yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (26)
    • medya (0)

    26. "herkes kötü ben iyiyim."

    "onlar cahil, ben aydınım."

    "memleketimin insanına torpil yapayım, diğerleri gavur/çomar."

    "böyle bir kural var ama ben bir kerecik ihlal edeyim, ne olacak benim yaptığımdan? Kalbim temiz benim. "

    Bu kafa yapısı. Örnekler çoğaltılabilir.

    29 ocak 13:07

    25. Tembeller, uyanıklar ve Cahil Herbokologlar.

    Okumamaktan bahsetmiyorum, biz daha okuyarak düzeltilebilecek seviyede bile değiliz, ona tahminen bir rönesans+ reform kadar var.

    Herkes her şeyin en iyisini (!) bilir. Kimse sadece kendi hayatını yaşamaz, etrafta ne varsa o konuda olmayan söz hakkını kullanır. Bilgisine tecrübesine bakmadan yorum yapar, aksiyon alır. Sorulmadan akıl verir, bozma pahasına yaptığın işe karışır. Aklı başında insanlar da Hayatın her alanında vasat, yarım kalmış durumlar ve cahil özgüveniyle her şeye karışan aptallar ile mücadele halinde yaşar. Bu insan haklarında da çalışma ekonomisinde de, arkadaşlık- aile- romantik ilişkilerde de böyle. Kimse de demez ki sağı solu dikizleyip laf yetiştirmeye harcadığım enerjiyi kendi gelişimime harcasam su an farklı bir yerdeydim. Bu ülkede özellikle orta sınıf ve altı doğmuş olmak doğuştan intihara meyil sebebidir, parayla belki belli bir standart tutturulabilir.

    24 ocak 17:28 24 ocak 17:34

    24. Gri olmak. Beyazları görüp beyaz olamamak aynı zamanda siyahları görüp onlar kadar kirlenememek. "Türkiye mini etek giymiş bir Afganistan'dır."

    24 ocak 17:20


    23. bence en temel sorun insanların ön yargısı. yaptığınız her şeyi bir şekilde yargılıyorlar. diğer ülkelere kıyasen en çok hissettiğim konu bu oldu. sürekli bir kalıba uygun bir şekilde yaşamınızı devam etmeniz bekleniyor ve şu kavramlar altında can buluyor; aile yapısı, toplumsal hafıza, ortak geçmiş, milli değer, vb. tamam ulus bazlı bir devletiz fakat bence dünya artık globalleşmeye evrilirken bizim hala yargılarda sıkışıp kalmamız akıl alır gibi değil. herkesin daha çok özgürlüğe sahip olacağı ve yasaların yeniden yapılandırılacağı bir geleceği ülkemiz adına çok arzuluyorum. herkesin kendi dünyalarında olduğu, birbirlerini yargılamadıkları, kişisel alana saygılı yarınlara..

    24 ocak 17:08

    22. Kuralsızlık ve düşünmeyi becerememe sorunları aslında çoğu sorunu kapsar. Aslında çoğu zaman bu iki kavram da birbirini kapsar ancak bir noktada tavuk yumurta ilişkisine de dönüşür. Düşünmeyi becerememek mi insanı kuralsızlığa iter yoksa kuralsızlık düşünme yetisini mi yok eder?

    Burada bahsettiğim kuralsızlık hepimizin bildiği üzere kuralların olmama durumu yahut da mevcut kuralların kimini kapsayıp kimini kapsamaması olarak karşımıza çıkıyor. Ya da en kötüsü kuralların mutlak bir ulaşılmazlık için çarptırılması (gizlinot: mesela akademinin sıradan insan için hayal olması gibi). Mesele biraz kanunların işlemezliğinden geliyorsa biraz da toplumsal olarak neredeyse doğal bir anarşi ortamının sözkonusu olmasıdır. Mangal yakılması yasak denen yerlerde mangal yakılır mesela. Kural açık ve nettir ancak çiğnenir. Hal böyleyken yazılı ve kesin kuralların çiğnenmesinden, yazısız ancak toplumun düzenini sağlayan kuralların doğal olarak zerre kadar iplenmediği çıkarımını yapmak zor olmasa gerek. Tavuğun yumurta olduğu nokta da bu. Düşünemiyoruz, tabiri caizse kafa basmıyor.

    Düşünmeyi becerememe, birtakım analitik düşünme kabiliyetlerinden yoksun olma durumu kuralsızlığı doğuruyor. Ciddi ciddi ortada bir sorun var ve bu sorun benim hayat kalitemi düşürüyor. bunun nedenlerini araştırayım, bir çözüm yolu varsa onu bir deneyeyim, bakayım hayatım biraz yoluna giriyor mu? diye düşünemiyor çok büyük bir çoğunluk. çözümsüzlüğü kanıksamışız. onun yerine sorunları kabul edip sessiz bir anlaşma yapmışcasına sorunları sürdürmeye devam ediyoruz. neden? inanın bilmiyorum neden. rahat batmasından mı korkuyoruz ne (gizlinot: ihi)

    sözün özü, türkiyedeki temel sorun(lar)dan bahsetmeye kalksak bir defteri dolduracak kadar şeyden bahsetmek mümkün ama kuralsızlık ve akılsızlıktan söz etmek bile yeterli olacaktır diye düşünüyorum.

    24 ocak 00:45

    21. Kurnazlıktır.

    Aklınıza gelebilecek her alanda herkes birilerini s..meye çalışıyor.

    2 ocak 18:06

    20. temel bir(1) sorun olduğunu sanmamız

    2 ocak 17:16


    19. dini istismar

    ortadoğu zihniyeti

    eğitimsizlik

    ekonomi

    1 ocak 17:55

    18. Girdim: (link: https://www.suslusozluk.com/türkiye-deki-temel-sorun?i=1221301 https://www.suslusozluk.com/türkiye-deki-temel-sorun?i=1221301)

    Temel sorunlarına örnek olarak "sırf muhalefet partisine oy verdiği için kendini aydın sananlar" olduğunu söylemiştim ama bariz, okuduğunu anlayamayanlarmış. Bu çok daha büyük bir sorunmuş. Okuduğunu anlayamayanlar; okuyamadan, bir kırsalda yaşayıp kendini (maalesef) cahil gören halktan daha iyi olduğunu sanıyor.

    Lafları cımbızla çekmeye gerek yok. Buradayız normal tartışabiliriz, insanların fikirlerini gülünç bularak, çarpıtarak düşündüklerinden vazgeçiremezsiniz. kendi fikrimi belirttiğim herhangi bir girdiye "çok gülünç ya, ehehehe, nasıl saçmalıyor ahahah" yazarak beni yalanlamaya çalışanlar entrye cevap bile vermiyor. Sorun da bu. Sizin eleştiri yapmanızı bile kabul edemeyenler. Argüman sunmasını istersiniz onu da sunmazlar. Ben asla "o parti kötü, bu parti kötü" demediğim halde kendisi bundan bahsetmiş. Çünkü sözlüktekilerin siyasi düşüncesini biliyor. Kendi fikirlerinizi aşılamak için ortamda çoğunlukta olan partinin fikirlerinden bahsedince onlardan ne farkınız kalıyor.

    Yazar demiş ki: "herkes muhalif olsaydı, iktidarda o parti olmazdı". yazdığım girdide herkes muhalif demişim, nasıl çarpıtıldığına bakınız. Twitter'da herkes muhalif, gençler sırf bu yüzden muhalif gibi davranıyor. Ne hikmetse oy verirken bu muhaliflik gidiyor. Girdim ortada. O kadar olayı çarpıtıp kendi söylemek istediğini aşılıyor ki "medya bağımsız değil" demiş. Ben ülkedeki medyadan bahsetmedim.

    İkinci paragraf zaten almış başını gitmiş.

    benim bahsettiğim "ülkemizde ekonominin kötü olduğu ortada, ama bunu Twitter'daki ağızla, herkesin aynı argümanları sunarak bunu söylemesi" Twitter'da gündem sürekli ekonomi olmasaydı, çoğu kişi ekonomiyi konuşmayacaktı. Bugün birden sağlık sistemi kötü deseler Twitter'da, bu sefer herkes sağlık sistemini kötüleyecekti. Muhalifliğimizi, düşüncelerimizi twitter gündemi belirliyor demek istediğim. Yazarın cevabı "ekonomi kötüyse iktidar yüzünden kötü, biz mi kötü yaptık ekonomiyi" demiş. Sadece zekanıza bırakıyorum. İki girdi de ortada.

    Birileri Türkiye'deki her sorunu nasıl 'dış güçlere' bağlıyorsa, diğer taraf da aynısını yapıyor. Ama kendini üstün görerek bu sorunları aşamayız. Muhalif olmanın, gerçekten muhalif olmak değil moda olduğu için bir sorun olduğundan bahsettim. Çok gocunup alay etmiş. Kendisine bol bol kitap okumasını öneriyorum.

    Edit: Linki düzelttim

    31 aralık 2020 12:36 31 aralık 2020 12:42

    17. Belki temel sorun değil ama: kibar olan insanı ezerim düşüncesi. Kibarlıkla hiç kimseye bir iş yaptıramama sorunu.

    31 aralık 2020 09:26