sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (14)
    • medya (0)

    1. az gelişmiş bir ülke olmamızın, kulaktan kulağa gezen verilere biat etmemizin ve kendimizi asla aşamamamızın yegane sebebidir.

    müslüman bir ülkeyiz ama kuran okumayız. (bkz: türkiye'de kuran okuma oranının %8 olması)

    ezber yaparak sınavlara girer, sınavı kazanırız. sonra okutulan kitapları okumadan mezun olmanın derdine düşeriz. yazılan kitapları filmlerden, dizilerden takip etmeyi sever, asla kendimizi yormayız çünkü neden, bir türk'ün okumaya ihtiyacı yoktur. yersen!

    ülkede herkes, her şeyde uzman; gündelik hareketliliğe göre ya herkes siyasetçi, sosyolog, gazeteci ya da doktor, beslenme uzmanı, sağlık danışmanı... herkes yaşam koçu, danışman, psikolog...

    bunların tek nedeni cahil cesareti!

    ukte: (yazar: femme) <3

    10 ağustos 2016 16:29

    2. düşük olduğunu biliyordum fakat bu kadar düşük olduğunu bilmiyordum.

    aslında bana mantıklı geliyor çünkü kitap alıp okumak gerçekten lüks bizim ülkemizde. en ince kitaplar bile 20 liradan başlıyor. ve bu kitap okuma alışkanlığı kazanma yaşlarımız da bizim beş parasız olduğumuz dönemlere denk geliyor. ben ve arkadaşlarım şehrimizdeki sahaflar sayesinde bu konuda şanslıydık. harçlığımızdan arttırıp ikinci el ya da korsan kitaplar alarak bu alışkanlığı kazandık.

    korsan kitap alınmasını ayıplamadan önce bir düşünün. kütüphaneler boş. d&r eşek yüküyle para istiyor. bakın biz ayda bir iki değil haftada bir iki kitap alıp okuyorduk. bir girdiğimizde 4-5 kitap alıp öyle çıkıyorduk sahaftan... bunu asla d&r da yapamadım. yapanlara çok imrendim fakat bizim için önemli olan kitabın kapağının kalitesi ya da sayfalarının yıpranmışlığı değildi.

    etrafımda ne kadar çok kitap okumak istiyorum diyen insan varsa fark ettim ki yanlış kitaplar okuyorlar. annem son bir kaç yılda sahafları keşfetmesi sayesinde o da farklı kitap türlerini deneyip okumaktan zevk aldığı türü buldu ve yavaş yavaş kendi kitaplığını oluşturuyor. ki kendisi bir yandan çalışıyor bir yandan bizi çekip çeviriyor. yani öyle boş vakti olan bir kadın da değil. elbette bu alışkanlığı birden oluşmadı. ben çok fazla kitap okuyorum kardeşimi de buna yönlendirdiğim için o da çok kitap okuyor. (gizlinot: aziz nesin kitaplarına bayılıyor üstelik henüz 13 yaşında ) ikimiz birlikte anneme hırs yaptırdık ve o da bizim yanıldığımı göstermek için okumaya başladı.

    uzun lafın kısası okuyun okutturun. kimsenin sizin okuduğunuz tarzı eleştirmesine izin vermeyin. sahaflara bir şans verin.

    10 ağustos 2016 17:13

    3. Türk insanı olarak hep boş işlere kafa yorduğumuz için hiç şaşırmadığım tespit. kimisi ancak gece sahile iner çitlediği çekirdeği yere atar, kimisi tek bir tarih kitabı okumadan 100 sene öncesinin siyasetini haftanın 6 günü kahvehanelerde okey oynarken yapar. Bence yeni nesil biraz daha bilinçli geliyor. Açıkçası eminim üstte saydığım insan tiplemesinden rahatsız olan bi çok genç vardır benim gibi. Kitap okumak; bilinçlenmek ve belirli bi kültür seviyesine ulaşmak için en güzel seçenek. ama biz tabiki diziden diziye koşan asalak bi toplumuz.

    10 ağustos 2016 17:28

    4. Daha neler diyorum.. Inanamiyorum.. %0.01 nedir ya? Korkunc bir sonuc.

    10 ağustos 2016 17:38

    5. bu çok büyük ihtimalle kitap satın alma, kişi başına düşen kitap sayısıdır zira öğrenci olmuş herkes bilir aynı kitabı 50 kişi okur en az.öte yandan gerçekten kitap okumanın hakkını veren yemek,içmek gibi içselleştirmiş hayatının içine sokmuş insanlar da çok çok az.

    kitap okumanın hobi olarak görüldüğü bi ülke burası,kitap okumanın önünde birçok engel olduğunun farkındayım ama bunun okumamaya bir gerekçe olabileceğini sanmıyorum yani yaşadığın yerde su kaynağı yok ya da su çok pahalı diye yaa su içmesem de olur diyebiliyor musun?

    okumak ihtiyaçtır.bir yerdeki medeniyetin göstergesi kütüphanedeki rafların tozlanmamış ama kitapların okunmaktan yıpranmış olmasıdır.

    10 ağustos 2016 17:51

    6. Şaşırdık mı? Hayır.

    10 ağustos 2016 17:52

    7. İlkokuldan sonra eğitimin hayalini bile kuramayan çocuklar, bir kitap parasıyla bir hafta mutfağını geçindiren aileler, günde oniki saat çalışan işçiler, sınav maratonuyla 16 yılının bir kaç senesinde hobi edinebilen öğrenciler...

    Aynı ülkede yaşamıyor muyuz? Şaşırtıcı değil. Yeme, barınma, eğitim, toplumda yer edinme gibi ihtiyaçları bile doğru düzgün karşılanmayan insanların, can güvenliği olmayan insanların düzenli kitap okuma alışkanlığı edinecek seviyeye gelmesini bekleyemeyiz.

    Elbette istisnalar vardır. İşten sonra bi saat okusa, kütüphaneden ödünç alsa vs vs "okumak isteyen her türlü okur" mantığı başlığa esmeden belirtmek istedim bunları da.

    Hayatı her koşuluyla uygun olan fakat okur olmayan insanlarınsa ailelerinde okuma kültürü olmayışıyla alakalı. Neresinden tutup da düzeltilir bilmiyorum. Ben işe yaradığını görmedim. Okuyan adam yazar. Böyleleri Bırakın okumasınlar. Evrime kapılıp yok olsunlar.

    10 ağustos 2016 17:58

    8. Yanlış olduğunu düşündüğüm oran.

    Ben çok kitap okuyan bir insanım. Etrafıma bakıyorum kızkardeşim benden çok okur, yeni nesile bakacaksak kızkardeşimin arkadaşları ki lise çağındalar çılgınlar gibi kitap okuyorlar. bütün arkadaşlarım illa ki bir şeyler hep okur. En kitap okumayı sevmeyen arkadaşım bile çizgi romandır, bilimsel kitaplardır falan onları okuyarak bu açığı kapatmaya çalışıyor.

    Belki benim çevrem böyle bilmiyorum ama eskiye oranla insanlar bu konuda bilinçlenmeye başladılar diye düşünüyorum ben.

    10 ağustos 2016 18:10

    9. Kitap okumanin maddi guc ile orantili oldugunu dusunmuyorum universite hayatim boyunca kitap da aldim ama en cok kutuphanelerden faydalandim. Su anda bile yeni kitap okumak eski kitap okumanin tadini vermiyor o derece mutlu olurdum kutuphaneden kitap aldigimda. Zaten kitaplarim eve sigmayinca da yaklasik 200 kitabimi bir kutuphaneye bagisladim. Umarim kitaplarimi odunc alanlar da benim kadar zevkle okuyorlardi onlari.

    10 ağustos 2016 18:28 10 ağustos 2016 18:29

    10. üzücü ama ne yazık ki şaşırtıcı olmayan bir ülke gerçeği.rakamlarla belirtilince bu gerçek biraz daha çarpıcı bir şekilde yüzümüze vuruluyor sadece .evet okumuyoruz çünkü okumak bugün bile hala pek çok kişiye bir külfet geliyor. neden deyince de cevap olarak ilk sırada okumak istiyorum ama kitap fiyatları çok pahalı geliyor. tamam bu gerçeğe katılmamak mümkün değil ama bir yere kadar. artık marketler bile kitap satıyor. üstelik dönem dönem de indirime girerek bu sayede gerçek fiyatının epey altında çok da güzel kitaplar bulmak mümkün. markete yoğurt almaya diye gidip ucuza kitap toplayıp geldiğimi bilirim yani. o da mı pahalı geldi bütçe ayıramadık diyelim o zaman da 2.el kitaplar var gayet de güzel bir alternatif ya da kitabı okuyup geri götürdüğünde yerine yeni kitap alabileceğimiz kitapçılar , dahası başlı başına ayrı bir kültür olan sahaflar var. hepsini geçtim e-kitap denen bir şey var bugün ne olursa olsun gerçekten okumak isteyene.

    kitap okuyamıyorum diyenler için ikinci bir neden olarak da yoğun iş hayatı geliyor tabi. gelişen toplum gereği artık çoğu kişi ciddi anlamda yoğun tempoda çalışıyor. ama buna rağmen toplu taşıma araçlarında kitap okuyan , bir şekilde buna vakit ayıran insanlar da var. görünce kendim okuyormuşçasına sevindiğim , hatta bazen gizliden gizliye acaba ne okuyor diye kestiğim. benim okumadığım ya da yeni çıkan , denk gelmediğim bir kitapsa kapağı, yazarı bir şekilde ilgimi çektiyse hemen not ediyorum ilk fırsatta mutlaka bakayım diye.

    hepsi bir yana okumak bir alışkanlık dahası bir ihtiyaçtır önce bunun farkına varmamız gerekiyor.

    6 aylık bebeğin eline sussun ya da oyalansın diye telefon ya da ipad veren kişilerin olduğu bir toplumda bu ihtiyacın farkına varmak kolay olmasa da bir şekilde bu oranın günbegün değişeceğine inanıyorum ben. daha fazla uyutularak ya da bize verilenle yetinmek yerine , okuyup araştırmanın vizyonumuzu geliştirebilmenin, bir şeylere körü körüne değil bilerek inanmanın önemini artık anlamamız gerektiği gerçeğine inanmak istiyorum belki de.

    10 ağustos 2016 19:08 11 ağustos 2016 02:05