yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (27)
    • medya (0)

    1. Sırf o partiye oy atmadığı için kendini aydın sanan yobaz kesim.

    Örneğin Twitter'da artık feminist olmayan kalmadı, peki bunu herkes isteyerek mi seçiyor yoksa feminizmin vaadettiği kimliğin altına girebilmek için mi? Kutuplara ayrışmak denilen kavram budur. Gençlerin olduğu bir ortamda herkes muhalif, yahut muhalif numarası yapıyor. Muhalif olmayan, kendi fikirlerini söylemek isteyen insanlar o gruplardan dışlanıyor. Biraz eziklik psikolojisindeyse insan, herkese yaranmak uğruna görüşlerini açıklamıyor. Örneğin ekonominin kötü olduğu ortada fakat gidin bakın herkes ağız birliği etmişçesine aynı kelimeleri, muhabbetleri kullanarak ağız birliği ediyor.

    Geçtiğimiz aylarda yks sınavı önce ertelenip, sonra öne çekildi. Olayın doğruluğu yanlışlığını tartışmak değil niyetim. Herkes ağızbirliğiyle "turizmciler bizden değerli, şu bu" demeye başladı. Turizm ne alaka? Çünkü Twitter'da çok takipçili hesaplar bunun sebebinin turizm gelirleri olduğunu söylediler. Bununla ilgili bir açıklama bile yok belki de çok başka bir sebeple ertelendi? Sorun bu işte. Kendimiz yerine düşünemiyoruz. Twitter'da herkesin söylediklerini tekrarlıyoruz, fakat bunu sorgulayan gençlik olarak nitelendiriyoruz. Ortada sorgulamak yok. Evet muhalefet olduk ama biz istediğimiz için değil; Sürü psikolojisiyle herkes muhalif olduğu için.

    Evet x partisine oy vermedik çünkü biz ortadoğulu değiliz. Ortadoğulu olmaktan kurtulduk artık biz. Biz hariç herkes ortadoğulu. Herkes yobaz. Ama biz aydın bir gençliğiz, çünkü muhalefet partisine oy verdik.

    30 aralık 2020 13:12

    2. Türkiye'nin temel sorununun, herhang bir partiye oy verenler/vermeyenler olması nasıl mümkün olabilir? Gülünç. 

    Bu ülkede pek çok aksaklık var. Her birini temellendiren de birden fazla sebep var. 

    Öncelikle hangi problem için konuşuyoruz? O problemin sosyolojik temellerini mi tartışıyoruz? Ekonomik açıdan mı yorumluyoruz? 

    Ben çok uzatmam buralarda bu tarz konuları yazmayı da. Gönlüm el vermedi bir şey demeden sessizce gitmeyi; bir partiye oy vermek ya da vermemek bir sonuçtur sebepten ziyade ve 20 yıllık iktidara hiç su taşımamış bir insan ne olursa olsun, oyunu hiç aksatmadan iktidara sunan birinden ülke sorunlarıyla ilgili nasıl daha sorumlu, hatta sorunların temeli olabilir aklım almıyor. 

    İnsaf. 

    30 aralık 2020 13:30

    3. saygı ve empati eksikliği

    30 aralık 2020 13:37


    4. Siyasal islam

    30 aralık 2020 14:08

    5. Kaynakların heba edilmesi. Buna bağlı olarak üretimde dışa bağımlı hale gelmemiz ve gelişimimizin durması, ekonomimizin çökmesi. Bunların sonucu olarak alım gücü düşen, fakirleşen, eğitimsizleşen insanların mutsuz ve karamsar şekilde suça yatkın hale gelmesi, saldırganlaşması, medeniyetin düşmesi.

    Edit: aldığınız her üründen 1 tane de bizi bir adım öteye götüremeyen bu sisteme almış olduğunuzu unutmayın. Her gün dolaylı yoldan Yeni katiller yaratan anlayış ve uygulayış biçimine gidiyor vergiler.

    30 aralık 2020 14:40 30 aralık 2020 14:54

    6. Okuduğunu anlamamak. Az önceki çomarlık sorusunda güzide örneklerini görebilirsiniz hahahah.

    30 aralık 2020 15:36

    7. Siyasal islam yazan süslüye ek olarak bunun bir sonucu olarak "Bölünmüşlüktür"diyorum..

    Ortak paydalarda buluşup ortak yaslar tutamamaktır.. Yas tutamamak iyileşememek demektir. Travma üstüne travma yaşamak yas tutmayı engeller.

    30 aralık 2020 16:08 30 aralık 2020 16:10


    8. çok sorun var hepsi de temel denebilir ama bunlardan bazılarını saymam gerekirse, mevcut yaşadığımız coğrafyada bulunan topluluğun hiçbir zaman demokrasiyi benimsememesi, bunun için savaşmamış olması.

    şimdi diyeceksiniz "şerefsiz haysiyetsiz kurtuluş savaşı neydi?" söyleyelim hemen toprak bütünlüğünü korumak ve işgal edilen bölgeleri işgalci devletlerden kurtarmak. 1920lerde atatürk ve silah arkadaşlarının cumhuriyeti ilan etmek için her türlü muhalefeti tehlike görmesinin nedeni bu, muhalifler "durun kardeşim siz savaşıyorsunuz, bizim adımıza konuşuyorsunuz biz de burdayız!" dememiş ki, "din elden gidiyor! halifelik gidiyor! koşun dinimizi koruyalım!" diye tekrar meşrutiyet getireceklerdi. biz hiçbir zaman demokrasi için savaşmadık, belki 15 temmuz parodisi en gerçekçi demokrasi savaşı falan olabilir.

    ikincisi islam. siyasal islam ayrı mesele, islami coğrafyada resmi-gayriresmi bu dini benimsemiş hiçbir ülke demokrasi ve insan hakları gibi konularda kalkınamadı. bunun birinci sebebi demokrasi ve insan hakları anlayışımızın batı kökenli olması buna bir itirazım yok ama ben yetişkin bir insan olarak hangisi isterim arap yarımadasında "özgürce dinimi yaşamak" mı? yoksa baltık bölgesinde "batılı şekilde özgürce yaşamak" mı? bu insan olmaktan ne anladığınıza kalıyor. bu ülke ne zaman ileriye doğru bir adım atacak olursa daima "din elden gidiyor!" diyenler çıkacaktır. bu 100 yıldır hiç şaşmamış, hatta daha da geriye gidin 18-19. yüzyılda osmanlı tarihi okursanız o dönemde reformcu ve yenilikçi padişahları bile dinsizlikle suçlayabilen bir halktan söz ediyoruz.

    ben sosyolog değilim, ekonomist değilim ama ülkede okumuş, mürekkep yalamış kesimi temsil ediyorsam söyleyebilirim ki bizden bir bok olmaz. hala bizi kutuplaştırıyor, ayrıştırıyor edebiyatına devam edin. herkes hakettiğini yaşar, sizin hakkınız da bu. dininizi bir siyasi otorite ile korumak isterseniz buyrun siyasal islam, hayır ben yenilikçi görünerek beni sömürenlere oy vermek istiyorum derseniz alın size ikna odaları, türban yasağı.

    ben çağdaş toplum olmak istiyorum, coğrafya kader değil diyecek olursanız bu içimize işlenmiş kültür diye övülen değer yargılarını bırakmanız gerek. pozitif bilimlere inanmanız gerek. eşcinsel bireyler yakıldığında banane dememeniz gerek, kadın haklarını korurken transları kapsamanız gerek. birinin hakkını savunurken ötekini dışarıda bırakmamanız gerek. yerbilimciler her gün uyarırken fatma teyze 2021 yılında akrep burçlarına bunu öngördü istanbul depremi yakın dememeniz gerek. bunun sol ile, sağ ile alakası yok. hepiniz aptalsınız. bakın nasıl da kutupları yıktım toplumu birleştirdim, hepinizin allah belasını versin... (gizlinot: lol)

    30 aralık 2020 16:23 30 aralık 2020 16:25

    9. Adeta bir koyun sürüsü gibi sorgulamadan, cümbür cemaat bir şeyin peşinden gitmek

    30 aralık 2020 20:15

    10. Aile yapısının bilerek ve isteyerek bozulması hatta bozulması demeyeyim direk bozuk gelmiş ama düzeltmek yerine iyice bozmuşlar öyle diyeyim, travmalarla dolu evlerden gelen anne, babalar, travmalı çocuklar yetiştiriyor.

    Birde fanatik olmak, bir kere bir tarafa çekilen kişi daha sonra sorgulamayı unutuyor ve yolun sonu iğrenç bir yere çıksa bile devam ediyor.

    Başkalarının yaşayış tarzına saygı duyamamak.

    30 aralık 2020 21:45