüyoruz vlog,blog,Instagram paylaşımlarında. Hiç bu kadar yakından,aniden tanık olmamıştım. Gözümün önünde dünyanın başka yerinde 39 birim para eden şey bana 450 birim para. İçim acıdı. Boş boş dolanıp çıktım. Eve gidince her şeyime şöyle bir baktım ve 60,70li yıllarda annelerimizin kıyafetlerine, ayakkabılarına ne denli özenle baktığını hatırladım. Bugün de anladım ki bir süre daha her şeyimiz özenle bakmamız gerekecek zira Türkiye eğer iktidar değişirse, önümüzdeki en az 5 yıl toparlanma sürecine girecek gibi görünüyor.

    Bu arada yeni bazı tüketmeme taktikleri konusunda da geliştirdim kendimi.

    1- 28 yaşında olmam sebebiyle pek çok arkadaşım evleniyor. Düğünlere yakınlık durumuna göre altın ayarı yaptım. Yarım gram altın bile çıkmış mesela. uzak arkadaşlara yarım gram, orta seviye arkadaşlara gram, yakın arkadaşlara çeyrek altın takıyorum. Batmaktan kurtulma yöntemim oldu bu.

    2- Düğün, kına, nişan organizasyonlarında kıyafet sorunsalı: tüketmiyoruz kampanyasının 2017'den beri sıkı bir neferiyim ve bu tür organizasyonlarda da aynı şeyleri döndürüp döndürüp giyiyorum ama artık sıkıldım. Instagram zaten malum, bir giydiğini bir daha giymeme challenge gibi bir yer. Trendyol'da abiye kateogirisini coşturunca herkes delirmiş gibi kıyafet alıp, çeşit çeşit giyiyor. Ben de biraz değişiklik istediğime karar verdim. Bunun üzerine arkadaşlarla bir olay başlattık. Biz 7 kişilik bir kız grubuyuz, bedenlerimiz yakın. Birbirimizden poşet poşet abiye alıp farklı yerlerde giyiyoruz. Sehirdisinda olanlarla kargoyla yolluyoruz. Derken farklı farklı bir sürü abiye giyebildim.

    3- Dışarıda buluşmalarda kahve içmiyorum direkt yemek yiyorum. Çünkü cafelerde çay olmuş 10, kahve olmuş 22 TL. Ortalama bir yemek aynı menüde 35 TL. bir buluşmada oturduğumuz en az 2,3 saat. Bir kahveyle o kadar saat geçmeyecek ve ardina biseyler de eklenip daha çok zarara gireceğime En azından bir öğünüm çıkar mantığı ile buluşmalarda direkt yemek yiyorum.

    4- Artık yakın yerlerde araba tercih ediyorum. Kulağa daha pahalı gibi gelebilir ama hayır bazen daha kârlı. Zira mesleğim gereği aynı semt içinde aynı gün birden çok yere gidip gelmem gerekebiliyor ve Her seferinde dolmuş, otobüs derken zaten cebimden 20 liraya yakın para gidiyor. Arabaya 30 lira atıp daha konforlu gidip bir de zamandan kazanıyorum.

    5- Bu ara tekrar ikinci el satış işine gireceğim, biraz dolap azaltmam şart. Oradan elde ettiğim parayla da gram bile olsa altın alıp kenara koyucam.

    6- Trendyol'a biraz ara vericem. Tüketimin başlı başına sebebi kendisi.

    18 eylül 11:07

    1394. uygulamaya çalıştığım kampanya.

    ağustos itibari ile mevcut borçlarımı bitirdim. bir süre büyük borca girmeden, ama kalan paramı da savurmadan rahat yaşamak istiyorum.

    mesela missha dan güneş kremi almam gerekiyor. ancak elimde kullandığım bir güneş kremi olduğu için missha indirimde de olsa almadım. parfüm alacaktım. elimdekiler bitmeden almamaya karar verdim.

    bu şekilde kendimi frenleyerek dizginleyerek gereksiz alışveriş yapmıyorum. hem elimdeki ürünler kullanılıp bitiyor hem de param kalıyor.

    7 eylül 16:58

    1393. Şimdilik ailemle birlikte yaşıyorum, ve kendimce artık bana yanlış gelen bazı şeyler var. Eğer olur da Yalnız başıma eve çıkacaksam yapacaklarım konusunda uzun zamandır düşündüğüm bazı şeyler var, sadece kozmetik vb tüketime yönelik olmayan. Buraya da yazayım belki ileride dönüp okurum.

    *Bozulmayacak gibi olan makyaj malzemelerimi bitene kadar kullanmak ve tek tek yenilerini almak yerine az sayıda bütün ten makyajına yetecek kadar ürün almak. Belki makyajı bırakabilirim bile.

    *her ne kadar cildim yapısını bozacağını bilsem de plastik ihtiva eden ve sls içeren temizleme jelleri yerine kendime uygun bir sabun bulmak. Nemlendirici yerine kuşburnu çekirdeği yağını alışkanlık haline getirmek. Çünkü anladım ki Envai çeşit jeller, kremler, asitler, maskeler cildimde herhangi bir değişime yol açmadı. Hem belki cilde zararlı diye kabul edilen ve onaylanan ürünler tam da cildimin ihtiyacı olan şeylerdir. Elimdeki ürünler bitince minimalist bakım 101'e geçiş yapacağım. Olursa olur, olmazsa bakarız.

    *Elektriği ışık, televizyon, ocak için kullanmayacağım. Minik ocaklardan alacağım. Televizyon yerine laptop alacağım takip ettiğim programlara, dizilere oradan bakacağım. Elimdeki tablet de daha uzun süre bana yeter diye düşünüyorum. Şarjlı oda lambası alıp orta voltajlı bir ampulle kullanacağım. Bir odada bulunacağım diye birden fazla lambayı çalıştırmaya gerek yok.

    *Alışveriş için torba kullanacağım, çöp için yine uyguna bulabilirsem geri dönüştürülmüş naylon alacağım. Mutlaka cam, plastik, kağıt için geri dönüşüm kutuları hazırlayacağım. Bilmiyorum bunlar tüketmemeye girer mi ama belirtmek istedim.

    *Banyo işini gerekirse sıcak su hazırlayıp halletmeye çalışacağım. Çünkü vücudumuzun bir metre karesi için kaç litre su gittiğini tahmin edebiliyorum. Saçım için katı şampuan, vücudum için cildi kurutmayacak bir sabun ve yıkama yağı.

    *Gıdada ise mümkün olduğunca ucuz ama lezzetli malzemeler alıp yine minimalist ama güzel, olabildiğince sağlıklı şeyler ortaya koymaya çalışacağım. Bir paket makarnaya para vermektense mümkünse bir günümü sadece makarna açmaya ayıracağım. Tabi günümüz ekonomisinde en basitinden bir kilo salatalık, domates, ekmek ve peynir için ayıracağım bütçe boynumu aşar mı, orası meçhul.

    *fazla acil değilse, iş yeri için uygun birkaç takım elbise almam gerekmeyecekse kıyafet alışverişi de yapmayacağım. Eğer yapacaksam da her ortama uyacak, az, öz ve uygun parçalar almaya çalışacağım. Elimdekileri iyice yırtılmaya başlayana kadar kullanacağım.

    Edit: imla

    7 eylül 16:55 7 eylül 17:05


    1392. alışveriş yapmazsam ürünlerim bitince yenilerini çok pahalıya alacağımı düşündüğümden katılamadığım kampanya.

    7 eylül 16:12

    1391. Marie Kondo'nun minimalizmiyle 2019 yılında tanıştığımdan beridir hiç makyaj malzemesi, elbise almadığım ve elimdekileri cilt bakım ürünleri bitirdiğim için kendimle gurur duyuyorum. Bu şekilde bir sürü birikim de yaptım. Hayatımda ilk defa büyük bir far paleti bitirdim, iki buçuk sene içinde. (Bknz. Maybelline Blushed Nudes Far Paleti) Elimde kalan ve görece çok daha küçük olan far paletime yöneldim şimdi. (Bknz.Coffret D'or 01) Onda da hafiften dibi görmeye başladım. Her senenin başında o senelik bitireceğim ürünleri tek tek yazıyorum ve yaklaşık 100 adet ürünlük gerçekçi bir plan hazırlıyorum. Project Pan'de 100 üründen 85ini bitiriyorum ortalama olarak. Kalanları gelecek senenin listesine yazıyorum ve bu şekilde dönüşümlü olsa bile eskiden fazla fazla aldığım ve evde çok yer tutan ürünlerden kurtulup paramı cebimde tutuyorum.

    1 oje

    1 ruj

    1 rimel

    1 eyeliner

    1 pudra

    1 allık

    1 far paleti

    olarak seneyi tamamlıyorum. Artık hangi ürünleri kullanıp hangilerini asla kullanmayacağımı çok daha iyi biliyorum. Bundan sonra elimdeki rimelleri ve eyelineri bitirdikten sonra asla almayacağım. Bana 1 far paleti , 1 pudra, 1 ruj, 1 allık yeter de artar.

    Şampuan, duş jeli gibi ürünlerin plastik ambalajlarını biriktiriyorum ve altı ayda çıkan plastik atığı görseniz gerçekten şaşırırsınız. Son üç senedir de evdeki plastik, cam, kağıt atıklarını ayırıp biriktirerek geri dönüşüme götürüyorum. Bazen biriktirdiğim kağıtları kağıt toplamaya gelenlere veriyorum ve inanın o insanlar bundan nasıl mutlu oluyor bir bilseniz siz de aynı şekilde onlara yardımcı olup evlerine ekmek götürmelerine yardımcı olabilirsiniz. Plastik atıklarınızı da geri dönüşüme götürerek doğaya katkıda bulunabilirsiniz.

    Bu senenin başından beridir yemeklerimi evde hazırlıyorum ve işe getiriyorum. Boyle beslenerek dışarıda yeme maliyetlerimi düşürdüm ve buna ek olarak asla veremediğim o 10 kiloyu verdim. Böylesi hem ekonomik hem de sağlığa faydalı. Kozmetik alma bağımlılığımdan kurtularak yediğim besinlerin kalitesine ve yapacağım tatil planlarına önem vermeye başladım ve sağlığım eskisine göre daha da iyi hale geldi.

    1 eylül 13:38

    1390. finans, iş hayatı ve genel olarak tasarruf ile ilgili paylaşımları bulunan (link: https://instagram.com/iskolique?igshid=1jlyd5uuwrc7 iskolique) sayfasını takip etmenizi öneririm

    29 ağustos 16:25