yeni
popüler
    sorular içinde ara
    yeni soru sor
    son sorular
    son cevaplar
    kategoriler
    • süslü
    • moda alışveriş
    • kuaför & güzellik merkezi
    • sağlık
    • spor
    • gönül işleri
    • aile arkadaş ilişkileri
    • cinsellik
    • eğitim & kariyer
    • seyahat
    • pet
    • sanat
    • bürokrasi
    • diğer
    girdi yaz
    medya ekle
    • linki kopyala
    • şikayet et
    • girdiler (48)
    • medya (0)

    48. Malesef, surekli yasadigimiz icin artik normallestirdigimiz, hatta zaman zaman “neyse sadece laf atti baska bir sey yapmadi” diye tacizciye tesekkur edecek duruma geldigimiz, hayatimizin icine eden, ozgurlugumuzu kisitlayan, karanlik bir sokaktan gecerken kalbimizi durduracak kadar hizli attiran, cebimizdeki anahtari parmaklarimizin arasindan gecirip saldiriya hazirlanmamiza sebep olan, biber gazi caki bilimum alet tasimak zorunda birakan, erkeklerden korkutan, yasli erkeklere “amca” gozuyle bakamamamizi saglayan, artik sokakta karsidan gelen adamin suratindan tipinden yuruyusunden “bu laf atar” diye tahmin edip hepsinde tutturabildigimiz (bu atmaz dedigimiz ve atanlar haric), sosyoekonomik seviyesi dusuk semtleri cehennem haline getiren, “muhafazakar” semtlerin tam olarak neyi muhafaza ettigini anlayamamamizi saglayan, psikolojik olarak rahatsiz erkeklerin yarattigi travma. 

    Ilk tacize ugrayisim cook kucukkendi. Mahallenin benden uc dort yas buyuk cocuklarindan biri beni bisiketle duvar arasina sikistirip etegimi kaldirmaya calismisti. Tekmeler savurdugumu hatirliyorum, ardindan eve kostugumu, anneme sikayet ettigimi, cocugun annesine gittigimizi.. malesef ilk ve son taciz degildi bu.

    Ortaokulda laf atmalar pik yapmisti, bilirsiniz bazi erkeklerimiz “kucuk” kizlara bayilirlar, onlarca zararsiz, bizce igrenc olan “uniforma” fetisleriyle denk dusen bir donemdir bu. Sutyen takmaya baslamadan onceki son gunumu hatirliyorum, karsidan gelen 30 35 yaslarinda iki adamdan biri, “memeler hopluyor” diye bagirmayi uygun gormustu. Eve kostum ve annemi zorla cikartip kendime sutyen aldirdim. Ardindan diger laf atmalar basladi, bu kez yavrumlar, yerim seniler, guzellikler, cinsel organimla ilgili spesifik tanimlamalar.. lise doneminden bahsetmek dahi istemiyorum, zaten hepimiz kadiniz ve neler yasadigimizi gayet iyi biliyoruz..

    O adamin karsindan gelirken sana laf atacagini anlarsin hani.. ama gidebilecegin baska bir yol yoktur, kulakligin kulagindadir, o tarafa bakmazsin bile.. hedef gostermek gibi olmasin ama sahis genellikle kisa boylu, celimsiz, maymundan hallice bir bireydir. Yaninda kendi gibi bir neanderthalle “genc kiz gormus barzo yuruyusu” adini verdigim ciftlesme dansimsi kucuk piyesini sergilemektedir. Canlandi aklinizda degil mi.. bacaklari alabildigince acarak ve amortisor takilmis gibi yaylanarak yapilan o yuruyus.. Gittikce yaklasirsiniz ve senelerdir dislerini fircalamadigi agzindan kendince iltifat icerikli ama sizin midenizi kaldiran bir kelime dokulur. Iste bu kadar, tum gun zihninizin arka planinda donerek sizi mutsuz edecek sihirli dokunus gerceklesmistir bile. Sahis ise neanderthal arkadasi ile birlikte kahkahalar icerisinde muhtemelen torbacisina ya da doverek tecavuz edip hamile birakacagi karisina dogru ilerlemektedir.

    Hayat bu iste.. insanca yasayip mutlu olabilecegimiz, hayatimizin “hayatta kalma mucadelesi” degil de, “mutlu olma mucadelesi” olacagi, bir cinsel organ ve onu yasatmakla yukumlu bir biyolojik organizma, bir fahise, hicbir sey ya da bir anne disinda bir sey olabilecegimiz, zekamizin gercekten de onemsendigi bir ulkede dogmus olabilecekken, malesef bu ortadogu coplugunde dunyaya geldik, ve bu boyle gidecek.. sonsuza kadar. 

    O yuzden guzel para kazanmaya bakin ve olabilecek en iyi semtlere yerlesin. Besiktas, kadikoy, florya, atakoy, bakirkoy, uskudarin bazi ilceleri, biliyorsunuz iste kirasi 2000 tlden baslayan ama en azindan her allahin gunu laf yemeden evinize donebileceginiz bir yer.. kendinize ait bir oda. Cevrenizde entelektuel olarak dusuk erkek bireyler barindirmayin. Bu devirde egitimsizlik mecburiyet degil bir tercihtir. Arkadas numarasi yaparak tek istedigi cinsel organiniz olan erkekler, sandiginizdan cok cok daha fazlalar. Kimsenin yedek plani olmayin. 

    Zor ama mutlu olmaya calisin.. kafanizi dagitin, zaten yaptigimiz da bu, tum bu makyajlar kremler ojeler cok da umrumuzda degil aslinda degil mi.. gerceklikten uzaklasmanin bir yolu.. sizi ne mutlu ediyorsa onu yapin. Basiniza her ne gelmis olursa olsun sorumlusu asla siz degilsiniz, guzelliginiz degil, kisa eteginiz degil. 

    Ve eger imkaniniz varsa yurtdisina kacin. Kosarak kacin. Arkaniza bakmadan kacin. 

    Cehennem baskalaridir. Cehennem ortadogudur.

    14 aralık 2018 03:11

    47. lisedeyken olmuştu ilk kez. korkudan ve dehşetten dolayı bayılmama ramak kalmıştı. sonrasında kendimi çok kirli hissedip o gün giydiğim kıyafetleri çöpe atmıştım. bir süre bütün erkeklerden iğrenmiştim. insanın psikolojisini gerçekten mahveden bir şey.

    18 kasım 2018 01:55

    46. Üniversitede bir doçentimiz vardı, millete asılmasıyla, gel sana ev açalım demesi ile meşhur. Bir arkadaşıma aynı şekilde sana ev açayım, birlikte yasayalım, yoksa okuldan mezun olamazsın gibi tehditler savuruyordu. Adam evli, çocuklu. Sonrasında kız adamı şikayet etti rektörlüğe ve rektörlük kuz hakkında soruşturma açtı.

    Neden biliyor musunuz, bu göt asılacağı kişileri belirleyip daha sonra onlar hakkında rektörlüğe dilekçe veriyormuş 'bana takıntılı, hakkımda şikayet dilekçesi verebilir' diye. Sonra kişi şikâyetçi olunca o dilekçeyi gösterip ben önceden demiştim diyerek isin içinden sıyrılıyormuș.

    O dönemde bunu yaptığı 6 kişiye ulaştık, şikayetçi olun dedik hiçbiri olmadı, koktular. Bir kısmı okulu bıraktı bir kısmı ben mezun olurken hala devam ediyorlardı okul hayatına.

    Ha diyeceksiniz hocaya ne oldu diye, üst mevkiden tanıdıkları sağolsun hayatına aynı şekilde devam ediyor.

    17 kasım 2018 13:14

    45. başıma geldiğinde lisedeydim. üniversite sınavı zamanıydı, psikolojimi bozup hayatımla oynadım. Aferin bana.

    27 ağustos 2018 13:29

    44. toplu taşıma araçlarında bos koltuklar çoğunluktaysa gelip yanıma biri oturunca ben hemen kalkıyorum.liseye giderken bos bir otobusteydim bir adam bindi yanıma oturdu bacagını değdirerek beni taciz etmişti.eve gidince kimseye anlatamadım ağladım.ondan sonra bu bende korku oldu.yine toplu taşıtlarda yanınıza kadın oturabiliyor sizde kadınsınız diye yayılarak oturuyor çok rahatsız oluyorum kadın veya erkek yanındaki kişiye kolun bile değmemesi lazım.ani frenden veya istenmeden olabilir ama rahatım bozulmasın diye otururken ki değmekten bahsediyorum.çok dikkat ediyorum böyle durumlara bazılarının poşeti oluyor sıkı tutmuyor.ayaktayken bana çarpıyor ne oldugunu anlamıyorum.sürekli arkama dönmek durumunda kalıyorum.

    24 temmuz 2018 05:16 24 temmuz 2018 05:18

    43. bilerek ya da bilmeyerek, sınava girdiğim gün bile uğradığım hadise.

    olay şöyle gerçekleşiyor eshot otobüsleri bilirsiniz, şoförün arkasındaki koltuğa oturmuşum annem ile. ben koridor tarafındayım. otobüs hıncahınç dolu, malum sınav günü, insanlar nefes alacak boşluk bırakmamışlar. ben de rahatsız olup anneme doğru az kaydırdım kendimi. belirtmeme gerek var mı bilmiyorum ama üzerimde kot pantolon tshirt var.

    birden sağ alt bacak yani kaval kemiğimin bir el tarafından kavrandığını hissettim(gizlinot: değdirmek değil tutmak, kavramak) hemen irkilip bacağımı kaldırdım. hayvanın teki bence bilhassa taciz etti. taciz diyorum çünkü özür de dilemedi sesi de çıkmadı. yaptıktan sonra bir güzel arkasını döndü ben de iyice kaydım ondan olmayan tarafa değmemek için. sonra oturduğum koltuğun oturak kısmını tuttu! sanki yanlışlıkla yapmış izlenimi vermek için. öyle diyorum çünkü kalçama üst bacağa değse anlarım orayı tutacakken yanlıklışla olmuştur derim ama alt bacağımı tutmak nedir ya. olmayan demir mi zannetti de ben tacize uğramak zorunda kaldım bilmiyorum.

    bu da böyle saçma bir taciz vakası olarak kayıtlarıma geçti..

    24 temmuz 2018 02:01 24 temmuz 2018 11:13

    42. bu konunun başka bir boyutunu ele almak istiyorum. kadının kadına yaptığı taciz!

    cidden bu konuda çok dertliyim. toplu taşımalar sıkışık oluyor ve belki şüphelendiğiniz insanın yanından olabildiğince uzaklaşmaya çalışıyor olabilirsiniz, buna diyecek hiçbir şeyim yok tabii. ama öyle bir kesim var ki, onlara anlam veremiyorum. tutunmak istiyor olabilirsiniz teyzeciğim. yalnız müsaade isteyin, çekileyim kenara. direği tutmak için arkama yaslanmayın. tüm yolu bir insana yapışık geçirmek zorunda değilim. o kadar rahatsız oldum ki ona yer vermek için kıpırdanıyorum, yer değiştirmeye çalışıyorum. yok asla hareket edemedim. bu yaşadığım tek olay değil ama bundan sonra çıldırdım. cinsiyet fark etmeksizin aramızdaki mesafeyi koruyalım lütfen. kadınız sonuçta bir şey olmaz diye düşünmeyiniz, rica ediyorum. (gizlinot: yazar, daha fazla asabı bozulmadan girdiyi kısa tutuyor ve tüm süslülere iyi günler diliyor)

    10 mayıs 2018 22:54

    41. hepimizin malesef ki başımızdan geçen bir hadise. kadın-çocuk demeden hem de. kendi yaşadıklarımı es geçip. anlatmak dahi huzursuz ediyor çünkü, şahit olup inanamadığım bir hadiseyi anlatmak isterim. beni buz gibi etmiştir.

    toplu taşımada bir kız -taciz sonucu- ciddi şekilde bir adamı uyardı, adam dönüp poşet var elimde, elim çarptı vs diye kıvırmaya çalıştı. herkes sadece izliyor tabi. kız ellemekle, elinin çarpmasını anlayacak haldeyim resmen avuçladın, polis çağıracağız dedi. Kadınlardan oluşan bir grup -yaşlı teyzeler- sen yanlış anlamışsındırlarla kızı bastırmaya çalışıp adamın yanında oldular. ruh hastaları. kız kendini öyle güzel savunup öyle güzel anlatıyordu ki biz sadece ona bırakmıştık. tabi ne oldu teyzelerden güç alan sapık, hadi çağıralım polis dedi ben de istiyorum falan. o kadar arsızca üste çıktı, nerdeyse sen avucumun üstüne bindin diyecek halde. Bağırmalar çağırmalar zaten adamın ilk tepkisi sen ne diyorsunlar -oradan bile anlaşılıyor yaptığı- sonra ben evliyimler, çattık be ler, neler neler. tiksinç herif.

    O gün anladım ki kadının düşmanı onda hata bulup, suç arayan, inanmayan kadın.

    O gün dedim kendime onlar ses çıkarmasa dahi, görenler ses çıkarıp yardım mı etse vs. Mevzu başımıza gelince ses çıkaramayacak psikolojiye gelebiliyoruz -şok anı-, yanımızdakine olsa kıyamet kopar o ayrı.

    Ertesi gün de ne gördüm biliyor musunuz ben bunlara üzülüp kafa yorarken çok iyi giyimli bir kadın kumaş etek ceket takımı var üstünde dersiniz bu kadın iş güç sahibi iyi düzeyde kaliteli bir kadın. bir kaç dakika içinde otobuse bir adam daha bindi. pantolonu makine yağı içinde tshirti yırtık, esmer tenli 190 boyunda, yanyana olsanız korkup bir adım çekileceğiniz cüssede. otobüs körüklü falan da değil küçük otobüs, biz engelli yaşlı bebek arabası kısmında ayaktayız. benim sırtım cama yaslı korkulu gözle ayy bu adam şimdi kadına sapıklık yaparsa diye bakıyorum. kadının adama yüzü dönüktü sonra otobüsün bir an durakta durmasını fırsat bilip sanki dışarı izler gibi birden döndü. adam geri çekildi rahatsızlık duyup. dedim vay be tipe aldanıp korkmamak lazım. onurluymuş vs.

    o gün gözlerim kör olsaydı da kadının adama dayamasını görmeseydi. ilk bir fren mren ayağına ittirdi kendini ama sonra baktım adamda gram hareket yok terliyor resmen dondu kaldı öyle. kadın hala devam ediyor o kadar abarttı ki dedim tanıdıklar mı acaba fantezi ayağına. en son kadının dönüp adamın suratına bakıp işaret verişini gördüm biraz şuraya geç vs diye. adam ondan sonra rahatladı yanlış anlamadım harbi kadın istekli vs diye. olanlar oldu. kadının dış görünüşü o kadar iyi idi ki kadın olduğumdan utandım. gerçekten mi ya dedim, gerçekten böyle bir fanteziye ihtiyacın mı var??

    sonra dünkü kız geldi aklıma. allahım ne tezat ne korkunç bir dünyada yaşıyorum dedim. artık hiçbir şeye inanasım gelmiyor. sapıklığın kadını erkeği yok bu dünyada. ruhu var. hepsi sapık ruhlu. hepsinden tiksiniyorum.

    20 mart 2018 03:35

    40. bu olay dünyanın her yerinde yaşanıyor. sanıyorum insanların bunu yapmasını engelleyemiyoruz. iyi ve aileden başlayan bir eğitim ile içgüdülerine hakim olmalarını sağlayabiliriz ancak iyi eğitimli insanların bile yaptıklarını duydukça yalnızca ‘caydırabiliriz’ onları diye düşünüyorum. bence ülkemizde bu kadar sık yaşanan taciz olaylarının gelişmiş ülkelerde nispeten az yaşanıyor oluşunun en büyük sebeplerinden biri bu, ki bu noktada biz sıradan vatandaşların yapabilecekleri çok çok sınırlı ne yazık ki. işin büyüğü yargıya, devlete düşüyor. 

    alelade bir vatandaş olarak bizim yapabileceklerimiz, kadın arkadaşımız bizden yardım isterse onun için elimizden geleni yapmakla sınırlı olabiliyor ancak, yoksa ben taciz mağduru olsam ve bunu dile getirmesem, paylaşmasam ‘niye susuyorsunuz? benim adıma konuşun!’ diyerek sizi suçlayamam, hakkım değil. bu işin onu bunu sevmekle herhangi bir ilgisi yok, oturup kendimizi suçlamakla, ahların çıkmasını beklemekle de elde edeceğimiz bir başarı yok. bizlerin yapabileceği oğullarımızı iyi eğitmek, yardım istenirse korkmadan yardım etmektir. benim aklıma başka bir şey gelmiyor

    28 şubat 2018 21:47

    39. ameliyathane mevzusunda yazdıktan sonra buraya olayı yazmak istedim. benzerini yaşamış biri olur da okursa destek olsun, belki bir umut şikayette bulunsun diye. 

    19 yaşındaydım, ilk üniversitem, ilk defa şehir dışına taşınmışım, yurttan çıkıp eve geçmişim, ailem de evi düzmek vs için memleketten geldi o sıra, 1-2 haftadır bendeler. 

    sabah okula gittim, öğlen arasında sonraki derslerin iptal olduğu haberi geldi “allaaaah” diye sevinçten delirdim, otobüse bindim. evime 3-4 durak kala birine yer verdim, ayağa kalktım, körük kısmındayım otobüsün. tutunuyorum, otobüs yavaştan doldu. Telefonum da elimde, müzik dinliyorum bir yandan. derken arkamda birşey hissettim. panik oldum, 2-3 adım öteye gittim, yaklaşık 1 durak sonra o kişi yine arkama yanaştı. o zaman cinselliğe dair hiçbir bilgim yok ama lise jargonu sağolsun “dayamak”ın kelime anlamını biliyorum, arkamda hissettiğim şeyin ne olduğunu da biliyorum. ilerlemeye çalışıyorum ama otobüste nefes alacak yer yok. o kadar korkuyorum ki bir yandan, aklımdan milyon tane şey geçiyor, annemler 4-5 gün sonra memlekete dönecekler, sonra ben burda yalnızım, evde de tek yaşıyorum, ya beni eve kadar takip eder de sonra bişey yaparsa’ya kadar. Zaten panik atak tedavisi gördüğüm dönemler, yüreğim ağzımda, düzgün düşünemiyorum, dondum kaldım. Sonra resmen kafamın içinde bir ses “sana birşey yapsa bile sana inanmayacaklar” Dedi. Onun gazıyla telefonumun sesini kıstım, elimde ters çevirdim ve kamerayı o bölgeye hizalamaya çalıştım sırtım hala o herife dönük bi biçimde. o zaman ön kameralar yaygın değildi. Neyse ben “acaba çekebildim mi” diye telefona bakarken bir el hissettim kalçamda, daha doğrusu elin arka yüzü, avuçlar gibi değil de parmak sırtlarını gezdiriyor kalçamda. o esnada bana kriz geldi, avazım çıktığı kadar “otobüsü karakola çekin, kimse inmesin.” Diye bağırıyorum. bu şerefsiz de ben bağırınca götüm götüm kapının oraya gidiyor ki ilk durakta kaçsın. Direkt gösterip “şu mavi montlu adam beni bindiğinden beri taciz ediyor, az önce elledi, telefonumla çektim.” Dedim. Video çekmeye çalışırken o panikten fotoğraf çekmişim ama adamın cinsel organının kalçama dayanmış hali kabak gibi meydanda. otobüsteki adamlar buna çullandı, otobüs şoförü polisi aradı, otobüs kilitlendi ve biz bekliyoruz. Bu arada da bağırıyor bu şerefsiz “o orospu yaşlandı Bana, sıvazladı.” Falan diye. Dondum kaldım, bırak cevap vermeyi ağlayamıyorum bile, öyle bir şoktu ki. ki ben o zamana kadar taciz haberlerini gördüğümde “yeaa ben adamın elini götüne sokarım, insanlar amma pasif” falan diye gezen biriydim. O işler öyle olmuyormuş onu gördüm. Bu arada polis aracının yaklaştığını görünce otobüs şoförü sırf ön kapıyı açacağına tüm kapıları açtı, bu salak milletin elinden kurtuldu kaçmaya başladı, polis bunu yakaladı. aynı araçta onun elleri kelepçeli, aramızda bir polis memuru, karakola gittik. Polis arabasının içinde bana diyor ki “söylesene orospu, naptığını söylesene.” ya bakın, bu insanların yalan söyleme mekanizması öyle gelişkin ki, ağzımı açıp birşey diyemedim orda. Şimdi olsa derim muhtemelen ama o esnada, cezadan kurtulabilmek için o pezevengin beni suçlayabileceğini görmenin şokunu yaşadım. 

    neyse karakolda ifademi yazdım. Şahsın 18 yaşını doldurmadığı çıktı meydana. benden gayet 2-3 yaş büyük duruyordu, muhtemelen nüfusu geç çıkartılanlardan falan. Çocuk şubeye götürdüler doğal olarak. ben de çektiğim fotoğrafı verdim. Bu Esnada bana sorulan sorular şöyle,

    -yanlış anlamadığından emin misin? Otobüs kalabalıkmış, yanlışlıkla değmiştir belki. 

    -neden fotoğrafını çekme gereği duydun? (gizlinot: bu öyle bir tonda söylendi ki, olayın olduğu zamandan karakola kadar geçen 1,5-2 saat içerisinde ilk defa gözümden yaş geldi. sanki sapık benmişim ve otobüslerde erkek çükü fotosu çekmeye bayılıyormuşum gibi) 

    evet, hatasız yere suçlanan insanlar var, ama bu, o Esnada travmayı atlatmak çalışan birine sorulacak soru değil. mağdur kişiye kendisini suçlu hissettirecek tarzda sorular. o esnada ailemi aramak istemedim, babamın tepkilerinden korktum, o adamı gördüğünde elinden bi kaza çıkar diye. polis Dedi ki “üstün başın da açık değil, niye yaptı sence böyle birşey?” Bütün bunların altında hep, benim kuyruk salladığım iması var. 

    O kadar kötü oldum ve nefes alamamaya başladım ki, bağırdım polislere. Klişe ama “Sizin hiç küçük çocuğunuz, karınız kız kardeşiniz yok mu, yarın bir gün aynısı onlara olduğunda da aynılarını böyle soracak mısınız.”  diye. o an resmen polisin tavrı değişti, sen otur kızım dedi. İçeri gitti, sonra ben vurma ve bağırma sesleri duydum. sonra polis geldi, merak etme bu akşam burda nöbetçiler var, bir daha kimseye yapamaz sana da dokunamaz Dedi. Ben eve taksiyle gittim, geçmiş zaman ama 40 lira kadar para verdim o zaman korkumdan. otobüse binmeye korktum. Eve gidene kadar ağladım. Yol boyunca “demek ki isteyen bana istediğini yapabilecek gücü kendinde buluyor” diye düşündüm. annem kapıyı açtı onu görünce daha kötü oldum. Kendimi kirlenmiş, basit hissettim. olayı anlatırken annem de babam da sinirden ağladılar, sonra niye haber vermedin dediler ama gözlerindeki sinirde ve öfkede, haber vermemekle doğru kararı verdiğimi gördüm. sokağa rahat çıkamadım o süre, biri yanımdan geçerken titrer oldum. gece sokağa asla çıkamaz oldum. ne zaman apartmanın otomatına basıldığını duysam, koşa koşa kapı deliğine gidip “yoksa beni buldu mu, o mu geldi acaba?” Diye bakar oldum. Okula gidemez oldum ya otobüste karşılaşırsam, yada başkası bana aynısını yaparsa diye. bunun sonucu olarak bana araba alındı zaten. panik ataktan sürekli ilaç kullanan bünyem iyice cozuttu. 

    Sonra dava tarihi falan belli oldu. Davada yaşı küçük olduğu için baro ona avukat atıyormuş, ben haklı konumda ve reşit olduğumdan avukata ihtiyacım yokmuş. Hakim sordu buna “kabul ediyor musun suçlamaları” diye. “Etmiyorum.” Dedi. Sonra “o gün benim kafam dumanlıydı kendimde değildim” Dedi gerizekalı yemin ederim. sonra hakim bana döndü, “sen birşey ekleyecek misin” Dedi. aile dostumuz olan avukatlar demişlerdi ki, “mutlaka barodan kendin için de avukat çağırt. davayı sen kazanacaksın, sadece kendi avukatının parasını ödeyeceği yerde, bir de senin avukatının parasını ödemek zorunda kalsın.” Diye. Ben de avukat istedim. avukatın gelmesi için ara verildi, ben salon dışına çıkınca bi kadın elime yapıştı “kızım affet şikayetini geri al, benim oğlum bi ayıp etmiş, bari sen yapma.” diye. o an o kadar gözüm döndü ki. Oğlu beni taciz etmekle ayıp etmiş, ben de onu dava etmekle ayıp ediyormuşum. istiyor ki bırakayım, oğlunun bir sonraki vukuatı tecavüz olsun. “Düzgün yetiştirseymişsin teyze.” Dedim, yürüdüm. Neyse benim avukat geldi, hakim “ekleyeceğiniz birşey var mı? Diye sordu, benim avukat da “yok.” Dedi. Siciline işlendi, bir kendisinin bir de benim avukatım için, yaklaşık 2500-2750 arası para cezasına çarptırıldı. Hakim “sicilinde taciz var, bir daha Böyle birşeyle gelirsen yaşın tutsa da tutmasa da çok başka yaptırımları olur.” Dedi. konu kapandı.  

    Ama ben dayanamadım, daha yeni taşınmış olduğum evden 3 ay içinde Başka bir semte taşındım çünkü sürekli paranoya halindeydim. 

    Bu girdiyi yazarken de, elim sürekli “bakın açık saçık da giyinmiyordum” yada “bakireydim” yazmaya gitti. Kendimi aklamaya çalıştığımı farkettikçe sinirlenip, silip silip baştan yazdım girdiyi. çünkü ben çırılçıplak olsam ne farkederdi? Sokak köpeğine tecavüz eden insanların arasında yaşıyoruz, ben açık giyinsem n’olur, kapalı giyinsem n’olur? Bakire olsam n’olur, bekaretimi çoktan kaybetmiş olsam n’olur? Bu birinin, benim hayatımı zindan etmesini, beni paranoyaklaştırıp korkudan öldürmesini, değersiz hissettirmesini meşru kılar mı? 

    ne hissettim biliyor musunuz? ben kutsalı, inancı olmayan bir insanım. Ama şu dünyada tam anlamıyla bana ait tek şey bedenim. Ben o süreçte, kutsalıma, mabedime izinsiz girilmiş, saygısızlık yapılmış gibi hissettim. benim rızam ve iznim olmadan birinin bana dokunabileceğini ve benim asla engel olamayacağımı hissettim. başıma böyle bir olayın tekrar gelmesi halinde “niye seni 2. kez taciz etmişler ki? niye tacizcilerin dikkatini hep sen çekiyorsun?” gibi soruların sorulacağını tahmin ettim. Nitekim Hakim bana “tacize uğrayanlar genelde Susar, sen neden susmadın?” Diye sorduğunda da öyle öfkelendim ki (gizlinot: sana ne? susmamış olmam senin için neden merak kaynağı? neden şüphe kaynağı?!) “yarın bir gün bu adam başkalarına daha kötüsünü yaptığında, vebali benim boynumda değil sizin boynunuzda olsun istedim.” Dedim. 

    kendimi toparlamam onlarca terapi ve dozları artan antidepresanlar gerektirdi o dönem. kırılgan bir dönemimdeydim çünkü. Bak bu bile bir kendini aklama çabası, burda kimse beni tanımamasına rağmen ben bunu yaşadım ve ağzıma sıçıldı, dağınık olan psikolojim iyice bok oldu, dağıldım, ama gayet iyi psikolojiyle bunu yaşayıp kendini belki de benim hissettiğimden daha kötü hissedenler vardır diyemiyorum rahat rahat. o tacizden sonra yıkılmış olma fikri bile suçlu hissettiriyor. Çünkü insan bu sefer “lan sanki tecavüz ettiler” denilmesinden korkuyor. 

    Bu olayı hatırladıkça tüm erkekleri çükünden tavana asmak istiyorum. 

    8 şubat 2018 22:27 14 aralık 2018 22:43